Su, yaşamın temel kaynağı olmasına rağmen, iklim değişikliği, nüfus artışı ve yanlış kullanım gibi faktörler nedeniyle giderek azalan bir kaynak haline geldi.
Haber Giriş Tarihi: 21.03.2025 14:06
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2025 14:08
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Dünya üzerindeki suyun sadece yüzde 2,5'i içme, tarım ve ekosistemlerin sürdürülmesi için gerekli olan tatlı sudan oluşuyor. Ancak bu tatlı suyun büyük bir kısmı -yaklaşık yüzde 68,7’si- buzullarda ve buz örtülerinde hapsolmuş durumda. Yaklaşık yüzde 30’u yeraltı suyu, geriye kalan yüzde 1’den az kısım ise nehirlerde, göllerde ve atmosferde bulunuyor. Dünyadaki toplam su kaynağına kıyasla çok küçük bir miktar olan bu oran, ekosistemin en değerli kaynağını korumanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Bugün, dünya çapında milyonlarca insan temiz suya erişimde zorluk çekerken, sanayi, tarım ve ekosistemler de su kıtlığından olumsuz etkileniyor. Bu nedenle, 22 Mart Dünya Su Günü, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımına yönelik farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşıyor. Tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin de en büyük gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) 2024 raporuna göre, su kıtlığı riski, Avrupa kıtasının topraklarının yüzde 20’sini ve nüfusunun yüzde 30’unu etkiliyor. Artan su talebi ve su kaynaklarının azalması, ekonomik ve sosyal açıdan ciddi riskler doğuruyor. Su kaynaklarının tükenmesi, tarımsal üretimi olumsuz etkilerken, sanayi ve enerji üretiminde de aksamalara yol açıyor. Bu durum, suyun verimli ve sürdürülebilir yönetimini de zorunlu hale getiriyor.
Gelecek 100 yılın kaderini belirleyecek olan suyun gerçek anlamda sürdürülebilirliğini sağlamak için başta büyük endüstriler olmak üzere herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini kaydeden SmartS Mühendislik Kurucusu ve Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, su arıtmanın kritik rolüne dikkat çekerek şunları söylüyor:
Tatlı su kaynaklarının tükenmesi, sürdürülebilir olmayan uygulamalar ve çevresel değişikliklerin birleşimiyle giderek daha büyük bir tehdit haline geliyor. Yeraltı sularının aşırı pompalanması, tarım, sanayi ve kentsel gelişim için ihtiyaç duyulan suyun doğal yenilenme hızından daha hızlı tüketilmesine neden oluyor. Buna ek olarak, sanayi atıkları, tarımsal kimyasallar ve arıtılmamış kanalizasyon gibi kirleticiler, nehirleri, gölleri ve yeraltı sularını kirleterek tatlı su kaynaklarını kullanılamaz hale getiriyor.Ormanların azalması ve habitat tahribatı, su döngülerini bozarak toprağın suyu tutma ve arıtma kapasitesini azaltırken, iklim değişikliği de tatlı su kaynaklarını tehdit eden önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Artan sıcaklıklar kuraklıklara yol açarken, yağış düzenlerindeki değişiklikler bazı bölgelerde su kıtlığına neden oluyor. Ayrıca, tatlı su rezervi olarak işlev gören buzulların erimesi de su kaynaklarının azalmasını tetikliyor. Kentleşme ve nüfus artışı da su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Büyüyen şehirler su talebini artırırken, doğal alanların beton ve asfaltla kaplanması, yeraltı sularının yenilenmesini engelliyor. Tarım sektörü ise küresel ölçekte en büyük tatlı su kullanıcısı olup, verimsiz sulama yöntemleri ve su tüketimi yüksek mahsuller nedeniyle ciddi miktarda su israfına yol açıyor.Bunun yanı sıra, büyük baraj projeleri nehirlerin doğal akışını değiştirerek suyun aşağı havzalara ulaşmasını zorlaştırıyor ve ekosistem dengesini bozuyor. İstilacı bitkiler ve hayvanlar da tatlı su ekosistemlerini tehdit eden bir diğer unsur olarak öne çıkıyor; bu türler, su kaynaklarını aşırı tüketerek veya su kalitesini olumsuz etkileyerek yerel ekosistemleri tahrip edebiliyor.Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, tatlı su kaynaklarının hızla tükenmesine ve küresel ölçekte su krizi riskinin artmasına neden oluyor.
