Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanmanın avantajlarına dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 02.10.2024 11:54
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2024 11:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve tedavi süreçlerini daha etkin hale getirmek açısından büyük önem taşıyor. Özellikle sensör teknolojisi, cilt altı sıvısındaki glukoz seviyelerini düzenli aralıklarla ölçerek diyabetli bireylere ve sağlık profesyonellerine ayrıntılı bilgi sağlıyor. Bu sayede, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet yönetiminde daha kapsamlı bir glukoz kontrolü sağlandığını söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner, son araştırmaların da sensör kullanımının her iki diyabet türünde de komplikasyon risklerini minimize ettiğini ve böylelikle hastaların günlük yaşamlarını daha kolay yönettiklerini ortaya koyduğunu belirtti.
Sensör teknolojisi, etkin diyabet yönetimi adına hem hastalar hem de hekimler için vazgeçilmez hale geldi. Sürekli glukoz takibi imkânı sunmanın yanı sıra ani değişimlere hızla müdahale edilmesine olanak sağlayan sensörler, uzun vadede sağlık sonuçlarını iyileştirme açısından diyabet tedavisinde devrim niteliği taşıyor. Bu teknolojinin hastalar ve doktorlar için büyük kolaylık sağladığına dikkat çeken Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanımının önemini şu sözlerle anlattı: “Sensörler, kan glukoz düzeylerine çok yakın seviyelerde olan cilt altı sıvısındaki glukozu çok sık aralıklarla ölçüyor. Bu teknoloji, gün içerisinde parmak delmeden hastanın istediği andaki glukoz düzeyi ile ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor. Hastalarımız yemek öncesi ve yemek sonrası, gece ya da günün herhangi bir anında glukoz düzeyleri ile ilgili bilgiye sahip olabiliyor. Bu şekilde kullanıcılar hem karbonhidrat sayımı öncesi temel avantajları elde ediyor hem de şekerin aşırı düşmeye ya da yükselmeye başladığı anları sensörden gelen uyarılarla fark edip önlem alabiliyor. Ayrıca günlük şeker grafiklerini inceleyerek, glukoz seviyelerindeki sorunların bazal insülin dozlarından mı yoksa bolus insülin uygulamalarının yetersizliğinden mi kaynaklandığını tespit etmek mümkün oluyor. Sensörler sayesinde beslenmeye bağlı glukoz değişiklikleri anında fark edilerek gerekli ayarlamalar hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Bu durum, hem tedavi süreçlerinin daha hassas yönetilmesine hem de hastaların daha stabil bir glukoz kontrolü sağlamasına katkı sağlıyor. Dolayısıyla hem hasta hem de hekim insülin doz ayarlarını kolaylıkla yapabiliyor veya beslenmenin yarattığı değişiklikleri görüp diyet uyumunu artırabiliyor. Pompa kullanan Tip 1 diyabetli hastalarda pompalara entegre sensörler sayesinde akıllı güncel pompalar şekerin düşme ya da yükselme hızına göre insülin gönderme hızını ayarlayabiliyor. Bu sistemler bir çeşit yarı otomatik yapay pankreas olarak görev yapabiliyor. Yine pompalar sensörden aldıkları bilgiyle ani şeker düşüklüğü olan hipoglisemiye girmeden insülin göndermeyi yavaşlatıp durdurabiliyor. Bu da hastalarımızın adına en korktuğumuz sorun olan hipoglisemiyi yaşamalarını önlüyor.”
