Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 11.01.2026 21:22
Haber Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 21:30
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
nevzattarhan.com
Haftanın popüler haberleri
Yusuf Gabay'a Ege İhracatçı Birliklerinde bölüm koordinatörlüğü
Ege İhracatçı Birlikleri Eib’de Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörlüğü görevine Yusuf Gabay seçildi.
Özgün Yanaz'a Mastercard Türkiye'de stratejik görev
Özgün Yanaz, Mastercard Danışmanlık ve Müşteri Hizmetleri ekibine Yönetici Müşteri Ortağı olarak atandı.
Merkez Bankası, politika faizinde değişiklik yapmadı
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.
Bursa Erkek Lisesi’nden küresel başarı! Furkan Süzen İtalya'ya gidiyor
Bursa'nın köklü eğitim çınarı Bursa Erkek Lisesi, bir öğrencisini daha dünya arenasının prestijli kürsülerine yolcu etmenin gururunu yaşıyor.
KalTek CUP 2026 birincilik ödülü Roboscope ekibine verildi
KalTek CUP 2026 Teknolojik İyi Uygulamalar Etkinliği ve Ödül Töreni, BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleşti.
37 kast ve menajerlik şirketine rekor ceza! Kimler var?
Rekabet Kurulu, kast ajansları ve menajerlik sektöründe faaliyet gösteren 37 teşebbüse toplam 42,1 milyon TL idari para cezası verdi. Para cezası kesilen şirketler listesi haberimizde...
BTSO/Burkay: Gayrimenkul sektörü binalardan ibaret değildir
Burkay: Gayrimenkul sektörünü binalardan ibaret görmüyoruz. Bizim için gayrimenkul, medeniyet inşasının, ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın temel taşıdır.
TÜMKAD'dan dev zirve: "Mühendislik Zekâsının Yükselişi"
Ufuk Tarhan, Özlem Kestioğlu ve Zafer Küçükşabanoğlu gibi dev isimlerin katılacağı zirvede, yapay zekâ çağında dönüşüm ve 5G deneyimi katılımcılarla buluşacak.
Orta Avrupa'da E-ticarette istikrarlı büyüme
Orta Avrupa'da çevrimiçi harcamaların bu yıl yüzde 8 oranında artması bekleniyor.Bu artışın temel nedeni, mevcut çevrimiçi alışveriş yapanların daha sık sipariş vermesi.
Maydonoz Döner Grubu şirketleri 1.95 milyar TL'ye satılıyor
TMSF, Maydonoz Döner Grubu'na ait 5 şirketin hisselerini ihale ile satışa çıkardı. 1.95 milyar TL muhammen bedelli ihalenin detayları ve takvimi haberimizde.
ÖSYM duyurdu: YKS giriş belgeleri erişime açıldı
ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgelerini erişime açtı.
Özge İlhan Acar: Startup yatırımlarında ciddi bir artış var
Türkiye'deki startup yatırımları, 2026'nın 1. çeyreğinde, işlem hacmi bazında ciddi bir artış göstererek 559,2 milyon ABD doları seviyesine ulaştı.
ALES başvuruları başladı
ÖSYM Başkanlığınca uygulanacak 2026-Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2026-ALES/2) başvuruları başladı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden yalanlama
DMM, "e-Devlet Kapısı'na siber saldırı gerçekleştirildiği" iddiasını yalanladı.
ETİ'nin kurumsal iletişimi ve müşteri ilişkileri Dilge Berktaş'a emanet
ETİ’nin Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş oldu.
Aktif Portföy’ün yeni Genel Müdürü Burcu Atar Sönmez oldu
Aktif Bank’ın iştiraki Aktif Portföy’ün Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Burcu Atar Sönmez, şirketin Genel Müdürü oldu.
Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü 2,1 trilyona ulaştı
TÜBİSAD, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün 2 trilyon 100 milyar TL'lik büyüklüğe ulaştığını duyurdu.
