Oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarına uzmanlardan öneriler
Oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarına uzmanlardan öneriler
Uzmanlar, ramazan ayında oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarının beslenme düzenleri ile ilaç saatleri ve dozunun ayarlaması konusunda önerilerde bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 02.03.2025 15:47
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2025 15:50
Kaynak:
AA
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Taşan, bu hastaların sahurda ve iftarda kontrollü bir beslenme düzeni benimsemeleri gerektiğini belirtti.
İftarda gıdaların arka arkaya hızla tüketilmemesini, iyice çiğnenmesini öneren Taşan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İftarla sahur arasındaki önemli farklardan birisi, ana yemek her zaman iftar olarak kabul edilmeli. Genellikle sahurda, bundan sonraki dönem uzun bir açlık dönemi olacağı için, proteinden zengin, tokluk hissini daha ortaya koyan gıdaların olması gerekir. Yumurta buna güzel bir örnek olabilir. Gerek diyabet gerekse tansiyon hastalarının, aşırı tuz alımına dikkat etmeleri gerekir. Hipertansiyon hastalarının özellikle sucuk, sosis, salam gibi, içerisinde tuz oranı yüksek olan ya da konserve türündeki gıdaları tüketmemeleri çok önemlidir." dedi.
Oruç tutan hastaların ilaç saatlerindeki değişikliği doktor kontrolünde yapmaları gerektiğini vurgulayan Taşan, şöyle konuştu:
"Aç karına ve tok karına, bir de ara dönemde alınması gereken ilaçlar var. Mesela, diyabette bir ilacın aç karına alınması gerekiyorsa sahurdan önce alınması daha doğru gözükmektedir. Çünkü 12 saatlik bir açlık dönemi, yani gıda tüketilmemesi midenin boşalmasını sağlayacağı için sahurdan önce alınan ilaçlar aynı açlıkta alınmış ilaçlar gibi etkisini sürdürecektir. Eğer 3 kere alınması gereken bir ilaçsa iftardan sonra alınır, saat 22-23 civarında tekrar alınır. Sonra da sahurdan önce alınarak 3 kez kullanılabilir."
Taşan, yüksek etkinliğe sahip olan bazı diyabet ilaçlarında doktor kontrolünde doz ayarlaması da yapılabileceğini belirterek, "Ramazandan önce günde 3 tane alınması gerekirse bunu 2 defaya düşürebiliriz. İftardan sonra veya sahurdan sonra tok karnına alınabilir, böylece ilaçların dozu azaltılır. Çünkü uzun açlık döneminde hastanın kan şekerinin düşmesini engellemek burada temel prensip." ifadelerini kullandı.
Özellikle tansiyon hastaları için susuzluğun ciddi risk oluşturduğunu dile getiren Taşan, şunları kaydetti:
"Burada dikkat edilmesi gereken, hipertansiyon hastasıysa ve idrar söktürücü kullanıyorsa ya idrar söktürücü kullanımından vazgeçmek gerekiyor ya da oruç tutmaması gerekiyor. Susuz kalmak, kan şekerini konsantre ederek yükselmesine sebep olabilir. Yine de iftar ve sahurda iyi bir ayarlamayla bunun önüne geçmek mümkündür."
Tansiyon ve kan şekeri seviyelerine dikkat
Prof. Dr. Taşan, oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik, terleme veya bayılma hissi yaşayan hastaların vakit kaybetmeden kan şekerini ve tansiyonunu kontrol etmesi, tansiyonun 80-90 gibi limitlerin altına düşmeye başlaması durumunda derhal orucun bitirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şeker hastalarını da kan şekerinin düşme belirtilerine karşı çok dikkatli olmaları konusunda uyaran Taşan, "Hastanın bu konuda mutlaka bilgilendirilmesi lazım. Kan şekeri düşünce çarpıntı, terleme, sinirlilik, ellerde titreme, aşırı bir açlık hissi, karın krampları ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hastanın bu dönemde mutlaka kan şekerinin ölçmesi ve kan şekerinde 50'nin, 60'ın altı gibi rakamlar görüyorsa orucunu bırakması gerekiyor. Böyle bir durumda hastanın hemen bir kesme şeker veya meyve suyu tüketmesi gerekir." diye konuştu.