Tip 2 diyabetli hastalar sürekli parmak delme derdinden kurtuluyor
Sensör teknolojisinin Tip 2 diyabetli bireylerin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknolojinin en büyük avantajlarından biri hastaların sürekli parmak delme ihtiyacı duymadan gün içerisindeki glukoz seviyelerini takip edebilmeleri. Glukozdaki ani düşüş ve yükselmeleri, sensörlerin akıllı telefonlarına gönderdiği uyarılarla anında fark eden hastalar, hızla önlem alarak olası komplikasyonların önüne geçebiliyor. Bu anlık geri bildirimler diyabet yönetiminde büyük bir kolaylık sağlarken hastaların yaşam kalitesini de önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca Tip 2 diyabetik hastaların önemli bir bölümünde maalesef diyete uyum sorunu görüyoruz. Sensörler sayesinde bu hastalar, hangi gıdaların glukozda ani ve aşırı yükselmeye neden olduğunu görebiliyor ve buna göre beslenmelerini yeniden düzenleyebiliyor. Hekim olarak bizler hem hastanın telefonundan hem de istersek kendi bilgisayar ekranımızdan hastamızın günlük glukoz değerlerini, grafiklerini ve ani şeker oynamalarını takip ederek tedavi düzenlememizi çok daha rahat ve doğru biçimde yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Sensörler sayesinde hasta-hekim iş birliği artıyor
Sensörlerin hekimlere sunduğu avantajlara da değinen Prof. Dr.Okan Bakıner; “Sensörlerin bize sunduğu en büyük avantaj hastalarımızın günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker çizelgelerini detaylı bir şekilde görebilmemiz. Bu sayede anlık ve günlük dalgalanmaları çok daha iyi anlayabiliyoruz. Ayrıca, sensör cihazları gün içerisindeki ani şeker düşüş zamanlarını tam saatleriyle bildiriyor. Bu bilgi, tedavi protokollerimizi gözden geçirmemize ve gerektiğinde düzenlemeler yapmamıza olanak sağlıyor. Sensörlerden aldığımız diğer önemli bir bilgi de hastanın hedefte geçirdiği zaman. Genel olarak şeker düzeylerinin 70-180 mg/dl arasında seyrettiği süreyi bize veren ‘Hedefte Geçen Zaman’ aralığının, günün 24 saatinin en az yüzde 70’ini kapsaması gerekir. Bu cihazlar sayesinde hastalarımızın hedefte geçen zaman miktarını, hedefin üstü ya da altı geçen zaman miktarlarını, günlük dalgalanmaları, ortalama günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker düzeylerini görebiliyoruz. Tahmini HbA1C (üç aylık şeker ortalaması) düzeyini öngörebiliyoruz. Bu hem hekimler olarak bizlerin tedavilerini yeniden gözden geçirme olanağı sunuyor hem de hastalarımızla olan iş birliğimizi artırıyor” dedi.
Sensör teknolojisini kullanan bireyler daha iyi bir HbA1C düzeyine sahip
Sensör sayesinde diyabetli bireylerin parmak ucu delmeden günün 24 saatinde glukoz düzeyleri hakkında bilgi alabilecek rahatlığa erişebildiklerinin altını çizen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknoloji ile hastalarımız, hipoglisemi ve hiperglisemi uyarı sistemi ile kan şekerinde ani düşüş ve yükselmelere karşı önlem alabilecek duruma geldiler. Özellikle de ‘gece kan şekerim düşerse ne olur’ korkusunu yendiler. Yaşlı ve çocuk hastalarda çok daha kritik önem taşıyan bu durumun kolaylıkla kontrol altında tutulabilmesi hasta yakınlarına da büyük kolaylık sağlıyor. Yapılan çalışmalar sensör teknolojisini kullanan hastaların daha iyi HbA1C düzeylerine sahip olduğunu ve daha az gün içi glukoz değişkenliği yaşadığını gösteriyor. Diyet ve egzersiz gibi zorunlu yaşam tarzı değişikliklerine hasta uyumunun arttığını da çalışmalardan görüyoruz. Erken dönemden itibaren sensör teknolojisi kullanan hastalarda küçük ve büyük damar hastalıkları ile ilgili diyabet komplikasyonlarının azaldığını gözlemliyoruz. Üstelik sensör teknolojisi, artık sadece Tip 1 diyabetli bireyler için değil, insülin kullanan Tip 2 diyabetik hastalar ve hatta gebelerde bile önerilen bir yöntem haline geldi. Sensörlerin maliyeti de günümüzde daha erişilebilir durumda. Bu noktada özellikle tedaviye uyum sorunu yaşayan hastalar için sensör teknolojisi devrim niteliğinde” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Okan Bakıner'den sensör teknolojisi ile etkin diyabet yönetimi
Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanmanın avantajlarına dikkat çekti.
Diyabet yönetimindeki teknolojik gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini yükseltmek ve tedavi süreçlerini daha etkin hale getirmek açısından büyük önem taşıyor. Özellikle sensör teknolojisi, cilt altı sıvısındaki glukoz seviyelerini düzenli aralıklarla ölçerek diyabetli bireylere ve sağlık profesyonellerine ayrıntılı bilgi sağlıyor. Bu sayede, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet yönetiminde daha kapsamlı bir glukoz kontrolü sağlandığını söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner, son araştırmaların da sensör kullanımının her iki diyabet türünde de komplikasyon risklerini minimize ettiğini ve böylelikle hastaların günlük yaşamlarını daha kolay yönettiklerini ortaya koyduğunu belirtti.
Sensör teknolojisi, etkin diyabet yönetimi adına hem hastalar hem de hekimler için vazgeçilmez hale geldi. Sürekli glukoz takibi imkânı sunmanın yanı sıra ani değişimlere hızla müdahale edilmesine olanak sağlayan sensörler, uzun vadede sağlık sonuçlarını iyileştirme açısından diyabet tedavisinde devrim niteliği taşıyor. Bu teknolojinin hastalar ve doktorlar için büyük kolaylık sağladığına dikkat çeken Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Okan Bakıner, Tip 1 ve Tip 2 diyabetli bireylerde sensör kullanımının önemini şu sözlerle anlattı: “Sensörler, kan glukoz düzeylerine çok yakın seviyelerde olan cilt altı sıvısındaki glukozu çok sık aralıklarla ölçüyor. Bu teknoloji, gün içerisinde parmak delmeden hastanın istediği andaki glukoz düzeyi ile ilgili ayrıntılı bilgiler veriyor. Hastalarımız yemek öncesi ve yemek sonrası, gece ya da günün herhangi bir anında glukoz düzeyleri ile ilgili bilgiye sahip olabiliyor. Bu şekilde kullanıcılar hem karbonhidrat sayımı öncesi temel avantajları elde ediyor hem de şekerin aşırı düşmeye ya da yükselmeye başladığı anları sensörden gelen uyarılarla fark edip önlem alabiliyor. Ayrıca günlük şeker grafiklerini inceleyerek, glukoz seviyelerindeki sorunların bazal insülin dozlarından mı yoksa bolus insülin uygulamalarının yetersizliğinden mi kaynaklandığını tespit etmek mümkün oluyor. Sensörler sayesinde beslenmeye bağlı glukoz değişiklikleri anında fark edilerek gerekli ayarlamalar hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Bu durum, hem tedavi süreçlerinin daha hassas yönetilmesine hem de hastaların daha stabil bir glukoz kontrolü sağlamasına katkı sağlıyor. Dolayısıyla hem hasta hem de hekim insülin doz ayarlarını kolaylıkla yapabiliyor veya beslenmenin yarattığı değişiklikleri görüp diyet uyumunu artırabiliyor. Pompa kullanan Tip 1 diyabetli hastalarda pompalara entegre sensörler sayesinde akıllı güncel pompalar şekerin düşme ya da yükselme hızına göre insülin gönderme hızını ayarlayabiliyor. Bu sistemler bir çeşit yarı otomatik yapay pankreas olarak görev yapabiliyor. Yine pompalar sensörden aldıkları bilgiyle ani şeker düşüklüğü olan hipoglisemiye girmeden insülin göndermeyi yavaşlatıp durdurabiliyor. Bu da hastalarımızın adına en korktuğumuz sorun olan hipoglisemiyi yaşamalarını önlüyor.”
