Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanmanın avantajlarına dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 02.10.2024 11:54
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2024 11:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve tedavi süreçlerini daha etkin hale getirmek açısından büyük önem taşıyor. Özellikle sensör teknolojisi, cilt altı sıvısındaki glukoz seviyelerini düzenli aralıklarla ölçerek diyabetli bireylere ve sağlık profesyonellerine ayrıntılı bilgi sağlıyor. Bu sayede, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet yönetiminde daha kapsamlı bir glukoz kontrolü sağlandığını söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner, son araştırmaların da sensör kullanımının her iki diyabet türünde de komplikasyon risklerini minimize ettiğini ve böylelikle hastaların günlük yaşamlarını daha kolay yönettiklerini ortaya koyduğunu belirtti.
Sensör teknolojisi, etkin diyabet yönetimi adına hem hastalar hem de hekimler için vazgeçilmez hale geldi. Sürekli glukoz takibi imkânı sunmanın yanı sıra ani değişimlere hızla müdahale edilmesine olanak sağlayan sensörler, uzun vadede sağlık sonuçlarını iyileştirme açısından diyabet tedavisinde devrim niteliği taşıyor. Bu teknolojinin hastalar ve doktorlar için büyük kolaylık sağladığına dikkat çeken Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanımının önemini şu sözlerle anlattı: “Sensörler, kan glukoz düzeylerine çok yakın seviyelerde olan cilt altı sıvısındaki glukozu çok sık aralıklarla ölçüyor. Bu teknoloji, gün içerisinde parmak delmeden hastanın istediği andaki glukoz düzeyi ile ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor. Hastalarımız yemek öncesi ve yemek sonrası, gece ya da günün herhangi bir anında glukoz düzeyleri ile ilgili bilgiye sahip olabiliyor. Bu şekilde kullanıcılar hem karbonhidrat sayımı öncesi temel avantajları elde ediyor hem de şekerin aşırı düşmeye ya da yükselmeye başladığı anları sensörden gelen uyarılarla fark edip önlem alabiliyor. Ayrıca günlük şeker grafiklerini inceleyerek, glukoz seviyelerindeki sorunların bazal insülin dozlarından mı yoksa bolus insülin uygulamalarının yetersizliğinden mi kaynaklandığını tespit etmek mümkün oluyor. Sensörler sayesinde beslenmeye bağlı glukoz değişiklikleri anında fark edilerek gerekli ayarlamalar hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Bu durum, hem tedavi süreçlerinin daha hassas yönetilmesine hem de hastaların daha stabil bir glukoz kontrolü sağlamasına katkı sağlıyor. Dolayısıyla hem hasta hem de hekim insülin doz ayarlarını kolaylıkla yapabiliyor veya beslenmenin yarattığı değişiklikleri görüp diyet uyumunu artırabiliyor. Pompa kullanan Tip 1 diyabetli hastalarda pompalara entegre sensörler sayesinde akıllı güncel pompalar şekerin düşme ya da yükselme hızına göre insülin gönderme hızını ayarlayabiliyor. Bu sistemler bir çeşit yarı otomatik yapay pankreas olarak görev yapabiliyor. Yine pompalar sensörden aldıkları bilgiyle ani şeker düşüklüğü olan hipoglisemiye girmeden insülin göndermeyi yavaşlatıp durdurabiliyor. Bu da hastalarımızın adına en korktuğumuz sorun olan hipoglisemiyi yaşamalarını önlüyor.”