Su arıtma, tatlı su kaynaklarını korumada ve genişletmede kritik bir rol oynuyor
Arıtma tesisleri, kirlenmiş suyu zararlı bakterilerden, kimyasallardan ve diğer kirleticilerden arındırarak güvenli hale getiriyor. Böylece nehirler, göller ve yeraltı suları gibi kaynaklar, temiz su teminine katkıda bulunmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra, arıtılmış atık suyun geri dönüştürülmesi ve yeniden kullanımı, özellikle sulama ve sanayi gibi alanlarda su tüketimini azaltarak doğal tatlı su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Bu süreç, su kıtlığını önlemeye yardımcı olurken ekosistemleri de koruyor. Arıtılmış suyun doğal sistemlere geri salınması, su habitatlarının sağlığını destekleyerek çevresel sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Özellikle su kıtlığının yaşandığı bölgelerde ve kentsel alanlarda, su arıtma sistemleri hayati önem taşıyor.
Su kıtlığıyla mücadelede en önemli gelişim alanları; su tüketiminin daha verimli ve ekonomik hale getirilmesi ile kullanılan suyun arıtılarak yeniden kullanıma kazandırılması olarak değerlendiriliyor.
Su yönetiminde kritik bir rol üstlenen pompalar, küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmakla birlikte sürdürülebilirlik alanında oldukça önemli bir etkiye sahip. Su kıtlığıyla mücadelede kritik role sahip temiz su ve atık su arıtma tesislerindeki en büyük enerji tüketicilerden biri olan pompaların verimliliklerinin artırılması da enerji maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor.
Su döngüsü içinde çalışan pompaların birçoğu maalesef optimumun altında verimlilik seviyelerinde çalışıyor ve gerekenden daha fazla güç tüketiyor. Yeniden mühendislik çalışmalarıyla pompaların verimliliği yüzde 10’dan yüzde 50’ye varan oranlarda artırılabiliyor. Verimsiz pompaları yenileriyle değiştirerek hem gereksiz üretim enerjisi hem de doğal kaynakların fazladan tüketilmesi yerine, yeniden mühendislik ile mevcut pompaların verimliliklerinin küçük değişikliklerle artırılması mümkün. Bu da daha az enerji tüketerek daha fazla temiz su kaynağı elde etmek ve sürdürülebilir su döngüsü sağlamak demek.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sürdürülebilir gelecek için su yönetimi şart
Su, yaşamın temel kaynağı olmasına rağmen, iklim değişikliği, nüfus artışı ve yanlış kullanım gibi faktörler nedeniyle giderek azalan bir kaynak haline geldi.
Dünya üzerindeki suyun sadece yüzde 2,5'i içme, tarım ve ekosistemlerin sürdürülmesi için gerekli olan tatlı sudan oluşuyor. Ancak bu tatlı suyun büyük bir kısmı -yaklaşık yüzde 68,7’si- buzullarda ve buz örtülerinde hapsolmuş durumda. Yaklaşık yüzde 30’u yeraltı suyu, geriye kalan yüzde 1’den az kısım ise nehirlerde, göllerde ve atmosferde bulunuyor. Dünyadaki toplam su kaynağına kıyasla çok küçük bir miktar olan bu oran, ekosistemin en değerli kaynağını korumanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Bugün, dünya çapında milyonlarca insan temiz suya erişimde zorluk çekerken, sanayi, tarım ve ekosistemler de su kıtlığından olumsuz etkileniyor. Bu nedenle, 22 Mart Dünya Su Günü, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımına yönelik farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşıyor. Tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin de en büyük gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) 2024 raporuna göre, su kıtlığı riski, Avrupa kıtasının topraklarının yüzde 20’sini ve nüfusunun yüzde 30’unu etkiliyor. Artan su talebi ve su kaynaklarının azalması, ekonomik ve sosyal açıdan ciddi riskler doğuruyor. Su kaynaklarının tükenmesi, tarımsal üretimi olumsuz etkilerken, sanayi ve enerji üretiminde de aksamalara yol açıyor. Bu durum, suyun verimli ve sürdürülebilir yönetimini de zorunlu hale getiriyor.
