İSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” Ana Gündemi ile Yapıldı.
Haber Giriş Tarihi: 24.07.2026 10:24
Haber Güncellenme Tarihi: 24.07.2026 10:34
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin temmuz ayı olağan toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan’ın başkanlık ettiği, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın moderatörlüğünde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ve Arçelik Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, TTC Danışmanlık Kurucu Ortağı Tankut Turnaoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı bir panel düzenlendi.
Panelin açılışını yapan TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın, şunları söyledi:
“İlk başlıkta özellikle küresel çerçeveyi ve sanayinin karşı karşıya olduğu çok önemli değişim ortamını değerlendireceğiz. Bir tarafta, geleneksel olarak sanayide öne çıkan Almanya ve İtalya gibi başlıca ülkelerde sanayi üretiminde çok ciddi bir gerileme yaşanıyor. Hem aktivite hem de istihdam bakımından çok ciddi bir kayıp söz konusu. Diğer tarafta küresel ticaret savaşları, gerçek savaşlar ve sıcak çatışmalar; yapay zekâ teknolojileri ve Çin’in yükselişi gibi gelişmelerle birlikte sanayide çok ciddi bir değişim ve dönüşüm süreciyle karşı karşıyayız. İlk olarak sanayi, teknoloji ve değişim eksenindeki küresel çerçeveyi ele alacağız. Ardından Türkiye’yi değerlendirmiş olacağız. Bir tarafta bütün bu küresel sorunlarla mücadele eden bir sanayimiz bulunurken diğer tarafta Türkiye’nin uyguladığı ekonomik program, yüksek enflasyon ve yüksek faiz gibi koşullar söz konusu. İkinci çerçevemizi de bunlar oluşturuyor. Bu kapsamda neleri değerlendirmemiz gerektiğini konuşacağız.”
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, panelde yaptığı konuşmada şöyle konuştu:
“Bugünkü konumuzun üretim olması gerekirken sanayisizleşmeyi konuşuyor olmamız tabii biraz sevimsiz oldu. Ancak Türkiye’de erken sanayisizleşmeyi bu şekilde konuşmamız bile, aslında problemin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Biz de Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, sanayici ve ihracatçılarımızla birlikte bu tür toplantılara katılmaya, görüşlerimizi paylaşmaya çalışıyoruz. Gerek Meclis Başkanımız gerekse Başkanımız konuşmalarında durumu gerçekten çok açık bir şekilde anlattılar. Son dönemde, özellikle son üç yılda, erken sanayisizleşme konusunda ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Uygulanan ekonomik programın yükünün önemli bir bölümü sanayinin üzerine binmiş durumda. Zaten sektörlere bağlı olarak sorunlar da farklılaşıyor. Otomotiv sektörünün farklı sorunları var, hazır giyimin farklı sorunları var. Plastik, deri ve diğer sektörlerin de kendilerine özgü sorunları bulunuyor. Biz aslında bu dönüşüm sürecinin içindeydik ve birçok ülkeye göre biraz daha öndeydik.
Özellikle teknoloji, değişim, dönüşüm, otomasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yaptığımız çalışmalarla firmalarımız önemli bir ilerleme kaydetti. Türkiye’nin üretimini ve ihracatını artıran bir başarı hikâyesi ortaya koyduk. İhracatımızı 276 milyar dolar seviyesine çıkardık. Bunu Türk sanayicisi yaptı. Neyle yaptı? Yatırımla yaptı, teknolojiyi takip ederek yaptı ve rekabet ederek yaptı. Otuz sene önce de Çin rakibimizdi, bugün de rakibimiz ve yarın da rakibimiz olacak. Ancak küresel ölçekte uygulanan makroekonomik politikalar, bugün bizi Hollanda’daki veya diğer ülkelerdeki rakiplerimize kıyasla rekabet yarışında geriye düşürdü. Geçmişe baktığımızda tabloyu çok net görebiliyoruz. Yirmi yıl önce Çin’in küresel üretimden aldığı pay yüzde 5 seviyesindeydi. Bugün bu oran yüzde 35’lere ulaştı. Dile kolay; yüzde 5’ten yüzde 35’e çıktı. Başkanımız da az önce sanayisizleşme konusundaki değerlendirmelerinde buna dikkat çekti. Çin, kısa, orta ve uzun vadeli planlarını çok başarılı bir şekilde yaptı. Küresel ihracattan aldığı pay da yirmi yıl önce yaklaşık yüzde 5 seviyesindeyken bugün yüzde 14 seviyesine çıktı. Bunu nasıl yaptılar? Ucuz iş gücünü, ucuz ham maddeyi ve düşük işletme maliyetlerini iyi değerlendirdiler.”
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, panelde yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:
“Savaş gündemi nedeniyle özellikle bu yaz ayları oldukça sıcak geçiyor. Yaklaşık 10-12 günlük dönemde İsrail ile İran arasında ciddi bir gerilim ve eskalasyon yaşandı. Bu gerilimin giderek arttığını görüyoruz. Bu gelişmeler küresel enerji piyasalarını adeta sarstı ve tüm ülkeleri bir şekilde etkiledi. Artık ne kadar enerji rezervi kaldığı ve petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkıp çıkmayacağı tartışılıyor. Dolayısıyla son derece kritik bir dönemden geçiyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı’nı örnek verdiniz; dilerseniz ben de oradan başlayayım. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı ilk üç ayda ülkemizin net enerji ithalatı 18,8 milyar dolar, yani yaklaşık 19 milyar dolardı. Ben yaşanan son çatışmayı “Amerika-İsrail-İran Savaşı” olarak tanımlıyorum. Yalnızca Amerika-İran Savaşı demenin biraz eksik kalacağını düşünüyorum. Bu savaşın ardından gelen ilk üç ayda yaptığımız net enerji ithalatı ise 13,8 milyar dolar, yani yuvarlak hesapla 14 milyar dolar oldu. Şunu ifade etmek istiyorum: Rusya-Ukrayna Savaşı ile Amerika-İsrail-İran Savaşı arasında enerji ithalatımız bakımından yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fark bulunuyor. Oysa ilk bakışta bunun tam tersi bir sonuç beklenebilir.
Çünkü Amerika-İsrail-İran arasındaki savaş, jeopolitik anlamda ve küresel ölçekte herkesi çok daha fazla etkileyebilecek nitelikte. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş, tüm dünyanın gerek enerji gerek teknoloji gerekse ham madde tedariki açısından ciddi biçimde ihtiyaç duyduğu bir bölgeyi doğrudan ilgilendiriyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ise daha çok Avrupa’yı; tahıl, enerji ve çevre ülkelerle yapılan ticaret bakımından etkileyen bir süreç olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla daha bölgesel nitelikte değerlendirebileceğimiz Rusya-Ukrayna Savaşı, ekonomimizi çok daha dramatik bir şekilde etkilemişti. Anlatmaya çalıştığım husus bu. Ya da meseleye tersinden bakmak gerekiyor: Avrupa ile Asya arasında yeni bir enerji ve ticaret mimarisi oluşuyor. Türkiye’nin bu dönemde daha az enerji ithalatı yapmasının veya daha düşük cari açık vermesinin sebeplerinden biri de bu yeni mimari olabilir mi? Çünkü Amerika, İsrail ve İran arasındaki savaş özellikle doğal gaz piyasasını etkiledi. Avrupa’ya yönelik ürün tedarikinin önemli bir kısmı da lojistik açıdan bu gelişmelerden etkilendi. Özellikle kimyasal ürünler, ana metal sanayisinde ve az da olsa tekstil sektöründe Avrupalı alıcıların ülkemizden daha erken ve daha ihtiyatlı siparişler vermeye başladıklarını gördük.”