Tip 2 diyabetli hastalar sürekli parmak delme derdinden kurtuluyor
Sensör teknolojisinin Tip 2 diyabetli bireylerin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknolojinin en büyük avantajlarından biri hastaların sürekli parmak delme ihtiyacı duymadan gün içerisindeki glukoz seviyelerini takip edebilmeleri. Glukozdaki ani düşüş ve yükselmeleri, sensörlerin akıllı telefonlarına gönderdiği uyarılarla anında fark eden hastalar, hızla önlem alarak olası komplikasyonların önüne geçebiliyor. Bu anlık geri bildirimler diyabet yönetiminde büyük bir kolaylık sağlarken hastaların yaşam kalitesini de önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca Tip 2 diyabetik hastaların önemli bir bölümünde maalesef diyete uyum sorunu görüyoruz. Sensörler sayesinde bu hastalar, hangi gıdaların glukozda ani ve aşırı yükselmeye neden olduğunu görebiliyor ve buna göre beslenmelerini yeniden düzenleyebiliyor. Hekim olarak bizler hem hastanın telefonundan hem de istersek kendi bilgisayar ekranımızdan hastamızın günlük glukoz değerlerini, grafiklerini ve ani şeker oynamalarını takip ederek tedavi düzenlememizi çok daha rahat ve doğru biçimde yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Sensörler sayesinde hasta-hekim iş birliği artıyor
Sensörlerin hekimlere sunduğu avantajlara da değinen Prof. Dr.Okan Bakıner; “Sensörlerin bize sunduğu en büyük avantaj hastalarımızın günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker çizelgelerini detaylı bir şekilde görebilmemiz. Bu sayede anlık ve günlük dalgalanmaları çok daha iyi anlayabiliyoruz. Ayrıca, sensör cihazları gün içerisindeki ani şeker düşüş zamanlarını tam saatleriyle bildiriyor. Bu bilgi, tedavi protokollerimizi gözden geçirmemize ve gerektiğinde düzenlemeler yapmamıza olanak sağlıyor. Sensörlerden aldığımız diğer önemli bir bilgi de hastanın hedefte geçirdiği zaman. Genel olarak şeker düzeylerinin 70-180 mg/dl arasında seyrettiği süreyi bize veren ‘Hedefte Geçen Zaman’ aralığının, günün 24 saatinin en az yüzde 70’ini kapsaması gerekir. Bu cihazlar sayesinde hastalarımızın hedefte geçen zaman miktarını, hedefin üstü ya da altı geçen zaman miktarlarını, günlük dalgalanmaları, ortalama günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker düzeylerini görebiliyoruz. Tahmini HbA1C (üç aylık şeker ortalaması) düzeyini öngörebiliyoruz. Bu hem hekimler olarak bizlerin tedavilerini yeniden gözden geçirme olanağı sunuyor hem de hastalarımızla olan iş birliğimizi artırıyor” dedi.
Sensör teknolojisini kullanan bireyler daha iyi bir HbA1C düzeyine sahip
Sensör sayesinde diyabetli bireylerin parmak ucu delmeden günün 24 saatinde glukoz düzeyleri hakkında bilgi alabilecek rahatlığa erişebildiklerinin altını çizen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknoloji ile hastalarımız, hipoglisemi ve hiperglisemi uyarı sistemi ile kan şekerinde ani düşüş ve yükselmelere karşı önlem alabilecek duruma geldiler. Özellikle de ‘gece kan şekerim düşerse ne olur’ korkusunu yendiler. Yaşlı ve çocuk hastalarda çok daha kritik önem taşıyan bu durumun kolaylıkla kontrol altında tutulabilmesi hasta yakınlarına da büyük kolaylık sağlıyor. Yapılan çalışmalar sensör teknolojisini kullanan hastaların daha iyi HbA1C düzeylerine sahip olduğunu ve daha az gün içi glukoz değişkenliği yaşadığını gösteriyor. Diyet ve egzersiz gibi zorunlu yaşam tarzı değişikliklerine hasta uyumunun arttığını da çalışmalardan görüyoruz. Erken dönemden itibaren sensör teknolojisi kullanan hastalarda küçük ve büyük damar hastalıkları ile ilgili diyabet komplikasyonlarının azaldığını gözlemliyoruz. Üstelik sensör teknolojisi, artık sadece Tip 1 diyabetli bireyler için değil, insülin kullanan Tip 2 diyabetik hastalar ve hatta gebelerde bile önerilen bir yöntem haline geldi. Sensörlerin maliyeti de günümüzde daha erişilebilir durumda. Bu noktada özellikle tedaviye uyum sorunu yaşayan hastalar için sensör teknolojisi devrim niteliğinde” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanmanın avantajlarına dikkat çekti.
Diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve tedavi süreçlerini daha etkin hale getirmek açısından büyük önem taşıyor. Özellikle sensör teknolojisi, cilt altı sıvısındaki glukoz seviyelerini düzenli aralıklarla ölçerek diyabetli bireylere ve sağlık profesyonellerine ayrıntılı bilgi sağlıyor. Bu sayede, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet yönetiminde daha kapsamlı bir glukoz kontrolü sağlandığını söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner, son araştırmaların da sensör kullanımının her iki diyabet türünde de komplikasyon risklerini minimize ettiğini ve böylelikle hastaların günlük yaşamlarını daha kolay yönettiklerini ortaya koyduğunu belirtti.
Sensör teknolojisi, etkin diyabet yönetimi adına hem hastalar hem de hekimler için vazgeçilmez hale geldi. Sürekli glukoz takibi imkânı sunmanın yanı sıra ani değişimlere hızla müdahale edilmesine olanak sağlayan sensörler, uzun vadede sağlık sonuçlarını iyileştirme açısından diyabet tedavisinde devrim niteliği taşıyor. Bu teknolojinin hastalar ve doktorlar için büyük kolaylık sağladığına dikkat çeken Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanımının önemini şu sözlerle anlattı: “Sensörler, kan glukoz düzeylerine çok yakın seviyelerde olan cilt altı sıvısındaki glukozu çok sık aralıklarla ölçüyor. Bu teknoloji, gün içerisinde parmak delmeden hastanın istediği andaki glukoz düzeyi ile ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor. Hastalarımız yemek öncesi ve yemek sonrası, gece ya da günün herhangi bir anında glukoz düzeyleri ile ilgili bilgiye sahip olabiliyor. Bu şekilde kullanıcılar hem karbonhidrat sayımı öncesi temel avantajları elde ediyor hem de şekerin aşırı düşmeye ya da yükselmeye başladığı anları sensörden gelen uyarılarla fark edip önlem alabiliyor. Ayrıca günlük şeker grafiklerini inceleyerek, glukoz seviyelerindeki sorunların bazal insülin dozlarından mı yoksa bolus insülin uygulamalarının yetersizliğinden mi kaynaklandığını tespit etmek mümkün oluyor. Sensörler sayesinde beslenmeye bağlı glukoz değişiklikleri anında fark edilerek gerekli ayarlamalar hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Bu durum, hem tedavi süreçlerinin daha hassas yönetilmesine hem de hastaların daha stabil bir glukoz kontrolü sağlamasına katkı sağlıyor. Dolayısıyla hem hasta hem de hekim insülin doz ayarlarını kolaylıkla yapabiliyor veya beslenmenin yarattığı değişiklikleri görüp diyet uyumunu artırabiliyor. Pompa kullanan Tip 1 diyabetli hastalarda pompalara entegre sensörler sayesinde akıllı güncel pompalar şekerin düşme ya da yükselme hızına göre insülin gönderme hızını ayarlayabiliyor. Bu sistemler bir çeşit yarı otomatik yapay pankreas olarak görev yapabiliyor. Yine pompalar sensörden aldıkları bilgiyle ani şeker düşüklüğü olan hipoglisemiye girmeden insülin göndermeyi yavaşlatıp durdurabiliyor. Bu da hastalarımızın adına en korktuğumuz sorun olan hipoglisemiyi yaşamalarını önlüyor.”
