İşyerlerinde her 100 çalışanın en az 20’si depresyona aday
İşyerlerinde her 100 çalışanın en az 20’si depresyona aday
Çalışanların ruh sağlığı OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumunda uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.
Haber Giriş Tarihi: 05.12.2025 22:57
Haber Güncellenme Tarihi: 05.12.2025 23:02
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Tüm dünyada modern çalışma yaşamının baskıları çalışanların ruh sağlığında derin yaralar açıyor. Stres, tükenmişlik, performans baskısı, savaşlar, ekonomik belirsizlikler ve iş–özel hayat dengesizliği, verimliliği tehdit eden en önemli faktörler arasında yer alıyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumunda, iş hayatındaki kritik konular masaya yatırdı.
Sempozyumda konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel ve Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bilim ve Etik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bedirhan Üstün, kurumla ra hem bilimsel kanıtlara dayanan hem de yol gösterici nitelikte uyarılarda bulundu: “Ruh sağlığına yapılan yatırım, verimlilik olarak geri dönüyor. Üstelik katlanarak…”
Prof. Dr. Kültegin Ögel: “Stres yönetilemiyorsa tükenmişlik kaçınılmazdır” İş hayatının, bireyin tüm yaşam alanlarını etkileyen bir faktör haline geldiğini belirten Prof. Dr. Kültegin Ögel, modern çalışanların yalnızca iş yükü ile değil;
kaygı, performans baskısı, öfke, hiperaktivite ve şehir yaşamının yoğun stresi ile mücadele ettiğini söyledi. Ögel, iş–özel hayat dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şunları ifade etti: “İş hayatında stres kaçınılmaz ama yönetilmediğinde tükenmişlik gelişiyor. Erken dönemde psikolojik destek almaktan çekinilmemeli. Damgalanma korkusu nedeniyle başvuru gecikiyor ve sorun büyüyor.”
Ayrıca çalışanlar arasında hızla artan sanal kumar bağımlılığına dikkat çeken Prof. Dr. Ögel, özellikle beyaz yakalılar arasında yükselişin belirgin olduğunu söyledi. Bağımlılığın hem iş performansını hem aile yaşamını zayıflattığını belirterek, Türkiye’de bu konuda kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Sempozyumun bir diğer konuşmacısı Prof. Dr. Bedirhan Üstün, çalışan psikolojisinin ancak doğru kurgulanmış bir kurumsal yapı ile korunabileceğini belirterek şirketlere şu çağrıda bulundu: “Sorunlar ortaya çıkmadan önce önleyici ruh sağlığı politikaları geliştirilmeli.”
Üstün, insanca iletişim, adalet duygusu, eşitlik ve saygı gibi temel unsurların çalışan motivasyonunda belirleyici rol oynadığını vurguladı: “Kişilik haklarına saygı duyulmayan ortamda çalışanlar işine yabancılaşır; tüken mişlik, depresyon ve verim kaybı kaçınılmaz olur.”
Kişinin mutsuzluğunun üretimde aksamalara, hatalara ve verim kaybına yol açabileceğini belirten, Prof. Dr. Bedirhan Üstün, “Toplumlarda yoksulluk, yaşam zorlukları gibi birçok etken zaten insanları aşağı çekiyor. Buna bir de işyerindeki baskı eklenince insanlar kendilerini robot gibi hissetmeye başlıyor. Zaten günümüzde ‘robotlar yerimizi alacak’ kaygısı da var. Bu güvensizlik ve tedirginlik depresyona yol açabiliyor. Araştırmalarımız gösteriyor ki toplumlarda ve iş yerlerinde her 100 çalışanın en az 20’si depresyona aday. Bu da gizli bir iş gücü kaybına neden oluyor. Kişinin mutsuzluğu üretimde aksamalara, hatalara, verim kaybına yol açabiliyor. Benim amacım insanların bir iş beygiri gibi çalışması değil; anlamlı bir üretim yapabilmeleri. Eğer bunu destekley en programlar geliştirebilirsek ki Amerika, Hindistan, Çin gibi ülkelerde bu konuda çalışmalar yaptık. Türkiye’de de benzer uygulamalar yapılmalı” diye konuştu.
