Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal Bipolar bozuklukların genellikle 15-35 yaş arası bireylerde ortaya çıktığını belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 25.03.2025 13:01
Haber Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 13:04
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında hastalıkla ilgili bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, kişilerin ruh halinde, düşüncelerinde, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olan bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirtiyor.
Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği'nin (IBSD) verilerine göre, dünyada 60 milyon insan bipolar bozukluğa sahip. Türkiye'de ise bipolar bozukluk yaşayan 2 milyondan fazla insan bulunuyor. Aileleriyle birlikte 6 milyondan fazla insanın hayatını etkilediği tahmin ediliyor. Bipolar afektif bozukluğun (Bipolar bozukluk), kişilerin ruh hali, düşünceleri, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, “Bu durum, kişilerin manik (yükselmiş) ve depresif (düşük) dönemler/ataklar arasında geçiş yapmalarına neden olur. Bu değişimlerin şiddeti olağandan yüksek sınırlara ulaşır ve günlük yaşamını etkileyebilir. Bipolar bozukluk, genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar, hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir; bazı bireyler uzun süreli sakin dönemler yaşayabilirken, bazıları daha sık ataklar geçirebilir” diyor.
Bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirten , “Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve beyin kimyasında değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle olabildiğince erken teşhis, tedavi ve korunma büyük önem taşır” şeklinde konuşuyor.
Hastalık farklı alt türlere sahip Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun türleri hakkında şu bilgileri veriyor: “Bipolar bozukluk farklı alt türlere sahip bir hastalıktır ve her biri farklı özellikler gösterir. Bipolar I bozukluk, manik dönemlerin depresif dönemlerden daha belirgin olduğu bir türdür. Manik dönem, kişinin normal ruh halinin çok ötesinde, aşırı mutluluk, enerji, hızlı konuşma, düşünmeden karar alma gibi belirtilerle kendini gösterir. Manik ataklar genellikle en az yedi gün sürer ve bazen hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Depresyon dönemleri de görülebilir. Bipolar II bozukluk ise Bipolar I'in daha hafif bir formudur. Bu bozuklukta kişi mani yerine hipomani yaşar. Hipomani, maniden daha az şiddetli olan, kişinin kendini enerjik ve mutlu hissettiği bir durumdur. Bipolar II'de, manik dönemlerden çok depresif dönemler daha uzun sürer. Siklotimi (Siklik Duygudurum Bozukluğu), bipolar bozukluğun daha hafif bir formudur. Kişi belirgin mani ve depresyon dönemleri yaşamaz, ancak ruh hali sık sık değişir. Kişi genellikle birkaç gün süren hafif mani ve depresyon dönemleri yaşar, ancak bu durumlar bipolar I ya da II kadar şiddetli değildir.”
Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir
Bipolar bozukluğun belirtilerini anlatan Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, hastalığın iki ana evreden oluştuğunu belirtiyor: “Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir: manik dönemler ve depresif dönemler. Manik dönemlerde kişi aşırı enerjik ve hareketlidir, uykusuz kalabilir, aşırı mutlu ve kendinden emin hissedebilir. Düşünceleri hızlanır, bir konudan diğerine geçiş yapar, aşırı para harcama, riskli kararlar alma gibi kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Öz güveni olağanüstü derecede artabilir, hatta bazen gerçekte olduğundan daha güçlü ve yetenekli olduğu inancına kapılabilir. Bunun yanı sıra bazı manik dönemler huzursuzluk ve sinirlilik ile de seyredebilir. Depresif dönemlerde ise kişi tam tersi bir tablo çizer; derin bir üzüntü, umutsuzluk ve enerji kaybı yaşar. Daha önce keyif aldığı şeylere karşı ilgisini yitirir, sürekli yorgun hisseder, kendisini değersiz görebilir. Uyku düzeni bozulabilir, aşırı uyuma veya uykusuzluk ortaya çıkabilir. Konsantrasyon güçlüğü yaşanabilir, hatta bazen intihar düşünceleri de görülebilir.”
Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmiyor
Hastalığın nedenlerine dair de bilgi veren Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun tek bir sebepten kaynaklanmadığını vurguluyor: “Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelerek hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlık önemli bir rol oynar; eğer ailede bipolar bozukluğu olan bir birey varsa, kişinin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksek olabilir. Beyin kimyası da bu süreçte etkilidir; serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler, ruh halinin ani değişimlerine yol açabilir. Çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir; özellikle yoğun stres, travmatik olaylar veya büyük bir kayıp yaşamak, bipolar bozukluğun başlamasına neden olabilir. Bu yüzden, kişinin hem biyolojik hem de psikososyal olarak desteklenmesi büyük önem taşır.”
Uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerekiyor
Bipolar bozukluğun uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerektirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, tedavinin genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürüldüğünü belirtiyor: “Bipolar afektif bozukluk, kişilerin yaşam kalitesini etkileyebilecek ciddi bir durumdur ancak uygun tedavi ve destekle yönetilebilir. Ruh hali dalgalanmaları yaşayan kişiler, tedaviye başvurduklarında genellikle daha stabil bir yaşam sürebilirler. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonları önlemek için önemlidir. Bipolar afektif bozukluğun tedavisi konusunda yapılan son yayınlar, genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi yaklaşımları, biyolojik tedavi seçenekleri ve bireyselleştirilmiş tedavi modellerine odaklanmaktadır.”
Hastalık kontrol altındayken hayatı hiç etkilemeyebilir Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkilerine dair şunları söylüyor: “Bu hastalığın ataklar ve arada normal, sağlıklı dönemlerin yaşanabildiği bir doğası olduğundan, kontrol altında tutulduğunda yaşam kalitesini etkilemeden yaşama imkanı bulunabilir. Ancak hastalık kontrol altında değilse ve tedavisiz kalırsa, biyolojik ve sosyal hayata zarar verebilecek geniş bir davranış spektrumu ile oldukça yıkıcı sonuçlar doğurabilir.”
Tanı alan kişiler için destek mekanizmalarının nasıl oluşturulması gerektiği konusunda ise şunları belirtiyor: “Öncelikle bu ciddi ruh sağlığı ve sosyal hayatı etkileyecek olan hastalıkla ilgili tüm aile bireylerinin ve hastanın psikiyatrist tarafından bilgilendirilmesi gerekir. Hem ayaktan hem yatarak tedavi olunacak merkezlerin belirlenip, bilinmesi gerektiğinde başvurulması; taburculuk sonrası içinse sosyal çalışmacılarla çalışılması da ek olarak önerilmelidir. Elbette ki psikiyatrist kontrolünden çıkmamak da taburculuk sonrası mühimdir.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal Bipolar bozuklukların genellikle 15-35 yaş arası bireylerde ortaya çıktığını belirtti.
30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında hastalıkla ilgili bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, kişilerin ruh halinde, düşüncelerinde, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olan bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirtiyor.
Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği'nin (IBSD) verilerine göre, dünyada 60 milyon insan bipolar bozukluğa sahip. Türkiye'de ise bipolar bozukluk yaşayan 2 milyondan fazla insan bulunuyor. Aileleriyle birlikte 6 milyondan fazla insanın hayatını etkilediği tahmin ediliyor. Bipolar afektif bozukluğun (Bipolar bozukluk), kişilerin ruh hali, düşünceleri, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, “Bu durum, kişilerin manik (yükselmiş) ve depresif (düşük) dönemler/ataklar arasında geçiş yapmalarına neden olur. Bu değişimlerin şiddeti olağandan yüksek sınırlara ulaşır ve günlük yaşamını etkileyebilir. Bipolar bozukluk, genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar, hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir; bazı bireyler uzun süreli sakin dönemler yaşayabilirken, bazıları daha sık ataklar geçirebilir” diyor.
Bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirten , “Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve beyin kimyasında değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle olabildiğince erken teşhis, tedavi ve korunma büyük önem taşır” şeklinde konuşuyor.
Hastalık farklı alt türlere sahip
Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun türleri hakkında şu bilgileri veriyor: “Bipolar bozukluk farklı alt türlere sahip bir hastalıktır ve her biri farklı özellikler gösterir. Bipolar I bozukluk, manik dönemlerin depresif dönemlerden daha belirgin olduğu bir türdür. Manik dönem, kişinin normal ruh halinin çok ötesinde, aşırı mutluluk, enerji, hızlı konuşma, düşünmeden karar alma gibi belirtilerle kendini gösterir. Manik ataklar genellikle en az yedi gün sürer ve bazen hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Depresyon dönemleri de görülebilir. Bipolar II bozukluk ise Bipolar I'in daha hafif bir formudur. Bu bozuklukta kişi mani yerine hipomani yaşar. Hipomani, maniden daha az şiddetli olan, kişinin kendini enerjik ve mutlu hissettiği bir durumdur. Bipolar II'de, manik dönemlerden çok depresif dönemler daha uzun sürer. Siklotimi (Siklik Duygudurum Bozukluğu), bipolar bozukluğun daha hafif bir formudur. Kişi belirgin mani ve depresyon dönemleri yaşamaz, ancak ruh hali sık sık değişir. Kişi genellikle birkaç gün süren hafif mani ve depresyon dönemleri yaşar, ancak bu durumlar bipolar I ya da II kadar şiddetli değildir.”
Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir
Bipolar bozukluğun belirtilerini anlatan Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, hastalığın iki ana evreden oluştuğunu belirtiyor: “Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir: manik dönemler ve depresif dönemler. Manik dönemlerde kişi aşırı enerjik ve hareketlidir, uykusuz kalabilir, aşırı mutlu ve kendinden emin hissedebilir. Düşünceleri hızlanır, bir konudan diğerine geçiş yapar, aşırı para harcama, riskli kararlar alma gibi kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Öz güveni olağanüstü derecede artabilir, hatta bazen gerçekte olduğundan daha güçlü ve yetenekli olduğu inancına kapılabilir. Bunun yanı sıra bazı manik dönemler huzursuzluk ve sinirlilik ile de seyredebilir. Depresif dönemlerde ise kişi tam tersi bir tablo çizer; derin bir üzüntü, umutsuzluk ve enerji kaybı yaşar. Daha önce keyif aldığı şeylere karşı ilgisini yitirir, sürekli yorgun hisseder, kendisini değersiz görebilir. Uyku düzeni bozulabilir, aşırı uyuma veya uykusuzluk ortaya çıkabilir. Konsantrasyon güçlüğü yaşanabilir, hatta bazen intihar düşünceleri de görülebilir.”
Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmiyor
Hastalığın nedenlerine dair de bilgi veren Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun tek bir sebepten kaynaklanmadığını vurguluyor: “Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelerek hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlık önemli bir rol oynar; eğer ailede bipolar bozukluğu olan bir birey varsa, kişinin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksek olabilir. Beyin kimyası da bu süreçte etkilidir; serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler, ruh halinin ani değişimlerine yol açabilir. Çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir; özellikle yoğun stres, travmatik olaylar veya büyük bir kayıp yaşamak, bipolar bozukluğun başlamasına neden olabilir. Bu yüzden, kişinin hem biyolojik hem de psikososyal olarak desteklenmesi büyük önem taşır.”
Uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerekiyor
Bipolar bozukluğun uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerektirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, tedavinin genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürüldüğünü belirtiyor: “Bipolar afektif bozukluk, kişilerin yaşam kalitesini etkileyebilecek ciddi bir durumdur ancak uygun tedavi ve destekle yönetilebilir. Ruh hali dalgalanmaları yaşayan kişiler, tedaviye başvurduklarında genellikle daha stabil bir yaşam sürebilirler. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonları önlemek için önemlidir. Bipolar afektif bozukluğun tedavisi konusunda yapılan son yayınlar, genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi yaklaşımları, biyolojik tedavi seçenekleri ve bireyselleştirilmiş tedavi modellerine odaklanmaktadır.”
Hastalık kontrol altındayken hayatı hiç etkilemeyebilir
Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkilerine dair şunları söylüyor: “Bu hastalığın ataklar ve arada normal, sağlıklı dönemlerin yaşanabildiği bir doğası olduğundan, kontrol altında tutulduğunda yaşam kalitesini etkilemeden yaşama imkanı bulunabilir. Ancak hastalık kontrol altında değilse ve tedavisiz kalırsa, biyolojik ve sosyal hayata zarar verebilecek geniş bir davranış spektrumu ile oldukça yıkıcı sonuçlar doğurabilir.”
Tanı alan kişiler için destek mekanizmalarının nasıl oluşturulması gerektiği konusunda ise şunları belirtiyor: “Öncelikle bu ciddi ruh sağlığı ve sosyal hayatı etkileyecek olan hastalıkla ilgili tüm aile bireylerinin ve hastanın psikiyatrist tarafından bilgilendirilmesi gerekir. Hem ayaktan hem yatarak tedavi olunacak merkezlerin belirlenip, bilinmesi gerektiğinde başvurulması; taburculuk sonrası içinse sosyal çalışmacılarla çalışılması da ek olarak önerilmelidir. Elbette ki psikiyatrist kontrolünden çıkmamak da taburculuk sonrası mühimdir.”
Haftanın popüler haberleri
EKK'dan enflasyonla mücadeleye devam
Ekonomi Koordinasyon Kurulu: Mali disiplinden taviz vermeden enflasyonla mücadeleyi sürdüreceğiz.