Tip 2 diyabetli hastalar sürekli parmak delme derdinden kurtuluyor
Sensör teknolojisinin Tip 2 diyabetli bireylerin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknolojinin en büyük avantajlarından biri hastaların sürekli parmak delme ihtiyacı duymadan gün içerisindeki glukoz seviyelerini takip edebilmeleri. Glukozdaki ani düşüş ve yükselmeleri, sensörlerin akıllı telefonlarına gönderdiği uyarılarla anında fark eden hastalar, hızla önlem alarak olası komplikasyonların önüne geçebiliyor. Bu anlık geri bildirimler diyabet yönetiminde büyük bir kolaylık sağlarken hastaların yaşam kalitesini de önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca Tip 2 diyabetik hastaların önemli bir bölümünde maalesef diyete uyum sorunu görüyoruz. Sensörler sayesinde bu hastalar, hangi gıdaların glukozda ani ve aşırı yükselmeye neden olduğunu görebiliyor ve buna göre beslenmelerini yeniden düzenleyebiliyor. Hekim olarak bizler hem hastanın telefonundan hem de istersek kendi bilgisayar ekranımızdan hastamızın günlük glukoz değerlerini, grafiklerini ve ani şeker oynamalarını takip ederek tedavi düzenlememizi çok daha rahat ve doğru biçimde yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Sensörler sayesinde hasta-hekim iş birliği artıyor
Sensörlerin hekimlere sunduğu avantajlara da değinen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Sensörlerin bize sunduğu en büyük avantaj hastalarımızın günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker çizelgelerini detaylı bir şekilde görebilmemiz. Bu sayede anlık ve günlük dalgalanmaları çok daha iyi anlayabiliyoruz. Ayrıca, sensör cihazları gün içerisindeki ani şeker düşüş zamanlarını tam saatleriyle bildiriyor. Bu bilgi, tedavi protokollerimizi gözden geçirmemize ve gerektiğinde düzenlemeler yapmamıza olanak sağlıyor. Sensörlerden aldığımız diğer önemli bir bilgi de hastanın hedefte geçirdiği zaman. Genel olarak şeker düzeylerinin 70-180 mg/dl arasında seyrettiği süreyi bize veren ‘Hedefte Geçen Zaman’ aralığının, günün 24 saatinin en az yüzde 70’ini kapsaması gerekir. Bu cihazlar sayesinde hastalarımızın hedefte geçen zaman miktarını, hedefin üstü ya da altı geçen zaman miktarlarını, günlük dalgalanmaları, ortalama günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker düzeylerini görebiliyoruz. Tahmini HbA1C (üç aylık şeker ortalaması) düzeyini öngörebiliyoruz. Bu hem hekimler olarak bizlerin tedavilerini yeniden gözden geçirme olanağı sunuyor hem de hastalarımızla olan iş birliğimizi artırıyor” dedi.
