Yılmaz: Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız
Yılmaz: Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 27.11.2025 23:58
Haber Güncellenme Tarihi: 28.11.2025 00:02
Kaynak:
AA
Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından bir otelde düzenlenen ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Töreni'ne katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi.
ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde.
Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor."
"Türkiye'yi bu ligde kalıcı hale getireceğiz"
Sosyal medya ile birlikte sağlıklı olmayan birtakım bilgiler, algılar üzerinden ekonominin tartışıldığını, bunun yerine rakamlara, analizlere dayalı, sorunları tespit eden, sorunları görmezlikten gelmeyen, bunlara gerçekçi analizlerle cevap veren bir ortama ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yılmaz, "İşte yüksek gelirli ülkeler liginde böyle kalıcı hale geleceğiz. Adalet sistemimizden altyapımıza, sağlıktan eğitime, teknoloji politikalarına, şehirleşmeye, afet meselelerine varıncaya kadar her alanda atacağımız adımlarla Türkiye'yi bu ligde kalıcı hale getireceğiz." diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği tanımlı kamu borç stokunun milli gelire oranının en son çeyrekte yüzde 24 olduğunu, aynı oranın Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yüzde 82 ve tüm gelişmekte olan dünyada yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu aktararak, "İleriye dönük, bu yapısal reformları yapmamızda, yeşil-dijital dönüşümü gerçekleştirmemizde en büyük güçlerimizden biri bu olacak, düşük borçluluk düzeyimiz. Önümüzdeki dönemlerde bunun önemini çok daha iyi hep birlikte göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası rezervlerinin 21 Kasım itibarıyla 180,6 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bu resmi rezervimiz. Bir de bizim milletin rezervi var. Özellikle bu altın rezervi… Dünyada birçok ülkeden biraz ayrışıyoruz. Finans hesaplarına bu girmediği için bunu gösteremiyoruz maalesef. Milli rezervimizi gösteremiyoruz. Ama son dönemlerde özellikle altın fiyatlarının da artmasıyla hem Merkez Bankamızın hem de milletimizin rezervinde önemli bir artış olduğunu ifade etmek istedim. Keşke tabii bu rezervler sisteme daha fazla girse. Sisteme, finansal piyasalarımıza, yatırımların finansmanına daha fazla dahil olsa, bu bize ayrı bir güç verecektir diye inanıyorum."
"Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız"
Yılmaz, birinci önceliklerinin enflasyon olduğunu vurgulayarak, bu konuda kararlı ve bütüncül bir politika takip ettiklerini söyledi.
Geçen yılın mayıs ayında enflasyonun yüzde 75'lere ulaştığını, en yüksek zirveyi gördüğünü, o tarihten bugüne dezenflasyon sürecinin devam ettiğini anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"En son yüzde 32,9 gibi bir rakama geldi. Yani yaklaşık 43 puan geriledi enflasyon. Ama hala hane halklarında ve reel kesimde beklentileri arzu ettiğimiz ölçüde iyileştirebilmiş değiliz. Orada da bir iyileşme var, geriye gidiyor ama tam arzu ettiğimiz yerde değiliz. Şu anda yüzde 32,9. Eylül ayında biraz beklentinin üstünde gelmişti. Gıda fiyatlarından kaynaklı. Çünkü aynı yılda hem don hem kuraklığı yaşadık. Tarımdaki bu gelişme, büyümemizi bir miktar aşağı çekti, gıda enflasyonunu da bir miktar yukarıya taşımış oldu. Ancak burada da özellikle ekim ve bu kasım ayında da bunu gözlemliyoruz. Enflasyon yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda. Bu ayın enflasyonunun da yine iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla tekrar o arzu ettiğimiz patikaya enflasyonun geldiğini söyleyebilirim.Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız inşallah. Gelecek seneki hedefimiz yüzde 20'nin altına indirmek, 2027'de ise hedefimiz tek haneli rakamlara ülkemizi yeniden kavuşturmak."