Tip 2 diyabetli hastalar sürekli parmak delme derdinden kurtuluyor
Sensör teknolojisinin Tip 2 diyabetli bireylerin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknolojinin en büyük avantajlarından biri hastaların sürekli parmak delme ihtiyacı duymadan gün içerisindeki glukoz seviyelerini takip edebilmeleri. Glukozdaki ani düşüş ve yükselmeleri, sensörlerin akıllı telefonlarına gönderdiği uyarılarla anında fark eden hastalar, hızla önlem alarak olası komplikasyonların önüne geçebiliyor. Bu anlık geri bildirimler diyabet yönetiminde büyük bir kolaylık sağlarken hastaların yaşam kalitesini de önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca Tip 2 diyabetik hastaların önemli bir bölümünde maalesef diyete uyum sorunu görüyoruz. Sensörler sayesinde bu hastalar, hangi gıdaların glukozda ani ve aşırı yükselmeye neden olduğunu görebiliyor ve buna göre beslenmelerini yeniden düzenleyebiliyor. Hekim olarak bizler hem hastanın telefonundan hem de istersek kendi bilgisayar ekranımızdan hastamızın günlük glukoz değerlerini, grafiklerini ve ani şeker oynamalarını takip ederek tedavi düzenlememizi çok daha rahat ve doğru biçimde yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Sensörler sayesinde hasta-hekim iş birliği artıyor
Sensörlerin hekimlere sunduğu avantajlara da değinen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Sensörlerin bize sunduğu en büyük avantaj hastalarımızın günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker çizelgelerini detaylı bir şekilde görebilmemiz. Bu sayede anlık ve günlük dalgalanmaları çok daha iyi anlayabiliyoruz. Ayrıca, sensör cihazları gün içerisindeki ani şeker düşüş zamanlarını tam saatleriyle bildiriyor. Bu bilgi, tedavi protokollerimizi gözden geçirmemize ve gerektiğinde düzenlemeler yapmamıza olanak sağlıyor. Sensörlerden aldığımız diğer önemli bir bilgi de hastanın hedefte geçirdiği zaman. Genel olarak şeker düzeylerinin 70-180 mg/dl arasında seyrettiği süreyi bize veren ‘Hedefte Geçen Zaman’ aralığının, günün 24 saatinin en az yüzde 70’ini kapsaması gerekir. Bu cihazlar sayesinde hastalarımızın hedefte geçen zaman miktarını, hedefin üstü ya da altı geçen zaman miktarlarını, günlük dalgalanmaları, ortalama günlük, haftalık, 14 günlük ve aylık şeker düzeylerini görebiliyoruz. Tahmini HbA1C (üç aylık şeker ortalaması) düzeyini öngörebiliyoruz. Bu hem hekimler olarak bizlerin tedavilerini yeniden gözden geçirme olanağı sunuyor hem de hastalarımızla olan iş birliğimizi artırıyor” dedi.
Sensör teknolojisini kullanan bireyler daha iyi bir HbA1C düzeyine sahip
Sensör sayesinde diyabetli bireylerin parmak ucu delmeden günün 24 saatinde glukoz düzeyleri hakkında bilgi alabilecek rahatlığa erişebildiklerinin altını çizen Prof. Dr. Okan Bakıner; “Bu teknoloji ile hastalarımız, hipoglisemi ve hiperglisemi uyarı sistemi ile kan şekerinde ani düşüş ve yükselmelere karşı önlem alabilecek duruma geldiler. Özellikle de ‘gece kan şekerim düşerse ne olur’ korkusunu yendiler. Yaşlı ve çocuk hastalarda çok daha kritik önem taşıyan bu durumun kolaylıkla kontrol altında tutulabilmesi hasta yakınlarına da büyük kolaylık sağlıyor. Yapılan çalışmalar sensör teknolojisini kullanan hastaların daha iyi HbA1C düzeylerine sahip olduğunu ve daha az gün içi glukoz değişkenliği yaşadığını gösteriyor. Diyet ve egzersiz gibi zorunlu yaşam tarzı değişikliklerine hasta uyumunun arttığını da çalışmalardan görüyoruz. Erken dönemden itibaren sensör teknolojisi kullanan hastalarda küçük ve büyük damar hastalıkları ile ilgili diyabet komplikasyonlarının azaldığını gözlemliyoruz. Üstelik sensör teknolojisi, artık sadece Tip 1 diyabetli bireyler için değil, insülin kullanan Tip 2 diyabetik hastalar ve hatta gebelerde bile önerilen bir yöntem haline geldi. Sensörlerin maliyeti de günümüzde daha erişilebilir durumda. Bu noktada özellikle tedaviye uyum sorunu yaşayan hastalar için sensör teknolojisi devrim niteliğinde” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Haftanın popüler haberleri
19 DTÖ üyesinden e-ticarette vergi muafiyeti kararı
19 Dünya Ticaret Örgütü üyesi, e-ticarete gümrük vergisi uygulanmaması konusunda anlaştı.
Gümrük Muhafaza'dan dev darbe
Ticaret Bakanlığı ekipleri, 2026'nın ilk dört ayında operasyonlarını %106 artırarak 34,2 milyar TL değerinde kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirdi.
