Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 11.01.2026 21:22
Haber Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 21:30
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Tarhan: Hızlı ve stresli yaşam telomeri kısaltıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hızlı ve stresli yaşamın telomeri yani ömrü kısalttığını söyledi.
Hücre ölümlerindeki mekanizmaları ele alan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Programlanmış hücre ölümleri vardır. Zamanı gelince hücreler, nöronlar da dahil olmak üzere belirlenmiş bir mekanizmayla ölür. Buna karşılık anti apoptozis süreçleri vardır. Hücrenin programlı ya da programsız çoğalması arasında bir denge bulunur. İşte bu hastalıklar apoptozisi yani programlanmış hücre ölümünü yavaşlatabiliyor veya hızlandırabiliyor. Telomer uzunluğunu etkiliyor ve burada anti apoptotik genler devreye giriyor. Yaşam süresiyle ve otofajiyle de bağlantılıdır. Hücre ölümlerini bu mekanizmalar etkiler. Rapamisin ve beslenme bu noktada çok önemlidir. TOR’un aktif olması kritik bir rol oynar. Açlık, otofaji ve şu anda sıkça konuşulan aralıklı oruç konuları bu mekanizmanın bir parçasıdır. Vücut belirli bir süre aç kaldığında beyin alarma geçer. Aynı durumu bitkilerde çiçekçilerin uygulamalarında da görürüz. Bir çiçek tohum ya da tomurcuk vermediğinde onu karanlık bir yere koyarlar birkaç gün sonra çiçek ‘Eyvah ölüyorum.’ diyerek yaşam kalım dürtüsüyle tomurcuk üretmeye başlar. Sonra çiçek yeniden canlanır. İnsanda da benzer bir mekanizma vardır. Kan şekeri düştüğünde apoptozis ve anti apoptozis genleri aktif hale gelir. ‘Öleceğim, yaşamam lazım.’ sinyali ortaya çıkar çünkü genetik algoritmamız yaşam kalım üzerine kuruludur önce hayatta kalmak hedeflenir. Bu nedenle kandaki glukozun düşmesi, vücudun bunu bir tehdit olarak algılayıp otofajiye geçmesi ve DNA onarımı yapması açısından çok önemlidir.” diyerek sözlerine başladı.
“Stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli”
Uzun yaşamda önemli noktalara değinen Tarhan; “Nörogelişim, epigenetik ve nöroplastisite yaşlanmada çok önemli. Süper yaşlılık da ilginç bir durum. Bu kişiler 80 yaşında olmalarına rağmen dikkat ve bellek testlerinde 55 yaş düzeyinde performans gösteriyorlar. Bu nedenle süper yaşlı olarak tanımlanıyorlar. Çalışmalarda bu kişilerin genellikle aktif bir yaşam biçimine sahip, sosyal, zaman zaman kendilerini ödüllendiren ve hayat olaylarına karşı daha optimist insanlar olduğu görülüyor. Çoğu alkol ve sigara kullanıyor ama çalışma bunu bu şekilde aktarıyor. Muhtemelen sosyal içici sınırlarında kalan kişiler bunlar. Sigarayı da büyük ihtimalle günde beşten fazla içmiyorlardır. Sigarayı veya alkolü tavsiye ediyor gibi anlaşılmasın çünkü bazı kişilerde genetik yatkınlık oluyor ve sosyal içici olamıyorlar, başladıklarında durduramıyorlar. Bu kişilerin IQ’ları normal yaş ortalamasında yani süper yaşlılığın zeka ile ilgisi yok. Ayrıca beyinlerinde anterior singulat korteks, aynı yaş grubundaki kontrollere göre daha kalın. Bu alan Einstein’da da kalındı. Çünkü anterior singulat korteks beynin duygu düzenleme bölgesidir. Stres altında soğukkanlı kalma becerisini sağlayan bölge. Bu yüzden stres yönetimi, uzun yaşam açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Negatifi gör, pozitif kal!
