Nurhan Demirel'den marka korsanlığı uyarıları ve önerileri
Nurhan Demirel'den marka korsanlığı uyarıları ve önerileri
İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, son dönemde artan ihlallerin küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü kestiğine dikkat çekiyor: “Küçük girişimcinin emeği gasp ediliyor”
Haber Giriş Tarihi: 27.08.2025 15:24
Haber Güncellenme Tarihi: 27.08.2025 15:31
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Türkiye’de e‑ticaret 2024 sonunda 3 trilyon 162 milyon TL’lik hacme ulaşarak rekor kırdı. Perakende e‑ticaret hacmi ise 1 trilyon 619 milyar TL’ye ulaştı. Ancak yükselen bu grafik, girişimciler için başka bir tehdit tablosunu da beraberinde getiriyor: marka korsanlığı.
Tescilsiz markalar fırsatçıların eline geçiyor Son dönemde pazaryerlerinde marka korsanlığı ciddi bir tehdit haline geldi. Marka tescilini hiç yaptırmamış ya da yalnızca sınırlı sınıflarda koruma sağlamış birçok girişimci, yıllar süren emeğiyle kurduğu markasını artık kendi adıyla bile satamaz hale geliyor.
Satış hacmi artan, müşteri yorumları çoğalan ve arama sonuçlarında üst sıralara çıkan markalar, sistemdeki hukuki boşluklardan faydalanan kötü niyetli kişiler tarafından tescil ettiriliyor. Gerçek girişimci platformdan dışlanırken, o markayla bağ kurmuş tüketiciler de sahte ürünlerle karşı karşıya kalıyor. Üstelik durum yalnızca girişimcinin değil, tüketicinin de mağduriyet yaşamasına yol açıyor. Gerçek markanın itibarına zarar verilirken, müşteri şikayetleri de doğrudan gerçek sahibine yöneliyor. Süreç hem maddi hem manevi kayıplarla sonuçlanıyor.
“Küçük girişimcinin emeği gasp ediliyor” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, son dönemde artan ihlallerin küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü kestiğine dikkat çekiyor: “Marka tescil ihlalleri, taklitçilik vakaları ve platform içi haksız rekabet uygulamaları, küçük girişimcilerin haklarını gasp eder hale geldi. Bu durum yalnızca bireysel kayıplara değil, ülke ekonomisine de ciddi zarar veriyor. Ne yazık ki bu ortamda global marka çıkarmamız her geçen gün daha da zorlaşıyor.”
Demi rel’e göre bir markanın tanınması ve güven kazanması; ürün geliştirmeden dijital pazarlamaya, müşteri deneyiminden inovasyona kadar pek çok başlıkta uzun yıllar süren bir çaba gerektiriyor. Ancak tüm bu yatırım, marka tescili yapılmadığı takdirde birkaç tıkla başkalarının eline geçebiliyor.
“Ürününüz satmaya başladığı anda risk de başlar.” E-ticaret sektöründe markalaşmak isteyen girişimcilerin, işin başında marka tescili konusunda gerekli adımları atmaması, ilerleyen süreçte ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. E-ticaret Danışmanı Tuğer Akkaya, özellikle pazaryerlerinde kısa sürede yüksek satış hacmi yakalayan ürünlerin fırsatçılar tarafından hedef alındığını belirterek şu uyarıda bulunuyor:
“Pazaryerlerinde ürününüz ilgi görmeye, yorumlarınız çoğalmaya ve aramalarda üst sıralarda yer almaya başladığında; eğer marka tesciliniz yoksa, kötü niyetli kişiler sizden önce markanızı tescil ettirebilir. Üstelik bu kişiler daha sonra hem sizin satışlarınızı engelleyebilir hem de sizi hukuken zor durumda bırakabilir.”
