Osmanlı'nın 19. yüzyılda kültürel ve siyasi dönüşümüne sahne olan Dolmabahçe Sarayı, reform döneminin görkemli sembol yapılarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
Haber Giriş Tarihi: 08.06.2022 19:26
Haber Güncellenme Tarihi: 08.06.2022 19:26
Kaynak:
AA
Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda dönüşen kimliğinin en görkemli sembol yapılarından biri ve saltanattan Cumhuriyet'e geçişin sessiz tanığı Dolmabahçe Sarayı, 166. yaşında.
Beşiktaş Sahil Sarayı'nın işlevsellik açısından eksik kaldığının hissedildiği Sultan Abdülmecid döneminde (1839-1861) yapımına karar verilen Dolmabahçe Sarayı'nın inşasına 13 Haziran 1843'te başlandı.
Sarayın yapımında dönemin önemli mimarları Abdülhalim Bey, Altunizade İsmail Zühtü Paşa, Karabet Balyan, Ohannes Serveryan, Nikoğos Balyan ve James William Smith görev aldı.
Boğaz'a nazır muhteşem bir manzaraya hakim konumda 110 bin metrekarelik alana inşa edilen Dolmabahçe Sarayı, 7 Haziran 1856'da kullanıma açıldı. Antik dönemlerde gemilerin demirlediği koy, sarayın yapılmasıyla saltanatın gözde ikametgahı haline geldi.
Osmanlı Hanedanı'nın, Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe'ye yerleşmeye başlaması Osmanlı siyasi ve toplumsal hayatında bir değişimin olduğunu gösterdi. Dolmabahçe Sarayı'nın batılı tarz mimari ile harmanlanmış yapısı Osmanlı'nın fikir ve ruh dünyasındaki dönüşümü gözler önüne serdi.
Dolmabahçe Sarayı, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz, Sultan Abdülhamid, Sultan 5. Murat, Sultan Reşat, Sultan Vahdettin ve Halife Abdülmecid'i, Cumhuriyet'in ilanıyla Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'yü ağırladı.
Türkiye'deki en büyük monoblok saray
Fonksiyonel olarak üç bölüme ayrılan Dolmabahçe Sarayı, devletin yönetim işlerinin yürütüldüğü Mabeyn-i Hümayun (Selamlık), padişah ve ailesinin özel yaşamına ait Harem-i Hümayun (Harem), bu iki bölüm arasında padişahın önemli devlet törenleri için ayrılan Muayede Salonu'ndan (Tören Salonu) oluşuyor.
Dolmabahçe Sarayı, 285 odası, 44 salonu, 68 tuvaleti, 6 hamamı ve 6 balkonuyla 14 bin 595 metrekarelik bir alan üzerine monoblok bina olarak yapılan Türkiye'deki en büyük saray özelliğini koruyor.
Rokoko, Barok ve Neo-klasik mimari tarzlarını yansıtan Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı'ndan mimari plan anlamında da farklılık gösteriyor.
Topkapı Sarayı'nda zaman ve gereksinimlere göre genişleyen ve değişen bir tasarım söz konusuyken Dolmabahçe Sarayı'nda önceden belirlenmiş bir tasarım ve plan düzeni hayata geçirildi.
Barok stildeki kristal merdivenler ihtişamıyla ünlü
Dış cephesinde beden duvarları taştan, iç duvarları tuğladan ve döşemeleri ahşaptan yapılan Dolmabahçe Sarayı'nda Sarıyer taşı, Foça taşı, Karamürsel od taşı gibi malzemelerin yanı sıra Marsilya ve Trieste'den özel olarak getirilen taşlar kullanıldı.
Mermer olarak ise Marmara mermeri tercih edildi. Geneli ahşap malzeme, çatıları ise kurşundan kaplanan sarayın ihtişamlı kısımlarının başında gelen kristal merdivenlerinin çatı örtüsü, cam tonozdan imal edildi.
Sarayın protokol girişi olan Medhal Salon'dan üst kata çıkan merdivenler sarayın prestij bölümlerinden biri. Kristal Merdivenler olarak anılan bu geçiş bölümünün bir diğer adı Saltanat Merdivenleri. Barok stilde dönüş açılarıyla kıvrılarak yükselen merdivende tırabzan ayaklarının kristalden oluşu bu bölümün önemini ve ününü artırıyor.