"Çok önemli bir mesafe almış durumdayız"
Yılmaz, reel sektöre önem verdiklerini, salgın döneminde reel sektörü koruduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Hakikaten Cumhurbaşkanı'mız o süreçte çok akıllıca bir politika izledi. Pandemide tarım ve sanayi durmadı Türkiye'de. Çarklar döndü, tezgah dağılmadı. Birçok ülke bu yanlışı yaptı ve hala onun bedelini ödüyor. Biz bunu yapmadık. Şimdi de enflasyonla mücadele sürecindeyiz. Geçici olarak birtakım sıkıntılar yaşanabilir. Her programın bazı etkileri, yan etkileri olur. Yan etkisi olmayan bir program olmaz. Ama önemli olan nedir? Kısa vadede yaşadıklarımızı uzun vadeli fayda için tolere etmemiz gerekiyor. Enflasyonu düşüreceğiz ki özel sektörümüz çok daha öngörülebilir bir ortamda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini gerçekleştirsin. Çok önemli bir mesafe almış durumdayız. Yüzde 30 eşiği. Önümüzdeki dönem inşallah bunu da aşarak çok daha elverişli bir ekonomik ortam oluşturacağız."
"Yeni bir teşvik sistemine geçtik"
COP31'in gelecek yıl Türkiye'de yapılacağını hatırlatan Yılmaz, özel sektörün COP'a iyi hazırlanması gerektiğini, böylece enerji dönüşümünden su meselesine, yeşil finansa varıncaya kadar birçok konuyu Türkiye'nin gündem haline getirebileceğini, sanayinin uluslararası birtakım kaynaklar, teknolojiler ve imkanları kazanabileceğini söyledi.
Yılmaz, yüksek teknolojinin Ankara'nın ihracatındaki payının yüzde 13,3 ile gelişmiş ülkelerin oranından dahi yüksek olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
"Yeni teşviklerde Yerel Kalkınma Hamlesi dediğimiz yeni bir teşvik sistemine geçtik. Her il için her yıl 4 tane öncelikli konu belirliyoruz. 'Her ilin kendine göre üstünlüğü var.' diyoruz. Bu, gelecek yıllarda tabii farklılaşarak devam edecek. Bu yıl için Ankara'ya belirlediğimiz 4 alan şunlar, medikal enzim ve boyar madde üretimi, bitkisel kaynaklı katma değerli gıda takviyeleri, elektrikli-elektronik atıkların geri dönüşümü, tıbbi ürün ve ambalajların yerli üretimi. Bu 4 başlıkta 5,4 milyar liralık bir yatırım teklifi gelmiş durumda. İnşallah Ankara bunları da başaracak ve yeni hamlelerle devam edecek."
İstanbul'da lansmanı yapılan Google Cloud ve Turkcell’in ortaklığında gerçekleştirilecek Türkiye'nin ilk hiper ölçekli veri depolama projesini anımsatan Yılmaz, "1 milyar dolar Turkcell, 2 milyar dolar Google Cloud, toplamda 3 milyar dolarlık bir proje. Tabii bunun bir de tetikleyeceği projeler var. Altyapı oluşunca birçok startup oluşacak, dijital firmalar oluşacak. Onları hesapladığımızda 10 milyar dolara giden bir büyüklükten bahsediliyor. Bu projeye karar verildi ve bu proje Ankara'da yapılacak. Bu projenin Ankara'ya kazandırılmasıyla, Ankara'nın dijital ekonomi anlamında altyapısı çok daha farklı bir seviyeye yükselmiş olacak." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ASO Başkanı Seyit Ardıç ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla ödüle layık görülen firmaların temsilcilerine ödülleri takdim edildi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Ankara sanayinin, teknolojinin ve savunma sanayisinin de başkenti oldu
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Ankara'nın sadece Türkiye'nin başkenti değil, aynı zamanda sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin, inovasyonun ve savunma sanayisinin de başkenti olduğunu ifade etti.
Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti.
Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı.
ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu.
ASO Başkanı Ardıç: İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor
ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti.
Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi.
Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi.
Rakamların bu gelişmeyi teyit ettiğini belirten Ardıç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracatımızda yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirlerimiz arasında açık ara lider konumdayız. Yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayisinde ülkemizin kalbiyiz. Müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 250 firması arasında yer alan 22 firmamızla küresel oyuncuyuz."