Gelecek 100 yılın kaderini belirleyecek olan suyun gerçek anlamda sürdürülebilirliğini sağlamak için başta büyük endüstriler olmak üzere herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini kaydeden SmartS Mühendislik Kurucusu ve Genel Müdürü Altuğ Bilgiç, su arıtmanın kritik rolüne dikkat çekerek şunları söylüyor:
Tatlı su kaynaklarının tükenmesi, sürdürülebilir olmayan uygulamalar ve çevresel değişikliklerin birleşimiyle giderek daha büyük bir tehdit haline geliyor. Yeraltı sularının aşırı pompalanması, tarım, sanayi ve kentsel gelişim için ihtiyaç duyulan suyun doğal yenilenme hızından daha hızlı tüketilmesine neden oluyor. Buna ek olarak, sanayi atıkları, tarımsal kimyasallar ve arıtılmamış kanalizasyon gibi kirleticiler, nehirleri, gölleri ve yeraltı sularını kirleterek tatlı su kaynaklarını kullanılamaz hale getiriyor.Ormanların azalması ve habitat tahribatı, su döngülerini bozarak toprağın suyu tutma ve arıtma kapasitesini azaltırken, iklim değişikliği de tatlı su kaynaklarını tehdit eden önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Artan sıcaklıklar kuraklıklara yol açarken, yağış düzenlerindeki değişiklikler bazı bölgelerde su kıtlığına neden oluyor. Ayrıca, tatlı su rezervi olarak işlev gören buzulların erimesi de su kaynaklarının azalmasını tetikliyor. Kentleşme ve nüfus artışı da su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Büyüyen şehirler su talebini artırırken, doğal alanların beton ve asfaltla kaplanması, yeraltı sularının yenilenmesini engelliyor. Tarım sektörü ise küresel ölçekte en büyük tatlı su kullanıcısı olup, verimsiz sulama yöntemleri ve su tüketimi yüksek mahsuller nedeniyle ciddi miktarda su israfına yol açıyor.Bunun yanı sıra, büyük baraj projeleri nehirlerin doğal akışını değiştirerek suyun aşağı havzalara ulaşmasını zorlaştırıyor ve ekosistem dengesini bozuyor. İstilacı bitkiler ve hayvanlar da tatlı su ekosistemlerini tehdit eden bir diğer unsur olarak öne çıkıyor; bu türler, su kaynaklarını aşırı tüketerek veya su kalitesini olumsuz etkileyerek yerel ekosistemleri tahrip edebiliyor.Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, tatlı su kaynaklarının hızla tükenmesine ve küresel ölçekte su krizi riskinin artmasına neden oluyor.
Su arıtma, tatlı su kaynaklarını korumada ve genişletmede kritik bir rol oynuyor
Arıtma tesisleri, kirlenmiş suyu zararlı bakterilerden, kimyasallardan ve diğer kirleticilerden arındırarak güvenli hale getiriyor. Böylece nehirler, göller ve yeraltı suları gibi kaynaklar, temiz su teminine katkıda bulunmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra, arıtılmış atık suyun geri dönüştürülmesi ve yeniden kullanımı, özellikle sulama ve sanayi gibi alanlarda su tüketimini azaltarak doğal tatlı su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletiyor. Bu süreç, su kıtlığını önlemeye yardımcı olurken ekosistemleri de koruyor. Arıtılmış suyun doğal sistemlere geri salınması, su habitatlarının sağlığını destekleyerek çevresel sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Özellikle su kıtlığının yaşandığı bölgelerde ve kentsel alanlarda, su arıtma sistemleri hayati önem taşıyor.
Su kıtlığıyla mücadelede en önemli gelişim alanları; su tüketiminin daha verimli ve ekonomik hale getirilmesi ile kullanılan suyun arıtılarak yeniden kullanıma kazandırılması olarak değerlendiriliyor.
Su yönetiminde kritik bir rol üstlenen pompalar, küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmakla birlikte sürdürülebilirlik alanında oldukça önemli bir etkiye sahip. Su kıtlığıyla mücadelede kritik role sahip temiz su ve atık su arıtma tesislerindeki en büyük enerji tüketicilerden biri olan pompaların verimliliklerinin artırılması da enerji maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor.