Prof. Dr. Üstün; “Sektörlerin, çalışanların ruh sağlığına sırf göstermelik bir ilgi yerine gerçekten özen gösteren, onları dikkate alan bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor. Depresyon yalnızca kişisel bir mesele değil; dış etmenlerle de tetikleniyor. Dünya giderek zorlaşıyor: Ekonomik koşullar, iş gücü kaygısı, işsizlik, robotların gelişi, savaşlar, ekonomik çöküş ihtimalleri. Bu karamsar tablo, en güçlü insanı bile etkileyebilir. Ben bile otuz yıllık yurt dışı hayatımda üç kez depresyona girdim. Bunların ikisi doğrudan iş yeri sorunlarıyla ilgiliydi ve aslında önlenebilirdi. Depresyon öyle kötü bir şey değil; içinden çıkınca Nietzsche’nin dediği gibi insanı güçlendirebiliyor. Ama o üç-altı ay boyunca yaşadıklarımı yeniden y aşamak istemem. Bilgisayara bakıyordum, bilgisayar da bana bakıyordu. Bu nedenle ne yaparsak yapalım, ülke olarak, sektör olarak, kurumlar olarak insanları bu tür etkilerden koruyacak sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Bir kişi depresyona girdiğinde bunu tıpkı bir grip, bir böbrek hastalığı ya da bir kol kırılması gibi bedensel bir sağlık sorunu düzeyinde ele alabilmeliyiz.”
Ekonomik belirsizliklerin çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Üstün, işini kaybetme korkusunun yorgunluk, uykusuzluk ve depresyona uzanan bir tabloya yol açtığını söyledi. Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalara değinen Prof. Dr. Üstün, şirketler için çarpıcı bir veri paylaştı: “Depresyon ortaya çıkmadan önce erken tanı ve destek sağlanırsa yapılan yatırım en az dört kat kazanç olarak geri dönüyor. Görünmeyen kazançlarla bu oran otuz kata kadar çıkıyor.” Bu nedenle ruh sağlığı nın bir “maliyet kalemi” değil, kurumsal sürdürülebilirliğin zorunlu bir parçası olduğunu belirtti.
Sempozyumun ortak mesajı: “Psikolojik destek bir tercih değil, gereklilik”
Uzmanlara göre iş yerlerinde:
* İş–özel hayat dengesinin korunması,
* Ruhsal destek için damgalanmanın önüne geçilmesi,
* Çalışanların destek almaya teşvik edilmesi,
* Önleyici kurumsal politikaların geliştirilmesi
kurumsal başarının temel bileşenleri haline geldi.
Ruh sağlığına yapılan her yatırım ise doğrudan:
* Çalışan bağlılığını artırıyor, * İş gücü kaybını azaltıyor, * Verimliliği yükseltiyor, * Kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İşyerlerinde her 100 çalışanın en az 20’si depresyona aday
Çalışanların ruh sağlığı OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumunda uzmanlar tarafından masaya yatırıldı.
Tüm dünyada modern çalışma yaşamının baskıları çalışanların ruh sağlığında derin yaralar açıyor. Stres, tükenmişlik, performans baskısı, savaşlar, ekonomik belirsizlikler ve iş–özel hayat dengesizliği, verimliliği tehdit eden en önemli faktörler arasında yer alıyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen OnlyHR 3. İstanbul Sempozyumunda, iş hayatındaki kritik konular masaya yatırdı.
Sempozyumda konuşan Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel ve Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bilim ve Etik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bedirhan Üstün, kurumla ra hem bilimsel kanıtlara dayanan hem de yol gösterici nitelikte uyarılarda bulundu: “Ruh sağlığına yapılan yatırım, verimlilik olarak geri dönüyor. Üstelik katlanarak…”
Prof. Dr. Kültegin Ögel: “Stres yönetilemiyorsa tükenmişlik kaçınılmazdır” İş hayatının, bireyin tüm yaşam alanlarını etkileyen bir faktör haline geldiğini belirten Prof. Dr. Kültegin Ögel, modern çalışanların yalnızca iş yükü ile değil;
kaygı, performans baskısı, öfke, hiperaktivite ve şehir yaşamının yoğun stresi ile mücadele ettiğini söyledi. Ögel, iş–özel hayat dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şunları ifade etti: “İş hayatında stres kaçınılmaz ama yönetilmediğinde tükenmişlik gelişiyor. Erken dönemde psikolojik destek almaktan çekinilmemeli. Damgalanma korkusu nedeniyle başvuru gecikiyor ve sorun büyüyor.”
