Enflasyon bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olabilir
Enflasyon bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olabilir
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dış şok olmasaydı enflasyonun bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 10:38
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 10:43
Kaynak:
AA
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNNTürk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.
"Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü"
Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:
"Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok."
"En az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var"
Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, "Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20'nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la paylaştıklarını dile getirdi.
"Ben bahane peşinde değilim"
Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, "Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025'te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.
"Yaklaşık 160 milyar dolar rezervimiz var"
Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
"Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz."
Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.
"Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu"
Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.
Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.
Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk.”
“Enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi önemli”
Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.
2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı.”
“Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor”
Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.
Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor." ifadesini kullandı.
“Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner”
Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, "İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner." dedi.
Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, "İnşallah yüzde 20'lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü." diye konuştu.
“Programda ilerleme sağladık”
Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.
Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, "Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok." değerlendirmelerinde bulundu.
Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye'nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal." dedi.
“Amacımız yatırım çekmek”
Dünyada ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın" detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler." dedi.
Çok uluslu şirketlerin Türkiye'de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, "Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80'ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye'de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV'sini, ÖTV'sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek." dedi.
Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye'ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
“Türkiye'den bir gelir elde ederlerse, Türkiye'de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye'de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye'den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız.”
“Olay sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi”
Daha önce Türkiye'de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, "Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor." ifadelerini kullandı.
Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.
Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı'nı dünyada teknoloji "start-up" yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.
“Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalışıyoruz”
Şimşek, Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024'te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF'ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Enflasyon bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olabilir
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dış şok olmasaydı enflasyonun bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNNTürk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Türkiye'ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.
"Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü"
Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:
"Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok."
"En az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var"
Türkiye'deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, "Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20'nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la paylaştıklarını dile getirdi.
"Ben bahane peşinde değilim"
Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, "Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025'te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz." ifadelerini kullandı.
"Yaklaşık 160 milyar dolar rezervimiz var"
Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
"Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz."
Rezerv biriktirdiklerini dile getiren Şimşek, şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerv olduğunu, şokun etkisinin önemli ölçüde yaşandığı için bu seviyelerin değerli, rezervin bu haliyle de yeterli olduğunu kaydetti.
"Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu"
Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.
Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.
Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk.”
“Enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi önemli”
Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.
2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı.”
“Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor”
Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.
Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor." ifadesini kullandı.
“Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner”
Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, "İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner." dedi.
Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, "İnşallah yüzde 20'lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü." diye konuştu.
“Programda ilerleme sağladık”
Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.
Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, "Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok." değerlendirmelerinde bulundu.
Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye'nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal." dedi.
“Amacımız yatırım çekmek”
Dünyada ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın" detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler." dedi.
Çok uluslu şirketlerin Türkiye'de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, "Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80'ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye'de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV'sini, ÖTV'sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek." dedi.
Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye'ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
“Türkiye'den bir gelir elde ederlerse, Türkiye'de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye'de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye'den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız.”
“Olay sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi”
Daha önce Türkiye'de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, "Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor." ifadelerini kullandı.
Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.
Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı'nı dünyada teknoloji "start-up" yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.
“Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalışıyoruz”
Şimşek, Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024'te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF'ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz."
Kaynak: AA
Haftanın popüler haberleri
Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü 2,1 trilyona ulaştı
TÜBİSAD, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün 2 trilyon 100 milyar TL'lik büyüklüğe ulaştığını duyurdu.
TeklifimGelsin, Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesinde
Deloitte'un 2025 EMEA Technology Fast 500 listesinde yer alan TeklifimGelsin, fintek sektörü içinde 20'nci sırada konumlandı.
Enflasyon bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olabilir
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dış şok olmasaydı enflasyonun bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.
Esnaf ve sanatkarlara rekor destek
Esnaf ve sanatkarlara 2003'ten bu yana 803 milyar lira hazine destekli finansman sağlandı.
Trump, İran'la anlaşabileceklerini duyurdu
Trump, İran ile olası anlaşmanın 2 veya 3 gün içinde imzalanabileceğini söyledi.
Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü
İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.
TOBB Çimento Meclisi başkanlığına Sani Konukoğlu seçildi
TOBB Türkiye Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Başkanlık Divanı Seçiminde başkanlığa Adil Sani Konukoğlu, Başkan Yardımcılığına Volkan Bozay seçildi.
Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri buluştu
2. GEV Gelecek Zirvesi gerçekleşti: Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri bir araya geldi.
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın ajansı Marjinal Porter Novelli oldu
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın yeni iletişim ajansı Marjinal Porter Novelli oldu.
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümünü masaya yatırdı
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümü sürecinde teknolojinin rolünü ele aldı.
HyperX ilk VALORANT oyuncu bilgisayarını tanıtıyor
Riot Games iş birliğiyle geliştirilen HyperX OMEN 16 VALORANT Limited Edition, hayranlardan ilham alan tasarımı güçlü performansla bir araya getiriyor.
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi oldu
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 17 azalışla 3 milyar 264 milyon dolar oldu.