Ardıç, Ankara'nın ihracatının bu yıl 16 milyar doları aşmasını beklediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"İhracatımızla Ankara olarak Türkiye'nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Gerek ihracat hacimlerini gerekse sattıkları ürünlerin kilogram fiyatını artıran ve bugün ödül almaya hak kazanan firmalarımız, bu stratejinin, vizyonun ve güçlü üretim kültürünün temsilcileridir."
ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yılmaz: Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız" dedi.
Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından bir otelde düzenlenen ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Töreni'ne katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi.
ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde.
Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor."
"Türkiye'yi bu ligde kalıcı hale getireceğiz"
Sosyal medya ile birlikte sağlıklı olmayan birtakım bilgiler, algılar üzerinden ekonominin tartışıldığını, bunun yerine rakamlara, analizlere dayalı, sorunları tespit eden, sorunları görmezlikten gelmeyen, bunlara gerçekçi analizlerle cevap veren bir ortama ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yılmaz, "İşte yüksek gelirli ülkeler liginde böyle kalıcı hale geleceğiz. Adalet sistemimizden altyapımıza, sağlıktan eğitime, teknoloji politikalarına, şehirleşmeye, afet meselelerine varıncaya kadar her alanda atacağımız adımlarla Türkiye'yi bu ligde kalıcı hale getireceğiz." diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği tanımlı kamu borç stokunun milli gelire oranının en son çeyrekte yüzde 24 olduğunu, aynı oranın Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yüzde 82 ve tüm gelişmekte olan dünyada yüzde 69 seviyesinde bulunduğunu aktararak, "İleriye dönük, bu yapısal reformları yapmamızda, yeşil-dijital dönüşümü gerçekleştirmemizde en büyük güçlerimizden biri bu olacak, düşük borçluluk düzeyimiz. Önümüzdeki dönemlerde bunun önemini çok daha iyi hep birlikte göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası rezervlerinin 21 Kasım itibarıyla 180,6 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bu resmi rezervimiz. Bir de bizim milletin rezervi var. Özellikle bu altın rezervi… Dünyada birçok ülkeden biraz ayrışıyoruz. Finans hesaplarına bu girmediği için bunu gösteremiyoruz maalesef. Milli rezervimizi gösteremiyoruz. Ama son dönemlerde özellikle altın fiyatlarının da artmasıyla hem Merkez Bankamızın hem de milletimizin rezervinde önemli bir artış olduğunu ifade etmek istedim. Keşke tabii bu rezervler sisteme daha fazla girse. Sisteme, finansal piyasalarımıza, yatırımların finansmanına daha fazla dahil olsa, bu bize ayrı bir güç verecektir diye inanıyorum."
"Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız"
Yılmaz, birinci önceliklerinin enflasyon olduğunu vurgulayarak, bu konuda kararlı ve bütüncül bir politika takip ettiklerini söyledi.
Geçen yılın mayıs ayında enflasyonun yüzde 75'lere ulaştığını, en yüksek zirveyi gördüğünü, o tarihten bugüne dezenflasyon sürecinin devam ettiğini anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"En son yüzde 32,9 gibi bir rakama geldi. Yani yaklaşık 43 puan geriledi enflasyon. Ama hala hane halklarında ve reel kesimde beklentileri arzu ettiğimiz ölçüde iyileştirebilmiş değiliz. Orada da bir iyileşme var, geriye gidiyor ama tam arzu ettiğimiz yerde değiliz. Şu anda yüzde 32,9. Eylül ayında biraz beklentinin üstünde gelmişti. Gıda fiyatlarından kaynaklı. Çünkü aynı yılda hem don hem kuraklığı yaşadık. Tarımdaki bu gelişme, büyümemizi bir miktar aşağı çekti, gıda enflasyonunu da bir miktar yukarıya taşımış oldu. Ancak burada da özellikle ekim ve bu kasım ayında da bunu gözlemliyoruz. Enflasyon yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda. Bu ayın enflasyonunun da yine iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla tekrar o arzu ettiğimiz patikaya enflasyonun geldiğini söyleyebilirim.Yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla bu yılı kapatacağız inşallah. Gelecek seneki hedefimiz yüzde 20'nin altına indirmek, 2027'de ise hedefimiz tek haneli rakamlara ülkemizi yeniden kavuşturmak."
