Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Yılın İlk İSO Meclis Toplantısı’nda Konuşan Bahçıvan: “Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga”
Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 22:04
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 22:13
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimizi söyledi. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda “oyunun kurallarının” yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin ‘yeni normal’ haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, şunları söyledi:
“Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör.”
Ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan, “Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.
Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20’ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS’lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız.”
Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen İSO Başkanı Bahçıvan, “Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır” şeklinde konuştu.
Bahçıvan konuşmasının sonunda ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine de değindi. “Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği’ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir gümrük birliği çalışmasına ihtiyacımız var” diyen Bahçıvan, şu önerilerde bulundu:
“Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor.
Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bahçıvan: Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga
Yılın İlk İSO Meclis Toplantısı’nda Konuşan Bahçıvan: “Gümrük Birliği, sanayimiz için mevcut haliyle bir pranga”
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, açılış konuşmasında 2026 yılına ekonominin siyasetle, jeopolitikle ve küresel egemenlik yarışıyla iç içe geçtiği kaotik bir dünya tablosu içerisinde girdiğimizi söyledi. Dünyamızın köklü bir dönüşümden geçtiği, bir anlamda “oyunun kurallarının” yeniden yazılmaya çalışıldığı bir dönemde, yüksek belirsizlik ve öngörülemezliğin ‘yeni normal’ haline geldiğine dikkat çeken İSO Başkanı, şunları söyledi:
“Jeopolitik gerilimlerin olumsuz etkileri, finansal piyasaların yanı sıra tedarik zincirleri ve emtia fiyatları gibi pek çok farklı kanal üzerinden de kendini gösteriyor. Bu riskler hiç kuşkusuz, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de son derece önemli. Zira bizler oldukça zor bir coğrafyada üretim ve ticaret yapıyoruz. Ukrayna, İran ve Suriye başta olmak üzere etrafımızda derin fay hatları var ve maalesef her an yeni çatışma potansiyeli barındıran gelişmeler yaşanıyor. Bölgemizde kalıcı bir istikrarın sağlanabileceğine dönük iyimserlik henüz ne yazık ki yeterince güçlü değil. Öte yandan, bu karmaşıklığın içerisinde dahi ülkemiz için birçok önemli fırsat olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Sürekli bir kaosun egemen olduğu günümüz dünyasında Türkiye; jeopolitik konumu, bölgenin geneline göre önemli bir gelişkinliğe ulaşmış ekonomisi ve dengeli dış politika çabalarıyla, komşu ve müttefikleri açısından gittikçe önemi artan bir aktör.”
Ülke ihracatı açısından en önemli parametrenin kilit pazarlarımızı oluşturan ülkelerdeki genel talep koşulları olduğuna değinen Bahçıvan, “Türk sanayisinin hem ürün hem de pazar çeşitliliği açısından güçlü bir pozisyona sahip olması ciddi bir avantaj oluşturuyor. Küresel talep koşullarındaki dalgalanmalara karşı bu tamponlarımızı daha da güçlendirmek zorundayız. Bizi çevreleyen risklere karşı korunmanın da fırsatları değerlendirmenin de yolu, kendi sorun ve kırılganlıklarımıza çözüm üretmekten ve ekonomik temellerimizi güçlendirmekten geçiyor” ifadelerini kullandı.
Bu çerçeveden ekonomiye bakıldığında, 2023 ortalarında başlayan makro-finansal istikrarı yeniden sağlamaya dönük politikaların meyvelerini vermeye başladığını gördüklerini söyleyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Enflasyon, çok olağanüstü gelişmeler olmazsa bu yılın sonlarında yüzde 20’ye doğru düşüşünü sürdürecek. Ancak burada da hala kimi zorluklarımız var: Beklenti ve fiyatlama davranışlarında iyileşme zaman alıyor. Finansal sıkılığa rağmen iç talep canlı seyrediyor. Deprem harcamalarındaki azalış ve mali disiplini artırıcı adımlar sayesinde bütçe tarafında gözle görülür iyileşme var. Buradan para politikasına gelen destek artıyor. Dış dengemizde uluslararası enerji fiyatlarındaki düşüş ile sıkı para politikasının ithalat talebini sınırlayıcı etkisinin faydalarını görüyoruz. Cari açığımız gayet sürdürülebilir seviyelerde. Bununla birlikte, uluslararası sermaye akımlarından halen yeterince yararlanamıyoruz. CDS’lerimizdeki düşüşle bu konuda emsal ülkelere yeniden yaklaşabileceğimizi, ayrıca rezervlerimizdeki güçlenmenin sürmesiyle dış finansmanda da hak ettiğimiz seviyelere geleceğimizi düşünüyorum. Kısacası, makro-finansal istikrarı yeniden tesis ediyoruz. Ancak bunu tek başına bir amaç olarak göremeyiz. Finansal istikrarı, ekonominin asıl ihtiyaçlarına cevap verecek reformları hayata geçirirken ayağımızı bastığımız sağlam zemin olarak görmek durumundayız.”