Sensör teknolojisini kullanan bireyler daha iyi bir HbA1C düzeyine sahip
Sensör sayesinde diyabetli bireylerin parmak ucu delmeden günün 24 saatinde glukoz düzeyleri hakkında bilgi alabilecek rahatlığa erişebildiklerinin altını çizen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknoloji ile hastalarımız, hipoglisemi ve hiperglisemi uyarı sistemi ile kan şekerinde ani düşüş ve yükselmelere karşı önlem alabilecek duruma geldiler. Özellikle de ‘gece kan şekerim düşerse ne olur’ korkusunu yendiler. Yaşlı ve çocuk hastalarda çok daha kritik önem taşıyan bu durumun kolaylıkla kontrol altında tutulabilmesi hasta yakınlarına da büyük kolaylık sağlıyor. Yapılan çalışmalar sensör teknolojisini kullanan hastaların daha iyi HbA1C düzeylerine sahip olduğunu ve daha az gün içi glukoz değişkenliği yaşadığını gösteriyor. Diyet ve egzersiz gibi zorunlu yaşam tarzı değişikliklerine hasta uyumunun arttığını da çalışmalardan görüyoruz. Erken dönemden itibaren sensör teknolojisi kullanan hastalarda küçük ve büyük damar hastalıkları ile ilgili diyabet komplikasyonlarının azaldığını gözlemliyoruz. Üstelik sensör teknolojisi, artık sadece Tip 1 diyabetli bireyler için değil, insülin kullanan Tip 2 diyabetik hastalar ve hatta gebelerde bile önerilen bir yöntem haline geldi. Sensörlerin maliyeti de günümüzde daha erişilebilir durumda. Bu noktada özellikle tedaviye uyum sorunu yaşayan hastalar için sensör teknolojisi devrim niteliğinde” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Haftanın popüler haberleri
MÜSİAD Bursa üyesi Murat Bayizit’e İngiltere’de stratejik görev
MÜSİAD Bursa Şubesi üyelerinden Murat Bayizit, MÜSİAD İngiltere Genel Kurulu’nda Diplomatik İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
BUSİAD Bakış Dergisi yeni sayısında "Su" krizine dikkat çekti
"BUSİAD'dan Bakış", 171. sayısında "Hayatın Kaynağı: SU" dosya konusuyla iklim krizini ve tasarruf çözümlerini masaya yatırdı.
Palandöken: Yapılandırma yapılmalı ve esnaf rahatlatılmalı
Palandöken: Vergi dairesine ve SGK'na olan borçların 72 aya bölünmesi olumlu bir adım gibi görünse de yüksek faiz nedeniyle ödeme planları sürdürülebilir olmuyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni kaldırıldı
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Bayramda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması bekleniyor
Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Öncel, Kurban Bayramı'nda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması beklendiğini duyurdu.
44 firma 'Responsible' markasını kullanım hakkını elde etti
Bakan Bolat: Son 10 yılda UR-GE desteği kapsamında 783 milyon lira ödeme gerçekleştirildi.
Bakan Kacır: Küresel arenada 8 Turcornumuz var
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Turcornumuz var.
Sosyal medya paylaşımları turiste referans oluyor
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sosyal medya paylaşımlarının turistin tatil tercihini etkilediğini söyledi.
İyi Finans'tan yeni şube
İyi Finans, 31. şubesini Mardin'de açtı.
Yanıltıcı reklam ve karanlık ticari tasarımlara ceza
Reklam Kurulundan tüketiciyi aldatan reklamlara 4,5 ayda 122 milyon lira ceza!
Ekinciler "EKDMR" koduyla Borsa'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi AŞ için çaldı.
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün'den THY ve AJet'ten ek sefer duyurusu
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, THY ve AJet'in Kurban Bayramı tatili için toplam 545 ek sefer planladığını duyurdu.
Türkiye'nin ihracatında artış
Türkiye'nin ihracatı nisanda geçen yıla kıyasla yüzde 22,3 arttı.
AJet'in İstanbul'dan iki ülkeye seferleri başlıyor
AJet'in İstanbul-İskenderiye ile Ankara-St. Petersburg seferleri başlıyor.
İstanbul'u küresel finans ve cazibe merkezi yapma vizyonu
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcıyoruz.
Erdoğan'dan müjde: 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan müjde: İkinci yüzer üretim platformunun bitimiyle 2028'de 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak.
Üregen: "Evet, şu an CHP Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'dur."
İcra memurları, söz konusu kararı çalışma ofisine gelerek CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'na iletti.
Ticaret Bakanı Bolat'tan BTSO ve iş dünyasına övgü dolu sözler
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hometex 2026 Fuarını, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasını, Bursa sanayi, ticaret, ihracatını Dijital Haber mikrofonlarına değerlendirdi.
İş insanı Davut Gürkan: Küresel vize krizleri Türkiye’ye yaradı
Hometex 2026 Fuarı'nda konuşan Davut Gürkan, lojistik güç, ihracat odaklı inovasyon ve ara eleman projeleriyle Bursa tekstilinin küresel liderliğini anlattı.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107. yılı
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yıl dönümü kutlanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından terörsüz Türkiye, ekonomi, dünya konjonktörü açıklamalarında ve Sumud Filosuna destek çağrısında bulundu.