"Çok önemli bir mesafe almış durumdayız"
Yılmaz, reel sektöre önem verdiklerini, salgın döneminde reel sektörü koruduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Hakikaten Cumhurbaşkanı'mız o süreçte çok akıllıca bir politika izledi. Pandemide tarım ve sanayi durmadı Türkiye'de. Çarklar döndü, tezgah dağılmadı. Birçok ülke bu yanlışı yaptı ve hala onun bedelini ödüyor. Biz bunu yapmadık. Şimdi de enflasyonla mücadele sürecindeyiz. Geçici olarak birtakım sıkıntılar yaşanabilir. Her programın bazı etkileri, yan etkileri olur. Yan etkisi olmayan bir program olmaz. Ama önemli olan nedir? Kısa vadede yaşadıklarımızı uzun vadeli fayda için tolere etmemiz gerekiyor. Enflasyonu düşüreceğiz ki özel sektörümüz çok daha öngörülebilir bir ortamda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümesini gerçekleştirsin. Çok önemli bir mesafe almış durumdayız. Yüzde 30 eşiği. Önümüzdeki dönem inşallah bunu da aşarak çok daha elverişli bir ekonomik ortam oluşturacağız."
"Yeni bir teşvik sistemine geçtik"
COP31'in gelecek yıl Türkiye'de yapılacağını hatırlatan Yılmaz, özel sektörün COP'a iyi hazırlanması gerektiğini, böylece enerji dönüşümünden su meselesine, yeşil finansa varıncaya kadar birçok konuyu Türkiye'nin gündem haline getirebileceğini, sanayinin uluslararası birtakım kaynaklar, teknolojiler ve imkanları kazanabileceğini söyledi.
Yılmaz, yüksek teknolojinin Ankara'nın ihracatındaki payının yüzde 13,3 ile gelişmiş ülkelerin oranından dahi yüksek olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
"Yeni teşviklerde Yerel Kalkınma Hamlesi dediğimiz yeni bir teşvik sistemine geçtik. Her il için her yıl 4 tane öncelikli konu belirliyoruz. 'Her ilin kendine göre üstünlüğü var.' diyoruz. Bu, gelecek yıllarda tabii farklılaşarak devam edecek. Bu yıl için Ankara'ya belirlediğimiz 4 alan şunlar, medikal enzim ve boyar madde üretimi, bitkisel kaynaklı katma değerli gıda takviyeleri, elektrikli-elektronik atıkların geri dönüşümü, tıbbi ürün ve ambalajların yerli üretimi. Bu 4 başlıkta 5,4 milyar liralık bir yatırım teklifi gelmiş durumda. İnşallah Ankara bunları da başaracak ve yeni hamlelerle devam edecek."
İstanbul'da lansmanı yapılan Google Cloud ve Turkcell’in ortaklığında gerçekleştirilecek Türkiye'nin ilk hiper ölçekli veri depolama projesini anımsatan Yılmaz, "1 milyar dolar Turkcell, 2 milyar dolar Google Cloud, toplamda 3 milyar dolarlık bir proje. Tabii bunun bir de tetikleyeceği projeler var. Altyapı oluşunca birçok startup oluşacak, dijital firmalar oluşacak. Onları hesapladığımızda 10 milyar dolara giden bir büyüklükten bahsediliyor. Bu projeye karar verildi ve bu proje Ankara'da yapılacak. Bu projenin Ankara'ya kazandırılmasıyla, Ankara'nın dijital ekonomi anlamında altyapısı çok daha farklı bir seviyeye yükselmiş olacak." diye konuştu.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ASO Başkanı Seyit Ardıç ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun katılımıyla ödüle layık görülen firmaların temsilcilerine ödülleri takdim edildi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Ankara sanayinin, teknolojinin ve savunma sanayisinin de başkenti oldu
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Ankara'nın sadece Türkiye'nin başkenti değil, aynı zamanda sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin, inovasyonun ve savunma sanayisinin de başkenti olduğunu ifade etti.
Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti.
Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı.
ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu.
ASO Başkanı Ardıç: İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor
ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti.
Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi.
Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi.
