Prof. Dr. Tarhan: Hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez
Prof. Dr. Tarhan: Hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dost TV ve Dost FM’de yayınlanan “Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ la Akla Kapı” programında “Ekran Bağımlılığı” konusunu ele aldı.
Haber Giriş Tarihi: 28.08.2024 20:06
Haber Güncellenme Tarihi: 28.08.2024 20:13
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dost TV ve Dost FM’de yayınlanan “Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ la Akla Kapı” programında “Ekran Bağımlılığı” konusunu ele aldı. Bağımlılık tanısındaki ana semptomun kontrol kaybı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor. Amacı olan, günü planlayan bir kimse sosyal medya tuzağından, ekran maruziyetinden kendini koruyabilir.” dedi.
“Bir noktaya odaklanıp dünyanın gerçeklerinden kopmak, hipnotik bir durumdur”
Klip sendromu vakasından örnek veren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Gecikmiş konuşma şikayetiyle bir çocuk geldi. Gecikmiş konuşma demek otizm demektir. Biz de çocukta otizm var zannettik. Araştırdık ki çocuğun ince motor, kaba motor gelişimi gayet iyi. Matematiksel zekâsı iyi. Konuşmasında gecikme var. Niye böyle diye araştırdığımızda çocuğun bütün gün televizyon izlediğini gördük. O zaman cep telefonları yoktu televizyon vardı. Televizyonu açmış çocuk. Bütün gün müzik kanallarını seyrediyor. Videolar izliyor, şarkı kanallarını seyrediyor, onları dinliyor. Hiç konuşmak, sözcük üretmek zorunda kalmadığı için sadece izliyor. Anne de ucuz bakıcı çocuğun eline kumandayı vermiş. Çocuk onunla yiyor içiyor, vakit geçiyor. Konuşmak zorunda kalmadığı için beynin sözcük üreten alanı körelmiş. Çocuk o anda oyalıyor. Hipnotize oluyor, büyülenmiş oluyor, kendini kaptırıyor. Bir noktaya odaklanıp dünyanın gerçeklerinden kopmak, hipnotik bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
Bir tohum olarak ekiliyor ileri yaşta büyüyor…
Hayat senaryolarının küçük yaşlarda öğrenildiğini bu senaryoların büyük yaşlarda yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Ekran maruziyetinin dozu kaçtığı zaman, çocuk başka bir şey öğrenemiyor. Çocuğun öğrenebilmesi için beş duyunun da çalışması lazım. Beş duyunun yanında deneyimleyerek öğrenmesi lazım. Söküp takarak, oynayarak, yaşayarak öğrenmesi lazım. Küçük yaşta hayat senaryoları öğreniliyor. Kişiler bu öğrenilen hayat senaryolarını büyük yaşlarda yaşıyorlar. Sadece anlatılar, hikayeler değil yaşantılar da çocukta kalıcı oluyor. Onun için büyüklerle yaşadıkları, arkadaşlarıyla yaşadıkları, oynarken, söküp takarken yaşadıkları onların gelişen zihinlerinde yer ediyor. Orada bir tohum olarak ekiliyor ve ileri yaşta büyüyor. Bu nedenle çocukların anne babayla birlikte geçirdiği zaman çok önemli. Anne babanın nasihat vermesi değil de onunla beraber yaşadığı olaylar, birlikte yaşadıkları hikayeler çok önemli…” şeklinde konuştu.