Akkaya, e-ticaret dünyasında markalaşmanın yalnızca bir logo ya da isim oluşturmakla sınırlı olmadığını, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasının başarıyı sürdürülebilir kılmak için temel bir unsur olduğunu vurguluyor. Bu nedenle girişimcilerin ürünlerini satmaya başlamadan önce değil, ürün fikrini netleştirdikleri anda markalarını koruma altına almaları gerektiğini ifade ediyor.
Sisteme ilk giren değil, markasını ilk tescil ettiren avantajlı! Birçok girişimci markasını yıllarca büyütmesine rağmen, resmi tescil başvurusunu geç yaptığı için bir sabah markasının artık başkasına ait olduğunu öğreniyor. Hatta bazı durumlarda, tescilli markalar? ?n bile rahatlıkla taklit edildiğine dikkat çeken Av. Orhan Sinan Dural, art niyetli satıcıların pazaryeri platformlarının açıklarından yararlanarak haksız kazanç elde ettiğine dikkat çekiyor.
Av. Dural, bu tür durumların hem “haksız rekabet” hem de “marka gaspı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gerçek marka sahipleri, haklarını aramak için arabuluculuk ve dava süreçleriyle zaman kaybederken; tüketiciler, taklit ürünler nedeniyle yanıltılıyor. Bu süreç hem girişimcilerde ciddi maddi kayıplara hem de itibar zedelenmesine yol açıyor. Marka taklitleri, özellikle reklamlar yoluyla tüketici güvenini sarsıyor. Taklit satıcılar, orijinal markanın logosunu ve görsellerini kullanarak güven algısı oluşturuyor; tüketiciler ise sahte ürünleri gerçek sanarak satın alıyor. Bu durum hem tüketicinin zarar görmesine hem de gerçek marka sahibinin itibar kaybına neden oluyor.
Son uçta hem tüketici hem de girişimci tarafında ciddi bir mağduriyet ortaya çıkıyor.
Taklit markalar, gerçek marka sahiplerini mağdur ediyor Taklit markalardan alışveriş yapan tüketiciler, yaşadıkları sorunlar karşısında gerçek markaya ulaşarak çözüm talep ediyor. Ancak ürün ya da hizmeti sunan taraf taklit bir satıcı olduğunda, gerçek marka sahibi haksız yere şikâyet edilip itibar kaybı yaşıyor. Av. Orhan Sinan Dural, bu tür durumların yalnızca girişimciyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilediğini ve güven ilişkisini zedelediğini belirtiyor. Böylece hem tüketici mağdur oluyor, hem de gerçek marka sahibi itibar ve zaman kaybına uğrayarak, müşteri memnuniyeti sağlayamadığı için ticari zarara uğruyor.
Av. Orhan Sinan Dural, e-ticaret yapan girişimcilere şu hayati uyarılarda bulunuyor:
E-ticaretin büyüyen yapısı, beraberinde marka hakl arının korunmasını da zorunlu kılıyor. Girişimciler, ürün kalitesine ve pazarlamaya olduğu kadar fikri mülkiyet haklarına da özen göstermeli. Aksi halde emeklerinin başkaları tarafından sahiplenilmesi kaçınılmaz olabilir. İşte Dural’ın öne çıkardığı 5 kritik öneri:
1. Tescilsiz marka ile satış yapmayın
Marka tescili, sadece isim hakkı değil; dijital varlık ve itibar korumasıdır. Tescilsiz markalar haksız rekabete karşı sınırlı koruma sağlar. Oysa tescilli markalar, ihtiyati tedbir, tazminat ve hızlı hukuki müdahale gibi avantajlar sunar. Bu nedenle tescil, girişimciler için hayati bir yatırımdır.
2. Marka tescil sınıflarınızı geniş tutun
Marka tescilini yalnızca ürün sınıfıyla sınırlandırmak, kaleyi koruyup surları savunmasız bırakmak gibidir. E‑ticaret, mağazacılık, dijital hizmetler, reklamcılık ve eğitim gibi alanla rı da kapsayan sınıfları (özellikle 35, 38, 41 ve 45) mutlaka dahil edin. Aksi halde, markanız başka sektörlerde başkaları tarafından tescil edilerek sosyal medya, dijital platformlar veya mağaza tabelalarında kullanılabilir. Bu da markanızın bütünlüğünü ve büyüme potansiyelini ciddi şekilde zedeler.