İmsiad ve İmsifed’den Bursa işbirliği vurgusu
İmsiad ve İmsifed Başkanı Şeref Demir: Bursa)nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 137 yılın gururunu yaşıyor
Temelleri Kozahan’da, Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları öncülüğünde atılan BTSO, bugün 60 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri haline geldi.
Dijital pazaryerleri Bursa iş dünyasıyla bir araya geldi
BTSO öncülüğünde düzenlenen “Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026” etkinliği, dijital pazaryeri platformlarını Bursa iş dünyasıyla buluşturdu.
SIGN İstanbul 2026 ziyaretçi kayıtları başladı!
SIGN İstanbul 2026, 23–26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açıyor. Ücretsiz online kayıt formunu doldurun, fuara sıra beklemeden girin!
SIGN İstanbul 2026 ziyaretçi kayıtları başladı!
SIGN İstanbul 2026, 23–26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açıyor. Ücretsiz online kayıt formunu doldurun, fuara sıra beklemeden girin!
Baykar, Bursada tedarikçi adaylarıyla buluştu
Tedarikçi Günü programında, geliştirdiği milli ve özgün teknolojilerle Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel marka değerini inşa eden Baykar ile BTSO üyeleri bir araya geldi.
Baku Flames’te ödüller sahiplerini buldu
Baku Flames, 11 ülkeden toplam 328 başvuru aldı. Core, Connect & Engage, Design Excellence ve Effective Change başlıkları altında ödül sahipleri belirlendi.
Biogen Türkiye Ülke Müdürü Ömer Faruk Arslan oldu
Biogen Türkiye’nin Ülke Müdürlüğü görevine Ömer Faruk Arslan atandı.
Tülye Sekendiz, Macrocenter Genel Müdür Yardımcısı oldu
Migros’ta üst düzey atama: Tülye Sekendiz, Macrocenter Genel Müdür Yardımcısı oldu.
Pınar Süt söylentilere son noktayı koydu
Pınar Süt sosyal medyada çıkan satış iddialarına yanıt verdi.
WIRED Türkiye yayın hayatına başladı
Teknoloji, bilim ve dijital kültür yayını WIRED, Turkuvaz Medya iş birliğiyle Türkiye’de yayın hayatına başladı.
FED'in yeni başkanı Kevin Warsh yemin etti
ABD Merkez Bankası (Fed) başkanı Kevin Warsh, yemin ederek görevine başladı.
MÜSİAD Bursa üyesi Murat Bayizit’e İngiltere’de stratejik görev
MÜSİAD Bursa Şubesi üyelerinden Murat Bayizit, MÜSİAD İngiltere Genel Kurulu’nda Diplomatik İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
BUSİAD Bakış Dergisi yeni sayısında "Su" krizine dikkat çekti
"BUSİAD'dan Bakış", 171. sayısında "Hayatın Kaynağı: SU" dosya konusuyla iklim krizini ve tasarruf çözümlerini masaya yatırdı.
Palandöken: Yapılandırma yapılmalı ve esnaf rahatlatılmalı
Palandöken: Vergi dairesine ve SGK'na olan borçların 72 aya bölünmesi olumlu bir adım gibi görünse de yüksek faiz nedeniyle ödeme planları sürdürülebilir olmuyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni kaldırıldı
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Bayramda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması bekleniyor
Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Öncel, Kurban Bayramı'nda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması beklendiğini duyurdu.
44 firma 'Responsible' markasını kullanım hakkını elde etti
Bakan Bolat: Son 10 yılda UR-GE desteği kapsamında 783 milyon lira ödeme gerçekleştirildi.
Bakan Kacır: Küresel arenada 8 Turcornumuz var
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Turcornumuz var.
Sosyal medya paylaşımları turiste referans oluyor
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sosyal medya paylaşımlarının turistin tatil tercihini etkilediğini söyledi.
İyi Finans'tan yeni şube
İyi Finans, 31. şubesini Mardin'de açtı.
Yanıltıcı reklam ve karanlık ticari tasarımlara ceza
Reklam Kurulundan tüketiciyi aldatan reklamlara 4,5 ayda 122 milyon lira ceza!
Ekinciler "EKDMR" koduyla Borsa'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi AŞ için çaldı.
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün'den THY ve AJet'ten ek sefer duyurusu
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, THY ve AJet'in Kurban Bayramı tatili için toplam 545 ek sefer planladığını duyurdu.
Türkiye'nin ihracatında artış
Türkiye'nin ihracatı nisanda geçen yıla kıyasla yüzde 22,3 arttı.
AJet'in İstanbul'dan iki ülkeye seferleri başlıyor
AJet'in İstanbul-İskenderiye ile Ankara-St. Petersburg seferleri başlıyor.
İstanbul'u küresel finans ve cazibe merkezi yapma vizyonu
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcıyoruz.
Erdoğan'dan müjde: 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan müjde: İkinci yüzer üretim platformunun bitimiyle 2028'de 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak.