Şirketlerin yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişimlerini henüz netleştirmedi
Şirketlerin yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişimlerini henüz netleştirmedi
KPMG ve TEİD'in yaptığı araştırma sonuçlarında "Yapay zeka kullanımı artıyor, ancak yapay zekanın yönetişimi aynı hızda gelişmiyor" gerçeği gün yüzüne çıktı.
Haber Giriş Tarihi: 20.10.2026 10:46
Haber Güncellenme Tarihi: 20.10.2026 10:54
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Türkiye'deki şirketlerin etik ve uyum alanındaki dönüşümünü, karşılaştıkları riskleri ve gelecek dönem önceliklerini ortaya koyan araştırmaya katılan kurumların yüzde 64'ü yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim çerçevelerinin belirsiz olduğunu veya etik gündemin henüz oluşmadığını ifade ederken katılımcıların yüzde 62'si önümüzdeki 12 - 24 ay içinde uyum teknolojilerine daha fazla yatırım yapmayı planladığını ifade ediyor.
Kurumların faaliyet gösterdiği risk ortamı son yıllarda hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Artan regülasyon yoğunluğu, yaptırımların genişleyen kapsamı, finansal suçların giderek karmaşıklaşması, veri ve teknoloji kaynaklı yeni riskler ile yükselen etik beklentiler; uyum fonksiyonunun rolünü köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Bu gerçekten yola çıkan KPMG Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan “Uyumun Genişleyen Sınırları – Etik ve Uyum Araştırması Sonuçları 2026” raporu yayımlandı.
Araştırma, kurumların etik ve uyum alanındaki mevcut yapılanmalarını ve olgunluk seviyelerini ortaya koyarken, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik gibi yeni risk alanlarından teknoloji kullanımına, organizasyonel zorluklardan gelecek dönem beklentilerine kadar uyum fonksiyonunun geçirdiği dönüşümü altı temel başlık altında ele alıyor.
Kurumsal uyum yaklaşımı ve olgunluk seviyesi
Araştırma sonuçlarına göre kurumlarda uyum fonksiyonları gelişimini sürdürürken, katılımcıların yüzde 30'u temel uyum gereklilikleri karşılanmasına rağmen süreçlerin henüz tam anlamıyla sistematik bir yapıya kavuşmadığını belirtiyor. Finans, bankacılık ve sigorta sektörlerinde katılımcıların yüzde 40'ı tanımlı süreçlerin mevcut olduğunu ve teknolojinin destekleyici rol oynadığını belirtirken, yüzde 24'ü uyum faaliyetlerinin büyük ölçüde dijital ve planlı şekilde yürütüldüğünü, yüzde 12'si ise uyum fonksiyonunun veriye dayalı, proaktif ve stratejik bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Finans, bankacılık ve sigorta dışındaki sektörlerde ise katılımcıların yüzde 32'si uyum süreçlerinin henüz sistematikleşmediğini belirtirken, yüzde 25'i uyum fonksiyonunu veriye dayalı, proaktif ve stratejik bir yapı olarak tanımlıyor.
Yeni risk alanları: uyumun genişleyen gündemi
Araştırma bulguları, özellikle yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim ve etik çerçevelerin henüz erken bir gelişim aşamasında olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 64'ü kurumlarında yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim çerçevesinin belirsiz olduğunu veya etik gündemin henüz oluşmadığını ifade ediyor. Bu tablo, yapay zekâ uygulamalarının kurumsal ölçekte yaygınlaşmasına rağmen etik ilkeler, kontrol mekanizmaları ve yönetişim yapılarının aynı hızda gelişmediğine işaret ediyor.
Sosyal medya risklerine yönelik yaklaşımda ise kurumların yüzde 25'i itibar, etik ve uyum risklerini birlikte ele alarak sistematik biçimde yönetirken, yüzde 46'sında sosyal medya kullanımı belirli politikalar ve onay süreçleriyle yönetiliyor. Yaptırımlar da kurumların risk yönetimi gündeminde daha stratejik bir konuma gelirken, katılımcıların yüzde 61'i yaptırımların öncelikli bir risk alanı olduğunu veya merkezi ve sistematik olarak yönetildiğini ifade ediyor.
Uyum fonksiyonunun dönüşen rolü
Araştırma bulguları, uyumun yalnızca mevzuata uyumu sağlama ve kontrol faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda teknoloji destekli karar süreçlerinin, veri temelli uygulamaların ve yeni risk alanlarının yönetiminde daha aktif bir rol üstlendiğini gösteriyor. Bu dönüşümde algoritmik karar mekanizmaları, şeffaflık, veri sorumluluğu ve açıklanabilirlik gibi etik ve yönetişim başlıkları uyum ekiplerinin gündeminde giderek daha fazla yer buluyor. Gelecekte uyum fonksiyonunun sorumluluk alanına girmesi beklenen konular arasında yüzde 31 ile algoritmik ve yapay zekâ destekli sistemlerin etik sonuçlarının yönetimi ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 24 ile kurum verilerinin üçüncü taraf teknolojiler ve modeller aracılığıyla yeniden kullanımı izliyor. Raporda, artan regülasyon baskısı, jeopolitik riskler, dijitalleşme ve değişen yönetişim beklentilerinin uyum fonksiyonunun stratejik konumunu güçlendiren başlıca dinamikler olduğu vurgulanıyor.
Uyum süreçlerinde teknoloji ve dijitalleşme
Araştırma, uyum teknolojilerinin özellikle operasyonel süreçlerde yaygınlaştığını ortaya koyarken, katılımcıların yüzde 61'i ihbar hattı ve vaka yönetiminde, yüzde 58'i üçüncü taraf kontrollerinde ve yüzde 55'i müşteri ve tedarikçi tanıma süreçlerinde teknolojinin aktif olarak kullanıldığını belirtiyor. Teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına rağmen yatırımların beklenen değeri üretmesinde sorunlar yaşanırken, katılımcıların yüzde 57'si teknolojilerin beklenen faydayı yalnızca kısmen sağladığını, yüzde 16'sı ise bu konuda net bir değerlendirme yapılamadığını söylüyor. Araştırma sonuçları, teknolojik sistemlerin varlığının tek başına yeterli olmadığını; veri kalitesi, sistem entegrasyonu ve kullanıcı yetkinliğinin de yatırımların etkinliğinde belirleyici olduğunu gösteriyor.
Artan beklentiler ve organizasyonel zorluklar
Şirketlerin uyum süreçlerinde en fazla zorlandığı konu yüzde 50 ile üçüncü taraf ve tedarikçi risk yönetimi olarak öne çıkarken, bunu yüzde 41 ile kaynak ve yetkinlik eksikliği, yüzde 35 ile iç iletişim ve farkındalık takip ediyor. Uyum teknolojilerinin daha etkin kullanımının önündeki engeller arasında ise yüzde 55 ile bütçe kısıtları, yüzde 49 ile üst yönetim önceliklendirmesi eksikliği ve yüzde 44 ile entegrasyon sorunları ilk sıralarda bulunuyor. Bulgular, uyum fonksiyonunun dönüşümünün yalnızca teknolojik araçlara yatırım yapılarak sağlanamayacağını; kurumların organizasyonel kapasitelerini, çalışan yetkinliklerini ve birimler arasındaki koordinasyonlarını da geliştirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.
Uyumun geleceği
Araştırmaya katılan profesyonellerin yüzde 40'ı, önümüzdeki dönemde uyum fonksiyonunun gelişiminde en belirleyici unsurun teknoloji ve otomasyon olacağını düşünürken, yüzde 19'u üst yönetim yaklaşımını, yüzde 17'si daha sıkı regülasyonları öne çıkarıyor. Katılımcıların yüzde 62'si önümüzdeki 12-24 ayda uyum teknolojilerinin kullanımını artırmayı planlarken, yüzde 21'i mevcut seviyeyi korumayı hedefliyor ve yüzde 17'sinin henüz net bir planı bulunmuyor. Rapora göre uyum fonksiyonunun gelecekte yalnızca kontrol süreçlerini yürüten bir yapı olmaktan çıkarak riskleri erken aşamada tespit eden ve kurumsal karar süreçlerini destekleyen stratejik bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için teknoloji yatırımlarının güçlü yönetişim yapıları, veri temelli yaklaşımlar ve organizasyonel yetkinliklerle birlikte geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
“Uyum kurumların karar alma süreçlerini şekillendiren stratejik bir fonksiyona dönüştü”
Hazırladıkları rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Şirket Ortağı Oytun Önder, “Uyum artık yalnızca kuralları takip eden bir kontrol mekanizması olmaktan çıkarak kurumların karar alma süreçlerini, risk iştahını ve etik pusulasını şekillendiren stratejik bir fonksiyona dönüştü. Öte yandan teknoloji bu dönüşümün en önemli hızlandırıcılarından biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon gibi araçlar uyum süreçlerinin daha etkin yürütülmesine imkân sağlarken, aynı zamanda yeni sorular ve yeni sorumluluk alanları da ortaya çıkarıyor. TEİD iş birliğiyle yürüttüğümüz bu araştırmamız kurumların uyum fonksiyonlarını nasıl yapılandırdıklarını, hangi alanlarda zorlandıklarını ve önümüzdeki dönemde uyum gündemini şekillendirmesi muhtemel gelişmeleri ortaya koyması açısından önem taşıyor. Araştırmamızın, uyum fonksiyonunun dönüşümüne ilişkin tartışmalara katkı sağlayacağına ve kurumların hızla değişen risk ortamında uyum yaklaşımlarını yeniden değerlendirmelerine yardımcı olacağına inanıyoruz.” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Şirketlerin yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişimlerini henüz netleştirmedi
KPMG ve TEİD'in yaptığı araştırma sonuçlarında "Yapay zeka kullanımı artıyor, ancak yapay zekanın yönetişimi aynı hızda gelişmiyor" gerçeği gün yüzüne çıktı.
Türkiye'deki şirketlerin etik ve uyum alanındaki dönüşümünü, karşılaştıkları riskleri ve gelecek dönem önceliklerini ortaya koyan araştırmaya katılan kurumların yüzde 64'ü yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim çerçevelerinin belirsiz olduğunu veya etik gündemin henüz oluşmadığını ifade ederken katılımcıların yüzde 62'si önümüzdeki 12 - 24 ay içinde uyum teknolojilerine daha fazla yatırım yapmayı planladığını ifade ediyor.
Kurumların faaliyet gösterdiği risk ortamı son yıllarda hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Artan regülasyon yoğunluğu, yaptırımların genişleyen kapsamı, finansal suçların giderek karmaşıklaşması, veri ve teknoloji kaynaklı yeni riskler ile yükselen etik beklentiler; uyum fonksiyonunun rolünü köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Bu gerçekten yola çıkan KPMG Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan “Uyumun Genişleyen Sınırları – Etik ve Uyum Araştırması Sonuçları 2026” raporu yayımlandı.
Araştırma, kurumların etik ve uyum alanındaki mevcut yapılanmalarını ve olgunluk seviyelerini ortaya koyarken, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik gibi yeni risk alanlarından teknoloji kullanımına, organizasyonel zorluklardan gelecek dönem beklentilerine kadar uyum fonksiyonunun geçirdiği dönüşümü altı temel başlık altında ele alıyor.
Kurumsal uyum yaklaşımı ve olgunluk seviyesi
Araştırma sonuçlarına göre kurumlarda uyum fonksiyonları gelişimini sürdürürken, katılımcıların yüzde 30'u temel uyum gereklilikleri karşılanmasına rağmen süreçlerin henüz tam anlamıyla sistematik bir yapıya kavuşmadığını belirtiyor. Finans, bankacılık ve sigorta sektörlerinde katılımcıların yüzde 40'ı tanımlı süreçlerin mevcut olduğunu ve teknolojinin destekleyici rol oynadığını belirtirken, yüzde 24'ü uyum faaliyetlerinin büyük ölçüde dijital ve planlı şekilde yürütüldüğünü, yüzde 12'si ise uyum fonksiyonunun veriye dayalı, proaktif ve stratejik bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Finans, bankacılık ve sigorta dışındaki sektörlerde ise katılımcıların yüzde 32'si uyum süreçlerinin henüz sistematikleşmediğini belirtirken, yüzde 25'i uyum fonksiyonunu veriye dayalı, proaktif ve stratejik bir yapı olarak tanımlıyor.
Yeni risk alanları: uyumun genişleyen gündemi
Araştırma bulguları, özellikle yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim ve etik çerçevelerin henüz erken bir gelişim aşamasında olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 64'ü kurumlarında yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim çerçevesinin belirsiz olduğunu veya etik gündemin henüz oluşmadığını ifade ediyor. Bu tablo, yapay zekâ uygulamalarının kurumsal ölçekte yaygınlaşmasına rağmen etik ilkeler, kontrol mekanizmaları ve yönetişim yapılarının aynı hızda gelişmediğine işaret ediyor.
Sosyal medya risklerine yönelik yaklaşımda ise kurumların yüzde 25'i itibar, etik ve uyum risklerini birlikte ele alarak sistematik biçimde yönetirken, yüzde 46'sında sosyal medya kullanımı belirli politikalar ve onay süreçleriyle yönetiliyor. Yaptırımlar da kurumların risk yönetimi gündeminde daha stratejik bir konuma gelirken, katılımcıların yüzde 61'i yaptırımların öncelikli bir risk alanı olduğunu veya merkezi ve sistematik olarak yönetildiğini ifade ediyor.
Uyum fonksiyonunun dönüşen rolü
Araştırma bulguları, uyumun yalnızca mevzuata uyumu sağlama ve kontrol faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda teknoloji destekli karar süreçlerinin, veri temelli uygulamaların ve yeni risk alanlarının yönetiminde daha aktif bir rol üstlendiğini gösteriyor. Bu dönüşümde algoritmik karar mekanizmaları, şeffaflık, veri sorumluluğu ve açıklanabilirlik gibi etik ve yönetişim başlıkları uyum ekiplerinin gündeminde giderek daha fazla yer buluyor. Gelecekte uyum fonksiyonunun sorumluluk alanına girmesi beklenen konular arasında yüzde 31 ile algoritmik ve yapay zekâ destekli sistemlerin etik sonuçlarının yönetimi ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 24 ile kurum verilerinin üçüncü taraf teknolojiler ve modeller aracılığıyla yeniden kullanımı izliyor. Raporda, artan regülasyon baskısı, jeopolitik riskler, dijitalleşme ve değişen yönetişim beklentilerinin uyum fonksiyonunun stratejik konumunu güçlendiren başlıca dinamikler olduğu vurgulanıyor.
Uyum süreçlerinde teknoloji ve dijitalleşme
Araştırma, uyum teknolojilerinin özellikle operasyonel süreçlerde yaygınlaştığını ortaya koyarken, katılımcıların yüzde 61'i ihbar hattı ve vaka yönetiminde, yüzde 58'i üçüncü taraf kontrollerinde ve yüzde 55'i müşteri ve tedarikçi tanıma süreçlerinde teknolojinin aktif olarak kullanıldığını belirtiyor. Teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına rağmen yatırımların beklenen değeri üretmesinde sorunlar yaşanırken, katılımcıların yüzde 57'si teknolojilerin beklenen faydayı yalnızca kısmen sağladığını, yüzde 16'sı ise bu konuda net bir değerlendirme yapılamadığını söylüyor. Araştırma sonuçları, teknolojik sistemlerin varlığının tek başına yeterli olmadığını; veri kalitesi, sistem entegrasyonu ve kullanıcı yetkinliğinin de yatırımların etkinliğinde belirleyici olduğunu gösteriyor.
