Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal Bipolar bozuklukların genellikle 15-35 yaş arası bireylerde ortaya çıktığını belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 25.03.2025 13:01
Haber Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 13:04
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında hastalıkla ilgili bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, kişilerin ruh halinde, düşüncelerinde, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olan bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirtiyor.
Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği'nin (IBSD) verilerine göre, dünyada 60 milyon insan bipolar bozukluğa sahip. Türkiye'de ise bipolar bozukluk yaşayan 2 milyondan fazla insan bulunuyor. Aileleriyle birlikte 6 milyondan fazla insanın hayatını etkilediği tahmin ediliyor. Bipolar afektif bozukluğun (Bipolar bozukluk), kişilerin ruh hali, düşünceleri, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, “Bu durum, kişilerin manik (yükselmiş) ve depresif (düşük) dönemler/ataklar arasında geçiş yapmalarına neden olur. Bu değişimlerin şiddeti olağandan yüksek sınırlara ulaşır ve günlük yaşamını etkileyebilir. Bipolar bozukluk, genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar, hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir; bazı bireyler uzun süreli sakin dönemler yaşayabilirken, bazıları daha sık ataklar geçirebilir” diyor.
Bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirten , “Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve beyin kimyasında değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle olabildiğince erken teşhis, tedavi ve korunma büyük önem taşır” şeklinde konuşuyor.
Hastalık farklı alt türlere sahip Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun türleri hakkında şu bilgileri veriyor: “Bipolar bozukluk farklı alt türlere sahip bir hastalıktır ve her biri farklı özellikler gösterir. Bipolar I bozukluk, manik dönemlerin depresif dönemlerden daha belirgin olduğu bir türdür. Manik dönem, kişinin normal ruh halinin çok ötesinde, aşırı mutluluk, enerji, hızlı konuşma, düşünmeden karar alma gibi belirtilerle kendini gösterir. Manik ataklar genellikle en az yedi gün sürer ve bazen hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Depresyon dönemleri de görülebilir. Bipolar II bozukluk ise Bipolar I'in daha hafif bir formudur. Bu bozuklukta kişi mani yerine hipomani yaşar. Hipomani, maniden daha az şiddetli olan, kişinin kendini enerjik ve mutlu hissettiği bir durumdur. Bipolar II'de, manik dönemlerden çok depresif dönemler daha uzun sürer. Siklotimi (Siklik Duygudurum Bozukluğu), bipolar bozukluğun daha hafif bir formudur. Kişi belirgin mani ve depresyon dönemleri yaşamaz, ancak ruh hali sık sık değişir. Kişi genellikle birkaç gün süren hafif mani ve depresyon dönemleri yaşar, ancak bu durumlar bipolar I ya da II kadar şiddetli değildir.”
Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir
Bipolar bozukluğun belirtilerini anlatan Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, hastalığın iki ana evreden oluştuğunu belirtiyor: “Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir: manik dönemler ve depresif dönemler. Manik dönemlerde kişi aşırı enerjik ve hareketlidir, uykusuz kalabilir, aşırı mutlu ve kendinden emin hissedebilir. Düşünceleri hızlanır, bir konudan diğerine geçiş yapar, aşırı para harcama, riskli kararlar alma gibi kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Öz güveni olağanüstü derecede artabilir, hatta bazen gerçekte olduğundan daha güçlü ve yetenekli olduğu inancına kapılabilir. Bunun yanı sıra bazı manik dönemler huzursuzluk ve sinirlilik ile de seyredebilir. Depresif dönemlerde ise kişi tam tersi bir tablo çizer; derin bir üzüntü, umutsuzluk ve enerji kaybı yaşar. Daha önce keyif aldığı şeylere karşı ilgisini yitirir, sürekli yorgun hisseder, kendisini değersiz görebilir. Uyku düzeni bozulabilir, aşırı uyuma veya uykusuzluk ortaya çıkabilir. Konsantrasyon güçlüğü yaşanabilir, hatta bazen intihar düşünceleri de görülebilir.”
Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmiyor
Hastalığın nedenlerine dair de bilgi veren Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun tek bir sebepten kaynaklanmadığını vurguluyor: “Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelerek hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlık önemli bir rol oynar; eğer ailede bipolar bozukluğu olan bir birey varsa, kişinin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksek olabilir. Beyin kimyası da bu süreçte etkilidir; serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler, ruh halinin ani değişimlerine yol açabilir. Çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir; özellikle yoğun stres, travmatik olaylar veya büyük bir kayıp yaşamak, bipolar bozukluğun başlamasına neden olabilir. Bu yüzden, kişinin hem biyolojik hem de psikososyal olarak desteklenmesi büyük önem taşır.”
Uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerekiyor
Bipolar bozukluğun uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerektirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, tedavinin genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürüldüğünü belirtiyor: “Bipolar afektif bozukluk, kişilerin yaşam kalitesini etkileyebilecek ciddi bir durumdur ancak uygun tedavi ve destekle yönetilebilir. Ruh hali dalgalanmaları yaşayan kişiler, tedaviye başvurduklarında genellikle daha stabil bir yaşam sürebilirler. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonları önlemek için önemlidir. Bipolar afektif bozukluğun tedavisi konusunda yapılan son yayınlar, genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi yaklaşımları, biyolojik tedavi seçenekleri ve bireyselleştirilmiş tedavi modellerine odaklanmaktadır.”
Hastalık kontrol altındayken hayatı hiç etkilemeyebilir Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkilerine dair şunları söylüyor: “Bu hastalığın ataklar ve arada normal, sağlıklı dönemlerin yaşanabildiği bir doğası olduğundan, kontrol altında tutulduğunda yaşam kalitesini etkilemeden yaşama imkanı bulunabilir. Ancak hastalık kontrol altında değilse ve tedavisiz kalırsa, biyolojik ve sosyal hayata zarar verebilecek geniş bir davranış spektrumu ile oldukça yıkıcı sonuçlar doğurabilir.”
Tanı alan kişiler için destek mekanizmalarının nasıl oluşturulması gerektiği konusunda ise şunları belirtiyor: “Öncelikle bu ciddi ruh sağlığı ve sosyal hayatı etkileyecek olan hastalıkla ilgili tüm aile bireylerinin ve hastanın psikiyatrist tarafından bilgilendirilmesi gerekir. Hem ayaktan hem yatarak tedavi olunacak merkezlerin belirlenip, bilinmesi gerektiğinde başvurulması; taburculuk sonrası içinse sosyal çalışmacılarla çalışılması da ek olarak önerilmelidir. Elbette ki psikiyatrist kontrolünden çıkmamak da taburculuk sonrası mühimdir.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bipolar bozukluk, genellikle 15-35 yaş arasında ortaya çıkıyor
Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal Bipolar bozuklukların genellikle 15-35 yaş arası bireylerde ortaya çıktığını belirtti.
30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında hastalıkla ilgili bilgiler paylaşan DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, kişilerin ruh halinde, düşüncelerinde, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olan bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirtiyor.
Uluslararası Bipolar Bozukluklar Derneği'nin (IBSD) verilerine göre, dünyada 60 milyon insan bipolar bozukluğa sahip. Türkiye'de ise bipolar bozukluk yaşayan 2 milyondan fazla insan bulunuyor. Aileleriyle birlikte 6 milyondan fazla insanın hayatını etkilediği tahmin ediliyor. Bipolar afektif bozukluğun (Bipolar bozukluk), kişilerin ruh hali, düşünceleri, enerjisi ve davranışlarında belirgin dalgalanmalara yol açan bir psikiyatrik duygudurum bozukluğu olduğunu söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Psikiyatr Psikoterapist Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, “Bu durum, kişilerin manik (yükselmiş) ve depresif (düşük) dönemler/ataklar arasında geçiş yapmalarına neden olur. Bu değişimlerin şiddeti olağandan yüksek sınırlara ulaşır ve günlük yaşamını etkileyebilir. Bipolar bozukluk, genellikle ergenlik ya da genç yetişkinlik döneminde başlar, hastalığın seyri kişiden kişiye değişebilir; bazı bireyler uzun süreli sakin dönemler yaşayabilirken, bazıları daha sık ataklar geçirebilir” diyor.
Bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1-2 olduğunu ve genellikle 15 ila 35 yaş arasında ortaya çıktığını belirten , “Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve beyin kimyasında değişikliklere yol açabilir. Bu nedenle olabildiğince erken teşhis, tedavi ve korunma büyük önem taşır” şeklinde konuşuyor.