DEİK Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young panelde şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şu anda tüm dünyada değişim rüzgârları esiyor. Konuyu nereden ele almak isterseniz isteyin, her alanda bir değişim yaşanıyor. Teknolojiye baktığımızda; bağlanabilirlik, nesnelerin interneti, yapay zekâ ve benzeri alanların tamamında muazzam bir değişim görüyoruz. Üstelik bu değişim çok hızlı gerçekleşiyor. Buradan ayrılırken yanınızda üç mesaj götürmek isterseniz, bunlardan ilki şudur: İçinde bulunduğumuz değişim hızlı ve yıkıcıdır. Neden yıkıcıdır? Çünkü fırsatlar olduğu kadar tehditler de barındırmaktadır. Dolayısıyla dünyadaki bu değişimi kabul etmemiz ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. İkinci önemli başlık demografik değişimdir. Bugün dünyada insanların kaç yaşında milyarder olduklarına baktığımızda önemli bir dönüşüm görüyoruz. Altmış-yetmiş yıl önce otomotiv ve benzeri geleneksel sektörlerde insanların önemli bir ekonomik güce ulaşmaları uzun yıllar alıyordu. Son 15-20 yılda ise dijital çağın gençlerinin 19-20 yaşlarında milyarder olabildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla bu demografik değişimle birlikte şunu kabul etmemiz gerekiyor: Ekonomiye yön verebilmek için mutlaka 40-50 yaşlarına gelmeyi beklemek gerekmiyor. Çok genç yaşlarda da ekonomiye yön vermek mümkün. Üçüncü başlık ise sermaye hareketleridir. Sermaye artık Batı’dan Doğu’ya doğru hareket ediyor. 2011-2025 döneminde dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 3,2 büyüdüğünü görüyoruz. Gelişmiş ülkeler ortalama yüzde 1,9 büyürken gelişmekte olan ülkeler yüzde 4,2 oranında büyümüş.
Burada orta sınıfa bakıyoruz. Peki, neden orta sınıfa bakıyoruz? Çünkü ekonomileri tetikleyen ve ekonominin çarklarını döndüren temel kesim orta sınıftır. Burada şunu görüyoruz: Önümüzdeki beş yılda dünyadaki yeni orta sınıfın yüzde 80’i Asya’dan gelecek. Yani Asya’daki orta sınıf harcama yapacak ve bölge ekonomileri büyüyecek. Biraz sonra bunun sonuçlarını da göreceğiz. Çin en büyük pazarlardan biri olmaya devam edecek. Hindistan ise çok hızlı bir şekilde büyüyor. Hindistan’ı mutlaka radarımıza almamız gerekiyor. Vietnam da yükselen bir yıldız. Vietnam’ın son derece güçlü bir eğitim sistemi var. Burada bulunan çok uluslu şirketlerin temsilcilerine de sorabilirsiniz; birçok uluslararası şirket Ar-Ge merkezlerini Vietnam’a taşıyor. Son olarak Brezilya var. Brezilya’da koruma duvarları bulunmasına rağmen ülke ekonomisi büyümeye devam ediyor. Bütün bunları birlikte değerlendirdiğimizde Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Mısır gibi ülkelerde orta sınıfın çok hızlı büyüyeceğini görüyoruz. Bunların, bizim de radarımızda olması gereken ülkeler ve bölgeler olduğunu düşünüyoruz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
"Erken Sanayisizleşme" tehlikesi kapıda mı?
İSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” Ana Gündemi ile Yapıldı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin temmuz ayı olağan toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
İSO Meclis Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan’ın başkanlık ettiği, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın moderatörlüğünde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young ve Arçelik Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi, TTC Danışmanlık Kurucu Ortağı Tankut Turnaoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı bir panel düzenlendi.