Tam ortasında görkemli bir kristal avizeyle de tavandaki cam tonoz örtüden gün ışığını alan merdivenler, kristalin ışıltısını ve gün ışığının ağırbaşlılığını yansıtan bir heybete sahip.
Muayede Salonu'nun göz dolduran ışıltısı
Osmanlı Devleti batılılaşma sürecinde saray dekorasyonunda cam ürünlere ağırlık verdi. Bunların en önemlileri arasında Fransız Baccarat ve İngiliz yapımı avizeler yer aldı. Gündelik eşyalardan mimari parçalara kadar yapının her bölümü kristalin ışıltısıyla göz alıcı bir etkiye sahip oldu.
Bu etkinin yoğun biçimde hissedildiği en görkemli bölüm ise Muayede Salonu. Bayram törenlerinin gerçekleştirildiği bu salon, kimi zaman yabancı devletlerden gelen resmi konuklar için ziyafetlerin verildiği bir mekan olarak kullanıldı, Cumhuriyet'in ilanıyla beraber Mustafa Kemal Atatürk'ün reform çalışmalarına da tanıklık etti.
Görenleri boyutlarıyla büyüleyen kristal avize ise sarayın en geniş ve yüksek salonunun hacmini daha da açığa vurmasıyla dikkati çekiyor. 1852'de Sultan Abdülmecid tarafından İngiltere'ye sipariş edilen avize, 1,5 yıl sonra İstanbul'a ulaştı.
664 mumluklu, 4,5 ton ağırlığındaki bu benzersiz avize, Londra'da Frederick Rixon tarafından tasarlandı, Hancock Rixon&Dunt firmasınca üretildi. Bu heybetli avize İngiltere'den İstanbul'a 67 sandık içinde yedek parçalarıyla geldi. İngiltere'den gelen iki usta, avizeyi iki ayda yerine takabildi.
Osmanlı'da modernleşmenin simgesi
Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Müzecilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı Güller Karahüseyin, Dolmabahçe Sarayı'nın inşa ediliş hikayesini ve içinde yer alan önemli unsurları, AA muhabirine anlattı.
Kendi içine kapanan bir devletin dışa açılması, dünyanın sayılı güçlerinden biri olduğu bilincinin hem ülke içinde hem de uluslararası alanda yeniden tesis edilmesi için Batılı anlamda bir saray yapılması ihtiyacı doğduğunu belirten Karahüseyin, bu nedenle sarayın 19. yüzyılın en önemli mimari yapılarından biri olarak inşa edildiğini söyledi.
Karahüseyin, Dolmabahçe'nin aynı zamanda Sultan 3. Ahmet ile başlayan Batılılaşma ve yenileşme sürecinin 19. yüzyılda geldiği boyutu gözler önüne serdiğini ve modernleşmenin bir simge yapısı olduğunu ifade etti.
Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayı'na geçişin bir anda olmadığını dile getiren Karahüseyin, 1868'e kadar bayramlaşma törenlerinin Topkapı Sarayı'nda yapılmaya devam edildiğini belirtti.
Cumhuriyet'in ilanından sonra Dolmabahçe Sarayı'nın Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanıldığını, Atatürk'ün 4 yıl boyunca aralıklarla Dolmabahçe Sarayı'nda yaşadığını anlatan Karahüseyin, protokol mekanında dil kurultayları ve tarih kongresinin yapıldığını söyledi.
"Atatürk'ün ölümünden sonra sarayı yüzbinler ziyaret etti"
Dolmabahçe Sarayı'nın dışarıdan bakıldığında tam bir batılı saray görünümünde olduğunu ancak içine girildiğinde Osmanlı gelenek ve kültürüne ilişkin detayların ana hatlarıyla görüldüğünü ifade eden Karahüseyin, sarayın Türk evi planına göre tasarlandığını vurguladı.
Karahüseyin, sarayda ayrıca veliaht, agavat, bendegan ve baltacılar daireleri ile saray mutfakları bölümlerinin bulunduğunu dile getirdi.
Sarayın tefriş ve dekorasyonunda Paris Operası dekoratörü Charles Sechan'ın görev aldığını belirten Karahüseyin, sanatçının özellikle padişaha ait mekanlarda tefrişteki unsurları belirlediğini anlattı.