Stressiz bir hayatın mümkün olmadığına vurgu yapan Tarhan; “Telomer gerçeği çok önemli. Telomerler uzun süre çöp DNA gibi kabul ediliyordu fakat artık öyle değil. Şu anda hastanemizde ve üniversitemizde tıbbi genetikçiler longevity çalışmaları yapmaya başladı. Telomer uzunluğunu ölçüyorlar. Bir kişinin telomer uzunluğu ölçülüyor ve 12 ay sonra telomerindeki küçülme oranına bakılarak ortalamanın üzerinde yaşayıp yaşamayacağına dair tahminde bulunmak mümkün hale geliyor. Ayrıca kişi nasıl yaşarsa, o 12 aylık kısalma süresinin 13’e, 15’e çıkıp çıkmayacağı da ölçümlerle takip edilebiliyor. Bunun için yeni bir disiplin oluştu. Telomer kısalmasını hızlandıran klinik durumlar arasında obezite, yüksek inflamasyon, kolesterol, tansiyon, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz ve Alzheimer bulunuyor. Bunların hepsi telomerleri hızlı şekilde kısaltıyor. Telomeri en çok kısaltan şey ise hızlı ve stresli yaşam. Hani otomobilleri sürekli yüksek devirde çalıştırırsanız bütün aksamlar çabuk yıpranır ya aynı şekilde hızlı yaşam da telomerleri yıpratıyor. Bu nedenle stres kontrolü longevityde çok önemli. Stressiz bir hayat mümkün değil, doğru da değil. Kontrollü stres faydalıdır. Kontrolsüz stres telomerleri kısaltıyor. Öte yandan vitesi boşa alıp yaşamak da telomerleri uzatmıyor, aksine obeziteyi tetikliyor. Negatifi gör, pozitif kal… İnsanın belli bir amaç ve anlam duygusuyla yaşaması gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Esnekliği iyi kullanmak gerekiyor
Nöroplastisite kavramına dikkat çeken Tarhan; “Frontal lob olmasa medeniyet olmazdı. Burada sihirli kavram nöroplastisite. Yani aslında beynimiz plastik bir organ. Nöroplastisite esnek düşünce demektir. Biz bu esnekliği ne kadar iyi kullanabilirsek, beynin kendini yenileme ve uyum sağlama kapasitesi o kadar güçlü olur.” dedi.
“Baldırımız ikinci kalbimizdir”
Sağlıklı yaşamın sırlarını anlatan Tarhan; “Sağlıklı nefes almak çok önemli, alveolleri geliştirebilmek de öyle. Diğer beden mekanizmalarında olduğu gibi… Mesela baldır için ikinci kalp deniyor. 2014’te yapılan bir çalışma var günde en az 5 bin adım yürüyüşün vücudun paslanmaması için gerekli olduğunu gösteriyor. Bu yürüyüş sırasında baldırdaki damarlar pompa gibi çalışıyor ve gerçekten ikinci kalp etkisi oluşturuyor. 2014’te Kanada’da yapılan bu çalışma bunu doğrulamış. Yani baldırımız ikinci kalbimizdir diyebiliriz. Bir de renkli tabak çok önemli. Folik asit ve diğer birçok vitamin mineral açısından Akdeniz diyeti temel alınıyor. Bağırsak mikrobiyotası açısından prebiyotikler ve probiyotikler de çok önemli. Prebiyotikler probiyotiklere zemin hazırlıyor. Kefir, yoğurt gibi besinler ise canlı organizmalar içerdiğinden probiyotik oluyor. Bunları dengeli bir şekilde almak, faydalı bakterileri desteklemek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirmemiz lazım