Rakamların bu gelişmeyi teyit ettiğini belirten Ardıç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracatımızda yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirlerimiz arasında açık ara lider konumdayız. Yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayisinde ülkemizin kalbiyiz. Müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 250 firması arasında yer alan 22 firmamızla küresel oyuncuyuz."
Ardıç, Ankara'nın ihracatının bu yıl 16 milyar doları aşmasını beklediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"İhracatımızla Ankara olarak Türkiye'nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Gerek ihracat hacimlerini gerekse sattıkları ürünlerin kilogram fiyatını artıran ve bugün ödül almaya hak kazanan firmalarımız, bu stratejinin, vizyonun ve güçlü üretim kültürünün temsilcileridir."
ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi.
Kaynak: AA
Haftanın popüler haberleri
ETİ'nin kurumsal iletişimi ve müşteri ilişkileri Dilge Berktaş'a emanet
ETİ’nin Kurumsal İletişim ve Müşteri İlişkileri Kıdemli Direktörü Dilge Berktaş oldu.
Aktif Portföy’ün yeni Genel Müdürü Burcu Atar Sönmez oldu
Aktif Bank’ın iştiraki Aktif Portföy’ün Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Burcu Atar Sönmez, şirketin Genel Müdürü oldu.
Trump, İran'la anlaşabileceklerini duyurdu
Trump, İran ile olası anlaşmanın 2 veya 3 gün içinde imzalanabileceğini söyledi.
Macron, Fransız AI veri merkezi ağına büyük yatırımı duyurdu
SoftBank, Fransız yapay zeka veri merkezi ağına 87 milyar dolar yatırım yapacak.
TCL Communication'da Serhan Tunca'ya küresel görev
TCL Communication Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Serhan TUNCA oldu.
TOBB Çimento Meclisi başkanlığına Sani Konukoğlu seçildi
TOBB Türkiye Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Başkanlık Divanı Seçiminde başkanlığa Adil Sani Konukoğlu, Başkan Yardımcılığına Volkan Bozay seçildi.
TOBB Nefes Kredisi'nde başvurular başladı
KOBİ’lere uygun şartlarda finans imkânı sağlayan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem başvuruları 8 Haziran 2026 (Pazartesi) tarihi itibariyle başladı.
Palandöken'den sitem: Araba fiyatına sigorta olamaz
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, trafik sigortası ve kasko fiyatlarının çok yüksek seviyelere çıktığını buna acilen bir çözüm getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Elgiz Henden cevapladı: Yapay zeka ayrımcılık yapar mı?
Yapay zeka kaynaklı mikroagresyonlar iş dünyasında kapsayıcılık ve psikolojik güvenlik açısından yeni riskler yaratıyor.
Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri buluştu
2. GEV Gelecek Zirvesi gerçekleşti: Girişimcilik, teknoloji ve yatırım dünyasının liderleri bir araya geldi.
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın ajansı Marjinal Porter Novelli oldu
Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın yeni iletişim ajansı Marjinal Porter Novelli oldu.
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümünü masaya yatırdı
TÜSİAD sanayinin net sıfır dönüşümü sürecinde teknolojinin rolünü ele aldı.
HyperX ilk VALORANT oyuncu bilgisayarını tanıtıyor
Riot Games iş birliğiyle geliştirilen HyperX OMEN 16 VALORANT Limited Edition, hayranlardan ilham alan tasarımı güçlü performansla bir araya getiriyor.
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisi oldu
Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mayıs ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 17 azalışla 3 milyar 264 milyon dolar oldu.
İmsiad ve İmsifed’den Bursa işbirliği vurgusu
İmsiad ve İmsifed Başkanı Şeref Demir: Bursa)nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 137 yılın gururunu yaşıyor
Temelleri Kozahan’da, Osman Fevzi Efendi ve arkadaşları öncülüğünde atılan BTSO, bugün 60 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri haline geldi.
Dijital pazaryerleri Bursa iş dünyasıyla bir araya geldi
BTSO öncülüğünde düzenlenen “Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026” etkinliği, dijital pazaryeri platformlarını Bursa iş dünyasıyla buluşturdu.
SIGN İstanbul 2026 ziyaretçi kayıtları başladı!