Karahüseyin, bugün artık müze olarak hizmet veren Dolmabahçe Sarayı'nı her gün dünyanın birçok ülkesinden 7-8 bin kişinin ziyaret ettiğine dikkati çekti.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, 1927-1938 yıllarında kullandığı Dolmabahçe Sarayı'ndaki 71 numaralı odada hayata gözlerini yumduğunu söyleyen Karahüseyin, "Onun ölümünden sonra Dolmabahçe Sarayı'nı yüzbinler ziyaret etmiştir. Muayede Salonu'nda Atatürk'ün katafalkı, anmak için gelen insanlarla buluşturulmuştur. Mehmet Şerafettin Yaltkaya, Atatürk'ün cenaze namazını burada kıldırmıştır." dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dolmabahçe Sarayı 166 yaşında
Osmanlı'nın 19. yüzyılda kültürel ve siyasi dönüşümüne sahne olan Dolmabahçe Sarayı, reform döneminin görkemli sembol yapılarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda dönüşen kimliğinin en görkemli sembol yapılarından biri ve saltanattan Cumhuriyet'e geçişin sessiz tanığı Dolmabahçe Sarayı, 166. yaşında.
Beşiktaş Sahil Sarayı'nın işlevsellik açısından eksik kaldığının hissedildiği Sultan Abdülmecid döneminde (1839-1861) yapımına karar verilen Dolmabahçe Sarayı'nın inşasına 13 Haziran 1843'te başlandı.
Sarayın yapımında dönemin önemli mimarları Abdülhalim Bey, Altunizade İsmail Zühtü Paşa, Karabet Balyan, Ohannes Serveryan, Nikoğos Balyan ve James William Smith görev aldı.
Boğaz'a nazır muhteşem bir manzaraya hakim konumda 110 bin metrekarelik alana inşa edilen Dolmabahçe Sarayı, 7 Haziran 1856'da kullanıma açıldı. Antik dönemlerde gemilerin demirlediği koy, sarayın yapılmasıyla saltanatın gözde ikametgahı haline geldi.
Osmanlı Hanedanı'nın, Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe'ye yerleşmeye başlaması Osmanlı siyasi ve toplumsal hayatında bir değişimin olduğunu gösterdi. Dolmabahçe Sarayı'nın batılı tarz mimari ile harmanlanmış yapısı Osmanlı'nın fikir ve ruh dünyasındaki dönüşümü gözler önüne serdi.
Dolmabahçe Sarayı, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz, Sultan Abdülhamid, Sultan 5. Murat, Sultan Reşat, Sultan Vahdettin ve Halife Abdülmecid'i, Cumhuriyet'in ilanıyla Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'yü ağırladı.
Türkiye'deki en büyük monoblok saray
Fonksiyonel olarak üç bölüme ayrılan Dolmabahçe Sarayı, devletin yönetim işlerinin yürütüldüğü Mabeyn-i Hümayun (Selamlık), padişah ve ailesinin özel yaşamına ait Harem-i Hümayun (Harem), bu iki bölüm arasında padişahın önemli devlet törenleri için ayrılan Muayede Salonu'ndan (Tören Salonu) oluşuyor.
Dolmabahçe Sarayı, 285 odası, 44 salonu, 68 tuvaleti, 6 hamamı ve 6 balkonuyla 14 bin 595 metrekarelik bir alan üzerine monoblok bina olarak yapılan Türkiye'deki en büyük saray özelliğini koruyor.
Rokoko, Barok ve Neo-klasik mimari tarzlarını yansıtan Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı'ndan mimari plan anlamında da farklılık gösteriyor.
Topkapı Sarayı'nda zaman ve gereksinimlere göre genişleyen ve değişen bir tasarım söz konusuyken Dolmabahçe Sarayı'nda önceden belirlenmiş bir tasarım ve plan düzeni hayata geçirildi.
Barok stildeki kristal merdivenler ihtişamıyla ünlü
Dış cephesinde beden duvarları taştan, iç duvarları tuğladan ve döşemeleri ahşaptan yapılan Dolmabahçe Sarayı'nda Sarıyer taşı, Foça taşı, Karamürsel od taşı gibi malzemelerin yanı sıra Marsilya ve Trieste'den özel olarak getirilen taşlar kullanıldı.
Mermer olarak ise Marmara mermeri tercih edildi. Geneli ahşap malzeme, çatıları ise kurşundan kaplanan sarayın ihtişamlı kısımlarının başında gelen kristal merdivenlerinin çatı örtüsü, cam tonozdan imal edildi.