Artan beklentiler ve organizasyonel zorluklar
Şirketlerin uyum süreçlerinde en fazla zorlandığı konu yüzde 50 ile üçüncü taraf ve tedarikçi risk yönetimi olarak öne çıkarken, bunu yüzde 41 ile kaynak ve yetkinlik eksikliği, yüzde 35 ile iç iletişim ve farkındalık takip ediyor. Uyum teknolojilerinin daha etkin kullanımının önündeki engeller arasında ise yüzde 55 ile bütçe kısıtları, yüzde 49 ile üst yönetim önceliklendirmesi eksikliği ve yüzde 44 ile entegrasyon sorunları ilk sıralarda bulunuyor. Bulgular, uyum fonksiyonunun dönüşümünün yalnızca teknolojik araçlara yatırım yapılarak sağlanamayacağını; kurumların organizasyonel kapasitelerini, çalışan yetkinliklerini ve birimler arasındaki koordinasyonlarını da geliştirmeleri gerektiğini ortaya koyuyor.
Uyumun geleceği
Araştırmaya katılan profesyonellerin yüzde 40'ı, önümüzdeki dönemde uyum fonksiyonunun gelişiminde en belirleyici unsurun teknoloji ve otomasyon olacağını düşünürken, yüzde 19'u üst yönetim yaklaşımını, yüzde 17'si daha sıkı regülasyonları öne çıkarıyor. Katılımcıların yüzde 62'si önümüzdeki 12-24 ayda uyum teknolojilerinin kullanımını artırmayı planlarken, yüzde 21'i mevcut seviyeyi korumayı hedefliyor ve yüzde 17'sinin henüz net bir planı bulunmuyor. Rapora göre uyum fonksiyonunun gelecekte yalnızca kontrol süreçlerini yürüten bir yapı olmaktan çıkarak riskleri erken aşamada tespit eden ve kurumsal karar süreçlerini destekleyen stratejik bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için teknoloji yatırımlarının güçlü yönetişim yapıları, veri temelli yaklaşımlar ve organizasyonel yetkinliklerle birlikte geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
“Uyum kurumların karar alma süreçlerini şekillendiren stratejik bir fonksiyona dönüştü”
Hazırladıkları rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Şirket Ortağı Oytun Önder, “Uyum artık yalnızca kuralları takip eden bir kontrol mekanizması olmaktan çıkarak kurumların karar alma süreçlerini, risk iştahını ve etik pusulasını şekillendiren stratejik bir fonksiyona dönüştü. Öte yandan teknoloji bu dönüşümün en önemli hızlandırıcılarından biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon gibi araçlar uyum süreçlerinin daha etkin yürütülmesine imkân sağlarken, aynı zamanda yeni sorular ve yeni sorumluluk alanları da ortaya çıkarıyor. TEİD iş birliğiyle yürüttüğümüz bu araştırmamız kurumların uyum fonksiyonlarını nasıl yapılandırdıklarını, hangi alanlarda zorlandıklarını ve önümüzdeki dönemde uyum gündemini şekillendirmesi muhtemel gelişmeleri ortaya koyması açısından önem taşıyor. Araştırmamızın, uyum fonksiyonunun dönüşümüne ilişkin tartışmalara katkı sağlayacağına ve kurumların hızla değişen risk ortamında uyum yaklaşımlarını yeniden değerlendirmelerine yardımcı olacağına inanıyoruz.” dedi.
Haftanın popüler haberleri
Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması şampiyonu Helios oldu
Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması OGTY şampiyonu hidrojeni daha güvenli depolamaya katkı sunan Helios projesi oldu.
Penelope’de Tuğçe İrem Koçyiğit'e bölüm müdürlüğü görevi
Tuğçe İrem Koçyiğit, Penelope’nin Pazarlama ve Marka İletişimi Müdürü olarak yeni görevine başladı.
ChatGPT Slides Kullanıma Sunuldu: Neler Yapılabiliyor?
OpenAI, sohbetleri ve yüklenen dosyaları profesyonel sunumlara dönüştüren ChatGPT Slides özelliğini kullanıma sundu. Özellik şimdilik Pro, Business ve Enterprise kullanıcılarına açık.
Jeep Avenger üstün teknolojisiyle 300 bin siparişe ulaştı
Jeep Avenger 300 bin siparişe ulaşarak Avrupa'nın bir numaralı Jeep'i olma statüsünü sağlamlaştırdı.