Konuşmasında beyinde farklı yolların kullanılması gerektiğini belirten Tarhan; “Beynimizde nöroplastisiteyi geliştirmek için sürekli aynı yolu kullanmamak, aynı eşyaları kullanmamak, aynı şeylere aşina olmamak çok önemli. Kendimizde fark ettiğimiz alışkanlıkları değiştirip hareketlerimizin yönünü değiştirdiğimizde, beynimizde farklı yollar kullanmış oluyoruz. Beyin şöyle bir şeye benzer, bir vadi düşünün vadinin bir bölgesini sularsanız orası yemyeşil olur, sulamadığınız alan ise sapsarı kalır. Beyinde de aynı durum geçerli. Hangi alanı sularsak o bölge gelişiyor. Vadi gibi düşünün her tarafını kullanırsanız beynin her tarafı gelişir. Nörogelişimsel bozukluğu olan çocuklarda uygulanan duyu bütünleme tedavisi var. Bu tedavide ince motor beceriler, kaba motor beceriler, duyu becerileri, dil becerileri, sosyal beceriler, duygusal beceriler gibi birçok alanı ölçen bir duyu bütünleme profili testi uygulanıyor. Beynin her tarafını kullanacak şekilde, küçük yaştan itibaren otizm adayı çocuklara bu tedaviyi başlattığımız zaman beyin tüm alanlarını aktif kullanmaya başlıyor. Şu anda ise bilgisayar ve sosyal medyaya sürekli takılı kalan çocuklarda öğrenilmiş otizm gibi bir tablo gelişiyor. Beynin sosyal ve dijital alanlarını çok iyi kullanıyorlar ama oturup biriyle doğru düzgün sohbet edemiyorlar. Duygusal ve sosyal beceriler açısından ciddi bir eksiklik oluşuyor.” şeklinde konuştu.
“Sağlık, varlık, birlik, bilgelik dengesini yakalayabilmek çok önemli”
Mutlu bir yaşam için dengenin çok önemli olduğunu vurgulayan Tarhan; “Maslow’un Psikososyal İhtiyaçlar Hiyerarşisinde hep en tepede kendini gerçekleştirme olduğunu biliyoruz, öyle öğrendik. Fakat Maslow vefatından önce hiyerarşinin en üstüne self-transcendencei koyuyor. Bu 2017’de bir araştırmacı tarafından gün yüzüne çıkarılıyor. Kapital sistem ise bunu bilerek saklamış diyebiliriz. Peki self-transcendence nedir? Başkalarına yardım etmek, spiritüel ihtiyaçlar… Yani bir insanın psikososyal ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinde aslında kendini aşma vardır. Kişi sadece kendisi için yaşamayacak daha yüksek bir amaç için, bir değer için, insanlık için, toplum için, evren için, varoluş için… Böyle yüksek bir amaçla yaşarsa kendini aşabiliyor ve o zaman tatmin oluyor. Self-transcendence bu yüzden çok önemli. Sağlık, varlık, birlik, bilgelik… Healthy, wealthy, wisdom olarak geçiyor. Bu dengeyi yakalayabilmek çok önemli.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
nevzattarhan.com
Haftanın popüler haberleri
Sabancı Holding’de Finans Grup Başkanı Mustafa Aydın oldu
Sabancı Holding’de Finans Grup Başkanlığı görevine Mustafa Aydın atandı.
TMSF'den dev satış: İstikbal Mobilya 16,5 milyar TL'ye ihalede
Hazine mülkiyetindeki İstikbal Mobilya’nın %100 hissesi TMSF tarafından satışa çıkarıldı. 16,5 milyar TL muhammen bedelli dev ihale 12 Mayıs'ta yapılacak.
Kast Ajansları Derneği Rekabet Kurulunun radarında
Kast Ajansları Derneği ve menajerlere yönelik yürütülen rekabet soruşturmasında sözlü savunma toplantısı 6-7-8 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliğinde görev dağılımı yapıldı
BAİB Yönetim Kurulu, Mehmet Ali Can başkanlığında ilk toplantısını yaptı. Toplantıda başkan yardımcıları ve diğer görev dağılımları yapıldı.