Sarayın protokol girişi olan Medhal Salon'dan üst kata çıkan merdivenler sarayın prestij bölümlerinden biri. Kristal Merdivenler olarak anılan bu geçiş bölümünün bir diğer adı Saltanat Merdivenleri. Barok stilde dönüş açılarıyla kıvrılarak yükselen merdivende tırabzan ayaklarının kristalden oluşu bu bölümün önemini ve ününü artırıyor.
Tam ortasında görkemli bir kristal avizeyle de tavandaki cam tonoz örtüden gün ışığını alan merdivenler, kristalin ışıltısını ve gün ışığının ağırbaşlılığını yansıtan bir heybete sahip.
Muayede Salonu'nun göz dolduran ışıltısı
Osmanlı Devleti batılılaşma sürecinde saray dekorasyonunda cam ürünlere ağırlık verdi. Bunların en önemlileri arasında Fransız Baccarat ve İngiliz yapımı avizeler yer aldı. Gündelik eşyalardan mimari parçalara kadar yapının her bölümü kristalin ışıltısıyla göz alıcı bir etkiye sahip oldu.
Bu etkinin yoğun biçimde hissedildiği en görkemli bölüm ise Muayede Salonu. Bayram törenlerinin gerçekleştirildiği bu salon, kimi zaman yabancı devletlerden gelen resmi konuklar için ziyafetlerin verildiği bir mekan olarak kullanıldı, Cumhuriyet'in ilanıyla beraber Mustafa Kemal Atatürk'ün reform çalışmalarına da tanıklık etti.
Görenleri boyutlarıyla büyüleyen kristal avize ise sarayın en geniş ve yüksek salonunun hacmini daha da açığa vurmasıyla dikkati çekiyor. 1852'de Sultan Abdülmecid tarafından İngiltere'ye sipariş edilen avize, 1,5 yıl sonra İstanbul'a ulaştı.
664 mumluklu, 4,5 ton ağırlığındaki bu benzersiz avize, Londra'da Frederick Rixon tarafından tasarlandı, Hancock Rixon&Dunt firmasınca üretildi. Bu heybetli avize İngiltere'den İstanbul'a 67 sandık içinde yedek parçalarıyla geldi. İngiltere'den gelen iki usta, avizeyi iki ayda yerine takabildi.
Osmanlı'da modernleşmenin simgesi
Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Müzecilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı Güller Karahüseyin, Dolmabahçe Sarayı'nın inşa ediliş hikayesini ve içinde yer alan önemli unsurları, AA muhabirine anlattı.
Kendi içine kapanan bir devletin dışa açılması, dünyanın sayılı güçlerinden biri olduğu bilincinin hem ülke içinde hem de uluslararası alanda yeniden tesis edilmesi için Batılı anlamda bir saray yapılması ihtiyacı doğduğunu belirten Karahüseyin, bu nedenle sarayın 19. yüzyılın en önemli mimari yapılarından biri olarak inşa edildiğini söyledi.
Karahüseyin, Dolmabahçe'nin aynı zamanda Sultan 3. Ahmet ile başlayan Batılılaşma ve yenileşme sürecinin 19. yüzyılda geldiği boyutu gözler önüne serdiğini ve modernleşmenin bir simge yapısı olduğunu ifade etti.
Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayı'na geçişin bir anda olmadığını dile getiren Karahüseyin, 1868'e kadar bayramlaşma törenlerinin Topkapı Sarayı'nda yapılmaya devam edildiğini belirtti.
Cumhuriyet'in ilanından sonra Dolmabahçe Sarayı'nın Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanıldığını, Atatürk'ün 4 yıl boyunca aralıklarla Dolmabahçe Sarayı'nda yaşadığını anlatan Karahüseyin, protokol mekanında dil kurultayları ve tarih kongresinin yapıldığını söyledi.
"Atatürk'ün ölümünden sonra sarayı yüzbinler ziyaret etti"
Dolmabahçe Sarayı'nın dışarıdan bakıldığında tam bir batılı saray görünümünde olduğunu ancak içine girildiğinde Osmanlı gelenek ve kültürüne ilişkin detayların ana hatlarıyla görüldüğünü ifade eden Karahüseyin, sarayın Türk evi planına göre tasarlandığını vurguladı.
Karahüseyin, sarayda ayrıca veliaht, agavat, bendegan ve baltacılar daireleri ile saray mutfakları bölümlerinin bulunduğunu dile getirdi.