Dünyanın gözü İNRES 2026’da olacak
2’nci İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (İNRES 2026), 22 Mayıs’ta Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Kartlı ödemelerin tutarı Nisan'da 2,6 trilyon liraya ulaştı
BKM, Nisan verilerini açıkladı.Türkiye'de kredi kartı sayısı 147,6 milyona, banka kartı sayısı 216 milyona, ön ödemeli kart sayısı 98,4 milyona yükseldi.
İlk 4 ayda toplam otomotiv üretimi 448 bin 428 adet oldu
OSD duyurdu: Otomotiv ihracatı adet bazında bu yılın ocak-nisan döneminde 300 bin 718 olarak gerçekleşti. Bu dönemde, toplam otomotiv ihracatı 13,8 milyar dolar oldu.
THY'nin İstanbul-Dubai uçuşları yeniden başlatılıyor
ABD ile İran arasındaki savaş nedeniyle ara verilen THY'nin İstanbul-Dubai uçuşları 9 Haziran'da yeniden başlatılıyor.
TÜİK, iş gücü istatistiklerini açıkladı
Türkiye'de işsizlik oranı, 2026'nın ilk çeyreğinde 2025'in son çeyreğine göre 0,1 puanlık azalışla yüzde 8,2 oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Galatasaray Futbol Takımı'nı kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini kabul etti.
İsrail'den yine alçaklık! Küresel Sumud Filosu'na saldırdı
İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırdı.
Palandöken “Her iki kişiden birinin kredi kartı borcu var”
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kredi ve kredi kartı yasal takipte olan banka müşterilerine yönelik BDDK ve ilgili Bakanlıklardan destek istedi.
İklimlendirme Meclis Başkanlığına Mehmet Hakkı Şanal seçildi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye İklimlendirme Meclisi Başkanlığına Mehmet Hakkı Şanal seçildi.
TOBB Türkiye Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk oldu
TOBB Türkiye Kimya Sanayi Meclisi Başkanı yeniden Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Onursal Başkanı Timur Erk seçildi.
Hisarcıklıoğlu KOBİ’lere destek istedi
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, "KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız." dedi.
Sezin Erken, ING Türkiye Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı
Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
Egeli ihracatçılardan yeni rota: Çin
Çin Endüstri ve Ticaret Bankası (ICBC) ile düzenlenen toplantıda ticaret hacminin geliştirilmesi, finansmana erişim, yeni iş birliği fırsatları ele alındı.
TMSF'den otel satışı
TMSF, Babylon Town Turizm'e ait Antalya’daki oteli satışa çıkardı.
SRC Kurye Belgesi alma süresi 2027'ye kadar uzatılacak
Bakan Uraloğlu: SRC Kurye Mesleki Yeterlilik Belgesi ile Kurye Faaliyet Belgesi temin süresini 1 Ocak 2027'ye kadar uzatacağız.
Erdoğan’dan Türk dünyasına dijital vizyonda birlik çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TDT Türkistan Zirvesi'nde konuştu: "Gaspıralı’nın şiarına 115 yıl sonra 'Dijital vizyonda birlik' ifadesini ekleme zamanı gelmiştir."
Yiğit Boztürk, Nissan Türkiye Genel Müdür Yardımcısı oldu
Nissan Türkiye Genel Müdür Yardımcılığına Yiğit Boztürk atandı.
Erdal Yavuz'a Milangaz'da üst düzey atama
GüzelEnerji Akaryakıt A.Ş. ve Milangaz’ın Genel Müdürü Erdal Yavuz oldu.
Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı EKPSS sonuçları açıklandı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM), Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) sonuçlarının açıklandığını bildirdi.