Panelin açılışını yapan TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın, şunları söyledi:
“İlk başlıkta özellikle küresel çerçeveyi ve sanayinin karşı karşıya olduğu çok önemli değişim ortamını değerlendireceğiz. Bir tarafta, geleneksel olarak sanayide öne çıkan Almanya ve İtalya gibi başlıca ülkelerde sanayi üretiminde çok ciddi bir gerileme yaşanıyor. Hem aktivite hem de istihdam bakımından çok ciddi bir kayıp söz konusu. Diğer tarafta küresel ticaret savaşları, gerçek savaşlar ve sıcak çatışmalar; yapay zekâ teknolojileri ve Çin’in yükselişi gibi gelişmelerle birlikte sanayide çok ciddi bir değişim ve dönüşüm süreciyle karşı karşıyayız. İlk olarak sanayi, teknoloji ve değişim eksenindeki küresel çerçeveyi ele alacağız. Ardından Türkiye’yi değerlendirmiş olacağız. Bir tarafta bütün bu küresel sorunlarla mücadele eden bir sanayimiz bulunurken diğer tarafta Türkiye’nin uyguladığı ekonomik program, yüksek enflasyon ve yüksek faiz gibi koşullar söz konusu. İkinci çerçevemizi de bunlar oluşturuyor. Bu kapsamda neleri değerlendirmemiz gerektiğini konuşacağız.”
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, panelde yaptığı konuşmada şöyle konuştu:
“Bugünkü konumuzun üretim olması gerekirken sanayisizleşmeyi konuşuyor olmamız tabii biraz sevimsiz oldu. Ancak Türkiye’de erken sanayisizleşmeyi bu şekilde konuşmamız bile, aslında problemin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Biz de Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, sanayici ve ihracatçılarımızla birlikte bu tür toplantılara katılmaya, görüşlerimizi paylaşmaya çalışıyoruz. Gerek Meclis Başkanımız gerekse Başkanımız konuşmalarında durumu gerçekten çok açık bir şekilde anlattılar. Son dönemde, özellikle son üç yılda, erken sanayisizleşme konusunda ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Uygulanan ekonomik programın yükünün önemli bir bölümü sanayinin üzerine binmiş durumda. Zaten sektörlere bağlı olarak sorunlar da farklılaşıyor. Otomotiv sektörünün farklı sorunları var, hazır giyimin farklı sorunları var. Plastik, deri ve diğer sektörlerin de kendilerine özgü sorunları bulunuyor. Biz aslında bu dönüşüm sürecinin içindeydik ve birçok ülkeye göre biraz daha öndeydik.
Özellikle teknoloji, değişim, dönüşüm, otomasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yaptığımız çalışmalarla firmalarımız önemli bir ilerleme kaydetti. Türkiye’nin üretimini ve ihracatını artıran bir başarı hikâyesi ortaya koyduk. İhracatımızı 276 milyar dolar seviyesine çıkardık. Bunu Türk sanayicisi yaptı. Neyle yaptı? Yatırımla yaptı, teknolojiyi takip ederek yaptı ve rekabet ederek yaptı. Otuz sene önce de Çin rakibimizdi, bugün de rakibimiz ve yarın da rakibimiz olacak. Ancak küresel ölçekte uygulanan makroekonomik politikalar, bugün bizi Hollanda’daki veya diğer ülkelerdeki rakiplerimize kıyasla rekabet yarışında geriye düşürdü. Geçmişe baktığımızda tabloyu çok net görebiliyoruz. Yirmi yıl önce Çin’in küresel üretimden aldığı pay yüzde 5 seviyesindeydi. Bugün bu oran yüzde 35’lere ulaştı. Dile kolay; yüzde 5’ten yüzde 35’e çıktı. Başkanımız da az önce sanayisizleşme konusundaki değerlendirmelerinde buna dikkat çekti. Çin, kısa, orta ve uzun vadeli planlarını çok başarılı bir şekilde yaptı. Küresel ihracattan aldığı pay da yirmi yıl önce yaklaşık yüzde 5 seviyesindeyken bugün yüzde 14 seviyesine çıktı. Bunu nasıl yaptılar? Ucuz iş gücünü, ucuz ham maddeyi ve düşük işletme maliyetlerini iyi değerlendirdiler.”
MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, panelde yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:
“Savaş gündemi nedeniyle özellikle bu yaz ayları oldukça sıcak geçiyor. Yaklaşık 10-12 günlük dönemde İsrail ile İran arasında ciddi bir gerilim ve eskalasyon yaşandı. Bu gerilimin giderek arttığını görüyoruz. Bu gelişmeler küresel enerji piyasalarını adeta sarstı ve tüm ülkeleri bir şekilde etkiledi. Artık ne kadar enerji rezervi kaldığı ve petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkıp çıkmayacağı tartışılıyor. Dolayısıyla son derece kritik bir dönemden geçiyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı’nı örnek verdiniz; dilerseniz ben de oradan başlayayım. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı ilk üç ayda ülkemizin net enerji ithalatı 18,8 milyar dolar, yani yaklaşık 19 milyar dolardı. Ben yaşanan son çatışmayı “Amerika-İsrail-İran Savaşı” olarak tanımlıyorum. Yalnızca Amerika-İran Savaşı demenin biraz eksik kalacağını düşünüyorum. Bu savaşın ardından gelen ilk üç ayda yaptığımız net enerji ithalatı ise 13,8 milyar dolar, yani yuvarlak hesapla 14 milyar dolar oldu. Şunu ifade etmek istiyorum: Rusya-Ukrayna Savaşı ile Amerika-İsrail-İran Savaşı arasında enerji ithalatımız bakımından yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fark bulunuyor. Oysa ilk bakışta bunun tam tersi bir sonuç beklenebilir.
Çünkü Amerika-İsrail-İran arasındaki savaş, jeopolitik anlamda ve küresel ölçekte herkesi çok daha fazla etkileyebilecek nitelikte. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş, tüm dünyanın gerek enerji gerek teknoloji gerekse ham madde tedariki açısından ciddi biçimde ihtiyaç duyduğu bir bölgeyi doğrudan ilgilendiriyor. Rusya-Ukrayna Savaşı ise daha çok Avrupa’yı; tahıl, enerji ve çevre ülkelerle yapılan ticaret bakımından etkileyen bir süreç olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla daha bölgesel nitelikte değerlendirebileceğimiz Rusya-Ukrayna Savaşı, ekonomimizi çok daha dramatik bir şekilde etkilemişti. Anlatmaya çalıştığım husus bu. Ya da meseleye tersinden bakmak gerekiyor: Avrupa ile Asya arasında yeni bir enerji ve ticaret mimarisi oluşuyor. Türkiye’nin bu dönemde daha az enerji ithalatı yapmasının veya daha düşük cari açık vermesinin sebeplerinden biri de bu yeni mimari olabilir mi? Çünkü Amerika, İsrail ve İran arasındaki savaş özellikle doğal gaz piyasasını etkiledi. Avrupa’ya yönelik ürün tedarikinin önemli bir kısmı da lojistik açıdan bu gelişmelerden etkilendi. Özellikle kimyasal ürünler, ana metal sanayisinde ve az da olsa tekstil sektöründe Avrupalı alıcıların ülkemizden daha erken ve daha ihtiyatlı siparişler vermeye başladıklarını gördük.”
DEİK Türkiye- Avustralya İş Konseyi Başkanı ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Üyesi Steven Young panelde şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şu anda tüm dünyada değişim rüzgârları esiyor. Konuyu nereden ele almak isterseniz isteyin, her alanda bir değişim yaşanıyor. Teknolojiye baktığımızda; bağlanabilirlik, nesnelerin interneti, yapay zekâ ve benzeri alanların tamamında muazzam bir değişim görüyoruz. Üstelik bu değişim çok hızlı gerçekleşiyor. Buradan ayrılırken yanınızda üç mesaj götürmek isterseniz, bunlardan ilki şudur: İçinde bulunduğumuz değişim hızlı ve yıkıcıdır. Neden yıkıcıdır? Çünkü fırsatlar olduğu kadar tehditler de barındırmaktadır. Dolayısıyla dünyadaki bu değişimi kabul etmemiz ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. İkinci önemli başlık demografik değişimdir. Bugün dünyada insanların kaç yaşında milyarder olduklarına baktığımızda önemli bir dönüşüm görüyoruz. Altmış-yetmiş yıl önce otomotiv ve benzeri geleneksel sektörlerde insanların önemli bir ekonomik güce ulaşmaları uzun yıllar alıyordu. Son 15-20 yılda ise dijital çağın gençlerinin 19-20 yaşlarında milyarder olabildiklerini görüyoruz. Dolayısıyla bu demografik değişimle birlikte şunu kabul etmemiz gerekiyor: Ekonomiye yön verebilmek için mutlaka 40-50 yaşlarına gelmeyi beklemek gerekmiyor. Çok genç yaşlarda da ekonomiye yön vermek mümkün. Üçüncü başlık ise sermaye hareketleridir. Sermaye artık Batı’dan Doğu’ya doğru hareket ediyor. 2011-2025 döneminde dünya ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 3,2 büyüdüğünü görüyoruz. Gelişmiş ülkeler ortalama yüzde 1,9 büyürken gelişmekte olan ülkeler yüzde 4,2 oranında büyümüş.
