Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Haber Giriş Tarihi: 10.03.2026 14:17
Haber Güncellenme Tarihi: 10.03.2026 14:23
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.
Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dâhil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.
"Hükûmet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.
Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dâhil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."
"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.
Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.
Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dâhil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükûmetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.
Ortada durumu içler acısı hâlde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."
"Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın"
"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükûmetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."
İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını, daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptığını ifade etti.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın muhataplarıyla sürekli temas hâlinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı olmak üzere bakanların kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmadıklarını, krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yapıldığını hatırlattı.
Bölgede yaşanan çatışmaların, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür kaotik durumların hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçler olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hamdolsun ikinci kategoride, yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir." diye konuştu.
"Eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık"
Proaktif bir yaklaşımla attıkları adımlar sayesinde piyasaların sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini, 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankasının Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarının altını çizerek, vatandaşları enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldıklarını söyledi.
"Enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ham petrol üretimini 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde kaynak çeşitliliğini artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettiklerini bildirdi.
Hâlihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerinde muhafaza edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, BOTAŞ'ın, geçen dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını dile getirdi.
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminalleri ve doğal gaz depolama tesislerinin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdiklerini aktararak, "Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.
Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık."
"İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetlerin ticaret müşavirlikleri ve ateşeler tarafından dikkatlice takip edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş insanlarının sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluğun şimdilik söz konusu olmadığını dile getirerek, "Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.
28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerinin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımların atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz." bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen füzenin NATO tarafından etkisiz hâle getirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı. Ancak burada şu hususun altını çizerek ifade etmek durumundayım. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz."
"Kimse yanlış hesap yapmamalı"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devlet tek millet şiarıyla hareket edilen Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlinde olunduğunu vurguladı.
Bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerinin de anbean izlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin sık sık istismar ettiği bir başka konunun da hudut güvenliği olduğuna işaret ederek, "Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç hâlinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz." dedi.
"Alternatif planlamalar yaptık"
Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerin de süratle alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışma öncesi dönemde İran seferlerinin azaltıldığını, uçuşların gündüz saatlerine çekildiğini hatırlattı.
28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferlerin durdurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Kara yolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergâh olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergâhlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor."
"Kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak"
"Türkiye emin ve ehil kadroların riyasetinde hamdolsun güvendedir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özellikle yabancı basında son günlerde koro hâlinde, senkronize şekilde yürütülen kampanyalar Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen, biz Türkiye Yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler. Tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyor, Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.
Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dâhil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.
"Hükûmet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.
Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dâhil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."
"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.
Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.
Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dâhil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükûmetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.
Ortada durumu içler acısı hâlde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."
"Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın"
"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükûmetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."
İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını, daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptığını ifade etti.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın muhataplarıyla sürekli temas hâlinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı olmak üzere bakanların kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmadıklarını, krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yapıldığını hatırlattı.
Bölgede yaşanan çatışmaların, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür kaotik durumların hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçler olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hamdolsun ikinci kategoride, yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir." diye konuştu.
"Eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık"
Proaktif bir yaklaşımla attıkları adımlar sayesinde piyasaların sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini, 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankasının Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarının altını çizerek, vatandaşları enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldıklarını söyledi.
"Enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ham petrol üretimini 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde kaynak çeşitliliğini artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettiklerini bildirdi.
Hâlihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerinde muhafaza edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, BOTAŞ'ın, geçen dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını dile getirdi.
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminalleri ve doğal gaz depolama tesislerinin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdiklerini aktararak, "Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.
Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık."
"İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetlerin ticaret müşavirlikleri ve ateşeler tarafından dikkatlice takip edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş insanlarının sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluğun şimdilik söz konusu olmadığını dile getirerek, "Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.
28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerinin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımların atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz." bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen füzenin NATO tarafından etkisiz hâle getirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı. Ancak burada şu hususun altını çizerek ifade etmek durumundayım. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz."
"Kimse yanlış hesap yapmamalı"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devlet tek millet şiarıyla hareket edilen Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlinde olunduğunu vurguladı.
Bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerinin de anbean izlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin sık sık istismar ettiği bir başka konunun da hudut güvenliği olduğuna işaret ederek, "Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç hâlinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz." dedi.
"Alternatif planlamalar yaptık"
Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerin de süratle alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışma öncesi dönemde İran seferlerinin azaltıldığını, uçuşların gündüz saatlerine çekildiğini hatırlattı.