Hastalık farklı alt türlere sahip
Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun türleri hakkında şu bilgileri veriyor: “Bipolar bozukluk farklı alt türlere sahip bir hastalıktır ve her biri farklı özellikler gösterir. Bipolar I bozukluk, manik dönemlerin depresif dönemlerden daha belirgin olduğu bir türdür. Manik dönem, kişinin normal ruh halinin çok ötesinde, aşırı mutluluk, enerji, hızlı konuşma, düşünmeden karar alma gibi belirtilerle kendini gösterir. Manik ataklar genellikle en az yedi gün sürer ve bazen hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Depresyon dönemleri de görülebilir. Bipolar II bozukluk ise Bipolar I'in daha hafif bir formudur. Bu bozuklukta kişi mani yerine hipomani yaşar. Hipomani, maniden daha az şiddetli olan, kişinin kendini enerjik ve mutlu hissettiği bir durumdur. Bipolar II'de, manik dönemlerden çok depresif dönemler daha uzun sürer. Siklotimi (Siklik Duygudurum Bozukluğu), bipolar bozukluğun daha hafif bir formudur. Kişi belirgin mani ve depresyon dönemleri yaşamaz, ancak ruh hali sık sık değişir. Kişi genellikle birkaç gün süren hafif mani ve depresyon dönemleri yaşar, ancak bu durumlar bipolar I ya da II kadar şiddetli değildir.”
Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir
Bipolar bozukluğun belirtilerini anlatan Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, hastalığın iki ana evreden oluştuğunu belirtiyor: “Bipolar bozuklukta kişinin ruh hali iki uç arasında gidip gelir: manik dönemler ve depresif dönemler. Manik dönemlerde kişi aşırı enerjik ve hareketlidir, uykusuz kalabilir, aşırı mutlu ve kendinden emin hissedebilir. Düşünceleri hızlanır, bir konudan diğerine geçiş yapar, aşırı para harcama, riskli kararlar alma gibi kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Öz güveni olağanüstü derecede artabilir, hatta bazen gerçekte olduğundan daha güçlü ve yetenekli olduğu inancına kapılabilir. Bunun yanı sıra bazı manik dönemler huzursuzluk ve sinirlilik ile de seyredebilir. Depresif dönemlerde ise kişi tam tersi bir tablo çizer; derin bir üzüntü, umutsuzluk ve enerji kaybı yaşar. Daha önce keyif aldığı şeylere karşı ilgisini yitirir, sürekli yorgun hisseder, kendisini değersiz görebilir. Uyku düzeni bozulabilir, aşırı uyuma veya uykusuzluk ortaya çıkabilir. Konsantrasyon güçlüğü yaşanabilir, hatta bazen intihar düşünceleri de görülebilir.”
Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmiyor
Hastalığın nedenlerine dair de bilgi veren Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun tek bir sebepten kaynaklanmadığını vurguluyor: “Bipolar bozukluğun kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelerek hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkınlık önemli bir rol oynar; eğer ailede bipolar bozukluğu olan bir birey varsa, kişinin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksek olabilir. Beyin kimyası da bu süreçte etkilidir; serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerdeki dengesizlikler, ruh halinin ani değişimlerine yol açabilir. Çevresel faktörler de hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyebilir; özellikle yoğun stres, travmatik olaylar veya büyük bir kayıp yaşamak, bipolar bozukluğun başlamasına neden olabilir. Bu yüzden, kişinin hem biyolojik hem de psikososyal olarak desteklenmesi büyük önem taşır.”
Uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerekiyor
Bipolar bozukluğun uzun süreli ve kapsamlı bir tedavi gerektirdiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, tedavinin genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürüldüğünü belirtiyor: “Bipolar afektif bozukluk, kişilerin yaşam kalitesini etkileyebilecek ciddi bir durumdur ancak uygun tedavi ve destekle yönetilebilir. Ruh hali dalgalanmaları yaşayan kişiler, tedaviye başvurduklarında genellikle daha stabil bir yaşam sürebilirler. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ilerlemesini ve komplikasyonları önlemek için önemlidir. Bipolar afektif bozukluğun tedavisi konusunda yapılan son yayınlar, genellikle ilaç tedavisi, psikoterapi yaklaşımları, biyolojik tedavi seçenekleri ve bireyselleştirilmiş tedavi modellerine odaklanmaktadır.”
Hastalık kontrol altındayken hayatı hiç etkilemeyebilir
Uzm. Dr. Gülnihal Gökçe Ünal, bipolar bozukluğun günlük yaşam üzerindeki etkilerine dair şunları söylüyor: “Bu hastalığın ataklar ve arada normal, sağlıklı dönemlerin yaşanabildiği bir doğası olduğundan, kontrol altında tutulduğunda yaşam kalitesini etkilemeden yaşama imkanı bulunabilir. Ancak hastalık kontrol altında değilse ve tedavisiz kalırsa, biyolojik ve sosyal hayata zarar verebilecek geniş bir davranış spektrumu ile oldukça yıkıcı sonuçlar doğurabilir.”