Burada orta sınıfa bakıyoruz. Peki, neden orta sınıfa bakıyoruz? Çünkü ekonomileri tetikleyen ve ekonominin çarklarını döndüren temel kesim orta sınıftır. Burada şunu görüyoruz: Önümüzdeki beş yılda dünyadaki yeni orta sınıfın yüzde 80’i Asya’dan gelecek. Yani Asya’daki orta sınıf harcama yapacak ve bölge ekonomileri büyüyecek. Biraz sonra bunun sonuçlarını da göreceğiz. Çin en büyük pazarlardan biri olmaya devam edecek. Hindistan ise çok hızlı bir şekilde büyüyor. Hindistan’ı mutlaka radarımıza almamız gerekiyor. Vietnam da yükselen bir yıldız. Vietnam’ın son derece güçlü bir eğitim sistemi var. Burada bulunan çok uluslu şirketlerin temsilcilerine de sorabilirsiniz; birçok uluslararası şirket Ar-Ge merkezlerini Vietnam’a taşıyor. Son olarak Brezilya var. Brezilya’da koruma duvarları bulunmasına rağmen ülke ekonomisi büyümeye devam ediyor. Bütün bunları birlikte değerlendirdiğimizde Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Mısır gibi ülkelerde orta sınıfın çok hızlı büyüyeceğini görüyoruz. Bunların, bizim de radarımızda olması gereken ülkeler ve bölgeler olduğunu düşünüyoruz.
Haftanın popüler haberleri
Türkiye'nin BM Genel Sekreter adayı: Feridun Sinirlioğlu
Türkiye, Feridun Sinirlioğlu'nu BM Genel Sekreterliği için aday gösterdi.
AB'den E-ticaret ithalatına 2 avroluk yeni işlem ücreti
Avrupa Birliği, Çin başta olmak üzere birlik dışından gelen düşük değerli e-ticaret kargoları için 1 Kasım 2026 itibarıyla 2 avro işlem ücreti getiriyor.
Ticaret Bakanlığı’ndan Türk markalarına yeni destek paketi
Ticaret Bakanlığı, Türk markalarının küresel rekabet gücünü artıracak yeni destekleri açıkladı. Detaylar haberimizde…
Ticaret Bakanlığı'ndan tarihi operasyon: Rekor yakalama
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince İstanbul'da düzenlenen iki operasyonda 310,5 milyon TL değerinde 142 bin 100 elektronik sigara ele geçirildi.
Aksigorta’nın ortaklık yapısında önemli değişiklik
Aksigorta, Ageas Insurance International NV'ye ait yüzde 36 oranındaki payların külli halefiyet yoluyla Ageas Finance NV'ye devredildiğini KAP'a bildirdi.
World Rating, Tera Yatırım’ın kredi notlarını geri çekti
World Rating, SPK tarafından tüm faaliyet izinleri iptal edilen ve tasfiye sürecine giren Tera Yatırım'ın kredi derecelendirme notlarını geri çektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini duyurdu.
Samsung’dan tarihi rekor: Çeyreklik kârda 100 trilyon KRW aşıldı
Samsung Electronics, 2026'nın 3. çeyreğinde 195,3 trilyon KRW gelir ve 107,4 trilyon KRW faaliyet kârı elde ederek küresel teknoloji tarihinde bir ilke imza attı.