28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferlerin durdurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Kara yolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergâh olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergâhlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor."
"Kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak"
"Türkiye emin ve ehil kadroların riyasetinde hamdolsun güvendedir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özellikle yabancı basında son günlerde koro hâlinde, senkronize şekilde yürütülen kampanyalar Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen, biz Türkiye Yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler. Tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyor, Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Haftanın popüler haberleri
Kamu Bilişim Zirvesinde AI Access Security çözümü ilgi gördü
Prolink TD SYNNEX ve Palo Alto Networks'ün ana sponsor olduğu Kamu Bilişim Zirvesi'nde AI Access Security çözümü büyük ilgi gördü.
Mobilya ihracatında rekabetçilik alarmı
Artan üretim maliyetleri ve finansman koşulları mobilya ihracatçısının rekabet gücünü zayıflattı.
OpenAI'nin 852 milyar dolarlık piyasa değeri yatırımcıların incelemesinde
Financial Times'ın haberine göre, OpenAI'nin 852 milyar dolarlık piyasa değeri, strateji değişikliği nedeniyle yatırımcıların incelemesi altında.
78 yıllık ayakkabı firması mali darboğaza yenildi
Bünyesinde Harley-Davidson, Caterpillar, Wolverine, Good Year, Aerosoles ve North Sails gibi dev markaları bulunduran Yeşil Kundura zorlu finansal süreci atlatamadı.
Samsung Electronics Türkiye Başkanlık görevine Billy Kim atandı
Samsung Electronics Türkiye’de en üst düzey atama: Başkanlık görevine Billy Kim atandı.
UİB İhracat Akademisi ihracat programı sona erdi
İhracat Akademisi, UİB ve Uludağ Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen “İhracat Akademisi Bursa İhracat Uzmanlığı Eğitim Programı” sona erdi.
Rusal, yeni bir teknoloji yatırımını devreye aldı
RUSAL, alüminyum hidroksit partikül fraksiyonlarını kontrol etmeye yönelik tescilli bir nöral ağ tabanlı teknolojiyi hayata geçirdi.
Yapay zeka şirketleri Cohere ve Aleph Alpha birleşecek
Kanada merkezli Cohere ve Almanya merkezli Aleph Alpha birleşme görüşmelerinde!
Yapay zeka şirketleri Cohere ve Aleph Alpha birleşecek
Kanada merkezli Cohere ve Almanya merkezli Aleph Alpha birleşme görüşmelerinde!
Esnaf sayısı 2,5 milyona yaklaştı, lokantacılık zirvede
TESK duyurdu: Esnaf sayısı 2,5 milyona yaklaştı, lokantacılık zirvede.
TSB’nin 22’nci Başkanı Ahmet Yaşar oldu
Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar başkan seçildi.
ASO ile Tunus Sfax Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği
Ankara Sanayi Odası ile Tunus Sfax Ticaret ve Sanayi Odası arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı.
Satıcılar, Amazon'da peşin fiyatına taksit imkânı sunabilecek
Esnek Müşteri Finansmanı ile Amazon.com.tr'deki tüm satıcılar, Satıcı Paneli üzerinden peşin fiyatına taksit imkânı sunabilecek.
Hyundai 300 bin aracını geri çağırdı
Güney Koreli otomotiv üreticisi Hyundai, ABD’de yaklaşık 300 bin aracı kapsayan geniş çaplı bir geri çağırma kararı aldı. Sebep: Emniyet kemeri riskli bulundu.
Yandex Türkiye'nin reklam gelirinde artış
Yandex Türkiye'nin reklam geliri 2026 yılının ilk çeyreğinde 2,4 kat arttı.
15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları başlıyor
Üniversiteli yelkencilerin her yıl heyecanla beklediği Jimmy Key Universail Yelken Yarışları 25–26 Nisan tarihlerinde Urla açıklarında gerçekleştirilecek.
Kayseri'li ihracatçılar Brezilya'da pazar aradı
ADMİB, “Kayseri İli Çelik Kapı ve Yan Sanayi Ürünleri Ur-Ge Projesi” kapsamında Brezilya'nın Sao Paulo kentinde yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi.
Eib Xx. Moda Tasarım Yarışması’nın şampiyonu Halit Tiryaki oldu
EİB XX. Moda Tasarım Yarışması’nda birinciliği Halit Tiryaki kazanırken, Bilgenur Nehir Demir ikincilik, Huriye Kızkut üçüncülük mutluluğu yaşadı.
Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı, yapay zekâ zirveye yerleşti
ManpowerGroup raporu: Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı, yapay zekâ zirveye yerleşti.
Roche Ready Programı ile genç yetenekler iş hayatına hazırlanıyor
Roche İlaç Türkiye, Roche Ready Programı ile genç yetenekleri iş hayatına hazırlıyor.
Selen Özbek Kargın, Aon Türkiye CHRO görevine getirildi
Selen Özbek Kargın, Aon Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı/CHRO görevine getirildi.
Seyhan Dinç, Spectra Genel Müdürü oldu
Spectra, markanın sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal dönüşüm yolculuğu kapsamında Genel Müdürlük görevine Seyhan Dinç getirildi.
D&R’ın yeni genel müdürü Hakan Kayaman oldu
Türkiye’nin önde gelen kültür, sanat, eğlence ve teknoloji perakende zinciri D&R’ın yeni genel müdürü Hakan Kayaman oldu.
Haleon Türkiye İK Direktörü Özlem İnce oldu
Haleon Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem İnce oldu.
Bahar Kastan: Kooperatiflerin sayısı 80 bini aştı
Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, BTSO'da yaptığı konuşmada Türkiye'deki kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını söyledi.
OİB Başkanlığına Kemal Yazıcı seçildi
Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.
Antalya Havalimanından ilk çeyrekte 3 milyon yolcuya hizmet
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Havalimanı'nın hizmet verdiği yolcu sayısının ilk çeyrekte 3 milyon 138 bin 499'a ulaştığını bildirdi.
Başkentray'ın 8 yıldaki yolcu sayısı 140 milyonu aştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Başkentray'ın 8 yılda 140,3 milyon yolcuya hizmet verdiğini bildirdi.
Gümrükte 3 ayda 233 araç yakalandı: Değeri 280 milyon TL
Gümrükler muhafaza ekipleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen operasyonlarda, piyasa değeri 280 milyon 533 bin tl olan 233 kaçak araca el koydu.
Avrupa tüketicilerinin yüzde 50’si BNPL yöntemini kullanıyor
Avrupa tüketicilerinin yüzde 50’si Şimdi Al Sonra Öde yöntemini kullanıyor.
Recep Süleyman Özdil Halkbank Genel Müdürü oldu
Halkbank'ta yönetim kurulu görev dağılımı ve komiteler belli olurken, Recep Süleyman Özdil'in genel müdür olmasına karar verildi.
Osman Arslan, Vakıfbank Genel Müdürü olarak atandı
VakıfBank’ta Osman Arslan genel müdür olarak seçildi.
Ebubekir Şahin, Türk Telekom YK Üyeliğine seçildi
Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, şirketin "Yönetim Kurulu Üyeliği"ne seçildi.
5G abone sayısı 29 milyonu aştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu "29 milyonu aşan abone sayımızla şimdiden yüzde 90'ın üzerinde muazzam bir penetrasyon oranına ulaştık" dedi.
Kruvaziyer turizminde İstanbul limanları zirvede
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, kruvaziyer yolcu sayısının martta 41 bin 39 ile son 16 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.
LGS başvuruları bugün sona eriyor
13 Haziran'da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın başvuruları bugün 23.59'da sona eriyor.
BTM 10 yaşında: 2 milyar dolarlık girişim ekosistemi
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, BTM’nin 10 yılda 12 bin 500 girişimciye destek vererek İstanbul’dan dünyaya açılan dev bir ekosistem kurduğunu açıkladı.
Bursa Vizyonu Platformundan Ortak Akıl Projeleri
700. Yıl Bursa Vizyonu Platformu'nun Yeniden Yeşil, Yeniden İpek, Yeniden Temiz Nilüfer temalarını içeren projenin ilk paydaş toplantısı BTSO'da yapıldı.
Murat Ali Tutar, Günel Holding CEO'su olarak atandı
Günel Holding, şirketin CEO'luğuna Murat Ali Tutar'ın atandığını duyurdu.
RTÜK'ten 3 TV kanalı ve 1 radyoya ceza
RTÜK, yayın ihlalleri nedeniyle 3 televizyon kanalı (Ulusal 1, beIN Sports, Beyaz TV) ve 1 radyoya (Radyo Lider İzmir) ceza verdi.