Taşan, diyabet ve hipertansiyon hastalarının kendi başlarına oruç tutma kararı vermemeleri gerektiğini vurgulayarak, şu tavsiyelerde bulundu:
"Sadece haplarla, yani oral antidiyabetiklerle (ağız yoluyla alınan diyabet ilaçları) kan şekeri regüle olan, ileri derecede böbrek yetmezliği ya da kalp rahatsızlığı olmayan hastaların oruç tutması mümkündür. Bunun dışında özellikle üçlü, dörtlü insülin kullanan hastalar, insülin kullanmakta olan Tip 1 diyabet hastaları, gebe diyabetikler ya da ileri derecede böbrek yetmezliği veya kalp damar hastalığı olan şeker hastalarına biz oruç tutmayı önermiyoruz. Hastalar mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutup tutamayacaklarını bildirmeli ve ilaçlarını nasıl kullanacaklarını öğrenmelidir. Aksi takdirde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler."
İftar ve sahur önerileri
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Sait Keleş ise bilinçsiz beslenmenin ve ilaç saatlerinin düzensizleşmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
İftara çorba veya hafif bir yiyecekle başlanmasını, yaklaşık 10-15 dakikalık aradan sonra normal öğünün tamamlanmasını öneren Keleş, yağlı veya karbonhidratı yüksek ağır yiyeceklerle başlanılması durumunda kan şekerinin hızla yükseleceği ve sindirimin zorlaşacağı uyarısında bulundu.
Keleş, sahurda ise protein miktarı daha yüksek, karbonhidrat ve yağ miktarı daha az olan gıdaların tercih edilmesini tavsiye etti.
İlaç kullanan hastaların ramazandan önce mutlaka doktorlarıyla görüşmesi gerektiğini belirten Keleş, "Hastaların kullandığı ilaçlar günde 3 defa alınacaksa, bunların günde iki defa alınan formlara dönüştürmeleri çok önemli. Onun için kişinin ramazandan önce doktoruna başvurup oruç tutacağını ifade etmesi ve ona göre ilaçlarını düzenlemesini öneriyoruz. Günde 4 defa alması gereken bir ilaç söz konusu ise ve hastalığı ilaç kullanmadığı zaman sağlığını çok daha fazla etkileyecekse, bu kişilere de tabii ki oruç tutmaları yönünden hekimlerine danışıp ona göre hareket etmelerini öneriyoruz." dedi.
Tansiyon ve şeker hastalarının gün boyu susuz kalmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çeken Keleş, "Özellikle şeker hastaları, daha fazla susama eğilimindedir. Bu yüzden sahurda tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmaları gerekir. Su tüketimi bir seferde değil, iftar ile sahur arasına yayılmalı. Şekerli ve yapay içecekler yerine doğal içecekler tercih edilmeli." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Keleş, sağlıklı bireyler için belirli sürelerle aç kalmanın metabolizma üzerinde olumsuz etkisi olmadığını, aralıklı oruç gibi beslenme düzenlerinin bazı durumlarda önerildiğini ancak oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarına uzmanlardan öneriler
Uzmanlar, ramazan ayında oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarının beslenme düzenleri ile ilaç saatleri ve dozunun ayarlaması konusunda önerilerde bulundu.
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Taşan, bu hastaların sahurda ve iftarda kontrollü bir beslenme düzeni benimsemeleri gerektiğini belirtti.
İftarda gıdaların arka arkaya hızla tüketilmemesini, iyice çiğnenmesini öneren Taşan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İftarla sahur arasındaki önemli farklardan birisi, ana yemek her zaman iftar olarak kabul edilmeli. Genellikle sahurda, bundan sonraki dönem uzun bir açlık dönemi olacağı için, proteinden zengin, tokluk hissini daha ortaya koyan gıdaların olması gerekir. Yumurta buna güzel bir örnek olabilir. Gerek diyabet gerekse tansiyon hastalarının, aşırı tuz alımına dikkat etmeleri gerekir. Hipertansiyon hastalarının özellikle sucuk, sosis, salam gibi, içerisinde tuz oranı yüksek olan ya da konserve türündeki gıdaları tüketmemeleri çok önemlidir." dedi.
Oruç tutan hastaların ilaç saatlerindeki değişikliği doktor kontrolünde yapmaları gerektiğini vurgulayan Taşan, şöyle konuştu:
"Aç karına ve tok karına, bir de ara dönemde alınması gereken ilaçlar var. Mesela, diyabette bir ilacın aç karına alınması gerekiyorsa sahurdan önce alınması daha doğru gözükmektedir. Çünkü 12 saatlik bir açlık dönemi, yani gıda tüketilmemesi midenin boşalmasını sağlayacağı için sahurdan önce alınan ilaçlar aynı açlıkta alınmış ilaçlar gibi etkisini sürdürecektir. Eğer 3 kere alınması gereken bir ilaçsa iftardan sonra alınır, saat 22-23 civarında tekrar alınır. Sonra da sahurdan önce alınarak 3 kez kullanılabilir."