3. Dijital varlıklarınızı arşivleyin
Markanızla ilgili tüm dijital varlıkları güvence altına alın: logo, alan adı, sosyal medya hesapları, web sitesi içerikleri, tasarımlar ve reklam görselleri düzenli olarak yedeklenmeli. Ayrıca iş ortaklarıyla yapılan yazışmalar, sözleşmeler, fatura ve ilk satış kayıtları da dijital arşivde saklanmalı. Bu belgeler, olası bir marka hakkı ihlalinde veya dava sürecinde delil niteliği taşıyacak güçlü kanıtlardır. Unutmayın, sosyal medya kullanıcı adları ve domain'ler de tescil kadar stratejik önem taşır; sahiplik iddiası için zaman damga lı arşiv büyük avantaj sağlar.
4. Marka başvurularını takip edin
Türk Patent ve Marka Kurumu’nun bültenlerini düzenli olarak kontrol edin. Markanıza benzer başvurulara zamanında itiraz etmek, ileride yaşanabilecek itibar ve satış kayıplarının önüne geçer.
5. İşbirliklerini yazılı sözleşmeye bağlayın
Pazaryeri platformları ve influencer’larla yapılan işbirlikleri, markanızın görünürlüğünü artırsa da beraberinde önemli riskler getirebilir. Tedarikçi, influencer veya platform fark etmeksizin tüm iş ilişkilerinizi mutlaka yazılı sözleşmeyle güvence altına alın. Bu sözleşmeler; içerik üretimi, ödeme koşulları ve kullanım haklarını netleştirerek sizi hukuki belirsizliklerden korur, markanızı ve emeğinizi güvenli bir zemine taşır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nurhan Demirel'den marka korsanlığı uyarıları ve önerileri
İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, son dönemde artan ihlallerin küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü kestiğine dikkat çekiyor: “Küçük girişimcinin emeği gasp ediliyor”
Türkiye’de e‑ticaret 2024 sonunda 3 trilyon 162 milyon TL’lik hacme ulaşarak rekor kırdı. Perakende e‑ticaret hacmi ise 1 trilyon 619 milyar TL’ye ulaştı. Ancak yükselen bu grafik, girişimciler için başka bir tehdit tablosunu da beraberinde getiriyor: marka korsanlığı.
Tescilsiz markalar fırsatçıların eline geçiyor Son dönemde pazaryerlerinde marka korsanlığı ciddi bir tehdit haline geldi. Marka tescilini hiç yaptırmamış ya da yalnızca sınırlı sınıflarda koruma sağlamış birçok girişimci, yıllar süren emeğiyle kurduğu markasını artık kendi adıyla bile satamaz hale geliyor.
Satış hacmi artan, müşteri yorumları çoğalan ve arama sonuçlarında üst sıralara çıkan markalar, sistemdeki hukuki boşluklardan faydalanan kötü niyetli kişiler tarafından tescil ettiriliyor. Gerçek girişimci platformdan dışlanırken, o markayla bağ kurmuş tüketiciler de sahte ürünlerle karşı karşıya kalıyor. Üstelik durum yalnızca girişimcinin değil, tüketicinin de mağduriyet yaşamasına yol açıyor. Gerçek markanın itibarına zarar verilirken, müşteri şikayetleri de doğrudan gerçek sahibine yöneliyor. Süreç hem maddi hem manevi kayıplarla sonuçlanıyor.
“Küçük girişimcinin emeği gasp ediliyor” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İletişim ve Sosyal Medya Uzmanı Nurhan Demirel, son dönemde artan ihlallerin küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü kestiğine dikkat çekiyor: “Marka tescil ihlalleri, taklitçilik vakaları ve platform içi haksız rekabet uygulamaları, küçük girişimcilerin haklarını gasp eder hale geldi. Bu durum yalnızca bireysel kayıplara değil, ülke ekonomisine de ciddi zarar veriyor. Ne yazık ki bu ortamda global marka çıkarmamız her geçen gün daha da zorlaşıyor.”