ZUCHEX 2026 sonuç raporu açıklandı: 119 ülkeden ziyaretçi
ZUCHEX 2026, 119 ülkeden 23 bin 809 sektör profesyonelini ve Hosted Buyer Programı kapsamında 49 ülkeden 350 dev satın almacıyı Tüyap İstanbul'da buluşturdu.
Terra Future Labs, ikinci dönemine başlıyor
Terra Future Labs, geleceğin tarım ve gıda teknolojileri için ikinci dönemine başlıyor.
Zemin boyasında yanlış seçim mağduru olmayın!
Garajlardan depolara, mağazalardan okullara tüm zeminlerde yalnızca estetik değil, doğru boya seçimi de büyük önem taşıyor. Bianca'dan öneriler haberimizde
Şirketlerin yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişimlerini henüz netleştirmedi
KPMG ve TEİD'in yaptığı araştırma sonuçlarında "Yapay zeka kullanımı artıyor, ancak yapay zekanın yönetişimi aynı hızda gelişmiyor" gerçeği gün yüzüne çıktı.
TechAnkara Proje Pazarı 2026 başladı
TechAnkara Proje Pazarı 2026, teknoloji girişimcilerini, yatırımcıları ve iş dünyasını bir araya getiriyor.
Spot yayın hayatına başladı
Anadolu Ajansının yeni dijital markası "aaspot.com" yayın hayatına girdi.
Erdi Altıntaş: Geçiş Belgesi kotası yetmiyor
Avrupa’ya karayoluyla gerçekleştirilen ihracatta önemli bir transit güzergah olan Macaristan’dan geçiş belgesi (dozvola) sorunu yeniden gündeme geldi.
Tera Yatırım Holding, TMSF'ye devredildi
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Tera Yatırım Teknoloji Holding'e kayyum olarak atandı.
Resmi Gazete'de yayımlandı: SPK Başkanı Sütcü görevden alındı
SPK Başkanı Mahmut Sütcü görevden alındı.
Kutluhan Taşkın, Bakan Yardımcısı olarak atandı
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığına Kutluhan Taşkın atandı.
Arslan Alüminyum konkordato sürecinden feragat etti
Arslan Alüminyum A.Ş., 9 Nisan 2025'te başlayan konkordato sürecinden kendi iradesiyle feragat ettiğini ve büyümeye kararlılıkla devam edeceğini duyurdu.
Borçelik, İnovaLİG 2026'da "İnovasyon Döngüsü" birincisi oldu
Borçelik, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen İnovaLİG 2026'da "İnovasyon Döngüsü" kategorisinde büyük ölçekli şirketler birincisi seçildi.
Tofaş'ta tarihi başarı: 7,5 milyonuncu araç banttan indi
Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, Bursa fabrikasında 7,5 milyonuncu aracın banttan indirildiğini ve çok markalı üretimle yeni bir büyüme döneminde olduklarını açıkladı.
Lufthansa'da veda: Airbus A340-600 son uçuşunu yaptı
Lufthansa, Washington'dan gelen son uçuşla 23 yıldır hizmet veren ikonik Airbus A340-600 filosunu emekliye ayırdı. Yerini yeni nesil uçaklar alacak.
Türkiye Teknoloji Buluşmaları Konya'da
Türkiye Teknoloji Buluşmaları, yapay zekâ, blockchain ve dijital finans gündemiyle 2 Kasım 2026'da Dedeman Konya Hotel Convention Center'da gerçekleşecek.
Türk gıda ihracatçıları Japonya yolcusu
Egeli ihracatçılar, Japonya’nın Tokyo kentinde 09-12 Mart 2027 tarihlerinde Tokyo Big Sight’ta düzenlenecek Foodex Japan 2027 fuarına katılacak.
Rekabet Kurulundan 10 toplu yemek üreticisine soruşturma
Rekabet Kurulu toplu yemek hizmeti sunan 10 şirket hakkında soruşturma başlattı.
Stellantis ve Leapmotor, B10 üretimini resmen başlattı
Stellantis ve Leapmotor, Zaragoza'da B10 üretimini resmen başlatarak ittifaklarını Avrupa çapında bir endüstriyel gerçekliğe dönüştürdü.