Tanı alan kişiler için destek mekanizmalarının nasıl oluşturulması gerektiği konusunda ise şunları belirtiyor: “Öncelikle bu ciddi ruh sağlığı ve sosyal hayatı etkileyecek olan hastalıkla ilgili tüm aile bireylerinin ve hastanın psikiyatrist tarafından bilgilendirilmesi gerekir. Hem ayaktan hem yatarak tedavi olunacak merkezlerin belirlenip, bilinmesi gerektiğinde başvurulması; taburculuk sonrası içinse sosyal çalışmacılarla çalışılması da ek olarak önerilmelidir. Elbette ki psikiyatrist kontrolünden çıkmamak da taburculuk sonrası mühimdir.”
Haftanın popüler haberleri
Boyner Grup, COMMUNITÉ’yi İstinyePark’ta açtı
Boyner Grup; moda, kültür ve yaşam tarzını bir araya getiren yeni nesil deneyim alanı COMMUNITÉ’yi İstinyePark’ta açtı.
Cloudbeds, Protel ile işbirliğine imza attı
Otelcilik sektörünün büyümesine güç veren platform Cloudbeds, Protel ile stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu.
Jimmy Key'in ana teması: Ege’nin ruhu, yazın zarafeti
Jimmy Key, 2026 Yaz Koleksiyonu ile Ege’nin zamansız estetiğini modern bir stil diliyle yeniden yorumluyor.
Geleceğin Eğitimi Zirvesi 13 Nisan'da
Geleceğin Eğitimi Zirvesi'ne geri sayı başladı! Zirve 13 Nisan'da Pera Müzesi Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek.
Rusya'dan Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi
Yandex Türkiye'ye göre 2025'te Rusya ve BDT pazarında Türkiye'nin medikal, kayak ve konaklama turizmine ilgi yükseldi.
Hakan Kara ve Gülru Gezer'den BTSO'da savaş konferansı
BTSO toplantısında Ekonomist Hakan Kara ve Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik, ekonomik etkilerini değerlendirdi.
Burpol Polimer'e PAGÇEV'den Plastik Geri Dönüşüm ödülü
Burpol Polimer, PAGÇEV Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü kategorisinde 1.’lik ödülünü almaya hak kazandı.
Dr. Atılay Koltuk ve Dr. Nazlı Melis Coşkun'dan dünya birinciliği
Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Atılay Koltuk ve Dr. Nazlı Melis Coşkun, STS 2026 Kongresinde düzenlenen uluslararası asistan yarışmasında Dünya Birincisi oldu.
Roche İlaç, onkoloji projelerini duyurdu
Roche, 1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında kanser çalışmalarının önemine dikkat çekiyor.
vivo ile Turkish Cargo arasında global çapta büyük iş birliği
Turkish Cargo ile vivo stratejik bir iş birliğine imza attı.
Berna Şen Şenol: Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz
Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol, TÜMKAD etkinliğinde önemli bir mesaj verdi: "Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz."
İstanbul Networking Night yoğun katılımla gerçekleşti
İstanbul Networking Night (GİRVAK INN) 150 kişilik kontenjan için 700 başvuru alarak büyük ilgi gördü.
X, küresel pazarlama lideri Angela Zepeda ile yollarını ayırdı
Elon Musk’ın sahibi olduğu X, 2024 yılında küresel pazarlama başkanı olarak göreve getirilen sektörün deneyimli ismi Angela Zepeda’yı da işten çıkardı.
Nestlé’den açıklama: 12 ton KitKat çalındı
Yaklaşık 12 tonluk ve 413 bin 793 adet KitKat ürünü sevkiyatı taşıyan kamyon, İtalya’dan Polonya’ya doğru ilerlediği sırada geçtiğimiz hafta kayboldu.
İş dünyası, finansmana kolay erişim istiyor
İstanbul Sanayi Odası toplantısı gündeminde ağırlıklı olarak finansman yer aldı.
İngiltere'de perakende satışlar Şubat'ta geriledi
Resmi verilere göre, İngiliz perakende satışları, Ocak ayındaki son bir buçuk yılın en güçlü büyümesinin ardından Şubat ayında düşüş gösterdi.
Sahte plaka cezaları 1 Nisan'da başlıyor
İçişleri Bakanlığı, TŞOF dışında basılmış ve güvenlik standartlarını taşımayan sahte plakaları kullananlara, 1 Nisan'dan itibaren 140 bin lira idari ceza uygulanacağını bildirdi.
TÜİK, Mart ayı ekonomik güven endeksini açıkladı
Ekonomik güven endeksi martta aylık yüzde 2,8 azalarak 97,9 oldu.
