Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Haber Giriş Tarihi: 10.03.2026 14:17
Haber Güncellenme Tarihi: 10.03.2026 14:23
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.
Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dâhil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.
"Hükûmet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.
Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dâhil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."
"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.
Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.
Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dâhil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükûmetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.
Ortada durumu içler acısı hâlde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."
"Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın"
"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükûmetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."
İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını, daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptığını ifade etti.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın muhataplarıyla sürekli temas hâlinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı olmak üzere bakanların kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmadıklarını, krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yapıldığını hatırlattı.
Bölgede yaşanan çatışmaların, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür kaotik durumların hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçler olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hamdolsun ikinci kategoride, yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir." diye konuştu.
"Eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık"
Proaktif bir yaklaşımla attıkları adımlar sayesinde piyasaların sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini, 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankasının Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarının altını çizerek, vatandaşları enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldıklarını söyledi.
"Enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ham petrol üretimini 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde kaynak çeşitliliğini artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettiklerini bildirdi.
Hâlihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerinde muhafaza edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, BOTAŞ'ın, geçen dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını dile getirdi.
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminalleri ve doğal gaz depolama tesislerinin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdiklerini aktararak, "Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.
Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık."
"İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetlerin ticaret müşavirlikleri ve ateşeler tarafından dikkatlice takip edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş insanlarının sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluğun şimdilik söz konusu olmadığını dile getirerek, "Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.
28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerinin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımların atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz." bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen füzenin NATO tarafından etkisiz hâle getirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı. Ancak burada şu hususun altını çizerek ifade etmek durumundayım. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz."
"Kimse yanlış hesap yapmamalı"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devlet tek millet şiarıyla hareket edilen Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlinde olunduğunu vurguladı.
Bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerinin de anbean izlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin sık sık istismar ettiği bir başka konunun da hudut güvenliği olduğuna işaret ederek, "Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç hâlinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz." dedi.
"Alternatif planlamalar yaptık"
Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerin de süratle alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışma öncesi dönemde İran seferlerinin azaltıldığını, uçuşların gündüz saatlerine çekildiğini hatırlattı.
28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferlerin durdurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Kara yolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergâh olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergâhlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor."
"Kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak"
"Türkiye emin ve ehil kadroların riyasetinde hamdolsun güvendedir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özellikle yabancı basında son günlerde koro hâlinde, senkronize şekilde yürütülen kampanyalar Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen, biz Türkiye Yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler. Tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyor, Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.
Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dâhil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.
"Hükûmet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.
Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dâhil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde hâlen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."
"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.
Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.
Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dâhil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükûmetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.
Ortada durumu içler acısı hâlde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."
"Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın"
"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükûmetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."
İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içinde olduklarını, daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptığını ifade etti.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın muhataplarıyla sürekli temas hâlinde olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı olmak üzere bakanların kendi görev alanlarıyla ilgili konuları hassasiyetle takip ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir şeyi şansa bırakmadıklarını, krizin özellikle ekonomik etkilerini asgari düzeyde tutmak için dinamik bir süreç yönetimiyle gerekli tedbirleri aldıklarını vurgulayarak, 28 Şubat'tan beri tedbirler kapsamında neler yapıldığını hatırlattı.
Bölgede yaşanan çatışmaların, enerji ve emtia fırsatlarından ticarete, turizmden tedarik zincirlerine birçok başlıkta belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür kaotik durumların hazırlıksız yakalanan ekonomiler için birer tehdit, hazırlıklı olanlar için ise yönetilebilir süreçler olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hamdolsun ikinci kategoride, yani belirsizliği yönetebilme kabiliyetine sahip ülkeler arasında yer alıyoruz. Geçmişte pek çok küresel krizden ve bölgesel gerilimden yara alarak değil, güçlenerek çıkmış bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz bu anlamda ciddi bir deneyime sahiptir. Dış şoklara karşı direncimiz eskiye nazaran bugün çok daha güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarında. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir." diye konuştu.
"Eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık"
Proaktif bir yaklaşımla attıkları adımlar sayesinde piyasaların sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini, 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankasının Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yaptıklarının altını çizerek, vatandaşları enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldıklarını söyledi.