Taşan, yüksek etkinliğe sahip olan bazı diyabet ilaçlarında doktor kontrolünde doz ayarlaması da yapılabileceğini belirterek, "Ramazandan önce günde 3 tane alınması gerekirse bunu 2 defaya düşürebiliriz. İftardan sonra veya sahurdan sonra tok karnına alınabilir, böylece ilaçların dozu azaltılır. Çünkü uzun açlık döneminde hastanın kan şekerinin düşmesini engellemek burada temel prensip." ifadelerini kullandı.
Özellikle tansiyon hastaları için susuzluğun ciddi risk oluşturduğunu dile getiren Taşan, şunları kaydetti:
"Burada dikkat edilmesi gereken, hipertansiyon hastasıysa ve idrar söktürücü kullanıyorsa ya idrar söktürücü kullanımından vazgeçmek gerekiyor ya da oruç tutmaması gerekiyor. Susuz kalmak, kan şekerini konsantre ederek yükselmesine sebep olabilir. Yine de iftar ve sahurda iyi bir ayarlamayla bunun önüne geçmek mümkündür."
Tansiyon ve kan şekeri seviyelerine dikkat
Prof. Dr. Taşan, oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik, terleme veya bayılma hissi yaşayan hastaların vakit kaybetmeden kan şekerini ve tansiyonunu kontrol etmesi, tansiyonun 80-90 gibi limitlerin altına düşmeye başlaması durumunda derhal orucun bitirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şeker hastalarını da kan şekerinin düşme belirtilerine karşı çok dikkatli olmaları konusunda uyaran Taşan, "Hastanın bu konuda mutlaka bilgilendirilmesi lazım. Kan şekeri düşünce çarpıntı, terleme, sinirlilik, ellerde titreme, aşırı bir açlık hissi, karın krampları ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hastanın bu dönemde mutlaka kan şekerinin ölçmesi ve kan şekerinde 50'nin, 60'ın altı gibi rakamlar görüyorsa orucunu bırakması gerekiyor. Böyle bir durumda hastanın hemen bir kesme şeker veya meyve suyu tüketmesi gerekir." diye konuştu.
Taşan, diyabet ve hipertansiyon hastalarının kendi başlarına oruç tutma kararı vermemeleri gerektiğini vurgulayarak, şu tavsiyelerde bulundu:
"Sadece haplarla, yani oral antidiyabetiklerle (ağız yoluyla alınan diyabet ilaçları) kan şekeri regüle olan, ileri derecede böbrek yetmezliği ya da kalp rahatsızlığı olmayan hastaların oruç tutması mümkündür. Bunun dışında özellikle üçlü, dörtlü insülin kullanan hastalar, insülin kullanmakta olan Tip 1 diyabet hastaları, gebe diyabetikler ya da ileri derecede böbrek yetmezliği veya kalp damar hastalığı olan şeker hastalarına biz oruç tutmayı önermiyoruz. Hastalar mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutup tutamayacaklarını bildirmeli ve ilaçlarını nasıl kullanacaklarını öğrenmelidir. Aksi takdirde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler."
İftar ve sahur önerileri
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Sait Keleş ise bilinçsiz beslenmenin ve ilaç saatlerinin düzensizleşmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
İftara çorba veya hafif bir yiyecekle başlanmasını, yaklaşık 10-15 dakikalık aradan sonra normal öğünün tamamlanmasını öneren Keleş, yağlı veya karbonhidratı yüksek ağır yiyeceklerle başlanılması durumunda kan şekerinin hızla yükseleceği ve sindirimin zorlaşacağı uyarısında bulundu.
Keleş, sahurda ise protein miktarı daha yüksek, karbonhidrat ve yağ miktarı daha az olan gıdaların tercih edilmesini tavsiye etti.