Darphane'den açıklama: Bandrollar Manisa'da üretiliyor
Darphane, bandrol üretiminin yerli bir firma tarafından Manisa'da gerçekleştirildiğini, herhangi bir yabancı menşeli firmadan hizmet alınmadığını bildirdi.
Atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de
Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevinden alınırken yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli getirildi.
Egemen Bilgin'e Merck'te küresel görev
Egemen Bilgin, 1 Nisan 2026 itibarıyla Merck Hasta Güvenliği Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Bölge Direktörü pozisyonuna atandı.
Tatilsepeti İK Direktörü Aysel Mert oldu
Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Aysel Mert oldu.
XPZONE açıldı
İstanbul Emaar Square Mall’da açılan XPZONE, Türkiye’nin ilk “sürükleyici deneyim ve fijital eğlence merkezi” konseptiyle hizmet vermeye başladı.
Nike'de işten çıkarmanın sebebi Küçülme mi? Büyüme mi?
Küreselde işten çıkarmalar devam ediyor. Nike, küresel operasyonlarında yürüttüğü yeniden yapılanma süreci kapsamında yaklaşık 1400 çalışanıyla yollarını ayıracağını duyurdu.
25.Vehbi Koç Ödülü’nü kim aldı?
1926 yılında merhum Vehbi Koç tarafından temelleri atılan Koç Topluluğu, 100. yaşını kutluyor. Bu yıl ki Vehbi Koç ödülünün sahibi Canan Tolon oldu.
Ahmet Pura, 14. kez Dünya Reklamverenler Federasyonu yönetiminde
Ahmet Pura: “Dünya Reklamverenler Federasyonu’nun 73. Genel Kurulu’nda 14. kez göreve seçilmiş olmak, Reklamverenler Derneği adına, reklam sektörümüz ve ülkemiz adına gurur verici.”
Zahir Kandaşoğlu, Van TSO Başkanlığına adaylığını duyurdu
Zahir Kandaşoğlu, Van iş dünyasından gelen yoğun talep üzerine yeniden adaylık için yola çıktıklarını açıkladı.
Çanakkale Teknopark başkanı Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu oldu
Çanakkale Teknopark'ta yapılan seçimler sonucunda Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu oldu.
Kayseri Ticaret Odası heyeti Çin'in ihracat pazarına odaklandı
Kayseri Ticaret Odası, üyelerinin ihracatını artırmak için 139. Kanton Fuarı’na iş gezisi düzenledi.
ikas, Great Place To Work'tan ödül aldı
ikas, Great Place To Work kurumunun seçtiği Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi 2026’da 100-249 Çalışan Sayısı Kategorisi’nde ödüle layık görüldü.
Made in EU şartını sağlayan firmaların ürünleri 'AB menşeli' sayılacak
İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya: Türkiye’nin ‘Made in EU’ düzenlemesinde Türkiye’de üretilen bazı ürünler belirli şartları sağladığında ‘AB menşeli ürün’ olarak değerlendirilecek.
TCL "Büyüklüğe öncülük etmek" mottosunu duyurdu
TCL, Shenzhen’de düzenlediği GPC 2026’da yeni teknolojilerini tanıttı, küresel iş birlikleri ve büyüme stratejisini açıkladı.
Helios'tan küresel başarı! GCIP'ta birincilik elde etti
TÜBİTAK koordinasyonundaki programda Helios, Viyana’daki GCIP Küresel Yarışması’nda birincilik elde etti.
Rising City & Yapı ve Yaşam fuarı kapılarını açtı
Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde başladı.
Türk Telekom ve İSO'dan işbirliği
Türk Telekom ve İSO'dan sanayinin dijital dönüşümünde 5G'de stratejik işbirliği
Bakan Şimşek'ten enflasyon açıklaması
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Kalıcı, sürdürülebilir yüksek büyümenin formülü düşük enflasyondur.
