Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 11.01.2026 21:22
Haber Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 21:30
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
nevzattarhan.com
Haftanın popüler haberleri
Vergide af veya taksitlendirme olacak mı?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vergide af veya taksitlendirme olacak mı? sorularının cevabını verdi.
Av. Şimşek: 2025'te konkordato başvuruları yüzde 63 arttı
Av. Elvan Kakıcı Şimşek, 2025 yılında konkordato başvurularında yaşanan sert artışın, Türkiye’de şirketlerin finansal kırılganlığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Dassault Systemes hakkında rekabet soruşturması başlatıldı
Rekabet Kurulu, SolidWorks ve CATIA gibi programların sağlayıcısı Dassault Systemes hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.
Brüksel Otomobil Fuarı 102. yılında kapılarını açtı
Belçika'nın başkenti Brüksel'de, 102'nci yılı kutlanan Brüksel Otomobil Fuarı ziyarete açıldı.
Misyon Bank Genel Müdürlüğü'ne Muhammet Mustafa Cerit atandı
Misyon Yatırım Bankası AŞ Genel Müdürlüğü'ne, Bankanın Yönetim Kurulu kararıyla Muhammet Mustafa Cerit atandı.
YHT'ler bugüne kadar 106 milyon yolcu taşıdı
TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın "Bugüne kadar 106 milyon yolcu, YHT'lerin sunduğu konforu ve güvenli ulaşım deneyimini yaşadı." dedi.
Emekli aylıklarını da içeren kanun teklifi TBMM'de
En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifi TBMM'ye sunuldu. 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltileceğini bildirdi.
Sosyal medyanın zirvesindeki markalar Aselsan, Baykar ve Netflix oldu
SocialBrands’in kapsamlı büyük veri analizine göre Aralık 2025 ayının en başarılı markası Aselsan oldu.
Semih Kodarlak, HUNi Studio’ya katıldı
İstanbul merkezli Türk-Alman kreatif ajansı HUNi Studio, yaratıcı ekibini deneyimli tasarımcı Semih Kodarlak ile güçlendirdi.
The Mossi’nin Genel Müdürü Enver Coşkunsu oldu
Enver Coşkunsu, The Mossi’nin Genel Müdürü olarak göreve başladı.
Logitech’te Sinem Erdoğmuş Yavuz'a bölge direktörlüğü
Logitech’ten Stratejik üst düzey atama: Sinem Erdoğmuş Yavuz, Güneydoğu Asya Bölge Direktörü oldu.
Palmira Agro’nun Genel Müdürü Koray Fedar oldu
Sürdürülebilir tarımsal üretime katkı odağıyla bitki beslemede niş çözümler sunan Palmira Agro'nun Genel Müdürü Koray Fedar oldu.
Lav’ın Genel Müdürlüğüne Filiz Akdede atandı
Gürok Grup, Lav’ın Genel Müdürlüğüne Filiz Akdede’yi atadı.
Veli Utku Bay'a Türk Reasürans’ta üst düzey atama
Veli Utku Bay, Aralık 2025 itibarıyla Türk Reasürans, Reasürans Kabullerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
Ülker Satış Başkan Yardımcılığına Kayhan Zenginoğlu atandı
Ülker’in satış organizasyonunda görev değişimi yaşandı. Şirketin Satış Başkan Yardımcılığı görevine Kayhan Zenginoğlu getirildi.
A101’in yeni CFO’su İbrahim Ersoy oldu
İbrahim Ersoy, A101’in Chief Financial Officer (CFO) | İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı.
Shell & Turcas’ın yeni CEO’su Oğuz Uçanlar oldu
Oğuz Uçanlar, 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell & Turcas CEO’su olarak göreve başladı.
Türkiye ve İngiltere arasında ticaret anlaşmaları imzalandı
Türkiye ve İngiltere arasında ticaret alanında yeni anlaşmalar imzalandı.
Almanya'da sanayi üretimi Kasım 2025’te aylık bazda yüzde 0,8 arttı
Destatis tarafından sağlanan geçici verilere göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi Kasım 2025'te bir önceki aya göre yüzde 0,8 arttı.