Demi rel’e göre bir markanın tanınması ve güven kazanması; ürün geliştirmeden dijital pazarlamaya, müşteri deneyiminden inovasyona kadar pek çok başlıkta uzun yıllar süren bir çaba gerektiriyor. Ancak tüm bu yatırım, marka tescili yapılmadığı takdirde birkaç tıkla başkalarının eline geçebiliyor.
“Ürününüz satmaya başladığı anda risk de başlar.” E-ticaret sektöründe markalaşmak isteyen girişimcilerin, işin başında marka tescili konusunda gerekli adımları atmaması, ilerleyen süreçte ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. E-ticaret Danışmanı Tuğer Akkaya, özellikle pazaryerlerinde kısa sürede yüksek satış hacmi yakalayan ürünlerin fırsatçılar tarafından hedef alındığını belirterek şu uyarıda bulunuyor:
“Pazaryerlerinde ürününüz ilgi görmeye, yorumlarınız çoğalmaya ve aramalarda üst sıralarda yer almaya başladığında; eğer marka tesciliniz yoksa, kötü niyetli kişiler sizden önce markanızı tescil ettirebilir. Üstelik bu kişiler daha sonra hem sizin satışlarınızı engelleyebilir hem de sizi hukuken zor durumda bırakabilir.”
Akkaya, e-ticaret dünyasında markalaşmanın yalnızca bir logo ya da isim oluşturmakla sınırlı olmadığını, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasının başarıyı sürdürülebilir kılmak için temel bir unsur olduğunu vurguluyor. Bu nedenle girişimcilerin ürünlerini satmaya başlamadan önce değil, ürün fikrini netleştirdikleri anda markalarını koruma altına almaları gerektiğini ifade ediyor.
Sisteme ilk giren değil, markasını ilk tescil ettiren avantajlı! Birçok girişimci markasını yıllarca büyütmesine rağmen, resmi tescil başvurusunu geç yaptığı için bir sabah markasının artık başkasına ait olduğunu öğreniyor. Hatta bazı durumlarda, tescilli markalar? ?n bile rahatlıkla taklit edildiğine dikkat çeken Av. Orhan Sinan Dural, art niyetli satıcıların pazaryeri platformlarının açıklarından yararlanarak haksız kazanç elde ettiğine dikkat çekiyor.
Av. Dural, bu tür durumların hem “haksız rekabet” hem de “marka gaspı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Gerçek marka sahipleri, haklarını aramak için arabuluculuk ve dava süreçleriyle zaman kaybederken; tüketiciler, taklit ürünler nedeniyle yanıltılıyor. Bu süreç hem girişimcilerde ciddi maddi kayıplara hem de itibar zedelenmesine yol açıyor. Marka taklitleri, özellikle reklamlar yoluyla tüketici güvenini sarsıyor. Taklit satıcılar, orijinal markanın logosunu ve görsellerini kullanarak güven algısı oluşturuyor; tüketiciler ise sahte ürünleri gerçek sanarak satın alıyor. Bu durum hem tüketicinin zarar görmesine hem de gerçek marka sahibinin itibar kaybına neden oluyor.
Son uçta hem tüketici hem de girişimci tarafında ciddi bir mağduriyet ortaya çıkıyor.
Taklit markalar, gerçek marka sahiplerini mağdur ediyor Taklit markalardan alışveriş yapan tüketiciler, yaşadıkları sorunlar karşısında gerçek markaya ulaşarak çözüm talep ediyor. Ancak ürün ya da hizmeti sunan taraf taklit bir satıcı olduğunda, gerçek marka sahibi haksız yere şikâyet edilip itibar kaybı yaşıyor. Av. Orhan Sinan Dural, bu tür durumların yalnızca girişimciyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilediğini ve güven ilişkisini zedelediğini belirtiyor. Böylece hem tüketici mağdur oluyor, hem de gerçek marka sahibi itibar ve zaman kaybına uğrayarak, müşteri memnuniyeti sağlayamadığı için ticari zarara uğruyor.