Bu yılın bir reform yılı olmasının önemine de değinen İSO Başkanı Bahçıvan, “Makro-finansal istikrar zeminine ayağımızı sağlam şekilde basarak, bu sert küresel iklimde yapısal eksikliklerimizi hızlı şekilde tamamlamak durumundayız. Söz konusu eksikliklerin başında teknoloji açığımız geliyor. Savunma sanayinde önemli bir trend yakaladık, bununla gurur duyuyoruz. Ancak sektörlerin genelinde bununla aynı hızda bir iyileşme de görmüyoruz. En öncelikli meselelerimizden biri, bu asimetriyi ortadan kaldırarak ülkemizde verimliliği ve yapısal dönüşümü sanayinin tabanına yaymaktır. Dolayısıyla, ülkemizin yapısal reform ajandasının ilk sırasında, sanayide yapısal dönüşümü ve verimlilik artışını ödüllendiren bir kaynak tahsis mekanizması olmalıdır” şeklinde konuştu.
Bahçıvan konuşmasının sonunda ihracatçı sanayicileri yakından ilgilendiren Gümrük Birliğine de değindi. “Avrupa Birliğine tam üyeliğimiz kısa vadede mümkün görünmüyorsa; o zaman artık Gümrük Birliğini tüm alanlarıyla yeni baştan gözden geçirmemiz gerekiyor. Kendi aramızda karşılıklı dertlenmek yerine; Gümrük Birliği’ni komple ele alıp bu süreçte güncellenen durumları, fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün kendisine göre durum analizini yapacağı ve buna göre şekillenecek yeni bir gümrük birliği çalışmasına ihtiyacımız var” diyen Bahçıvan, şu önerilerde bulundu:
“Son zamanlarda AB tarafında yeni bir sanayi stratejisi olarak gündeme gelen ve bir slogan, bir plan olarak değerlendirilen Made in Europe’u bu çerçevede değerlendirmeliyiz. Örneğin şu anda Türkiye AB ülkesi değil ama Gümrük Birliğinde. Bu durumda Made in Europe’dan sektörlerimiz ne şekilde etkilenecek, bunun değerlendirmesi nasıl yapılacak? Yine 30 yıl önce dünyanın gündeminde olmayan ama bugün en çok konuştuğumuz Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ele alınması gereken konular arasında. STA’lar bizi en çok rahatsız eden konulardan biri.
AB üyesi olmadığımız için AB’nin imzaladığı STA’lardan negatif yönde etkileniyoruz ve bu nedenle birçok ülkeyle aramızda ticaret dengesizliklerimiz var. Bütün bu nedenlerden dolayı, bunların hepsini ele alan, sanayimiz için artık bir pranga haline gelen Gümrük Birliği’nin komple yenilenmesi ihtiyacının daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kere daha önemle vurgulamak istiyorum. AB’nin Güney Amerika ortak pazarı MERCOSUR ile yaptığı yeni STA ve Hindistan ile imzalanan STA da önemli bir gelişme. Söz konusu anlaşmalar, en büyük ihracat pazarımızda Çin’in yanına yeni büyük rakiplerin eklenmesi anlamına geliyor.
Özellikle Brezilya ve Arjantin kaynaklı ürünlerde rekabet baskısının artmasına kesin gözüyle bakılıyor. Sayıları gittikçe çoğalan bölgesel kapsamlı ortaklıkların ticaret ve yatırımlara etkilerini yakından izlemeli, ülkemiz için yaratacağı risk ve fırsatları mutlaka analiz etmeliyiz. Küresel ekonomide oyunun kurallarının hızla değiştiği böylesine çetin bir rekabet ortamına ayak uydurabilmek için üretimde niteliğe ve katma değere odaklanmak çok önemli. Bu yılki yapısal reformlar ve bütçedeki iyileşmeden cesaretle bu konuda sanayimize daha fazla kaynak tahsis edileceğine yönelik umutluyuz.”
Haftanın popüler haberleri
Ömer Barbaros Yis'in İnsan Akademisi program serisi Youtube'de
Karaca International Genel Müdürü Ömer Barbaros Yis, YouTube'da başlattığı 'İnsan Akademisi' programının gelirleriyle bir burs fonu oluşturmayı hedefliyor.