TeklifimGelsin, Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesinde
Deloitte'un 2025 EMEA Technology Fast 500 listesinde yer alan TeklifimGelsin, fintek sektörü içinde 20'nci sırada konumlandı.
Enflasyon bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olabilir
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dış şok olmasaydı enflasyonun bu sene yüzde 20'nin altında ya da üstünde olma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.
Esnaf ve sanatkarlara rekor destek
Esnaf ve sanatkarlara 2003'ten bu yana 803 milyar lira hazine destekli finansman sağlandı.
Trump, İran'la anlaşabileceklerini duyurdu
Trump, İran ile olası anlaşmanın 2 veya 3 gün içinde imzalanabileceğini söyledi.
Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü
İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.
EKK'de ekonomiyi rahatlatacak OVP hedefleri masaya yatırıldı
EKK açıklamasında, rekabet gücünü kalıcı olarak artıracak ve küresel değer zincirlerindeki konumu güçlendirecek politikaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
18. EGD Ekonomi Basını Başarı Ödülleri sahiplerini buldu
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Ekonomi Basını Başarı Ödülleri, AKM'de gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.
Reklam Yaratıcıları Derneği başkanlığına Çağlar Gözüaçık seçildi
Reklam Yaratıcıları Derneği 19. Genel Kurulu gerçekleştirildi: Çağlar Gözüaçık yeniden başkan seçildi.
Bayer Türkiye'nin kurumsal iletişimi Senem Görel'e emanet
Bayer Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü Senem Görel oldu.
Yapay zeka şirketi Anthropic'in piyasa değeri 1 trilyon dolara yaklaştı
Yapay zeka devi Anthropic piyasa değeri 1 trilyon dolara yaklaşırken ABD'de hisse satmayı planlıyor.
Macron, Fransız AI veri merkezi ağına büyük yatırımı duyurdu
SoftBank, Fransız yapay zeka veri merkezi ağına 87 milyar dolar yatırım yapacak.
TCL Communication'da Serhan Tunca'ya küresel görev
TCL Communication Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Serhan TUNCA oldu.
TOBB Çimento Meclisi başkanlığına Sani Konukoğlu seçildi
TOBB Türkiye Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Başkanlık Divanı Seçiminde başkanlığa Adil Sani Konukoğlu, Başkan Yardımcılığına Volkan Bozay seçildi.
TOBB Nefes Kredisi'nde başvurular başladı
KOBİ’lere uygun şartlarda finans imkânı sağlayan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem başvuruları 8 Haziran 2026 (Pazartesi) tarihi itibariyle başladı.
Palandöken'den sitem: Araba fiyatına sigorta olamaz
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, trafik sigortası ve kasko fiyatlarının çok yüksek seviyelere çıktığını buna acilen bir çözüm getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Elgiz Henden cevapladı: Yapay zeka ayrımcılık yapar mı?
Yapay zeka kaynaklı mikroagresyonlar iş dünyasında kapsayıcılık ve psikolojik güvenlik açısından yeni riskler yaratıyor.
Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri buluştu
2. GEV Gelecek Zirvesi gerçekleşti: Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri bir araya geldi.
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın ajansı Marjinal Porter Novelli oldu
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın yeni iletişim ajansı Marjinal Porter Novelli oldu.
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümünü masaya yatırdı
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümü sürecinde teknolojinin rolünü ele aldı.
HyperX ilk VALORANT oyuncu bilgisayarını tanıtıyor
Riot Games iş birliğiyle geliştirilen HyperX OMEN 16 VALORANT Limited Edition, hayranlardan ilham alan tasarımı güçlü performansla bir araya getiriyor.
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi oldu
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 17 azalışla 3 milyar 264 milyon dolar oldu.
İmsiad ve İmsifed’den Bursa işbirliği vurgusu
İmsiad ve İmsifed Başkanı Şeref Demir: Bursa)nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 137 yılın gururunu yaşıyor
Temelleri Kozahan’da, Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları öncülüğünde atılan BTSO, bugün 60 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri haline geldi.