Dikey radyatör, mimari tasarımda alan kullanımını özgürleştiriyor
Dikey formuyla duvar alanlarının daha verimli kullanılmasına imkân tanıyan radyatörler, özellikle sınırlı alanlarda ve estetik kaygının öne çıktığı projelerde mimarlara alternatif yerleşim olanakları sağlıyor.
Binance’e siber saldırı: 6,3 milyar dolarlık ihlal
Kripto para borsası Binance, güvenlik ihlalinin tahmini etkisinin 6,3 milyar dolar olduğunu, yaklaşık 3 milyar dolarlık varlığın dondurulduğunu açıkladı.
Paloma Hotels'in Bilgi Teknolojileri Kadir Sığınmış’a emanet
Paloma Hotels Group, bilgi teknolojileri ve siber güvenlik alanında 30 yıllık deneyime sahip Kadir Sığınmış'ı Bilgi Teknolojileri İcra Direktörü olarak atadı.
Dr. Ömer Özkan, 67. EOQ Kongresi’nde Jüri koltuğuna oturdu
SOCAR Türkiye Kalite Yönetimi Grup Müdürü Dr. Ömer Özkan, Kosova'da düzenlenen 67. EOQ Kongresi'nde Avrupa Kalite Lideri Ödülü jürisinde yer aldı.
Bakan Bolat: Türkiye küresel ticaretin güvenilir aktörlerinden biri
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ekonomisi ve dış ticaretinin son 20 yılda köklü bir dönüşüm yaşadığını belirtti.
Avrupa Merkez Bankasında üst düzey ayrılık
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde, 7 Şubat 2027'de görevinden ayrılacak.
İstanbul Havalimanından uçuş rekoru
İstanbul Havalimanı günlük 1491 uçuş ortalamasıyla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.
Kamu İhale Kurumu 25 uzman yardımcısı alacak
Kamu İhale Kurumu (KİK), 25 kamu ihale uzman yardımcısı istihdam edecek.
2026-KPSS ön lisans sonuçları açıklandı
ÖSYM, Kamu Personeli Seçme Sınavı (2026-KPSS) ön lisans sonuçlarını açıkladı. Sonuçlar https://sonuc.osym.gov.tr internet sitesinden öğreniliyor.
Fiat Grande Panda’nın menzili 400 km’ye çıktı
Fiat, elektrikli Grande Panda’ya sunduğu 54 kWh’lik yeni batarya seçeneğiyle menzili 400 km’ye çıkardı. Aracın önündeki spiral şarj kablosu ise kaldırıldı.
Protel'de Onur Büyükyıldırım'a bölüm direktörlüğü görevi
Protel Holding’in yeni Pazarlama Direktörü Onur Büyükyıldırım oldu.
Deri sektöründe ihracatın lokomotifi ayakkabı
Deri sektöründe ihracatın lokomotifi ayakkabı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre ayakkabı ihracatı Birliğin amiral gemisi oldu.
Joakim Reiter, Vodafone'dan ayrılıyor
Vodafone Group, 9 yıldır görev yapan Joakim Reiter'ın 31 Aralık 2026 itibarıyla ayrılacağını ve ERT Genel Sekreterliği görevini üstleneceğini duyurdu.
TÜSİAD-RGE İnteraktif Gösterge Paneli kullanıma açıldı
TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi paneline https://tusiad.org/rge sitesinden ulaşılıyor.
Opel Eisenach'ın Yeni Genel Müdürü Franck Mulard oldu
Opel Eisenach'nin yönetimi 1 Kasım itibarıyla Franck Mulard'a devrediliyor. Görevi devreden Rafal Trojca ise Stellantis Europe'ta üst düzey göreve getirildi.
BTSO'da şeffaflık ve hesap verebilirlik yeni dönemin temeli olacak
BTSO Başkanı Özer Matlı, yeni dönemde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kaynakların verimli kullanılması esasına dayalı bir yönetim anlayışını benimseyeceklerini belirtti.