“Haftada 20 saati geçen ekran maruziyeti çocuğa zarar veriyor”
Soyut düşünme becerisinin beynin ön bölgesinin bir fonksiyonu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan; “Haftada 20 saati geçen ekran maruziyeti çocuğa zarar veriyor. Çocuğun okul dönemi yaşına kadar ebeveyn gözetimi altında olması lazım. Çocukta 6-7 yaşında gerçeklik, soyut düşünce, kavramsal düşünce ortaya çıkıyor. Gerçeklik algısı oluşuyor. Ondan önce hayal ile gerçeği karıştırıyor. Mesela tek başına bir video seyrediyor, videoda canavarlar üzerine geliyor gibi olur. Çocuk onu gerçek zanneder. Oradan kırmızı renk yansısa, elim kanıyor zanneder. Çünkü o dönemde hayal ile gerçeği ayırt edemiyor. 6-7 yaşında gerçeklik testini beyin öğreniyor. O zamana kadar somut düşünce var. Çocuk çok zekiyse soyut düşünme 6-7 yaşından önce de başlıyor. Soyut düşünme becerisi, beynin ön bölgesinin fonksiyonu. Duygusal zekâ, sosyal zekâ ve matematiksel zekanın birlikte çalışmasıyla oluyor. Bazı çocuklar daha çabuk öğreniyor, bazı çocuklar yavaş öğreniyor. Bu sosyal ve duygusal zekâ ile çok bağlantılı.” dedi.
“Dijital bizim için bir amaç değil araçtır”
Türkiye’nin ekran maruziyetinin rekor seviyede olduğuna dikkat çeken Tarhan; “Dünyada ekran maruziyetinde rekor kıran ülke bizim ülkemiz. Dünyada bir günde ortalama 3 saat. Türkiye’de 7 saati buluyor. Çocukları bırak, yetişkinler de bile bu oran. Çok fazla ekran maruziyeti. Şu anda çocuklara küçük yaştan itibaren sürekli eline ekran verip büyütürseniz o çocuklar otistik gibi oluyor. Oturup birisiyle sohbet edemiyor, karşı cinsle ilişki kuramıyor. Yani dijital bizim için bir amaç değil araçtır. Teknoloji bizatihi tarafsızdır. Biz onu kendi amacımıza yönelik kullanırsak bize hizmet eder ama o bizi yönetirse o zaman sen kullanılırsın. Popüler kültür, dijital emperyalizm var şu anda. Ona doğru gidiyor…” ifadelerini kullandı.
“Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor”
Bağımlılık tanısındaki ana semptomun kontrol kaybı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Kişinin günlük hayatını, günlük yaşam üretimini kontrol etmeyi bozduysa o bağımlıdır. Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor. Çünkü ekran çok ödül veren bir ortam, devamlı değişken haz müthiş her türlü haza ulaşabiliyor. Çok elverişli, 24 saat ulaşabiliyor, çok kullanışlı pratik bir ortam. Bundan 20 sene önce televizyonlar ilk çıktığı zaman yatak odasına koymayın diye tavsiye ediliyordu radyasyondan dolayı. Şu anda yatağın içinde cep telefonları var. Kitap okuyor gibi gözüküyor ama elinin içinde cep telefonu var. Uzvumuz gibi olmuş. Olması tuhaf bir şey değil. Hayatı kolaylaştırıyor, hızlandırıyor. Bazı tasarruflu yönleri de var. Hayata müthiş kolaylık sağladı. Erişkinlerde en önemli şey hedef. Sabah kalktığı zaman amacı olan bir kimse, günü planlayan bir kimse sosyal medya tuzağından, ekran maruziyetinden kendini koruyabilir. Buna medya okuryazarlığı diyoruz. Medya okuryazarlığına sahip olan bir kimse akıllı telefonu, tableti, bilgisayarı ihtiyacı olduğu zaman kullanır. İhtiyacı olmadığı zaman kullanmaz.” şeklinde konuştu.
“Hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez”
Kişinin kendi yolunu stratejik olarak belirlemesi gerektiğini söyleyen Tarhan; “Şu anda modernizm bize bugünü yaşa diyor. Bir insan stratejik olarak düşünmeden kendine yol çizerse olaylar onu istediği yere sürükler. ‘3 sene sonra ne olacak? 5 sene, 10 sene sonra ne olacak?’ diye düşünmesi lazım. Bir gemi düşünün, limandan ayrılmış. Nereye gideceğini bilmiyor. Rüzgâr götürür, savurur ama pusulası varsa, nereye gideceğini biliyorsa, rüzgâr ona yardım eder. Onun gibi hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez. Ekran maruziyetine düşmez, dijital bağımlılığa düşmez. Dijital bağımlılığından kurtulmanın yolu günü planlamak, geleceği planlamak, anlamlı bir hayat yaşamaktır. Bunu yapan kimse hiç korkmasın. Alsın, hedefine göre kullansın.” dedi.