Av. Orhan Sinan Dural, e-ticaret yapan girişimcilere şu hayati uyarılarda bulunuyor:
E-ticaretin büyüyen yapısı, beraberinde marka hakl arının korunmasını da zorunlu kılıyor. Girişimciler, ürün kalitesine ve pazarlamaya olduğu kadar fikri mülkiyet haklarına da özen göstermeli. Aksi halde emeklerinin başkaları tarafından sahiplenilmesi kaçınılmaz olabilir. İşte Dural’ın öne çıkardığı 5 kritik öneri:
1. Tescilsiz marka ile satış yapmayın
Marka tescili, sadece isim hakkı değil; dijital varlık ve itibar korumasıdır. Tescilsiz markalar haksız rekabete karşı sınırlı koruma sağlar. Oysa tescilli markalar, ihtiyati tedbir, tazminat ve hızlı hukuki müdahale gibi avantajlar sunar. Bu nedenle tescil, girişimciler için hayati bir yatırımdır.
2. Marka tescil sınıflarınızı geniş tutun
Marka tescilini yalnızca ürün sınıfıyla sınırlandırmak, kaleyi koruyup surları savunmasız bırakmak gibidir. E‑ticaret, mağazacılık, dijital hizmetler, reklamcılık ve eğitim gibi alanla rı da kapsayan sınıfları (özellikle 35, 38, 41 ve 45) mutlaka dahil edin. Aksi halde, markanız başka sektörlerde başkaları tarafından tescil edilerek sosyal medya, dijital platformlar veya mağaza tabelalarında kullanılabilir. Bu da markanızın bütünlüğünü ve büyüme potansiyelini ciddi şekilde zedeler.
3. Dijital varlıklarınızı arşivleyin
Markanızla ilgili tüm dijital varlıkları güvence altına alın: logo, alan adı, sosyal medya hesapları, web sitesi içerikleri, tasarımlar ve reklam görselleri düzenli olarak yedeklenmeli. Ayrıca iş ortaklarıyla yapılan yazışmalar, sözleşmeler, fatura ve ilk satış kayıtları da dijital arşivde saklanmalı. Bu belgeler, olası bir marka hakkı ihlalinde veya dava sürecinde delil niteliği taşıyacak güçlü kanıtlardır. Unutmayın, sosyal medya kullanıcı adları ve domain'ler de tescil kadar stratejik önem taşır; sahiplik iddiası için zaman damga lı arşiv büyük avantaj sağlar.
4. Marka başvurularını takip edin
Türk Patent ve Marka Kurumu’nun bültenlerini düzenli olarak kontrol edin. Markanıza benzer başvurulara zamanında itiraz etmek, ileride yaşanabilecek itibar ve satış kayıplarının önüne geçer.
5. İşbirliklerini yazılı sözleşmeye bağlayın
Pazaryeri platformları ve influencer’larla yapılan işbirlikleri, markanızın görünürlüğünü artırsa da beraberinde önemli riskler getirebilir. Tedarikçi, influencer veya platform fark etmeksizin tüm iş ilişkilerinizi mutlaka yazılı sözleşmeyle güvence altına alın. Bu sözleşmeler; içerik üretimi, ödeme koşulları ve kullanım haklarını netleştirerek sizi hukuki belirsizliklerden korur, markanızı ve emeğinizi güvenli bir zemine taşır.
Haftanın popüler haberleri
Yandex Ads Boost'un AI hayatı kolaylaştırıyor
Yandex Ads Boost'un AI Asistanı, yayıncıların mobil oyun ve uygulamalarının büyümesini kolaylaştırıyor.
Palandöken, “Eşel mobil kararı piyasayı rahatlatacak”
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sisteminin yeniden devreye alınmasının piyasalar açısından olumlu bir adım olduğunu söyledi.