Ayrıca çalışanlar arasında hızla artan sanal kumar bağımlılığına dikkat çeken Prof. Dr. Ögel, özellikle beyaz yakalılar arasında yükselişin belirgin olduğunu söyledi. Bağımlılığın hem iş performansını hem aile yaşamını zayıflattığını belirterek, Türkiye’de bu konuda kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Sempozyumun bir diğer konuşmacısı Prof. Dr. Bedirhan Üstün, çalışan psikolojisinin ancak doğru kurgulanmış bir kurumsal yapı ile korunabileceğini belirterek şirketlere şu çağrıda bulundu: “Sorunlar ortaya çıkmadan önce önleyici ruh sağlığı politikaları geliştirilmeli.”
Üstün, insanca iletişim, adalet duygusu, eşitlik ve saygı gibi temel unsurların çalışan motivasyonunda belirleyici rol oynadığını vurguladı: “Kişilik haklarına saygı duyulmayan ortamda çalışanlar işine yabancılaşır; tüken mişlik, depresyon ve verim kaybı kaçınılmaz olur.”
Kişinin mutsuzluğunun üretimde aksamalara, hatalara ve verim kaybına yol açabileceğini belirten, Prof. Dr. Bedirhan Üstün, “Toplumlarda yoksulluk, yaşam zorlukları gibi birçok etken zaten insanları aşağı çekiyor. Buna bir de işyerindeki baskı eklenince insanlar kendilerini robot gibi hissetmeye başlıyor. Zaten günümüzde ‘robotlar yerimizi alacak’ kaygısı da var. Bu güvensizlik ve tedirginlik depresyona yol açabiliyor. Araştırmalarımız gösteriyor ki toplumlarda ve iş yerlerinde her 100 çalışanın en az 20’si depresyona aday. Bu da gizli bir iş gücü kaybına neden oluyor. Kişinin mutsuzluğu üretimde aksamalara, hatalara, verim kaybına yol açabiliyor. Benim amacım insanların bir iş beygiri gibi çalışması değil; anlamlı bir üretim yapabilmeleri. Eğer bunu destekley en programlar geliştirebilirsek ki Amerika, Hindistan, Çin gibi ülkelerde bu konuda çalışmalar yaptık. Türkiye’de de benzer uygulamalar yapılmalı” diye konuştu.
Prof. Dr. Üstün; “Sektörlerin, çalışanların ruh sağlığına sırf göstermelik bir ilgi yerine gerçekten özen gösteren, onları dikkate alan bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor. Depresyon yalnızca kişisel bir mesele değil; dış etmenlerle de tetikleniyor. Dünya giderek zorlaşıyor: Ekonomik koşullar, iş gücü kaygısı, işsizlik, robotların gelişi, savaşlar, ekonomik çöküş ihtimalleri. Bu karamsar tablo, en güçlü insanı bile etkileyebilir. Ben bile otuz yıllık yurt dışı hayatımda üç kez depresyona girdim. Bunların ikisi doğrudan iş yeri sorunlarıyla ilgiliydi ve aslında önlenebilirdi. Depresyon öyle kötü bir şey değil; içinden çıkınca Nietzsche’nin dediği gibi insanı güçlendirebiliyor. Ama o üç-altı ay boyunca yaşadıklarımı yeniden y aşamak istemem. Bilgisayara bakıyordum, bilgisayar da bana bakıyordu. Bu nedenle ne yaparsak yapalım, ülke olarak, sektör olarak, kurumlar olarak insanları bu tür etkilerden koruyacak sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Bir kişi depresyona girdiğinde bunu tıpkı bir grip, bir böbrek hastalığı ya da bir kol kırılması gibi bedensel bir sağlık sorunu düzeyinde ele alabilmeliyiz.”
Ekonomik belirsizliklerin çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Üstün, işini kaybetme korkusunun yorgunluk, uykusuzluk ve depresyona uzanan bir tabloya yol açtığını söyledi. Harvard Üniversitesi’nde yürüttüğü çalışmalara değinen Prof. Dr. Üstün, şirketler için çarpıcı bir veri paylaştı: “Depresyon ortaya çıkmadan önce erken tanı ve destek sağlanırsa yapılan yatırım en az dört kat kazanç olarak geri dönüyor. Görünmeyen kazançlarla bu oran otuz kata kadar çıkıyor.” Bu nedenle ruh sağlığı nın bir “maliyet kalemi” değil, kurumsal sürdürülebilirliğin zorunlu bir parçası olduğunu belirtti.