Bu zamanın taşlı yolları internet…
Dijital dünyada da hakikati anlatmanın önemine değinen Tarhan; “Bu zamanın taşlı yolları internet. Senin davan varsa, idealin varsa, Allah'ın huzuruna gittiğin zaman bu hakikat için, tevhit için neler yaptın diye bir derdin varsa, Allah bana soracak diyorsan, bunu en güzel ifade edeceğin yer internet, dijital alan. Amerika'da ki adam okuyor. Gazze olaylarında o dede, kucağında torunu, başında sarığı ile müthiş bir bilgelikle müthiş bir teslimiyetle o çocuğunu öpmesi, vedalaşması, o rahatlığı, ölümden korkmaması, ilerde buluşacağını bilmesi bütün dünyada islamofobiyi dümdüz etti. İslamofobi ile ilgili bir sürü toplantılar yapıldı, bir sürü kitaplar yazıldı. Hiçbiri o kadar tesirli değil. O adam kafadaki, islamofobik sarık cübbe imajını darmadağın etti. Dijital yaptı bunu. Hakikati burada anlatmak gerekiyor. Böyle bir derdimiz olursa sosyal medya araç olur. Onun için biz büyükler için, inanan insanlar için bu önemli bir yöntem, hayatımızın sonuna geldiği zaman nasıl anılmak istiyorsak, nasıl bir insan olmak istiyorsak, sosyal medyayı o amaca yönelik kullanalım.” ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Tarhan: Hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dost TV ve Dost FM’de yayınlanan “Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ la Akla Kapı” programında “Ekran Bağımlılığı” konusunu ele aldı.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Dost TV ve Dost FM’de yayınlanan “Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ la Akla Kapı” programında “Ekran Bağımlılığı” konusunu ele aldı. Bağımlılık tanısındaki ana semptomun kontrol kaybı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor. Amacı olan, günü planlayan bir kimse sosyal medya tuzağından, ekran maruziyetinden kendini koruyabilir.” dedi.
“Bir noktaya odaklanıp dünyanın gerçeklerinden kopmak, hipnotik bir durumdur”
Klip sendromu vakasından örnek veren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Gecikmiş konuşma şikayetiyle bir çocuk geldi. Gecikmiş konuşma demek otizm demektir. Biz de çocukta otizm var zannettik. Araştırdık ki çocuğun ince motor, kaba motor gelişimi gayet iyi. Matematiksel zekâsı iyi. Konuşmasında gecikme var. Niye böyle diye araştırdığımızda çocuğun bütün gün televizyon izlediğini gördük. O zaman cep telefonları yoktu televizyon vardı. Televizyonu açmış çocuk. Bütün gün müzik kanallarını seyrediyor. Videolar izliyor, şarkı kanallarını seyrediyor, onları dinliyor. Hiç konuşmak, sözcük üretmek zorunda kalmadığı için sadece izliyor. Anne de ucuz bakıcı çocuğun eline kumandayı vermiş. Çocuk onunla yiyor içiyor, vakit geçiyor. Konuşmak zorunda kalmadığı için beynin sözcük üreten alanı körelmiş. Çocuk o anda oyalıyor. Hipnotize oluyor, büyülenmiş oluyor, kendini kaptırıyor. Bir noktaya odaklanıp dünyanın gerçeklerinden kopmak, hipnotik bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
Bir tohum olarak ekiliyor ileri yaşta büyüyor…
Hayat senaryolarının küçük yaşlarda öğrenildiğini bu senaryoların büyük yaşlarda yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Ekran maruziyetinin dozu kaçtığı zaman, çocuk başka bir şey öğrenemiyor. Çocuğun öğrenebilmesi için beş duyunun da çalışması lazım. Beş duyunun yanında deneyimleyerek öğrenmesi lazım. Söküp takarak, oynayarak, yaşayarak öğrenmesi lazım. Küçük yaşta hayat senaryoları öğreniliyor. Kişiler bu öğrenilen hayat senaryolarını büyük yaşlarda yaşıyorlar. Sadece anlatılar, hikayeler değil yaşantılar da çocukta kalıcı oluyor. Onun için büyüklerle yaşadıkları, arkadaşlarıyla yaşadıkları, oynarken, söküp takarken yaşadıkları onların gelişen zihinlerinde yer ediyor. Orada bir tohum olarak ekiliyor ve ileri yaşta büyüyor. Bu nedenle çocukların anne babayla birlikte geçirdiği zaman çok önemli. Anne babanın nasihat vermesi değil de onunla beraber yaşadığı olaylar, birlikte yaşadıkları hikayeler çok önemli…” şeklinde konuştu.