Ekinciler Grup 62 yıllık sanayi yolculuğunu gururla kutluyor
1964'te temelleri atılan Ekinciler Grup, İcra Kurulu Başkanı Haluk Ekinci'nin mesajıyla 62 yıllık köklü sanayi mirasını ve küresel vizyonunu gururla paylaştı.
Kahramanmaraş TSO binası törenle açıldı
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasının (KMTSO) 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden inşa edilen yeni hizmet binası düzenlenen törenle hizmete açıldı.
Sosyal medya zirvesinde Aselsan ilk sırada
SocialBrands'in yaptığı araştırmada Ağustos ayında sosyal medyanın ilk üçü Aselsan, MKE ve tabii oldu.
AstraZeneca Türkiye'nin yan haklar yaklaşımına uluslararası ödül
AstraZeneca Türkiye, küresel 11. Stevie Büyük İşverenler Ödülleri'nde Bronz Stevie Ödülü'nün sahibi oldu. Ödüller 28 Ekim'de Paris'te verilecek.
Mehmet Abbasoğlu: Petrol Ofisi Grubu 18. kez zirvede
Türkiye'deki yurt içi akaryakıt satışları 2025 yılında 34,5 milyon tona yükseldi. Petrol Ofisi Grubu, yurt içi toplam satışlarda 2025 yılını da zirvede kapattı.
E-Kolay İhracat Platformu E-KİP'e ödül
E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP), Verimlilik Proje Ödülleri'nin "Kamu-Dijital Dönüşüm" kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.
Quick Sigorta, Borsa'da QUICK koduyla işlem görmeye başladı
Quick Sigorta, 6 Ağustos tarihinde düzenlenen gong töreniyle, “QUICK” işlem koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı.
Sanipak, artık Malezya'lı Arch Peninsula şirketinin
Selpak, Solo, Uni Baby, OKEY, Detan ve Defans gibi markaları bünyesinde bulunduran Sanipak resmen Arch Peninsula bünyesine katıldı.
Google’da Hassabis CEO’luğu bıraktı
Google’da bayrak değişimi: Hassabis CEO’luğu bıraktı.
Koray Kavukçuoğlu'na Google DeepMind’da önemli görev
Google DeepMind’ın Kıdemli Başkan Yardımcılığı görevine Türk bilim insanı Koray Kavukçuoğlu getirildi.
X'te üst düzey ayrılık: Nikita Bier istifa etti
400 günlük yoğun dönemin ardından görevini devreden Bier, şirkette danışman olarak kalacak. Yerine tasarım ve mühendislik liderlerinden oluşan yeni bir ekip geçiyor.
5G abone sayısı 4 ayda 44,5 milyona ulaştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G abone sayısının 4 ayda 44,5 milyona ulaştığını bildirdi.
Eeli Technology milyon dolarlık yatırım turunu tamamladı
Kritik mineraller ve lityum üretim teknolojileri geliştiren Eeli Technology, toplam 2 milyon dolar tutarındaki tohum öncesi yatırım turunu tamamladı.
Gençler işyerinde güven, adalet, önem arıyor
Great Place To Work araştırması güven, hakkaniyet, psikolojik sağlık, anlam ve yapay zekâya hazır kurum kültürünün genç çalışan deneyimini şekillendiren temel unsurlar olduğunu ortaya koydu.
Geçiş çözümleri şirketi Assa Abloy yeni showroomunu açtı
Geçiş çözümleri alanında hizmet veren Assa Abloy, Ankara'da hayata geçirdiği yeni showroomuyla güvenlik ve erişim çözümlerini müşterileriyle buluşturuyor.
Tansu Tüyel, Peakup CRO'su olarak atandı
PEAKUP’ta VP of Sales, Business Solutions rolünde önemli katkılar sağlayan Tansu Tüyel, bundan sonra görevine Chief Revenue Officer (CRO) olarak devam edecek.
Demir çelik sektöründen ilk yarıda güçlü ihracat performansı
Türkiye genelinde demir ve demir dışı metaller ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 11,7 artışla 7,2 milyar dolara, çelik ihracatı ise 8,4 milyar dolara ulaştı.
Yaz sezonunda siber dolandırıcılardan nasıl korunacağız?
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte turizm sektöründeki hareketlilik, siber suçlular için finansal kazanç odaklı yeni fırsat kapıları açtı. Peki nasıl korunacağız?
Semsis'ten plazma dönüşümlü hibrit motor teknolojisi
Semsis, plazma dönüşümlü hibrit itki sistemi konseptine ilişkin teknik ayrıntıları duyurdu.