Sempozyumun ortak mesajı: “Psikolojik destek bir tercih değil, gereklilik”
Uzmanlara göre iş yerlerinde:
* İş–özel hayat dengesinin korunması,
* Ruhsal destek için damgalanmanın önüne geçilmesi,
* Çalışanların destek almaya teşvik edilmesi,
* Önleyici kurumsal politikaların geliştirilmesi
kurumsal başarının temel bileşenleri haline geldi.
Ruh sağlığına yapılan her yatırım ise doğrudan:
* Çalışan bağlılığını artırıyor, * İş gücü kaybını azaltıyor, * Verimliliği yükseltiyor, * Kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor.
Haftanın popüler haberleri
Başak Boğday Saygılı'dan moda tüyoları
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı moda dünyasına ilişkin önemli tüyolarda bulundu: Veri, Tasarımın Yeni Hammaddesi. Üretimde Radikal Değişim Kapıda!
Yeşilova, Euroguss 2026’da podyuma çıktı
Yeşilova Döküm, Euroguss 2026’ya katılarak, mühendislik gücünü ve entegre üretim yetkinliklerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu.
AstraZeneca Türkiye'ye Golden Pulse Awards'tan dört ödül
AstraZeneca Türkiye, Golden Pulse Awards'ta dört farklı kategoride ödülün sahibi oldu.
Her 4 kartlı harcamanın 1’i TROY ile yapılıyor
TROY 2025 yılında da büyümesini sürdürdü. Kart sayısında yüzde 80 artış kaydeden TROY işlem tutarı bazında pazar payını 7 puan artırarak yüzde 25,3’e yükseltti.
Parex marka kimliğini yeniledi
Parex, markasının yeni dönemini simgeleyen logosunu ve yenilenen kurumsal kimliğini tüketicileriyle buluşturuyor.
Kürşat Alp Yiğit'e Aras Kargo’da BT Başkan Yardımcılığı görevi
Aras Kargo’nun, Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit atandı.
İstanbul Ticaret Odası 144 yaşında
İstanbul Ticaret Odası İTO 144 yaşında!
Balkan Barış Platformu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ziyaret
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balkan Barış Platformu'nun temsilcilerini kabul etti.
Yapay zeka altyapısına olan talep, bellek çip fiyatlarında artışa yol açıyor
Yükselen bellek çipi fiyatları, tüketici elektroniği üreticileri için görünümü karartıyor.
Veri merkezleri küresel yatırım ortamını yeniden şekillendiriyor
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütü'nün yayınladığı raporda veri merkezleri, 2025 yılında küresel yatırımları şekillendiren önemli bir güç olarak ortaya çıktı.
Brandverse Awards başvuruları başladı
Reklam ve pazarlama iletişimi alanında yılın en başarılı işlerinin ödüllendirildiği Brandverse Awards’ta 10. başvuru dönemi başladı.
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırması için son başvuru tarihi 31 Ocak
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırmasının başvuru süreci devam ediyor. Son başvuru tarihi 31 Ocak olarak açıklandı.
Oscar adayları açıklandı
Oscar Ödülleri'nin adayları açıklandı.
Dünyaca ünlü modacı Valentino Garavani hayatını kaybetti
İtalyan tasarımcı Valentino Garavani, 93 yaşında hayatını kaybetti. Vefat Haberi Valentino Garavani ve Giancarlo Giammetti Vakfı tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu.
16. MIXX Awards Türkiye Ana Jürisi belli oldu
Başvuruların 30 Ocak’a kadar devam ettiği 16. MIXX Awards yarışmasının Jüri Başkanlığına Zeynep Taptık Bilgen getirildi.
Tüketici hakem heyetlerine geçen yıl 907 bin 515 başvuru yapıldı
Ticaret Bakanlığı, Tüketici hakem heyetlerine 2025'te 12,4 milyar lira değerinde 907 bin 515 başvuru yapıldığını duyurdu.
Rekabet Kurumundan TEMU'ya ilişkin iddialara yanıt
"Kamuoyuna yansıyan mevcut inceleme, standart prosedürlerimiz dahilinde yürütülmekte olup, bir soruşturma safhasına geçildiği şeklinde yorumlanmamalıdır."
Haldun Dormen 97 yaşında yaşamını yitirdi
Sanatçı Haldun Dormen, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında hayatını kaybetti.