İngiltere’de büyüme tahminleri geriledi
OBR, 2026 için beklenen büyüme oranı tahminini yüzde 1,4'ten yüzde 1,1'e düşürmekle birlikte sonraki yıllar için tahminlerini yükseltti.
Roche, Güney Kore biyoteknoloji sektörüne yatırım yapacak
Roche, Güney Kore biyoteknoloji sektörüne 481 milyon dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.
Türkiye 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyada 16. büyük ekonomi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Türkiye 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyada 16. büyük ekonomi"
Luxera GYO, Borsa'da LXGYO koduyla işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Luxera GYO için çaldı.
İstanbul Havalimanı Avrupa'da rekor kırıyor
İstanbul Havalimanı 23 Şubat-1 Mart döneminde günlük ortalama 1303 uçuşla bir kez daha Avrupa'daki en yoğun havalimanı oldu.
TROY kartla Biletinial’da çocuk etkinlikleri indirimli
TROY kartla Biletinial’da çocuk etkinlikleri yüzde 25 indirimli olacak.
Bu Gençlikte İŞ Var!'da girişimler belirlendi
TÜSİAD'ın girişimcilik programı Bu Gençlikte İŞ Var!'da TÜSİAD üyelerinin rehberlik yapacağı girişimler belirlendi.
BEEV: Kadınlar bilişime erişimde daha fazla engelle karşılaşıyor
Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV) Genel Müdürü Neyran Akyıldız: "Kadınlar bilişime erişimde daha fazla engelle karşılaşıyor."
Pizza girişimcisi Serpil Yurtseven kadınlara ilham veriyor
Sampi Pizza Portivo’nun ilk kadın girişimcisi Serpil Yurtseven kadınlara ilham veriyor.
Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne katıldı
Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı.
vivo V70 Türkiye'deki kullanıcılarla buluştu
vivo V70, güçlendirilmiş ZEISS kamera teknolojisi ve yeni OriginOS arayüzüyle Türkiye'deki kullanıcılarla buluştu.
TCL, MWC 2026'da yeni tablet serisini tanıttı
TCL, Mobil Dünya Kongresi'nde (MWC) modern dijital yaşamın farklı ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde tasarladığı kapsamlı tablet serisini tanıttı.
Philips, Lumea ile kadınların yanında olmaya devam ediyor
Philips, Lumea ile kendi ışığını cesurca yansıtan kadınların yanında olmaya devam ediyor.
Dijital para birimleri ve yapay zekâ ödeme dünyasını değiştiriyor
KPMG'den Sinem Cantürk “Ödeme sistemleri bugün dijital para birimleri, yapay zekâ ve açık ekosistemlerin etkisiyle yeniden şekilleniyor." dedi.
Canray, METS 225 projesinde tüm iç mekân sistemlerini üstlendi
METS 225 projesinde, trenin tüm iç mekân sistemlerinin tasarım, mühendislik, üretim ve montaj süreçleri Canray Ulaşım tarafından gerçekleştirildi.
Havas Engage’in Kreatif Direktörü Can Bilginer oldu
Havas Engage, Can Bilginer’i Kreatif Direktör olarak kadrosuna kattı.
Derya Özbalcı Yeşilyurt’a iki önemli otelde iki önemli görev
Derya Özbalcı Yeşilyurt Fairmont Quasar İstanbul ve The Grand Tarabya’nın Pazarlama ve İletişim Direktörlüğü görevine atandı.
Mr Usta’nın yeni CEO’su Ayşe Pehlivaner Güney oldu
Mr Usta’nın yeni CEO’su Ayşe Pehlivaner Güney oldu.
Maxion İnci Jant Grubunda Gülçin Tekin'e yeni görev
Maxion İnci Jant Grubu Operasyonlarının Başına Gülçin Tekin getirildi.