İpek Yalçın, Tümkad üyelerine Liderliğin Notalarını anlattı
Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) üye buluşmalarında ‘Liderliğin Notaları’ kitabının yazarı İpek Yalçın’ı konuk konuşmacı olarak ağırladı.
Yandex aramalarında Galatasaray-PSG maçı ilk sırada
Yandex verilerine göre Türkiye'de Şampiyonlar Ligi aramalarında Galatasaray-PSG maçı ilk sırada.
Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü'nün web sayfası açıldı
Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü (ÇMSK) sporu ve genç yetenekleri desteklemeye devam ediyor. Kulübün yeni resmi web sitesi açıldı.
Hataylı gençlere Save the Children Türkiye'den kariyer desteği
Save the Children Türkiye'den Hataylı gençlere kariyer yolculuklarında destek!
Aytemiz mobil yenilendi
“Cebinde Yepyeni Bi’ Aytemiz Var” söylemiyle kullanıma sunulan uygulama; yenilenen arayüzü, temassız ödeme seçeneği ve kişiye uygun avantajlarıyla yolculukları kolaylaştırıyor.
Ticaret Bakanlığı ekiplerinden 9 ayda dev operasyon
Ticaret Bakanlığı ekipleri 9 ayda 91,7 milyar liralık kaçak eşya ve uyuşturucu ele geçirdi.
Sütaş'a güvenilir marka ödülü
Trusted Brand Awards 2026’da, Sütaş kendi sektöründe “Türkiye’nin En Güvenilir Markası” seçildi.
Kompozit dünyası 21–23 Ekim’de İstanbul’da buluşacak
Türkiye’nin bu giderek büyüyen ileri malzeme ekosistemi, 21-23 Ekim 2026 tarihlerinde İFM’de düzenlenecek TURKCOMPOSITE 2026 Fuarı’nda bir araya gelecek.
Unesco Bursa Derneği ile Bursa Mimarlar Odası tarihi panele imza attı
Bursa Mimarlar Odası Bursa Şubesi ile UNESCO Bursa Derneği “Fetih Sonrası Bursa’nın İmârı: Külliyeler, Hanlar ve Vakıf Sistemi” konulu panel düzenledi.
Esra Satıcı'ya TIENS Türkiye’de önemli görev
TIENS Türkiye’nin Pazarlama, Eğitim ve Etkinlik Müdürü Esra Satıcı oldu.
WPP Media Türkiye’de Haluk Akalp’in görev alanı genişledi
WPP Media Türkiye, Haluk Akalp'in görev alanını genişletti. Managing Director, Media Management & Delivery – Solutions & Activation rolünü üstlendi.
Sumito Soichi, Takeda Türkiye Ülke Lideri oldu
Sumito Soichi, Takeda Türkiye Ülke Lideri olarak atandı. Soichi, yeni görevinde Takeda’nın Türkiye operasyonlarından sorumlu olacak.
MANGO, Marlies Hersbach’ı yeni İK Direktörü olarak atadı
MANGO, Marlies Hersbach’ı yeni İnsan Kaynakları Direktörü olarak atadı.
Pascal Faessler, H&M Türkiye Genel Müdürü olarak atandı
H&M Türkiye’nin liderlik koltuğuna Pascal Faessler getirildi.
Sel ve su baskınlarında kritik sigorta uyarısı
Sel ve su baskınlarında sigorta uyarısı: Hasarın belgelenmesi tazminat sürecinde kritik önem taşıyor.
Sosyal Etki Zirvesi 10 Haziran 2027’de yapılacak
Sosyal Etki Zirvesi, SEZ27 “Yüzleşme” mottosuyla 4. kez 10 Haziran 2027’de İş Sanat’ta gerçekleşecek!
Anonim ve Limited şirketlerin asgari sermaye artırım süreleri uzatıldı
Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltme Süresinin Uzatılmasına İlişkin Tebliğ Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Siber güvenlik farkındalık ayı: Tehditlere karşı kültür
Ekim Ayı Siber Güvenlik Farkındalık Ayı vesilesiyle, yapay zeka destekli siber tehditlere karşı güvenlik odaklı kültür inşasının önemi vurgulanıyor.