CEO’lar siber risk, enflasyon ve jeopolitiği tehdit görüyor
PwC, 29. Küresel CEO Araştırması sonuçlarını açıkladı. CEO’lar siber riskleri, enflasyonu ve jeopolitik gerilimleri iş dünyası tehditleri arasında görüyor.
Menarini Türkiye’ye Golden Pulse’den iki ödül birden
Menarini Türkiye, sağlık iletişiminin en prestijli organizasyonlarından biri olan Golden Pulse Ödülleri’nden iki önemli ödülle döndü.
Ege’nin ihracat rekortmeni hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu
Ege Bölgesi’nin ihracat artış rekortmeni hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu
Apple dünyanın en değerli markası, Youtube en güçlü markası seçildi
Brand Finance'ın yeni verileri, NVIDIA'nın markasının Facebook ve Walmart'ı geride bırakmasıyla yapay zekanın tam gaz ilerlediğini ortaya koyuyor.
AB'ye "Türkiye'ye çelik kotasını kaldırın" çağrısı
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tosyalı'dan AB'ye "Türkiye'ye çelik kotasını kaldırın" çağrısı.
EssilorLuxottica hakkında rekabet soruşturması başlatıldı
Optik pazarında faaliyet gösteren EssilorLuxottica S.A. hakkında rekabet soruşturması başlatıldı.
Alo 175 en çok ayıplı mal ve hizmetlerden şikayet aldı
Alo 175'e geçen yıl en fazla şikayet "ayıplı mal ve hizmetler" için geldi.
BKM duyurdu: Kartlı ödemeler Aralık'ta 2,5 trilyon lira oldu
BKM duyurdu: Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla Aralıkta yapılan toplam ödeme tutarı 2 trilyon 511,1 milyar liraya yükseldi.
İstanbul Finans Merkezi'ne Uluslararası 4 ödül
İFM bu yıl, Uluslararası Gayrimenkul Ödüllerinde (International Property Awards) farklı kategorilerde elde ettiği 4 ödülle büyük bir başarıya imza attı.
AB ve MERCOSUR, Ticaret Anlaşması imzaladı
AB ve MERCOSUR, 25 yıllık müzakerelerin ardından Ticaret Anlaşması imzaladı.
Çin'de ikinci el piyasası z kuşağı ile birlikte hızla büyüyor
İkinci el ürün kullanma fikri eskiden yaygın olarak benimsenmiyordu, ancak bugün Çin'de ikinci el pazarı gelişiyor
Bursa Junioshow Fuarı kapılarını açtı
Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim & Çocuk İhtiyaçları Fuarı kapılarını açtı.
Türkiye Yazılım Meclisinden 6 milyar dolarlık ihracat hedefi
TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı Ertan Barut, 2025 yazılım ihracatının 6 milyar dolara yaklaştığını, 2026 için yeni aksiyonlar belirlendiğini açıkladı.
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu projesi tanıtıldı
Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi'nin Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi.
Sınır kapısındaki bayrağımıza saldırıyla ilgili tahkikat başladı
MSB: Sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır.
DEİK İş Konseyleri Başkanları belirlendi
DEİK İş Konseylerinin 2025-2027 yıllarını kapsayan yeni dönem Başkanları ve Yürütme Kurulu Üyeleri seçildi.
EGİAD meleklerinden 10.yıl vizyonu: Geleceğe Yatırım Zirvesi
EGİAD, 2030 Yol Haritası ve "Geleceğe Yatırım Zirvesi"ni duyurdu.
Vertiv ve GreenScale'den stratejik iş birliği
Vertiv ve GreenScale'den Avrupa'da yapay zeka veri merkezleri için stratejik iş birliği.
Çağlar Çabuk'un ‘Hatasız Lider Olmaz’ kitabı seçkin kitapevlerinde!
Çağlar Çabuk’un yeni kitabı ‘Hatasız Lider Olmaz’ çıktı.
Demir çelik sektöründen ihracata 30 milyar dolarlık katkı
Demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörleri, 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık ihracat yaptı.
Niloya ve arkadaşları 22 Ocak'ta Bursa'da
Niloya ve arkadaşları; 22 Ocak Perşembe günü saat 15.30 ve 18.30’da Nilüfer Sahnesi’nde çocuklarla buluşacak.
Pfizer Aşı Klinik Bilim Direktörü Oldaç Uras Dursun oldu
Ecz. Oldaç Uras Dursun, Pfizer Aşı Klinik Bilim Direktörü olarak atandı.