"Enerji arz güvenliğinde yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içi ham petrol üretimini 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde kaynak çeşitliliğini artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettiklerini bildirdi.
Hâlihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku olarak depolama tesislerinde muhafaza edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, BOTAŞ'ın, geçen dönemde aynı şekilde uluslararası enerji şirketleri ile çok sayıda doğal gaz ve LNG anlaşması imzaladığını dile getirdi.
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtemel arz kesintilerine karşı enerji terminalleri ve doğal gaz depolama tesislerinin mukavemet kabiliyetini ciddi oranda güçlendirdiklerini aktararak, "Yükselen talep trafiğine rağmen kullanıcıların akaryakıta erişiminde de herhangi bir aksamaya mahal vermiyoruz. Yani enerji boyutunda hamdolsun her şey kontrolümüz altında." dedi.
Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesi için gerekli tedbirleri aldık. Ülkemizde tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda Allah'ın izniyle bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ticaretimizin olumsuz etkilenmemesi için de gerekeni yapıyoruz. Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık."
"İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetlerin ticaret müşavirlikleri ve ateşeler tarafından dikkatlice takip edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş insanlarının sağlık ve güvenlik durumlarında herhangi bir olumsuzluğun şimdilik söz konusu olmadığını dile getirerek, "Burada geleceğe dair umutlarımızı artıran bir haberi de paylaşmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakla Avrupa Birliği menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtti. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.
28 Şubat'tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerinin tahkimi noktasında ihtiyaç duyulan tüm adımların atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda. Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz." bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Mart'ta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye'ye yöneldiği tespit edilen füzenin NATO tarafından etkisiz hâle getirildiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı. Ancak burada şu hususun altını çizerek ifade etmek durumundayım. Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir. Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle eşgüdüm içinde takip edecek, güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz."
"Kimse yanlış hesap yapmamalı"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin adaya konuşlandırıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki devlet tek millet şiarıyla hareket edilen Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlinde olunduğunu vurguladı.
Bölgedeki terör unsurlarının faaliyetlerinin de anbean izlendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna ve istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun en güçlü şekilde karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, Siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir. Irak Kürt bölgesindeki kardeşlerimizin yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, bu oyuna gelmeyeceklerine yürekten inanıyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin sık sık istismar ettiği bir başka konunun da hudut güvenliği olduğuna işaret ederek, "Şu an için sınır hattımızda herhangi bir sorun ya da hareketlilik yok. Sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerimizde önleyici tedbirlerimizi artırdık. Kurumlar arası iş bölümünü netleştirdik. İhtiyaç hâlinde devreye alınacak uygulama planlarını, koordinasyon merkezlerimizi ve müdahale mekanizmalarını hazır tutuyoruz." dedi.
"Alternatif planlamalar yaptık"
Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerin de süratle alındığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışma öncesi dönemde İran seferlerinin azaltıldığını, uçuşların gündüz saatlerine çekildiğini hatırlattı.
28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferlerin durdurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Muscat üzerinden sürdürdük. Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz. Kara yolu tarafında ise taşımacılara olası saldırı risklerine karşı alternatif güzergâh olarak Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergâhlarını kullanmalarını önerdik ve ilgili ülkelerle koordinasyonu sağladık. Hava sahası ve havalimanlarında oluşabilecek muhtemel değişiklikler ilgili birimlerimiz tarafından yakından takip ediliyor."
"Kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak"
"Türkiye emin ve ehil kadroların riyasetinde hamdolsun güvendedir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Özellikle yabancı basında son günlerde koro hâlinde, senkronize şekilde yürütülen kampanyalar Allah'ın izniyle Türkiye'ye hiçbir zarar veremez. Çünkü Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Malum çevreler tarafından körüklenen kampanyalara rağmen, biz Türkiye Yüzyılı rotamızda emin adımlarla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Karanlık mahfillerde yazılan kanlı senaryoların hiçbiri işe yaramayacak. Dili dualı bu millete tuzak kuranların hevesleri yine kursaklarında kalacak. Bugüne kadar her yolu denediler. Tüm maşalarını üzerimize saldılar ama başaramadılar. İnşallah bundan sonra da başaramayacaklar. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyor, Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Haftanın popüler haberleri
Yandex Ads Boost'un AI hayatı kolaylaştırıyor
Yandex Ads Boost'un AI Asistanı, yayıncıların mobil oyun ve uygulamalarının büyümesini kolaylaştırıyor.