Dünya Bankası'ndan 485 milyon dolar finansman
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sanayinin yeşil ve dijital dönüşümü için Dünya Bankası'ndan 485 milyon dolarlık finansman sağlandığını duyurdu.
Marmaray 13 yaşında
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, iki kıtayı denizin altından bağlayan Marmaray'ın 13. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Anadolu Ajansı Haber Ödülleri sahiplerini buldu
Anadolu Ajansı Haber Ödülleri TBMM'de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.
Apple’ın ilk dokunmatik ekranlı MacBook’u tanıtıldı
Apple, dokunmatik ve OLED ekranlı ilk MacBook Pro’yu tanıttı. Dynamic Island’ın da yer aldığı model 2.899 dolardan başlayan fiyatla 6 Kasım’da çıkıyor.
Ulusal dijital kimlik cüzdanı için ilk adım atılıyor
Kimlik ve diploma belgelerini bir araya getirecek ulusal dijital kimlik cüzdanının prototipi 2027'de geliştirilecek ve pilot bir üniversitede test edilecek.
Google’ın en güçlü modeli Gemini 4 Carbon tanıtıldı
Google’ın en güçlü modeli olarak tanıttığı Gemini 4 Carbon, siber güvenlik ve uzun soluklu yazılım işlerinde öne çıkıyor. Model önce uzmanlara açılıyor.
NVIDIA ve Oracle’dan çoklu gigavat ölçeğinde AI hamlesi
Oracle Cloud Infrastructure (OCI), NVIDIA Vera Rubin NVL72 sistemleri ve Vera CPU'ları kapsayacak şekilde altyapısını çoklu gigavat ölçeğine genişletiyor.
Türkiye Cumhuriyeti 103. yılını kutluyor
29 Ekim 1923, Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet aşkını dünyaya ilan ettiği tarihî bir dönüm noktasıdır.
Berna Şamiloğlu'na Pluxee'da yurt dışı görev
Berna Şamiloğlu, Belçika ve Lüksemburg Ürün ve İş Ortaklıklarından Sorumlu Direktör oldu.
OpenAI, ileri düzey yapay zekâ eğitimine yeniden başladı
OpenAI, güvenlik denetlemesinin ardından ileri düzey yapay zekâ eğitimine yeniden başladı.
Plantwise, yeni kışlık içeceği Hindiba'yı piyasaya sundu
Plantwise, kış aylarında sıcak bir fincanla ısınmak isteyenler için hindiba kökünden üretilen doğal ve sağlıklı bir içecek alternatifi sunuyor.
Yüzde 70 + yüzde 10 + yüzde 5 indirimlerine dikkat!
Ticaret Bakanlığı "Efsane Cuma", "Efsane Kasım İndirimleri", "Yüzde 70 + yüzde 10 + yüzde 5" gibi indirim kampanyaları konusunda tüketicileri uyardı.
2027 YKS ne zaman yapılacak?
ÖSYM, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2027-YKS) 19-20 Haziran'da yapılacağını, sınava başvuruların 4 Şubat-2 Mart tarihlerinde alınacağını bildirdi.
Martı’dan sürücüsüz araç hamlesi: RoboMartı tanıtıldı
Martı, yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları paylaşımlı yolculukla buluşturacak RoboMartı’yı duyurdu. Test sürüşleri tamamlandı, hizmet tarihi belli değil.
Norm Fasteners, IZB 2026’da otomotiv devleriyle buluştu
Norm Fasteners, Almanya'daki IZB 2026 Fuarı'nda sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve robotik otomasyon odaklı yenilikçi çözümlerini tanıttı.
Yandex Maps asfaltsız ve bozuk yollara alternatif rota çiziyor
Yandex Maps ve Yandex Navi, sürücülerin bozuk ve asfaltsız yollardan kaçınmasını sağlayan yeni rota seçeneğini kullanıma sundu.
Burpol Polimer, Almanya Fakuma Fuarında ilgi odağı oldu
İlkay Yıldırım liderliğinde Burpol Polimer Plastik ekibi, Almanya’da düzenlenen Fakuma 2026 Fuarı’nda uluslararası sektör temsilcilerinden tam not aldı.