Hamza Aytaç Doğanay'dan iddialı siber hizmet: KA'OS
Hamza Aytaç Doğanay, KA'OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) sistemiyle siber güvenlik yazılımları konusunda iddialı.
Anadolu Grubu FTSE4Good Endeksi’nde
Anadolu Grubu çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki bütüncül yaklaşımı ile FTSE4Good Endeksi’nde.
Z kuşağının yüzde 40'ı Google yerine Tiktok'ta arama yapıyor
Z kuşağının yüzde 40'ı ürün ve bilgi aramalarında TikTok'u tercih ediyor. Araştırma ayrıca Instagram ve TikTok'un ürün keşfi konusunda önde olduğunu öne çıkardı.
Samsung Galaxy Z Fold8 Ultra, Fold8 ve Flip8 teknoloji marketlerde
Galaxy Z serisi, üç farklı modelle katlanabilir cihaz deneyiminde yeni bir sayfa açıyor.
Kärcher'in otonom temizlik robotu, DHL depolarında çalışıyor
Kärcher'in otonom temizlik robotu, DHL Supply Chain Türkiye depolarında göreve başladı.
Ümit Helva, BNP Paribas Cardif Türkiye GMY görevine atandı
BNP Paribas Cardif Türkiye’nin Verimlilik, Teknoloji ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine Ümit Helva atandı.
TİM ve Etid'den global işbirliği imzası
Türkiye'nin e-ihracat ekosisteminin gelişimine katkı sunmak ve ihracatçıların küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla ETİD ile TİM arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Mustafa Selcen, Golden Global Yatırım Bankası YKÜ oldu
Golden Global Yatırım Bankası, bankacılık sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip Mustafa Selcen’i Yönetim Kurulu Üyesi olarak atadı.
Çukurova Isı'da ETS ile sanayide yeni dönem
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, Emisyon Ticaret Sistemi ETS'nin sanayinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırdığını belirtti.
kayIQ.ai, 500 bin dolarlık yatırımla hayata geçti
Dijital ürün kalite süreçlerini yapay zekâ ile otonom hale getiren kayIQ.ai platformu, 500 bin dolarlık yatırımla hayata geçti.
Türk mücevher markası The Bulums'tan global başarı
İstanbul merkezli mücevher markası The Bulums, seçili koleksiyonuyla uluslararası bağımsız tasarım platformu Wolf & Badger'ın marka ağına katıldı.
Bu yılki Meet Global MICE Kongresi 16 Aralık'ta Moskova'da
16-17 Aralık tarihlerinde Moskova’da düzenlenecek 4. Meet Global MICE Congress (MGMC), Türkiye’nin MICE uzmanları için kritik iş fırsatları sunmaya hazırlanıyor.
Oteller değil, ilçeler yarışıyor, turist daha fazla deneyim istiyor
Artık ziyaretçiler yalnızca otelleri değil, sunduğu tarihi, doğal güzellikleri, sosyal yaşamı ve fiyat-performans avantajıyla öne çıkan ilçeleri tercih ediyor.
Murat Çiftçi cevapladı: Şirketleri ve bireyleri bekleyen siber riskler neler?
Yapay zekâ dolandırıcıların yeni silahı oldu. Murat Çiftçi, şirketleri ve bireyleri bekleyen siber riskler neler? sorusunu cevapladı.
Yapay Zeka, otellerde Genel Müdür Yardımcısı olmaya hazırlanıyor
Yapay zeka, otellerde "Dijital Genel Müdür Yardımcısı" olmaya hazırlanıyor.
Türk Composite 2026 fuarı 21 Ekim'de başlıyor
Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, 21-23 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek.
İzocam'da Metriks sistemi ile akıllı üretim dönemi başladı
İzocam, Metriks Dijital Veri Yönetim Sistemi'ni Tarsus Tesisinde devreye alarak akıllı üretim dönemini başlattı. Böylelikle üretim sahasındaki tüm veriler tek merkezde toplanacak.
İspanya ile ikili ticaret hacminde hedef 25 milyar dolar
Bakan Bolat: AB içerisindeki 4'üncü büyük ticaret ortağımız olan İspanya ile ikili ticaret hacmimizi orta vadede yıllık 25 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz.
Hohhot kenti, “Dünya Süt Ürünleri Başkenti” ünvanı kazandı
İç Moğolistan bölgesinin başkenti Hohhot kenti, 42 milyar ABD doları büyüklüğündeki süt ürünleri sektörüyle “Dünya Süt Ürünleri Başkenti” ünvanını kazandı.
Genel Kurmay Başkanı ve Komuta kademesi belirlendi
TSK Komuta Kademesindeki Komutanların özgeçmişleri haberimizde...