Ulutek Teknopark Ar-Ge firmalarını TEYDEB projelerine hazırlıyor
ULUTEK Teknopark, bünyesindeki Ar-Ge ve teknoloji firmalarına yönelik “TEYDEB 1501/1507 Programları Proje Önerisi Hazırlama Eğitimi” düzenledi.
Profesyonel e-ticaretçi Nilhan Önal Gökçetekin Arden Üniversitesi'nde
En son Hepsiburada'da CEO görevini yürüten Nilhan Önal Gökçetekin bundan böyle Arden Üniversitesinde kariyerini devam ettireceğini duyurdu.
Gamze Baykal'a ISS Türkiye'de bölüm başkanlığı görevi
ISS Türkiye’de Hukuk, İnsan ve Kültür Başkanlığı görevine Gamze Baykal getirildi.
Muharrem Yılmaz: Sütaş, Pakistan'daki yatırımlarını büyütüyor
Sütaş, Pakistan'daki ortağı Nishat'ın hisselerini satın alıyor.
THY Teknik'ten yeni hangar
THY Teknik, Atatürk Havalimanı'nda yedinci hangarını hizmete açtı.
Rekabet Kurulundan Teva İlaç'a soruşturma
Rekabet Kurulu, TEVA’nın rakiplerin pazara girişini zorlaştırmayı hedefleyebilecek nitelikteki çeşitli davranışları nedeniyle soruşturma açılmasına karar verdi.
40 yıldır terörle mücadeleye harcanan parayla neler yapılabilirdi?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu 40 yıldır terörle mücadeleye harcanan parayla neler yapılabilirdi? sorusunu örneklerle cevaplamaya devam ediyor.
Samsung, profesyoneller için Galaxy Ultra 2’yi tasarladı
Samsung, Gemini işlemcili ilk akıllı saatleri piyasaya sürdükten bir yıl sonra Galaxy Watch Ultra2 ve Galaxy Watch9 ile Galaxy Watch serisini daha da ileriye taşıyor.
Alex Cruz, Pegasus'a Bağımsız YKÜ olarak katıldı
Pegasus, David Vismans'ın ayrılmasıyla boşalan Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevine Alex Cruz'un atandığını duyurdu.
Horoz Lojistik CFO'su Murat Kaplan görevinden istifa etti
Horoz Lojistik, şirkette CFO olarak görev yapmakta olan Murat Kaplan'ın görevinden istifa ettiğini duyurdu.
ÖSYM'den 22 ve 23 Ağustos'ta 3 önemli sınav
ÖSYM'nin duyurduğu takvime göre: e-YDS 2026/9 İngilizce yarın, 2026-TUS ve 2026-STS Tıp Doktorluğu sınavlarını 23 Ağustos Pazar günü yapılacak.
Kapeks Kimya, Borsa'da KPEKS koduyla işlem görmeye başladı
Şirket, düzenlenen gong töreniyle “KPEKS” işlem koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da ve BİST Katılım Endeksinde işlem görmeye başladı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Yapay Zeka'da 2030'a doğru yükselen nitelikler -1
"Yapay Zeka Döneminde Yükselen Nitelikler" araştırması sahada işveren, çalışanlarla yapıldı. Sonuçlar riskleri, fırsatları, iyileştirmeye açık alanları gözler önüne seriyor.
Gurbetçilerden duygusal veda
İzinlerini tamamlayan gurbetçiler, Avrupa'ya açılan sınır kapılarına gelerek gümrük ve pasaport işlemlerinin ardından çalıştıkları ülkelerin yolunu tutuyor.
Kütahya'nın ihracatı 1 milyar dolar sınırına dayandı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Kütahya'nın ihracatı 1 milyar dolar sınırına dayandı. Geçen sene 975 milyon dolardı, bu yıl 1 milyar doları aşacak.
Arçelik'ten yatırım dolandırıcılığı uyarısı
Arçelik A.Ş., markası ve yöneticilerinin adı kullanılarak yapılan yatırım çağrılarına itibar edilmemesi ve resmi kanalların takip edilmesi uyarısında bulundu.
Tarım Kredi Grubu, İSO 500 ve Capital 500'de yer aldı
Tarım Kredi Grubu şirketleri hem İSO 500'de, hem Capital 500'de yer alarak Türkiye'nin büyük şirketleri listelerine girdi.
TUSAŞ'a büyük ilgi
TUSAŞ, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı 2026’da büyük ilgi gördü.