“Haftada 20 saati geçen ekran maruziyeti çocuğa zarar veriyor”
Soyut düşünme becerisinin beynin ön bölgesinin bir fonksiyonu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan; “Haftada 20 saati geçen ekran maruziyeti çocuğa zarar veriyor. Çocuğun okul dönemi yaşına kadar ebeveyn gözetimi altında olması lazım. Çocukta 6-7 yaşında gerçeklik, soyut düşünce, kavramsal düşünce ortaya çıkıyor. Gerçeklik algısı oluşuyor. Ondan önce hayal ile gerçeği karıştırıyor. Mesela tek başına bir video seyrediyor, videoda canavarlar üzerine geliyor gibi olur. Çocuk onu gerçek zanneder. Oradan kırmızı renk yansısa, elim kanıyor zanneder. Çünkü o dönemde hayal ile gerçeği ayırt edemiyor. 6-7 yaşında gerçeklik testini beyin öğreniyor. O zamana kadar somut düşünce var. Çocuk çok zekiyse soyut düşünme 6-7 yaşından önce de başlıyor. Soyut düşünme becerisi, beynin ön bölgesinin fonksiyonu. Duygusal zekâ, sosyal zekâ ve matematiksel zekanın birlikte çalışmasıyla oluyor. Bazı çocuklar daha çabuk öğreniyor, bazı çocuklar yavaş öğreniyor. Bu sosyal ve duygusal zekâ ile çok bağlantılı.” dedi.
“Dijital bizim için bir amaç değil araçtır”
Türkiye’nin ekran maruziyetinin rekor seviyede olduğuna dikkat çeken Tarhan; “Dünyada ekran maruziyetinde rekor kıran ülke bizim ülkemiz. Dünyada bir günde ortalama 3 saat. Türkiye’de 7 saati buluyor. Çocukları bırak, yetişkinler de bile bu oran. Çok fazla ekran maruziyeti. Şu anda çocuklara küçük yaştan itibaren sürekli eline ekran verip büyütürseniz o çocuklar otistik gibi oluyor. Oturup birisiyle sohbet edemiyor, karşı cinsle ilişki kuramıyor. Yani dijital bizim için bir amaç değil araçtır. Teknoloji bizatihi tarafsızdır. Biz onu kendi amacımıza yönelik kullanırsak bize hizmet eder ama o bizi yönetirse o zaman sen kullanılırsın. Popüler kültür, dijital emperyalizm var şu anda. Ona doğru gidiyor…” ifadelerini kullandı.
“Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor”
Bağımlılık tanısındaki ana semptomun kontrol kaybı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Kişinin günlük hayatını, günlük yaşam üretimini kontrol etmeyi bozduysa o bağımlıdır. Ekran bağımlılığı beyindeki ödül sistemini bozuyor. Çünkü ekran çok ödül veren bir ortam, devamlı değişken haz müthiş her türlü haza ulaşabiliyor. Çok elverişli, 24 saat ulaşabiliyor, çok kullanışlı pratik bir ortam. Bundan 20 sene önce televizyonlar ilk çıktığı zaman yatak odasına koymayın diye tavsiye ediliyordu radyasyondan dolayı. Şu anda yatağın içinde cep telefonları var. Kitap okuyor gibi gözüküyor ama elinin içinde cep telefonu var. Uzvumuz gibi olmuş. Olması tuhaf bir şey değil. Hayatı kolaylaştırıyor, hızlandırıyor. Bazı tasarruflu yönleri de var. Hayata müthiş kolaylık sağladı. Erişkinlerde en önemli şey hedef. Sabah kalktığı zaman amacı olan bir kimse, günü planlayan bir kimse sosyal medya tuzağından, ekran maruziyetinden kendini koruyabilir. Buna medya okuryazarlığı diyoruz. Medya okuryazarlığına sahip olan bir kimse akıllı telefonu, tableti, bilgisayarı ihtiyacı olduğu zaman kullanır. İhtiyacı olmadığı zaman kullanmaz.” şeklinde konuştu.
“Hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez”
Kişinin kendi yolunu stratejik olarak belirlemesi gerektiğini söyleyen Tarhan; “Şu anda modernizm bize bugünü yaşa diyor. Bir insan stratejik olarak düşünmeden kendine yol çizerse olaylar onu istediği yere sürükler. ‘3 sene sonra ne olacak? 5 sene, 10 sene sonra ne olacak?’ diye düşünmesi lazım. Bir gemi düşünün, limandan ayrılmış. Nereye gideceğini bilmiyor. Rüzgâr götürür, savurur ama pusulası varsa, nereye gideceğini biliyorsa, rüzgâr ona yardım eder. Onun gibi hayatta amacı olan insan internet tuzağına düşmez. Ekran maruziyetine düşmez, dijital bağımlılığa düşmez. Dijital bağımlılığından kurtulmanın yolu günü planlamak, geleceği planlamak, anlamlı bir hayat yaşamaktır. Bunu yapan kimse hiç korkmasın. Alsın, hedefine göre kullansın.” dedi.
Bu zamanın taşlı yolları internet…
Dijital dünyada da hakikati anlatmanın önemine değinen Tarhan; “Bu zamanın taşlı yolları internet. Senin davan varsa, idealin varsa, Allah'ın huzuruna gittiğin zaman bu hakikat için, tevhit için neler yaptın diye bir derdin varsa, Allah bana soracak diyorsan, bunu en güzel ifade edeceğin yer internet, dijital alan. Amerika'da ki adam okuyor. Gazze olaylarında o dede, kucağında torunu, başında sarığı ile müthiş bir bilgelikle müthiş bir teslimiyetle o çocuğunu öpmesi, vedalaşması, o rahatlığı, ölümden korkmaması, ilerde buluşacağını bilmesi bütün dünyada islamofobiyi dümdüz etti. İslamofobi ile ilgili bir sürü toplantılar yapıldı, bir sürü kitaplar yazıldı. Hiçbiri o kadar tesirli değil. O adam kafadaki, islamofobik sarık cübbe imajını darmadağın etti. Dijital yaptı bunu. Hakikati burada anlatmak gerekiyor. Böyle bir derdimiz olursa sosyal medya araç olur. Onun için biz büyükler için, inanan insanlar için bu önemli bir yöntem, hayatımızın sonuna geldiği zaman nasıl anılmak istiyorsak, nasıl bir insan olmak istiyorsak, sosyal medyayı o amaca yönelik kullanalım.” ifadelerini kullandı.
Haftanın popüler haberleri
Kayseri Sanayi Odası 60. yaşını kutladı
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) tarafından 60. Yıl Sanayi Gecesi düzenlendi. Gecede ayrıca Kayseri sanayisine değer katan firmalara ödülleri takdim edildi.
Dünya yatak sektörü IBIA EXPO’da buluştu
Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA) ile Birleşik Fuarcılık’ın birlikte düzenlediği IBIA EXPO Fuarı 5. kez kapılarını açtı.
Tarfin, FB Basketbol takımlarının sponsoru oldu
Tarfin, Fenerbahçe Erkek ve Kadın Basketbol Takımlarının “İsim ve Forma Göğüs Sponsoru” oldu.
EGİAD ve DEGİAD üyeleri ticarette fırsat ve güven ağı kurdu
EGİAD, DEGİAD ev sahipliğinde gerçekleştirdiği Denizli programında üretimde dönüşümden yeni ticari bağlantılara uzanan kapsamlı bir iş birliği ağı oluşturdu.