Reklamcılar Derneğinde Burcu Özdemir dönemi
Reklamcılar Derneği 42. Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldı. Başkanlığa Burcu Özdemir seçildi.
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu yapıldı
İlim Yayma Vakfı 55. Olağan Genel Kurulu Toplantısı İstanbul'da gerçekleştirildi.
Yeşilova Otomotiv'e OSD'den ödül
Yeşilova, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından verilen Tedarik Sanayii Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü’nün sahibi oldu.
BUİKAD, Türkiye'nin başarılı kadınlarını ödüllendirdi
Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) bu yıl 17.’sini düzenlediği, “BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” sahiplerini buldu.
Baku Flames 2026 jürisinde Türkiye’den beş isim
Baku Flames Uluslararası Yaratıcılık ve Etkililik Festivali’nde jüriler açıklandı. Listede Türkiye’den beş isim yer alıyor.
Şişecam 90. Olağan Genel Kurulu'nu yaptı
Şişecam, 2025 faaliyetlerinin değerlendirildiği 90. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda hissedarlarıyla bir araya geldi.
Elektronik ortamda şirket kurulabilecek
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Independent Türkçe’ye verdiği özel röportajda şirket kuruluş süreçlerinin tamamen elektronik ortama taşınacağını duyurdu.
Hoya ve Seiko Optik Türkiye’nin GMY Faruk Ulusoy oldu
Hoya Türkiye ve Seiko Optik Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevine Faruk Ulusoy atandı.
Yalçın Yılmaz, Logitech Global’de CCO oldu
Logitech, Yalçın Yılmaz’ın 1 Nisan 2026 itibarıyla Chief Commercial Officer (CCO) olarak atandığını duyurdu.
Tesan'da atama
Tesan’da İnsan ve Kültür Yöneticisi Sevinç Uzuner oldu.
MIXX Awards Türkiye’de en iyiler ödüllendirildi
MIXX Awards Türkiye, 16’ncı yılında 862 başvuru arasından seçilen projeleri ödüllendirdi.
Kira beyannamesi verme ve ödeme için son gün 31 Mart
Konuttan 2025'te 47 bin liranın, iş yerinden ise 330 bin liranın üzerinde kira alan gayrimenkul sahiplerinin vergilerini ödemesi gerekiyor.
TMSF duyurdu: 4 şirket satışa çıktı
TMSF, Reyap Çorlu Hastanesi, Royal Teos Otel, Reyap İstanbul Hastanesi ve Tekirova Turizm Otel Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nü satışa çıkardı.
Sosyal medyada geçirilen süre haftada 25 saati geçti
"We Are Social 2026" verilerine göre dünya genelinde haftalık sosyal medya kullanım süresi 18 saat 36 dakika, Türkiye'de bu süre 25 saat 4 dakika.
İş dünyası Kadın Liderin Yolculuğunu tartıştı
Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) ve Yanındayız Derneği düzenledikleri etkinlikte İş Dünyasında Kadını masaya yatırdı.
TBV 2026 Genel Kurul Toplantısı yapıldı
Türkiye Bilişim Vakfı, Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda 2025 faaliyetlerini değerlendirirken, 2026 hedeflerini ve stratejik yol haritasını paylaştı.
Ahmet Pura, KTSD’de Başkanlığı Nilgün Dayıoğlugil’e devretti
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneğinde (KTSD) Ahmet Pura “Onursal Başkan”, Nilgün Dayıoğlugil Dernek Başkanı seçildi.
Sodexo Türkiye’de yeni CEO Bora Koçak oldu
Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi’nin liderlik koltuğuna, şirket bünyesinde 20 yılı aşkın süredir sorumluluklar üstlenen Bora Koçak getirildi.
Doğuş Çay’ın sahibi Süleyman Karakan 71 yaşında vefat etti
Doğuş Çay Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Karakan hayatını kaybetti.
Versuni Türkiye’de üst düzey atamalar
Versuni Türkiye’de satış organizasyonuna Serhan Giray, Ticari Mükemmellik’e ise Serhat Kılıç liderlik edecek.
Kayseri pastırması AB tescili alan 46. coğrafi işaretli ürün oldu
Kayseri pastırması, Avrupa Birliği (AB) tescili alan 46'ncı coğrafi işaretli ürün oldu.
İşsizlik yüzde 8,3'e geriledi
Türkiye'de işsizlik oranı, 2025'te bir önceki yıla göre 0,4 puan azalışla, yüzde 8,3'e geriledi.