Palandöken, “Eşel mobil kararı piyasayı rahatlatacak”
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sisteminin yeniden devreye alınmasının piyasalar açısından olumlu bir adım olduğunu söyledi.
İngiltere’de büyüme tahminleri geriledi
OBR, 2026 için beklenen büyüme oranı tahminini yüzde 1,4'ten yüzde 1,1'e düşürmekle birlikte sonraki yıllar için tahminlerini yükseltti.
Roche, Güney Kore biyoteknoloji sektörüne yatırım yapacak
Roche, Güney Kore biyoteknoloji sektörüne 481 milyon dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.
Türkiye 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyada 16. büyük ekonomi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Türkiye 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyada 16. büyük ekonomi"
Luxera GYO, Borsa'da LXGYO koduyla işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Luxera GYO için çaldı.
İstanbul Havalimanı Avrupa'da rekor kırıyor
İstanbul Havalimanı 23 Şubat-1 Mart döneminde günlük ortalama 1303 uçuşla bir kez daha Avrupa'daki en yoğun havalimanı oldu.
TROY kartla Biletinial’da çocuk etkinlikleri indirimli
TROY kartla Biletinial’da çocuk etkinlikleri yüzde 25 indirimli olacak.
Bu Gençlikte İŞ Var!'da girişimler belirlendi
TÜSİAD'ın girişimcilik programı Bu Gençlikte İŞ Var!'da TÜSİAD üyelerinin rehberlik yapacağı girişimler belirlendi.
BEEV: Kadınlar bilişime erişimde daha fazla engelle karşılaşıyor
Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV) Genel Müdürü Neyran Akyıldız: "Kadınlar bilişime erişimde daha fazla engelle karşılaşıyor."
Pizza girişimcisi Serpil Yurtseven kadınlara ilham veriyor
Sampi Pizza Portivo’nun ilk kadın girişimcisi Serpil Yurtseven kadınlara ilham veriyor.
Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne katıldı
Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı.
vivo V70 Türkiye'deki kullanıcılarla buluştu
vivo V70, güçlendirilmiş ZEISS kamera teknolojisi ve yeni OriginOS arayüzüyle Türkiye'deki kullanıcılarla buluştu.
TCL, MWC 2026'da yeni tablet serisini tanıttı
TCL, Mobil Dünya Kongresi'nde (MWC) modern dijital yaşamın farklı ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde tasarladığı kapsamlı tablet serisini tanıttı.
Philips, Lumea ile kadınların yanında olmaya devam ediyor
Philips, Lumea ile kendi ışığını cesurca yansıtan kadınların yanında olmaya devam ediyor.
Dijital para birimleri ve yapay zekâ ödeme dünyasını değiştiriyor
KPMG'den Sinem Cantürk “Ödeme sistemleri bugün dijital para birimleri, yapay zekâ ve açık ekosistemlerin etkisiyle yeniden şekilleniyor." dedi.
Canray, METS 225 projesinde tüm iç mekân sistemlerini üstlendi
METS 225 projesinde, trenin tüm iç mekân sistemlerinin tasarım, mühendislik, üretim ve montaj süreçleri Canray Ulaşım tarafından gerçekleştirildi.
Havas Engage’in Kreatif Direktörü Can Bilginer oldu
Havas Engage, Can Bilginer’i Kreatif Direktör olarak kadrosuna kattı.
Derya Özbalcı Yeşilyurt’a iki önemli otelde iki önemli görev
Derya Özbalcı Yeşilyurt Fairmont Quasar İstanbul ve The Grand Tarabya’nın Pazarlama ve İletişim Direktörlüğü görevine atandı.
Mr Usta’nın yeni CEO’su Ayşe Pehlivaner Güney oldu
Mr Usta’nın yeni CEO’su Ayşe Pehlivaner Güney oldu.