İlaç kullanan hastaların ramazandan önce mutlaka doktorlarıyla görüşmesi gerektiğini belirten Keleş, "Hastaların kullandığı ilaçlar günde 3 defa alınacaksa, bunların günde iki defa alınan formlara dönüştürmeleri çok önemli. Onun için kişinin ramazandan önce doktoruna başvurup oruç tutacağını ifade etmesi ve ona göre ilaçlarını düzenlemesini öneriyoruz. Günde 4 defa alması gereken bir ilaç söz konusu ise ve hastalığı ilaç kullanmadığı zaman sağlığını çok daha fazla etkileyecekse, bu kişilere de tabii ki oruç tutmaları yönünden hekimlerine danışıp ona göre hareket etmelerini öneriyoruz." dedi.
Tansiyon ve şeker hastalarının gün boyu susuz kalmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çeken Keleş, "Özellikle şeker hastaları, daha fazla susama eğilimindedir. Bu yüzden sahurda tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmaları gerekir. Su tüketimi bir seferde değil, iftar ile sahur arasına yayılmalı. Şekerli ve yapay içecekler yerine doğal içecekler tercih edilmeli." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Keleş, sağlıklı bireyler için belirli sürelerle aç kalmanın metabolizma üzerinde olumsuz etkisi olmadığını, aralıklı oruç gibi beslenme düzenlerinin bazı durumlarda önerildiğini ancak oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Haftanın popüler haberleri
Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı atandı
Şafak Savcı, 1 Nisan 2026 itibarıyla Kia Türkiye Genel Müdürü olarak yeni görevine başladı.
Cloudbeds, Protel ile işbirliğine imza attı
Otelcilik sektörünün büyümesine güç veren platform Cloudbeds, Protel ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu.
Jimmy Key'in ana teması: Ege’nin ruhu, yazın zarafeti
Jimmy Key, 2026 Yaz Koleksiyonu ile Ege’nin zamansız estetiğini modern bir stil diliyle yeniden yorumluyor.
Geleceğin Eğitimi Zirvesi 13 Nisan'da
Geleceğin Eğitimi Zirvesi'ne geri sayı başladı! Zirve 13 Nisan'da Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek.
Rusya'dan Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi
Yandex Türkiye'ye göre 2025'te Rusya ve BDT pazarında Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi yükseldi.
Hakan Kara ve Gülru Gezer'den BTSO'da savaş konferansı
BTSO toplantısında Ekonomist Hakan Kara ve Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik, ekonomik etkilerini değerlendirdi.
Burpol Polimer'e PAGÇEV'den Plastik Geri Dönüşüm ödülü
Burpol Polimer, PAGÇEV Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü kategorisinde 1.’lik ödülünü almaya hak kazandı.
Roche İlaç, onkoloji projelerini duyurdu
Roche, 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında kanser çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.
vivo ile Turkish Cargo arasında global çapta büyük iş birliği
Turkish Cargo ile vivo stratejik bir iş birliğine imza attı.
Berna Şen Şenol: Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz
Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol, TÜMKAD etkinliğinde önemli bir mesaj verdi: "Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz."
İstanbul Networking Night yoğun katılımla gerçekleşti
İstanbul Networking Night (GİRVAK INN) 150 kişilik kontenjan için 700 başvuru alarak büyük ilgi gördü.
X, küresel pazarlama lideri Angela Zepeda ile yollarını ayırdı
Elon Musk’ın sahibi olduğu X, 2024 yılında küresel pazarlama başkanı olarak göreve getirilen sektörün deneyimli ismi Angela Zepeda’yı da işten çıkardı.
Nestlé’den açıklama: 12 ton KitKat çalındı
Yaklaşık 12 tonluk ve 413 bin 793 adet KitKat ürünü sevkiyatı taşıyan kamyon, İtalya’dan Polonya’ya doğru ilerlediği sırada geçtiğimiz hafta kayboldu.
İş dünyası, finansmana kolay erişim istiyor
İstanbul Sanayi Odası toplantısı gündeminde ağırlıklı olarak finansman yer aldı.
İngiltere'de perakende satışlar Şubat'ta geriledi
Resmi verilere göre, İngiliz perakende satışları, Ocak ayındaki son bir buçuk yılın en güçlü büyümesinin ardından Şubat ayında düşüş gösterdi.
Sahte plaka cezaları 1 Nisan'da başlıyor
İçişleri Bakanlığı, TŞOF dışında basılmış ve güvenlik standartlarını taşımayan sahte plakaları kullananlara, 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira idari ceza uygulanacağını bildirdi.
TÜİK, Mart ayı ekonomik güven endeksini açıkladı
Ekonomik güven endeksi martta aylık yüzde 2,8 azalarak 97,9 oldu.