23 Nisan Kıbrıs'ta da coşkuyla kutlanıyor
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tören ve etkinliklerle kutlandı.
Palandöken, “Araç muayenede çift ücretlendirme adil değil”
TESK Başkanı Palandöken araç muayene ücretlerinin yüksekliği, çift ücretlendirme ve buna ek olarak kredi kartından komisyon alınmasının adil olmadığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu: Yöresel zenginlikler AB nezdinde koruma altına alınıyor
Hisarcıklıoğlu, "Yerel zenginliklerimizi AB nezdinde de koruma altına almaya başladık. TOBB Brüksel Ofisimizle, coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz." diye konuştu.
İş dünyası: Savaş ortamında en önemli gündem Rekabetçilik
Mart ayında yakın coğrafyamızda yeni bir savaş gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. İran savaşının olumsuz yansımalarını TİM Başkanı Mustafa Gültepe açıkladı.
NVIDIA ve Google Cloud’dan işbirliği
NVIDIA ve Google Cloud İş Birliği: Yapay Zekada "Ajan" ve "Fiziksel" dönemi başlıyor.
Mine Ekinci “Bir Sosyal Girişimcinin Yolculuğu” söyleşisiyle Kalder'de
KalDer Bursa, 12 Mayıs’ta Mine Ekinci’nin katılımıyla “Bir Sosyal Girişimcinin Yolculuğu” başlıklı söyleşi düzenleyecek.
Kosova ile yıllık ticaret hacmi yılda 1 milyar dolara ulaştı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Türkiye ile Kosova arasındaki yıllık ticaret hacmi yaklaşık yılda 1 milyar dolara ulaşmış durumda.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Türkiye'de
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi kabul etti.
Seranit Genel Müdürlüğüne Bayram Nadir Erze getirildi
Seranit’te Genel Müdürlük görevine Bayram Nadir Erze getirildi.
Digital Age Tech Summit 2026’nın konuşmacıları belli oldu
“Powered by Human” temasıyla katılımcılarla buluşmaya hazırlanan Digital Age Tech Summit 2026’nın programı açıklandı.
Enflasyonda ihtiyatlı duruş ve sıkılaşma mesajı öne çıktı
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit bıraktı.
Reklam ve dijital baskı dünyası SIGN İstanbul fuarında buluşuyor
Endüstriyel reklam ve dijital baskı firmaları SIGN İstanbul'da buluşuyor. Fuar, “Çevre Dostu Stantlar” ile 23–26 Eylül 2026 tarihlerinde İFM'de yapılacak.
Amazon Türkiye'den "Sıfır Komisyon, Büyük Kazanç" paketi
Amazon Türkiye “Sıfır Komisyon, Büyük Kazanç Paketi” ile satış ortakları için tarihinin en kapsamlı büyüme hızlandırma programını duyurdu.
Motobike İstanbul kapılarını açtı
Motorsporları tutkunlarını bir araya getiren Motobike İstanbul kapılarını açtı.
2025'te 207,8 milyon adet cep telefonu numarası taşındı
Türkiye'deki cep telefonu operatörleri arasında numara taşıma sayısı geçen yılın sonu itibarıyla 207,8 milyon olurken, sabit telefonlarda 2,8 milyon oldu.
Anadolu Ajansı Olağan Genel Kurulu 4 Mayıs 2026'da yapılacak
Anadolu Ajansı 2025 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Ankara'da yapılacak.
Akıllı KOBİ Van Dijital Dönüşüm Konferansı 30 Nisan'da
Van’daki KOBİ’lerin dijital geleceği 30 Nisan’da Van TSO ev sahipliğinde, uzman isimler ve özel çözüm paketleriyle şekilleniyor.
Tüketici güven endeksi Nisan'da aylık bazda yüzde 0,5 arttı
TÜİK duyurdu: Tüketici güven endeksi, Nisan'da aylık bazda yüzde 0,5 artarak 85,5'e yükseldi.