Maxion İnci Jant Grubunda Gülçin Tekin'e yeni görev
Maxion İnci Jant Grubu Operasyonlarının Başına Gülçin Tekin getirildi.
Karnaval’ın Kurumsal İlişkiler Başkanı Olcay Akay oldu
Karnaval, medya ve yayıncılık alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Olcay Akay’ı Kurumsal İlişkiler Başkanı olarak görevlendirdi.
Gençlere IBAN kiralama tuzağına düşmeyin uyarısı
Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, gençlere "IBAN kiralama" tuzağına karşı dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.
Bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 51'e ulaştı
TBB'nin üye bankalarından derlediği verilere göre bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 51’e yükseldi.
Bakan Uraloğlu açıkladı: YHT Bursa Osmaneli hattı ne zaman bitecek?
Bakan Uraloğlu "Bursa-Osmaneli kesimi çalışmalarında önemli bir aşamaya geldik, bu kesimi yılın ikinci yarısında tamamlamayı planlıyoruz." dedi.
TÜİK, en fazla aylık reel getiri şampiyonunu açıkladı
TÜİK, Şubat ayına ilişkin "finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları"nı açıkladı. Şubat'ta en fazla aylık reel getiri BIST 100 endeksinde oldu.
vivo, X300 Ultra'yı Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak
vivo, yeni amiral gemisi X300 Ultra telefonunu Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak.
Pfizer Türkiye’de Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Liderliği’ne atama
Pfizer Türkiye’de Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Liderliği’ne Utku Dilaver atandı.
Anadolu Hackathon için başvurular başladı
Anadolu Hackathon için başvurular başladı: Yandex Türkiye ve SBTÜ, öğrencileri Türkiye için Yapay Zeka çözümleri geliştirmeye davet ediyor.
Güney Afrika e-ticaret pazarında yükselme bekliyor
Güney Afrika e-ticaret pazarının büyüklüğünün 2033 yılına kadar yüzde 27,9'luk yıllık büyümeyle 2,2 trilyon doları aşması bekleniyor.
Çimentaş’ta üst düzey atamalar
Çimentaş CEO’su Cenker Mirzaoğlu, mevcut görevinin yanı sıra Cementir Grup’un Stratejik Gelişimden Sorumlu Üst Düzey Yönetici, Gürol Özer ise Çimentaş Genel Müdürü oldu.
A101'in PR hizmetlerini SOBRAZ yönetecek
A101, iletişim çalışmaları için SOBRAZ ile işbirliğine gitti.
sahibinden.com, Türkiye Basketbol Milli Takımlar ana sponsoru oldu
sahibinden.com, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile imzalanan sponsorluk anlaşması ile Türkiye Basketbol Milli Takımlarının ana sponsoru oldu.
Cannes Young Lions 2026’da Türkiye’den kimler yarışacak?
Cannes Young Lions 2026’da Türkiye’yi temsil edecek genç profesyoneller ve yaratıcılar belli oldu.
Hopi’de Reklam Teknolojileri Direktörlüğü ataması
Hopi’de Reklam Teknolojileri Direktörlüğü görevine Murat Altuntaş atandı.
DOME’da Burak Oruç CFO ve CGO olarak atandı
DOME’da stratejik yapılanma: Burak Oruç CFO ve Chief Growth Officer olarak atandı.
Nurçin Koçoğlu, Beymen Group’ta
Nurçin Koçoğlu, Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.
Palandöken'den sitem: Ekim alanları beton yığınları ile doldu
Palandöken: Bilindiği üzere bir meyve ağacı verimlilik haline alıncaya kadar en az altı yıl geçecek. Şehrin en güzel ekim alanları artık beton yığınları ile doldu.
Hisarcıklıoğlu: Spekülatif haberlere itibar edilmemelidir
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Piyasalarda sağlıklı işleyişi zedeleyebilecek spekülatif haberlere itibar edilmemelidir.
TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclisinde Alper Kanca dönemi
TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclisi Başkanlık Divanı seçiminde Alper Kanca oy birliğiyle Başkan, Albert Saydam Meclis Başkan Yardımcısı olarak seçildi.