BTSO'dan Etiyopya'ya daha fazla ihracat gezisi
BTSO, Ticaret Bakanlığı destekli yedi UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya’ya daha fazla ihracat hedefiyle çıkarma yaptı.
Tarım ve gıda sektöründe TÜSİAD ve TGDF’den dev işbirliği
TÜSİAD ve TGDF, iklim krizi ve gıda güvenliği ekseninde tarım diplomasisinin geleceğini masaya yatırdı.
Stellantis Kazablanka’da ilk araç söküm merkezini açtı
Stellantis, Orta Doğu ve Afrika’daki ilk araç söküm merkezini Fas’ta açarak SUSTAINera ile döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir yedek parça stratejisini güçlendiriyor.
NVIDIA ve ServiceNow'dan ortaklık
NVIDIA ve ServiceNow, kurumsal kullanım için yeni otonom yapay zeka ajanları konusunda ortaklık kurdu.
Multinet Up’ta Kader Şen ve Bora Can'a GMY görevi
Multinet Up’ta iki üst düzey atama gerçekleşti. Kader Şen ve Bora Can, Genel Müdür Yardımcılığına atandı.
Migros çalışanlarına brüt yüzde 36 zam
Migros ile Tez-Koop. İş Sendikası arasında yürütülen, 01.01.2026 - 31.12.2028 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.
Anadolu Isuzu başkanlığına Kamilhan Süleyman Yazıcı seçildi
Anadolu Isuzu yaptığı görev dağılımı sonucunda Yönetim Kurulu ve diğer birimlere seçilen yöneticilerinin isimlerini duyurdu.
Aziz Yıldırım, Fenerbahçe başkanlığına adaylığını duyurdu
Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Kulübü başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Otomotiv endüstrisinin Nisan ihracatı 3,8 milyar dolar
Otomotiv endüstrisinin Nisan ayı ihracatı 3,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Yandex Maps, toplu taşıma navigasyon özelliklerini kullanıma sundu
Yandex Maps, Türkiye'de durak bildirimleri ve seyahatlerde canlı yönlendirme yapan gelişmiş toplu taşıma navigasyon özelliklerini kullanıma sundu.
Küresel şirketlerde işten çıkarmalar devam ediyor
BioNTech, kapasite fazlası nedeniyle 1860 kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.
Siber güvenlik milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası
Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirildi.
Girişimcilik Vakfı, Geleceğin Kooperatifleri etkinliği düzenledi
Türkiye Girişimcilik Vakfı, Google.org desteğiyle hayata geçirdiği Geleceğin Kooperatifleri Programı'nın kapanış etkinliğini Hatay'da gerçekleştirdi.
Bianca Boya, 3 bin ustayı Bodrum’da misafir etti
Bianca Boya, inşaat boyaları alanındaki yeni ürün grubu Bianca Vals’in tanıtımı kapsamında Türkiye genelindeki boya ustalarını Bodrum'da misafir etti.
Süreyya Bayraktaroğlu'na Migros'ta üst düzey atama
Migros Grubu CRM ve Pazarlama İletişimi Direktörü Süreyya Bayraktaroğlu oldu.
Azerbaycan Kültür ve İşbirliği Derneği başkanı Pervin Hazar oldu
Azerbaycan Kültür ve İşbirliği Derneği (AKİD), faaliyetlerine resmen başladı. Dernek başkanlığına Pervin Hazar seçildi.
Marmarabirlik'te görev dağılımı! Başkan Ali Yıldız
Marmarabirlik'te Ali Yıldız Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenirken, Yunus Emre Koyutürk Başkan Vekilliği’ne seçildi.