Reklamcılar Derneğinde Burcu Özdemir dönemi
Reklamcılar Derneği 42. Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldı. Başkanlığa Burcu Özdemir seçildi.
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu yapıldı
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi.
Yeşilova Otomotiv'e OSD'den ödül
Yeşilova, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından verilen Tedarik Sanayii Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü’nün sahibi oldu.
BUİKAD, Türkiye'nin başarılı kadınlarını ödüllendirdi
Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.
Baku Flames 2026 jürisinde Türkiye’den beş isim
Baku Flames Uluslararası Yaratıcılık ve Etkililik Festivali’nde jüriler açıklandı. Listede Türkiye’den beş isim yer alıyor.
Şişecam 90. Olağan Genel Kurulu'nu yaptı
Şişecam, 2025 faaliyetlerinin değerlendirildiği 90. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda hissedarlarıyla bir araya geldi.
Elektronik ortamda şirket kurulabilecek
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe’ye verdiği özel röportajda şirket kuruluş süreçlerinin tamamen elektronik ortama taşınacağını duyurdu.
Hoya ve Seiko Optik Türkiye’nin GMY Faruk Ulusoy oldu
Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevine Faruk Ulusoy atandı.
Yalçın Yılmaz, Logitech Global’de CCO oldu
Logitech, Yalçın Yılmaz’ın 1 Nisan 2026 itibarıyla Chief Commercial Officer (CCO) olarak atandığını duyurdu.
Tesan'da atama
Tesan’da İnsan ve Kültür Yöneticisi Sevinç Uzuner oldu.
MIXX Awards Türkiye’de en iyiler ödüllendirildi
MIXX Awards Türkiye, 16’ncı yılında 862 başvuru arasından seçilen projeleri ödüllendirdi.
Kira beyannamesi verme ve ödeme için son gün 31 Mart
Konuttan 2025'te 47 bin liranın, iş yerinden ise 330 bin liranın üzerinde kira alan gayrimenkul sahiplerinin vergilerini ödemesi gerekiyor.
TMSF duyurdu: 4 şirket satışa çıktı
TMSF, Reyap Çorlu Hastanesi, Royal Teos Otel, Reyap İstanbul Hastanesi ve Tekirova Turizm Otel Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü satışa çıkardı.
Sosyal medyada geçirilen süre haftada 25 saati geçti
"We Are Social 2026" verilerine göre dünya genelinde haftalık sosyal medya kullanım süresi 18 saat 36 dakika, Türkiye'de bu süre 25 saat 4 dakika.
İş dünyası Kadın Liderin Yolculuğunu tartıştı
Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) ve Yanındayız Derneği düzenledikleri etkinlikte İş Dünyasında Kadını masaya yatırdı.
TBV 2026 Genel Kurul Toplantısı yapıldı
Türkiye Bilişim Vakfı, Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda 2025 faaliyetlerini değerlendirirken, 2026 hedeflerini ve stratejik yol haritasını paylaştı.
Ahmet Pura, KTSD’de Başkanlığı Nilgün Dayıoğlugil’e devretti
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneğinde (KTSD) Ahmet Pura “Onursal Başkan”, Nilgün Dayıoğlugil Dernek Başkanı seçildi.
Sodexo Türkiye’de yeni CEO Bora Koçak oldu
Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi’nin liderlik koltuğuna, şirket bünyesinde 20 yılı aşkın süredir sorumluluklar üstlenen Bora Koçak getirildi.
Doğuş Çay’ın sahibi Süleyman Karakan 71 yaşında vefat etti
Doğuş Çay Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Karakan hayatını kaybetti.
Versuni Türkiye’de üst düzey atamalar
Versuni Türkiye’de satış organizasyonuna Serhan Giray, Ticari Mükemmellik’e ise Serhat Kılıç liderlik edecek.
Kayseri pastırması AB tescili alan 46. coğrafi işaretli ürün oldu
Kayseri pastırması, Avrupa Birliği (AB) tescili alan 46'ncı coğrafi işaretli ürün oldu.
İşsizlik yüzde 8,3'e geriledi
Türkiye'de işsizlik oranı, 2025'te bir önceki yıla göre 0,4 puan azalışla, yüzde 8,3'e geriledi.
AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı kapılarını açtı
Avrupa'nın en büyük etkinliği olma özelliği taşıyan AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı'nın 74'üncüsü kapılarını açtı.