NVIDIA destekli yapay zeka parçacık hızlandırıcıyı yönetiyor
Berkeley’deki X-ışını parçacık hızlandırıcısında kullanılan yapay zeka asistanı, deney hazırlık süresini 100 kat azaltarak bilime hız kazandırıyor.
TOGG'un 2026 fiyatları duyuruldu
Türkiye’nin Otomobili Girişimi Grubu (Togg), 2026 yılının ilk fiyat güncellemesini duyurdu.
Artemis Halı yeni koleksiyonları ICFE 2026’da yoğun ilgi gördü
6 Ocak 2026’da İstanbul Fuar Merkezi’nde üçüncü kez düzenlenen International Carpet & Flooring Expo (ICFE 2026) Fuarı’nda ziyaretçileriyle buluştu.
Egeli ihracatçılar 2025 yılını değerlendirdi
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026 için “bekleme değil, üretim ve ihracat zamanı” mesajı verdi.
Pet İzmir 2026 Fuarı kapılarını açtı
Evcil hayvan mamaları sektöründe Türkiye’nin en büyük fuarı olan Pet İzmir 2026 kapılarını açtı.
Palandöken: Yeni e-ithalat kararı piyasada denge sağlayacak
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, E-ithalatta yapılan yeni düzenlemeyi olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
İş Girişim SYO YK Başkanlığına Nevzat Burak Seyrek seçildi
İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş.'den yapılan açıklamada; Yönetim Kurulu Başkanlığına Nevzat Burak Seyrek'in seçildiği duyuruldu.
Yiğit Çetindağ, Mega Metal Genel Müdürü olarak atandı
Mega Metal, şirketin Genel Müdürlük görevine Yiğit Çetindağ'ın atandığını duyurdu.
Vecih Yılmaz Brisa CEO’su oldu
Brisa'da CEO’luk görevini Vecih Yılmaz devraldı.
TCL NXTPAPER 70 Pro tanıtıldı
NXTPAPER Tuşu ile modlar arasında kolayca geçiş yaparak gün boyu göz konforu sunan Android akıllı telefon TCL NXTPAPER 70 Pro tanıtıldı.
Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon Aralık'ta yüzde 2 oldu
Eurostat, Avro Bölgesi'nin aralık ayına ilişkin enflasyon öncü verilerini açıkladı. Buna göre, Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon, aralıkta yüzde 2'ye indi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan 5 finans kuruluşuna yetki
Hazine ve Maliye Bakanlığı tahvil ihracı için 5 finans kuruluşuna yetki verdi.
Koç Holding'den kamuoyu açıklaması
Koç Holding "yanıltıcı içeriklere" yönelik açıklama yaptı.
Türkiye ile Malezya arasında 6 anlaşma imzalandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Malezya Başbakanı Enver İbrahim Türkiye ile Malezya arasında 6 anlaşmaya imza attı.
Koruma Klor Alkali şirketine 164,4 milyon lira ceza
Rekabet Kurulu, Koruma Klor Alkali Sanayi ve Ticaret AŞ'ne 164.484.083,28 TL tutarında idari para cezası uyguladı.
GUHEM 2025 yılında 1 milyon ziyaretçi ağırladı
BTSO öncülüğünde, TÜBİTAK destekleriyle kurulan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, yıl boyunca 1 milyona yakın ziyaretçiyi bilimle buluşturdu.
YKÜ Gelişim Programı 9. dönem mezunlarını verdi
Yönetim Kurulu Üyeliği Gelişim Programı 9. dönem mezunlarını verdi
LG CEO’su Lyu Jae-cheol: Yapay zeka zaman kazandıracak
Jae-cheol, CES 2026’da tanıtılan “Hayatın İçinde Yapay Zeka” vizyonunun amacının kullanıcılara en değerli kaynak olan zamanı geri kazandırmak olduğunu söyledi.
Otomotiv sektörü 2025'te 41,5 milyar dolarlık ihracata imza attı
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) yapılan açıklamaya göre, otomotiv endüstrisinin 2025 yılı ihracatı 41 milyar 521 milyon dolar oldu.
Selim Baybaş, FNSS'nin yeni CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi oldu
Selim Baybaş, Türk savunma sanayisinin öncü zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS'nin yeni CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi oldu.
MİT 99 yaşında!
Milli İstihbarat Teşkilatı 99 yaşında!