BDDK, 135 personel alacak
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 135 personel alımı yapacak.
EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 başvuruları açıldı
EY Girişimci Kadın Liderler Programı başvuruları son günü 15 Kasım. Başvurular: https://www.ey.com/tr_tr/ey-turkiye-girisimci-kadin-liderler-programi
Egeli ihracatçılar Karadeniz’de güvenli koridor istedi
Egeli ihracatçılar, Karadeniz’de denizyolu nakliyesinin yapılabilmesi için güvenli koridor talebinde bulundu.
Formula1, Ekim 2027'de Türkiye'de!
2027 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimi açıklandı. Türkiye, 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde Formula 1 Turkish Grand Prix’e ev sahipliği yapacak.
10 kategoride Türkiye’nin en itibarlı markaları
MediaCat ve Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Gryphus İtibar Araştırmasının sonuçları açıklandı. İtibarın taşıyıcı kolonu kalite oldu.
Mark Weinstein’ın yeni adresi belli oldu
Weinstein, Target’ta Pazarlama Direktörü (CMO) ve Konuk Deneyimi Direktörü (Guest Experience Officer) olarak görev yapacak.
Teknosa CCO'su Mustafa Aşkım Akata oldu
Teknosa’da Mustafa Aşkım Akata Ticari Genel Müdür Yardımcısı (CCO) görevine atandı.
Tekstil Ürünleri PMI, Ağustos'ta 44,1’e geriledi
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye Sektörel PMI Ağustos 2026 sonuçları açıklandı. Tekstilde daralmanın merkezinde sipariş var: PMI 44,1’e geriledi.
İFM Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem WAIFC yönetimine seçildi
İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, World Alliance of International Financial Centers’ın (WAIFC) Yönetim Kurulu’na seçildi.
BTSO Başkan adayı Matlı'dan BTSO yönetimine 34 kritik soru
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 60 bin üyenin merak ettiği 34 soruyu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında resmi dilekçeyle mevcut yönetime ilettiğini açıkladı.
Asfat ve Keyvan'dan havacılıkta yerli veri projesi
Askerî Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT) ile KEYVAN Havacılık, askerî havacılık alanındaki veri ihtiyaçları konusunda iş birliği protokolü imzaladı.
Teknopark İstanbul Hasat'26 için başvurularda son günler!
Teknopark İstanbul Hasat'26 başvuruları için son gün 21 Eylül. 100 milyon TL'lik destek havuzu ve jüri sahnesi sunan yarışmaya başvuru adresi hasat.eventiqs.com
Türkiye'de e-ticaret hacmi 4,5 trilyon lirayı geçti
Türkiye'de e-ticaret hacmi 2025 itibarıyla 4,5 trilyon lirayı geçti.
Hindistan e-ticarette denetimi sıkılaştırıyor
Yeni tüketici koruma düzenlemeleriyle Hindistan e-ticarette denetimi sıkılaştırıyor
IGEXX 2026, 30 ülkeden 1050 şirketi buluşturdu
İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi, küresel pazaryerlerini, e-ticaret ekosisteminin önde gelen aktörlerini ve Türk şirketlerini İstanbul'da bir araya getirdi.
Ege'nin en iyi işverenleri hangi şirketler? Liste haberimizde
Great Place To Work tarafından 15 binden fazla çalışanın bildirimleri analiz edilerek hazırlanan Ege'nin en iyi işverenleri listesinde 12 şirket yer aldı.
GUHEM Lisesi'nin ilk zili yeni öğrencileri için çaldı
GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı. Okulun açılış günü BTSO Yönetimi öğrenci ve öğretmenlerle birlikte oldu.
Elif Turan Usanmaz'a Pfizer'de bölüm direktörlüğü görevi
Pfizer Türkiye Ruhsatlandırma Direktörü Elif Turan Usanmaz oldu.
Akıllı fabrikaların olmazsa olmazı sensör teknolojisi
Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, akıllı fabrikaların yükselişinde güvenilir sensör teknolojilerinin önemine dikkat çekiyor.