SIGN İstanbul 2026, 23–26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açıyor. Ücretsiz online kayıt formunu doldurun, fuara sıra beklemeden girin!
SIGN İstanbul 2026 ziyaretçi kayıtları başladı!
SIGN İstanbul 2026, 23–26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açıyor. Ücretsiz online kayıt formunu doldurun, fuara sıra beklemeden girin!
Baykar, Bursada tedarikçi adaylarıyla buluştu
Tedarikçi Günü programında, geliştirdiği milli ve özgün teknolojilerle Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel marka değerini inşa eden Baykar ile BTSO üyeleri bir araya geldi.
Baku Flames’te ödüller sahiplerini buldu
Baku Flames, 11 ülkeden toplam 328 başvuru aldı. Core, Connect & Engage, Design Excellence ve Effective Change başlıkları altında ödül sahipleri belirlendi.
Biogen Türkiye Ülke Müdürü Ömer Faruk Arslan oldu
Biogen Türkiye’nin Ülke Müdürlüğü görevine Ömer Faruk Arslan atandı.
Tülye Sekendiz, Macrocenter Genel Müdür Yardımcısı oldu
Migros’ta üst düzey atama: Tülye Sekendiz, Macrocenter Genel Müdür Yardımcısı oldu.
Pınar Süt söylentilere son noktayı koydu
Pınar Süt sosyal medyada çıkan satış iddialarına yanıt verdi.
WIRED Türkiye yayın hayatına başladı
Teknoloji, bilim ve dijital kültür yayını WIRED, Turkuvaz Medya iş birliğiyle Türkiye’de yayın hayatına başladı.
FED'in yeni başkanı Kevin Warsh yemin etti
ABD Merkez Bankası (Fed) başkanı Kevin Warsh, yemin ederek görevine başladı.
MÜSİAD Bursa üyesi Murat Bayizit’e İngiltere’de stratejik görev
MÜSİAD Bursa Şubesi üyelerinden Murat Bayizit, MÜSİAD İngiltere Genel Kurulu’nda Diplomatik İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
BUSİAD Bakış Dergisi yeni sayısında "Su" krizine dikkat çekti
"BUSİAD'dan Bakış", 171. sayısında "Hayatın Kaynağı: SU" dosya konusuyla iklim krizini ve tasarruf çözümlerini masaya yatırdı.
Palandöken: Yapılandırma yapılmalı ve esnaf rahatlatılmalı
Palandöken: Vergi dairesine ve SGK'na olan borçların 72 aya bölünmesi olumlu bir adım gibi görünse de yüksek faiz nedeniyle ödeme planları sürdürülebilir olmuyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izni kaldırıldı
İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Bayramda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması bekleniyor
Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Öncel, Kurban Bayramı'nda 450 milyar liralık kartlı harcama yapılması beklendiğini duyurdu.
44 firma 'Responsible' markasını kullanım hakkını elde etti
Bakan Bolat: Son 10 yılda UR-GE desteği kapsamında 783 milyon lira ödeme gerçekleştirildi.
Bakan Kacır: Küresel arenada 8 Turcornumuz var
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Küresel arenada bayrağımızı dalgalandıran 8 Turcornumuz var.
Sosyal medya paylaşımları turiste referans oluyor
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, sosyal medya paylaşımlarının turistin tatil tercihini etkilediğini söyledi.
İyi Finans'tan yeni şube
İyi Finans, 31. şubesini Mardin'de açtı.
Yanıltıcı reklam ve karanlık ticari tasarımlara ceza
Reklam Kurulundan tüketiciyi aldatan reklamlara 4,5 ayda 122 milyon lira ceza!
Ekinciler "EKDMR" koduyla Borsa'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi AŞ için çaldı.
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün'den THY ve AJet'ten ek sefer duyurusu
THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, THY ve AJet'in Kurban Bayramı tatili için toplam 545 ek sefer planladığını duyurdu.
Türkiye'nin ihracatında artış
Türkiye'nin ihracatı nisanda geçen yıla kıyasla yüzde 22,3 arttı.
AJet'in İstanbul'dan iki ülkeye seferleri başlıyor
AJet'in İstanbul-İskenderiye ile Ankara-St. Petersburg seferleri başlıyor.