Su döngüsü içinde çalışan pompaların birçoğu maalesef optimumun altında verimlilik seviyelerinde çalışıyor ve gerekenden daha fazla güç tüketiyor. Yeniden mühendislik çalışmalarıyla pompaların verimliliği yüzde 10’dan yüzde 50’ye varan oranlarda artırılabiliyor. Verimsiz pompaları yenileriyle değiştirerek hem gereksiz üretim enerjisi hem de doğal kaynakların fazladan tüketilmesi yerine, yeniden mühendislik ile mevcut pompaların verimliliklerinin küçük değişikliklerle artırılması mümkün. Bu da daha az enerji tüketerek daha fazla temiz su kaynağı elde etmek ve sürdürülebilir su döngüsü sağlamak demek.
Haftanın popüler haberleri
Başak Boğday Saygılı'dan moda tüyoları
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı moda dünyasına ilişkin önemli tüyolarda bulundu: Veri, Tasarımın Yeni Hammaddesi. Üretimde Radikal Değişim Kapıda!
Yeşilova, Euroguss 2026’da podyuma çıktı
Yeşilova Döküm, Euroguss 2026’ya katılarak, mühendislik gücünü ve entegre üretim yetkinliklerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu.
AstraZeneca Türkiye'ye Golden Pulse Awards'tan dört ödül
AstraZeneca Türkiye, Golden Pulse Awards'ta dört farklı kategoride ödülün sahibi oldu.
Her 4 kartlı harcamanın 1’i TROY ile yapılıyor
TROY 2025 yılında da büyümesini sürdürdü. Kart sayısında yüzde 80 artış kaydeden TROY işlem tutarı bazında pazar payını 7 puan artırarak yüzde 25,3’e yükseltti.
Parex marka kimliğini yeniledi
Parex, markasının yeni dönemini simgeleyen logosunu ve yenilenen kurumsal kimliğini tüketicileriyle buluşturuyor.
Kürşat Alp Yiğit'e Aras Kargo’da BT Başkan Yardımcılığı görevi
Aras Kargo’nun, Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit atandı.
İstanbul Ticaret Odası 144 yaşında
İstanbul Ticaret Odası İTO 144 yaşında!
Balkan Barış Platformu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ziyaret
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balkan Barış Platformu'nun temsilcilerini kabul etti.
Yapay zeka altyapısına olan talep, bellek çip fiyatlarında artışa yol açıyor
Yükselen bellek çipi fiyatları, tüketici elektroniği üreticileri için görünümü karartıyor.
Veri merkezleri küresel yatırım ortamını yeniden şekillendiriyor
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü'nün yayınladığı raporda veri merkezleri, 2025 yılında küresel yatırımları şekillendiren önemli bir güç olarak ortaya çıktı.
Brandverse Awards başvuruları başladı
Reklam ve pazarlama iletişimi alanında yılın en başarılı işlerinin ödüllendirildiği Brandverse Awards’ta 10. başvuru dönemi başladı.
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırması için son başvuru tarihi 31 Ocak
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırmasının başvuru süreci devam ediyor. Son başvuru tarihi 31 Ocak olarak açıklandı.
Oscar adayları açıklandı
Oscar Ödülleri'nin adayları açıklandı.
Dünyaca ünlü modacı Valentino Garavani hayatını kaybetti
İtalyan tasarımcı Valentino Garavani, 93 yaşında hayatını kaybetti. Vefat Haberi Valentino Garavani ve Giancarlo Giammetti Vakfı tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu.
16. MIXX Awards Türkiye Ana Jürisi belli oldu
Başvuruların 30 Ocak’a kadar devam ettiği 16. MIXX Awards yarışmasının Jüri Başkanlığına Zeynep Taptık Bilgen getirildi.
Tüketici hakem heyetlerine geçen yıl 907 bin 515 başvuru yapıldı
Ticaret Bakanlığı, Tüketici hakem heyetlerine 2025'te 12,4 milyar lira değerinde 907 bin 515 başvuru yapıldığını duyurdu.
Rekabet Kurumundan TEMU'ya ilişkin iddialara yanıt
"Kamuoyuna yansıyan mevcut inceleme, standart prosedürlerimiz dahilinde yürütülmekte olup, bir soruşturma safhasına geçildiği şeklinde yorumlanmamalıdır."
Haldun Dormen 97 yaşında yaşamını yitirdi
Sanatçı Haldun Dormen, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında hayatını kaybetti.