Sarayın tefriş ve dekorasyonunda Paris Operası dekoratörü Charles Sechan'ın görev aldığını belirten Karahüseyin, sanatçının özellikle padişaha ait mekanlarda tefrişteki unsurları belirlediğini anlattı.
Karahüseyin, bugün artık müze olarak hizmet veren Dolmabahçe Sarayı'nı her gün dünyanın birçok ülkesinden 7-8 bin kişinin ziyaret ettiğine dikkati çekti.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, 1927-1938 yıllarında kullandığı Dolmabahçe Sarayı'ndaki 71 numaralı odada hayata gözlerini yumduğunu söyleyen Karahüseyin, "Onun ölümünden sonra Dolmabahçe Sarayı'nı yüzbinler ziyaret etmiştir. Muayede Salonu'nda Atatürk'ün katafalkı, anmak için gelen insanlarla buluşturulmuştur. Mehmet Şerafettin Yaltkaya, Atatürk'ün cenaze namazını burada kıldırmıştır." dedi.
Kaynak: AA
Haftanın popüler haberleri
Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı atandı
Şafak Savcı, 1 Nisan 2026 itibarıyla Kia Türkiye Genel Müdürü olarak yeni görevine başladı.
Cloudbeds, Protel ile işbirliğine imza attı
Otelcilik sektörünün büyümesine güç veren platform Cloudbeds, Protel ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu.
Jimmy Key'in ana teması: Ege’nin ruhu, yazın zarafeti
Jimmy Key, 2026 Yaz Koleksiyonu ile Ege’nin zamansız estetiğini modern bir stil diliyle yeniden yorumluyor.
Geleceğin Eğitimi Zirvesi 13 Nisan'da
Geleceğin Eğitimi Zirvesi'ne geri sayı başladı! Zirve 13 Nisan'da Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek.
Rusya'dan Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi
Yandex Türkiye'ye göre 2025'te Rusya ve BDT pazarında Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi yükseldi.
Hakan Kara ve Gülru Gezer'den BTSO'da savaş konferansı
BTSO toplantısında Ekonomist Hakan Kara ve Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik, ekonomik etkilerini değerlendirdi.
Burpol Polimer'e PAGÇEV'den Plastik Geri Dönüşüm ödülü
Burpol Polimer, PAGÇEV Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü kategorisinde 1.’lik ödülünü almaya hak kazandı.
Roche İlaç, onkoloji projelerini duyurdu
Roche, 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında kanser çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.
vivo ile Turkish Cargo arasında global çapta büyük iş birliği
Turkish Cargo ile vivo stratejik bir iş birliğine imza attı.
Berna Şen Şenol: Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz
Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol, TÜMKAD etkinliğinde önemli bir mesaj verdi: "Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz."
İstanbul Networking Night yoğun katılımla gerçekleşti
İstanbul Networking Night (GİRVAK INN) 150 kişilik kontenjan için 700 başvuru alarak büyük ilgi gördü.
X, küresel pazarlama lideri Angela Zepeda ile yollarını ayırdı
Elon Musk’ın sahibi olduğu X, 2024 yılında küresel pazarlama başkanı olarak göreve getirilen sektörün deneyimli ismi Angela Zepeda’yı da işten çıkardı.
Nestlé’den açıklama: 12 ton KitKat çalındı
Yaklaşık 12 tonluk ve 413 bin 793 adet KitKat ürünü sevkiyatı taşıyan kamyon, İtalya’dan Polonya’ya doğru ilerlediği sırada geçtiğimiz hafta kayboldu.
İş dünyası, finansmana kolay erişim istiyor
İstanbul Sanayi Odası toplantısı gündeminde ağırlıklı olarak finansman yer aldı.
İngiltere'de perakende satışlar Şubat'ta geriledi
Resmi verilere göre, İngiliz perakende satışları, Ocak ayındaki son bir buçuk yılın en güçlü büyümesinin ardından Şubat ayında düşüş gösterdi.
Sahte plaka cezaları 1 Nisan'da başlıyor
İçişleri Bakanlığı, TŞOF dışında basılmış ve güvenlik standartlarını taşımayan sahte plakaları kullananlara, 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira idari ceza uygulanacağını bildirdi.
TÜİK, Mart ayı ekonomik güven endeksini açıkladı
Ekonomik güven endeksi martta aylık yüzde 2,8 azalarak 97,9 oldu.
