Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Yılın İlk İSO Meclis Toplantısı’nda Konuşan Bahçıvan: “Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga”
Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 22:04
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 22:13
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimizi söyledi. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda “oyunun kurallarının” yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin ‘yeni normal’ haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, şunları söyledi:
“Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör.”
Ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan, “Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.
Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20’ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS’lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız.”
Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen İSO Başkanı Bahçıvan, “Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır” şeklinde konuştu.
Bahçıvan konuşmasının sonunda ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine de değindi. “Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği’ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir gümrük birliği çalışmasına ihtiyacımız var” diyen Bahçıvan, şu önerilerde bulundu:
“Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor.
Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Yılın İlk İSO Meclis Toplantısı’nda Konuşan Bahçıvan: “Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga”
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimizi söyledi. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda “oyunun kurallarının” yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin ‘yeni normal’ haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, şunları söyledi:
“Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör.”
Ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan, “Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.
Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20’ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS’lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız.”
Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen İSO Başkanı Bahçıvan, “Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır” şeklinde konuştu.
Bahçıvan konuşmasının sonunda ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine de değindi. “Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği’ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir gümrük birliği çalışmasına ihtiyacımız var” diyen Bahçıvan, şu önerilerde bulundu:
“Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor.
Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz.”
Haftanın popüler haberleri
Allianz Trade Türkiye’de CEO ataması
Ömer Gürcan Köseoğlu, Allianz Trade Türkiye CEO’su olarak atandı.
Best, Borsa'da "BESTE" koduyla işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Best Brands Grup Enerji için çaldı. Şirket "BESTE" koduyla işlem görecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan depremzedelere uygun ev müjdesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşlarımız deprem konutlarına çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak.
Adalet Bakanı Gürlek, İçişleri Bakanı Çiftçi oldu
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre; Adalet Bakanlığına Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına Mustafa Çiftçi atandı.
Türkçe Yandex AI, en iyi küresel yapay zekâ trendleri arasında
Business Insider, Türkiye'deki Yandex AI uygulamasını 2026'da liderlerin stratejilerini şekillendirecek başlıca yapay zekâ trendleri arasında gösterdi.
Sampi Express Pizza Portivo, Ümraniye’de açıldı
Sampi Pide A.Ş., artan maliyetlere karşı geliştirdiği "Sampi Express & Pizza Portivo" hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtı.
Dürümle’de CEO ataması
Dürümle’nin yeni CEO’su Fasih Emrah Peker oldu.
Bambi Yatak’ta Genel Müdür ataması
Bambi Yatak’ın yeni Genel Müdürü Cem Baş oldu.
TÜİK, Sanayi Üretim Endeksini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının Aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı.
Saint-Gobain Türkiye'de CEO ataması
Saint-Gobain Türkiye'nin yeni Üst Yöneticisi (CEO) Murat Savcı oldu.
GÖKBEY'in ortak üretimine yönelik Suudi Arabistan ile imza
GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri'nin Suudi Arabistan'da ortak üretimine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.
Washington Post CEO'su Will Lewis istifa etti
Washington Post gazetesinin CEO'su Will Lewis, şirketteki toplu işten çıkarmaların ardından istifa ettiğini duyurdu.
Anadolu Grubu kurucularından Kamil Yazıcı vefat etti
Anadolu Grubu, kurucu ve Onursal Başkanlarından Kamil Yazıcı'nın hayatını kaybettiğini duyurdu.
TÜGİAD Ankara Başkanlığına Aykut Çakmaklı yeniden seçildi
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi Başkanı Aykut Çakmaklı, yeniden bu göreve seçildi.
THY, ocak ayında 7,6 milyon yolcu taşıdı
THY, bu yıl ocak ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yolcu sayısını yüzde 10 artırarak 7,6 milyon yolcu taşıdı.
SelectUSA, 390 milyar dolar üzerinde yatırıma aracılık yaptı
SelectUSA, 390 milyar dolar üzerinde yatırıma aracılık yaptı.
İstanbul Havalimanı Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu
İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1447 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu.
İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi Ocak'ta 52,1 oldu
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, ocakta 52,1'e yükseldi.
Ramazan öncesinde tavuk ihracatı durduruldu
Ramazan öncesi yüzde 15'e varan haksız fiyat artışlarıyla vatandaşı zorlayan tavuk üreticilerine karşı, piyasayı korumak adına tavuk ihracatı durduruldu.
ING Türkiye'de COO ataması
ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı (COO) görevine Ezgi Demirdağ Saydağ atandı.
Türkiye'nin ve tüm şehirlerin nüfusu kaç oldu? Haberimizde
Türkiye'nin nüfusu, 2025'te bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak, 86 milyon 92 bin 168 oldu.
SGK Başkanlığına yeni atama
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına Yunus Elitaş atandı.
Toyota'nın yeni CEO'su Kenta Kon kimdir?
Toyota’da üst yönetim değişikliğine gidiliyor. Şirketin CEO'su Koji Sato görevini CFO Kenta Kon’a devredecek.
BDDK İkinci Başkanlığına Yakup Asarkaya atandı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) İkinci Başkanlığına Yakup Asarkaya getirildi.
Akhan "AKHAN" Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Akhan Un için çaldı.
Netcad "NETCD" Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong, Netcad Yazılım AŞ için çaldı.
Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefi devam ediyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğin stratejik hedefleri olmaya devam ettiğini bildirdi.
6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler anıldı
6 Şubat 2023'te "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde hayatını kaybedenler anıldı.
Atama ve görevden alma kararları yayımlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de
AKUT’un yeni Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel oldu
AKUT Arama Kurtarma Derneği Olağanüstü Genel Kurulunda Başkanlığa Serhat Akbel seçildi.
Edenred Türkiye’de CIO ataması
Ersagun Atılgan, Edenred Türkiye’nin Bilgi İşlem Direktörü (CIO) olarak atandı.
ISS Türkiye’de üst düzey atama
ISS Türkiye’de Chief Commercial Officer (CCO) görevine Ilgın Aşık getirildi.
Kärcher Türkiye’nin Pazarlama Direktörlüğüne atama
Kärcher Türkiye’nin Pazarlama Direktörü Pelin Gülbay Özdemir oldu.
Karnaval‘da CMO görevine atama
Karnaval‘da CMO görevine Gizem Yılancıoğlu atandı.
Reklamcılar Derneği 40. yılını kutladı
Reklamcılar Derneği, 40 yıllık yolculuğunu düzenlediği davetle kutladı.
Sosyal medyanın zirvesinde hangi markalar yer aldı?
SocialBrands Şubat Ayı Top100 Listesi’nde yer alan markalar açıklandı.
Burmino Kozmetik’te, Kurumsal İletişim Yöneticisi ataması
Burmino Kozmetik’te, Kurumsal İletişim Yöneticisi görevine Berfin Kaplan Albayrak atandı.
Doğuş Teknoloji’de CAIO ataması
Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CAIO) Dr. Serhan Yılmaz oldu.
AB’de elektrikli araç satışlarını sınırlayacak öneriler gündemde
AB’nin 2035 sonrası elektrikli araç satışlarını sınırlayacak önerileri gündemde
Çiçekçilerde 14 Şubat yoğunluğu başladı
Çiçek sektöründe Sevgililer Günü yoğunluğu başladı.