CEO’lar siber risk, enflasyon ve jeopolitiği tehdit görüyor
PwC, 29. Küresel CEO Araştırması sonuçlarını açıkladı. CEO’lar siber riskleri, enflasyonu ve jeopolitik gerilimleri iş dünyası tehditleri arasında görüyor.
Menarini Türkiye’ye Golden Pulse’den iki ödül birden
Menarini Türkiye, sağlık iletişiminin en prestijli organizasyonlarından biri olan Golden Pulse Ödülleri’nden iki önemli ödülle döndü.
Ege’nin ihracat rekortmeni hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu
Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu
Apple dünyanın en değerli markası, Youtube en güçlü markası seçildi
Brand Finance'ın yeni verileri, NVIDIA'nın markasının Facebook ve Walmart'ı geride bırakmasıyla yapay zekanın tam gaz ilerlediğini ortaya koyuyor.
AB'ye "Türkiye'ye çelik kotasını kaldırın" çağrısı
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tosyalı'dan AB'ye "Türkiye'ye çelik kotasını kaldırın" çağrısı.
EssilorLuxottica hakkında rekabet soruşturması başlatıldı
Optik pazarında faaliyet gösteren EssilorLuxottica S.A. hakkında rekabet soruşturması başlatıldı.
Alo 175 en çok ayıplı mal ve hizmetlerden şikayet aldı
Alo 175'e geçen yıl en fazla şikayet "ayıplı mal ve hizmetler" için geldi.
BKM duyurdu: Kartlı ödemeler Aralık'ta 2,5 trilyon lira oldu
BKM duyurdu: Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla Aralıkta yapılan toplam ödeme tutarı 2 trilyon 511,1 milyar liraya yükseldi.
İstanbul Finans Merkezi'ne Uluslararası 4 ödül
İFM bu yıl, Uluslararası Gayrimenkul Ödüllerinde (International Property Awards) farklı kategorilerde elde ettiği 4 ödülle büyük bir başarıya imza attı.
AB ve MERCOSUR, Ticaret Anlaşması imzaladı
AB ve MERCOSUR, 25 yıllık müzakerelerin ardından Ticaret Anlaşması imzaladı.
Çin'de ikinci el piyasası z kuşağı ile birlikte hızla büyüyor
İkinci el ürün kullanma fikri eskiden yaygın olarak benimsenmiyordu, ancak bugün Çin'de ikinci el pazarı gelişiyor
Bursa Junioshow Fuarı kapılarını açtı
Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim & Çocuk İhtiyaçları Fuarı kapılarını açtı.
Türkiye Yazılım Meclisinden 6 milyar dolarlık ihracat hedefi
TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Ertan Barut, 2025 yazılım ihracatının 6 milyar dolara yaklaştığını, 2026 için yeni aksiyonlar belirlendiğini açıkladı.
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu projesi tanıtıldı
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi'nin Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi.
Sınır kapısındaki bayrağımıza saldırıyla ilgili tahkikat başladı
MSB: Sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır.
DEİK İş Konseyleri Başkanları belirlendi
DEİK İş Konseylerinin 2025-2027 yıllarını kapsayan yeni dönem Başkanları ve Yürütme Kurulu Üyeleri seçildi.
EGİAD meleklerinden 10.yıl vizyonu: Geleceğe Yatırım Zirvesi
EGİAD, 2030 Yol Haritası ve "Geleceğe Yatırım Zirvesi"ni duyurdu.
Vertiv ve GreenScale'den stratejik iş birliği
Vertiv ve GreenScale'den Avrupa'da yapay zeka veri merkezleri için stratejik iş birliği.
Çağlar Çabuk'un ‘Hatasız Lider Olmaz’ kitabı seçkin kitapevlerinde!
Çağlar Çabuk’un yeni kitabı ‘Hatasız Lider Olmaz’ çıktı.
Demir çelik sektöründen ihracata 30 milyar dolarlık katkı
Demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörleri, 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık ihracat yaptı.
Niloya ve arkadaşları 22 Ocak'ta Bursa'da
Niloya ve arkadaşları; 22 Ocak Perşembe günü saat 15.30 ve 18.30’da Nilüfer Sahnesi’nde çocuklarla buluşacak.
Pfizer Aşı Klinik Bilim Direktörü Oldaç Uras Dursun oldu
Ecz. Oldaç Uras Dursun, Pfizer Aşı Klinik Bilim Direktörü olarak atandı.