Global oyun sektörü Mobidictum Conference 2026'da buluşuyor
7–8 Ekim’de İstanbul Lütfi Kırdar’da düzenlenecek Mobidictum Conference 2026; Türkiye ile global oyun sektörü arasında önemli bir buluşma noktası oluşturacak.
İş dünyasında yeni ünvan: Agent Boss
KobiAI Kurucusu Baran Kaya, yapay zeka çağında Agent Boss niteliklerini kaleme aldı.
HP, OmniBook bilgisayarını piyasaya çıkarıyor
HP, yeni nesil yapay zeka deneyimlerinin önünü açacak yeni OmniBook bilgisayarlarını duyurdu.
Entegre Harç, Great Place to Work Sertifikası aldı
Güven, dayanışma ve güçlü ekip ruhunu çalışma kültürünün merkezine alan Entegre Harç, Great Place to Work Sertifikası almaya hak kazandı.
Jacob Coxon'dan itiraf: Yapay Zekâ hepimizi öldürebilir!
OpenAI ve Anthropic’te çalıştıktan sonra istifa eden araştırmacı Jacob Coxon uyardı: Dev şirketler süper zekâ yarışında insanlığın kaderiyle kumar oynuyor.
Gümrüklerde uyuşturucuya geçit verilmiyor
İpsala ve Hamzabeyli Gümrüklerinde gerçekleştirilen operasyonlarda 147 kilogram 85 gram skunk esrar ve 27 kilogram 180 gram kokain cinsi uyuşturucu yakalandı.
İlk ders zili çaldı
Tüm kademelerde yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için yaz tatilinin ardından yeni eğitim öğretim yılı başladı.
Nestlé Türkiye’ye yeni CEO: Bernie Stefan
Bernie Stefan, Nestlé Türkiye’nin Yeni CEO’su olarak göreve atandı.
Görkem Özkan, Beşiktaş JK İK Direktörü olarak atandı
Görkem Özkan, Beşiktaş JK ailesine katıldı. Görkem Özkan kimdir? Kariyerinde hangi çalışmalara imza attı? Beşiktaş JK'daki sorumluluğu ne olacak?
M. Esad Doğanlı, Halkbank'ta bölüm müdürü oldu
M. Esad Doğanlı, Halkbank Reklam ve Medya Satın Alma Bölüm Müdürü olarak atandı. Peki, M.Esad Doğanlı kimdir? Özgeçmişi haberimizde...
Ahmet Okçular, Flo Grup’ta CEO Yardımcısı görevine atandı
Ahmet Okçular, FLO GROUP’ta Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı görevine atandı.
Palandöken: Ahilik mirasını genç kuşaklara aktarmalıyız
Palandöken, Teknolojinin, ticaret yöntemlerinin ve çalışma hayatının hızla değiştiği bir dönemde bazı değerlerin değişmeden korunmasının önemine dikkat çekti
Petrol Ofisi'nden inovatif süreç: Ödegeç Kasa dönemi
Petrol Ofisi’nden Türkiye akaryakıt sektöründe bir ilk: Marketlerde self servis “ÖDEGEÇ KASA” dönemi başladı.
İstanbul Havalimanının 4. pisti 18 Eylül'de açılıyor
İstanbul Havalimanının 4. ana pistinin açılması için hazırlıklar son aşamada. Yeni pist 18 Eylül'de açılıyor.
İlk 8 ayda toplam otomotiv üretimi 841 bin 583 adet oldu
Ocak-Ağustos 2026 döneminde toplam otomotiv üretimi 841 bin 583 adet, otomobil üretimi ise 458 bin 169 adet düzeyinde gerçekleşti.
Arçelik Global'den Shanghai Jiao Tong Üniversitesi ile işbirliği
Arçelik Global, Çin’de Shanghai Jiao Tong Üniversitesi Global Institute of Future Technology - GIFT ile stratejik bir iş birliğine imza attı.
Antalya Havalimanı Ağustos'ta 6 milyona yakın yolcuya hizmet verdi
Antalya Havalimanı Ağustos'ta 5 milyon 893 bin 602 yolcuya hizmet verdi.