Reklamcılar Derneğinde Burcu Özdemir dönemi
Reklamcılar Derneği 42. Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldı. Başkanlığa Burcu Özdemir seçildi.
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu yapıldı
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi.
Yeşilova Otomotiv'e OSD'den ödül
Yeşilova, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından verilen Tedarik Sanayii Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü’nün sahibi oldu.
BUİKAD, Türkiye'nin başarılı kadınlarını ödüllendirdi
Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.
Baku Flames 2026 jürisinde Türkiye’den beş isim
Baku Flames Uluslararası Yaratıcılık ve Etkililik Festivali’nde jüriler açıklandı. Listede Türkiye’den beş isim yer alıyor.
Şişecam 90. Olağan Genel Kurulu'nu yaptı
Şişecam, 2025 faaliyetlerinin değerlendirildiği 90. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda hissedarlarıyla bir araya geldi.
Elektronik ortamda şirket kurulabilecek
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe’ye verdiği özel röportajda şirket kuruluş süreçlerinin tamamen elektronik ortama taşınacağını duyurdu.
Hoya ve Seiko Optik Türkiye’nin GMY Faruk Ulusoy oldu
Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevine Faruk Ulusoy atandı.
Yalçın Yılmaz, Logitech Global’de CCO oldu
Logitech, Yalçın Yılmaz’ın 1 Nisan 2026 itibarıyla Chief Commercial Officer (CCO) olarak atandığını duyurdu.
Tesan'da atama
Tesan’da İnsan ve Kültür Yöneticisi Sevinç Uzuner oldu.
MIXX Awards Türkiye’de en iyiler ödüllendirildi
MIXX Awards Türkiye, 16’ncı yılında 862 başvuru arasından seçilen projeleri ödüllendirdi.
Kira beyannamesi verme ve ödeme için son gün 31 Mart
Konuttan 2025'te 47 bin liranın, iş yerinden ise 330 bin liranın üzerinde kira alan gayrimenkul sahiplerinin vergilerini ödemesi gerekiyor.
TMSF duyurdu: 4 şirket satışa çıktı
TMSF, Reyap Çorlu Hastanesi, Royal Teos Otel, Reyap İstanbul Hastanesi ve Tekirova Turizm Otel Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü satışa çıkardı.
Sosyal medyada geçirilen süre haftada 25 saati geçti
"We Are Social 2026" verilerine göre dünya genelinde haftalık sosyal medya kullanım süresi 18 saat 36 dakika, Türkiye'de bu süre 25 saat 4 dakika.
İş dünyası Kadın Liderin Yolculuğunu tartıştı
Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) ve Yanındayız Derneği düzenledikleri etkinlikte İş Dünyasında Kadını masaya yatırdı.
TBV 2026 Genel Kurul Toplantısı yapıldı
Türkiye Bilişim Vakfı, Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda 2025 faaliyetlerini değerlendirirken, 2026 hedeflerini ve stratejik yol haritasını paylaştı.
Ahmet Pura, KTSD’de Başkanlığı Nilgün Dayıoğlugil’e devretti
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneğinde (KTSD) Ahmet Pura “Onursal Başkan”, Nilgün Dayıoğlugil Dernek Başkanı seçildi.
Sodexo Türkiye’de yeni CEO Bora Koçak oldu
Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi’nin liderlik koltuğuna, şirket bünyesinde 20 yılı aşkın süredir sorumluluklar üstlenen Bora Koçak getirildi.
Doğuş Çay’ın sahibi Süleyman Karakan 71 yaşında vefat etti
Doğuş Çay Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Karakan hayatını kaybetti.
Versuni Türkiye’de üst düzey atamalar
Versuni Türkiye’de satış organizasyonuna Serhan Giray, Ticari Mükemmellik’e ise Serhat Kılıç liderlik edecek.
Kayseri pastırması AB tescili alan 46. coğrafi işaretli ürün oldu
Kayseri pastırması, Avrupa Birliği (AB) tescili alan 46'ncı coğrafi işaretli ürün oldu.
İşsizlik yüzde 8,3'e geriledi
Türkiye'de işsizlik oranı, 2025'te bir önceki yıla göre 0,4 puan azalışla, yüzde 8,3'e geriledi.
AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı kapılarını açtı
Avrupa'nın en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı'nın 74'üncüsü kapılarını açtı.