Türker Veyaş, Borsa'da işlem görmeye başladı
Türker VEYAŞ payları VEYAS koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem işlem görmeye başladı.
Türkiye'de kadın ve erkek nüfusu başa baş
TÜİK'in paylaştığı verilere göre: Türkiye'de erkek nüfusu 43 milyon 170 bin 975 kişi, kadın nüfusu 43 milyon 149 bin 627 kişi olarak kaydedildi.
Bakan Şimşek, mazotta küresel şoka yönelik önlemleri duyurdu
Bakan Mehmet Şimşek, olağanüstü küresel piyasalara rağmen mazot şokunu piyasalarda sınırlandıracaklarını, bütçe disiplinini koruyacaklarını duyurdu.
Ken Xie: Fortinet, inovatif projelerle finansal rekora ulaştı
Fortinet CEO'su Ken Xie "Yapay zeka çağındaki inovasyonumuzun farklılaştırıcı değerini yansıtan mükemmel ikinci çeyrek sonuçlarımızdan son derece memnunuz."
Teknofest Mavi Vatan'da büyük coşku
TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda başladı.
F İstanbul Gıda Fuarı, 26–29 Ağustos 2026 tarihlerinde
F İstanbul Gıda Fuarı, 26–29 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturuyor.
Yandex'ten müşterilerine “Maksimum Kâr” desteği
Yandex Ads, beta test sürecinin tamamlanmasının ardından Maksimum Kâr stratejisinin gelişmiş özelliklerini reklamverenlerin kullanımına sunuyor.
Matlı, güneş ve rüzgâr enerjisine yatırımlarını büyütüyor
Matlı Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisine yönelik yatırımlarını 160 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
İşsizlik oranı ikinci çeyrekte yüzde 7,9 oldu
TÜİK açıkladı: Türkiye'de işsizlik oranı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 7,9 oldu.
İnternetten hava temizleyici aramaları yüzde 62 arttı
E-ticaret verilerine göre, "hava temizleyici" aramaları son dönemde yüzde 62 oranında rekor bir artış gösterdi.
Finans, Sigorta, Teknoloji, Sağlık, Farma'nın en iyi işverenleri
Great Place To Work; Finansal Hizmetler - Sigortacılık, Üretim - İmalat, Teknoloji ve Sağlık Hizmetleri - Farma sektörlerindeki en iyi işverenleri açıkladı.
Hakan Çınar: Türkiye olmadan Avrupa'nın tedarik zinciri eksik kalır
Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar: “Avrupa Çin’e karşı sanayi duvarı örerken Türkiye’yi o duvarın dışında bırakırsa, yalnızca Türkiye’yi değil kendi rekabet gücünü de cezalandırır.”
Koruma Klor Alkali Ar-Ge Merkezi'nden başarı
Koruma Klor Alkali Ar-Ge Merkezinin FLEX-CIRC-CO₂ projesi, Avrupa Komisyonu tarafından 15/15 tam puanla değerlendirildi.
Deepfake dolandırıcılığı 2 yılda 50 kat arttı
Dijital kimlik doğrulama şirketi Shufti'nin 2026 Identity Fraud Index raporuna göre, deepfake video kaynaklı dolandırıcılık girişimleri 2 yılda 50 kat arttı.
Erhan Çiçek, Jimmy Key Genel Müdürü oldu
Daha önce Jimmy Key Ürün Yönetimi Direktörü ve son olarak Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Erhan Çiçek, şirketin yeni Genel Müdürü oldu.
Küresel oyun arenasının yıldızları 18 Eylül'de GİST'te buluşuyor
Oyun teknolojilerinden yatırım ekosistemine, yapay zekadan marka iş birliklerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren isimler, 18-20 Eylül'de GIST 2026'da buluşuyor.
Temmuz'da 3 trilyon liraya yakın kartlı ödeme yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla temmuz ayında yapılan ödemelerin toplam tutarı 2 trilyon 974,9 milyar liraya ulaştı.
Çitlekçi, Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul’da gong Çitlekçi Mağazacılık Gıda A.Ş. için çaldı. Şirket, “CITAS” işlem koduyla Borsa İstanbul’da işlem görecek.
Sermaye ve finansmana erişim girişimci adaylarını zorluyor
EY Girişimcilik Barometresi 2026 sonuçları açıklandı. Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde iştah güçlü olurken, sermayeye erişim ve finansman zorlukları devam ediyor.
Electrolux’ten 45 dakikada tam kapasite yıkama
Electrolux’ten 45 dakikada tam kapasite yıkama