Bursa merkezli ESA Lojistik, Romanya'da üs kurdu
Bursa merkezli ESA Lojistik ve Gümrükleme, Romanya’nın başkenti Bükreş’te ESA Logistics SRL adıyla bir şirket kurdu. Bir sonraki hedef Slovakya.
TCL TAB A1 Plus Türkiye’de satışa sunuldu
Büyük ekran ve yapay zekâ destekli performans bir arada TCL TAB A1 Plus Türkiye'de satışa sunuldu.
SAHA 2026 fuarı başladı
SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: Bayram tatili 9 gün
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını söyledi.
ASO/Seyit Ardıç: Biz sanayiciler nefes almakta zorlanıyoruz
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç: “Enflasyonla mücadele üretimi boğmadan, sanayiyi zayıflatmadan yürütülmelidir.”
Palandöken, “Yüksek nakit dolaşımı sahte para riskini artırıyor”
TESK Başkanı Palandöken'den uyarı: Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde özellikle kurbanlık alışverişlerinde sahte paraya ve kapkaççılara karşı dikkatli olun.
Arçelik, Asya Pasifik'teki hisselerini satıyor
Arçelik Asya Pasifik’teki ortak girişimi Arçelik Hitachi’deki hisselerinin satışı için anlaşma imzaladı.
Barış Sülün “Artık E-ticaretin başındaki ‘E’ kalkmalı”
BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün “Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor."
Şeyda Şençayır’a Liderlik ve İlham Veren Kadın’ Ödülü
Türk Anneler Derneği Bursa Şubesi, BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır'a, “Yılın Annesi – Liderlik ve İlham Ödülü” verdi.
Lenovo'dan Index Grup'a ödül
Index Grup, Lenovo İş Ortakları Ödül Töreninde üç ödülün sahibi oldu.
Mamajoo’dan Anneler Günü’ne özel etkinlikler
Anne ve bebek ürünleri sunan Mamajoo, Anneler Günü kapsamında anne adaylarına yönelik iki ayrı etkinlik düzenliyor.
Yandex ARGUS teknolojisini devreye aldı
Yandex Ads, üretken yapay zekâ modelleriyle çalışan en gelişmiş öneri teknolojisi ARGUS'u sistemine entegre etti.
Bakan Şimşek'ten yükselen enflasyon değerlendirmesi
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Enflasyondaki yükselişin geçici olduğunu değerlendiriyoruz.
AB milletvekilleri Yapay Zeka Yasasında anlaşamadı
AB milletvekilleri yapay zeka yasasının yürürlüğe girmesini ertelemek için anlaşmaya varamadı.
Egeli ihracatçılardan Nisan'da 1,6 milyar dolarlık ihracat
Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı Nisan ayında yüzde 16’lık artışla 1 milyar 459 milyon dolardan 1 milyar 686 milyon dolara yükseldi.
Team Petrol Ofisi ekibinden şampiyonluk
Team Petrol Ofisi pilotu Kerem Kazaz'ın bir sonraki yarışı, Dünya Gençler Ralli Şampiyonası'nın 3. ayağı olan ve 7–10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Portekiz Rallisi olacak.
TÜİK duyurdu: Nisan enflasyonu yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Nisan'da aylık bazda yüzde 4,18 oldu.
Aselsan, logosunu "Securing Beyond" mottosuyla yeniledi
Aselsan'ın modern tasarım anlayışıyla hazırlanan yeni logosu, sınırları aşarak iz bırakan ASELSAN’ın küresel liderlik yolunda yükselişini simgeliyor.
Van’da gündem, Dijital Dönüşüm oldu
Van'da düzenlenen Dijital Dönüşüm Konferansında KOBİ'lerin dijital dönüşüm yolculuğuna dair önemli konular masaya yatırıldı.
Amerikalı 67 yıllık gıda şirketi iflas etti
ABD’de market ve restoran sektörüne ürün sağlayan 67 yıllık Potato Specialty Company iflas etti.
Esatbeyoğlu LİDAŞ Lisanslı Depoculuk açıldı
Yerköy Ticaret Borsası Başkanı Derviş Esatbeyoğlu ve ailesine ait Esatbeyoğlu LİDAŞ Lisanslı Depoculuk tesisinin açılışı törenle yapıldı.