Karnaval’ın Kurumsal İlişkiler Başkanı Olcay Akay oldu
Karnaval, medya ve yayıncılık alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip olan Olcay Akay’ı Kurumsal İlişkiler Başkanı olarak görevlendirdi.
Gençlere IBAN kiralama tuzağına düşmeyin uyarısı
Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, gençlere "IBAN kiralama" tuzağına karşı dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.
Bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 51'e ulaştı
TBB'nin üye bankalarından derlediği verilere göre bankacılık sektöründe kadın çalışan oranı yüzde 51’e yükseldi.
Bakan Uraloğlu açıkladı: YHT Bursa Osmaneli hattı ne zaman bitecek?
Bakan Uraloğlu "Bursa-Osmaneli kesimi çalışmalarında önemli bir aşamaya geldik, bu kesimi yılın ikinci yarısında tamamlamayı planlıyoruz." dedi.
TÜİK, en fazla aylık reel getiri şampiyonunu açıkladı
TÜİK, Şubat ayına ilişkin "finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları"nı açıkladı. Şubat'ta en fazla aylık reel getiri BIST 100 endeksinde oldu.
vivo, X300 Ultra'yı Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak
vivo, yeni amiral gemisi X300 Ultra telefonunu Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak.
Pfizer Türkiye’de Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Liderliği’ne atama
Pfizer Türkiye’de Ticari Mükemmeliyet ve İnovasyon Liderliği’ne Utku Dilaver atandı.
Anadolu Hackathon için başvurular başladı
Anadolu Hackathon için başvurular başladı: Yandex Türkiye ve SBTÜ, öğrencileri Türkiye için Yapay Zeka çözümleri geliştirmeye davet ediyor.
Güney Afrika e-ticaret pazarında yükselme bekliyor
Güney Afrika e-ticaret pazarının büyüklüğünün 2033 yılına kadar yüzde 27,9'luk yıllık büyümeyle 2,2 trilyon doları aşması bekleniyor.
Çimentaş’ta üst düzey atamalar
Çimentaş CEO’su Cenker Mirzaoğlu, mevcut görevinin yanı sıra Cementir Grup’un Stratejik Gelişimden Sorumlu Üst Düzey Yönetici, Gürol Özer ise Çimentaş Genel Müdürü oldu.
A101'in PR hizmetlerini SOBRAZ yönetecek
A101, iletişim çalışmaları için SOBRAZ ile işbirliğine gitti.
sahibinden.com, Türkiye Basketbol Milli Takımlar ana sponsoru oldu
sahibinden.com, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile imzalanan sponsorluk anlaşması ile Türkiye Basketbol Milli Takımlarının ana sponsoru oldu.
Cannes Young Lions 2026’da Türkiye’den kimler yarışacak?
Cannes Young Lions 2026’da Türkiye’yi temsil edecek genç profesyoneller ve yaratıcılar belli oldu.
Hopi’de Reklam Teknolojileri Direktörlüğü ataması
Hopi’de Reklam Teknolojileri Direktörlüğü görevine Murat Altuntaş atandı.
DOME’da Burak Oruç CFO ve CGO olarak atandı
DOME’da stratejik yapılanma: Burak Oruç CFO ve Chief Growth Officer olarak atandı.
Nurçin Koçoğlu, Beymen Group’ta
Nurçin Koçoğlu, Own Brands Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.
Palandöken'den sitem: Ekim alanları beton yığınları ile doldu
Palandöken: Bilindiği üzere bir meyve ağacı verimlilik haline alıncaya kadar en az altı yıl geçecek. Şehrin en güzel ekim alanları artık beton yığınları ile doldu.
Hisarcıklıoğlu: Spekülatif haberlere itibar edilmemelidir
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Piyasalarda sağlıklı işleyişi zedeleyebilecek spekülatif haberlere itibar edilmemelidir.
TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclisinde Alper Kanca dönemi
TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclisi Başkanlık Divanı seçiminde Alper Kanca oy birliğiyle Başkan, Albert Saydam Meclis Başkan Yardımcısı olarak seçildi.