Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 14:48
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 14:53
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın yalnızca ekonomik değil; devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından da ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Raporda veri işleme kapasitesinin artması, bulut bilişim altyapılarının yaygınlaşması, yapay zekâ sistemlerinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesi ve dijital platformların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi nedeniyle klasik egemenlik anlayışının değiştiği belirtildi. Enstitüye göre devletlerin egemenlik kapasitesi artık yalnızca fiziksel sınırları koruyabilmesiyle değil; veri akışlarını, kritik dijital altyapıları ve algoritmik karar mekanizmalarını ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ölçülüyor.
Dijital hegemonya artık jeopolitik bir güç mimarisi
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, dijital hegemonyanın üç temel katman üzerinden işlediğini belirledi. İlk katmanda ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü; ikinci katmanda Palantir, Microsoft ve Anduril gibi şirketler üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji bütünleşmesi; üçüncü katmanda ise CLOUD Act benzeri düzenlemelerle ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması bulunuyor. Enstitü, bu üç unsurun birlikte değerlendirildiğinde dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma olarak görülemeyeceğini, bunun jeopolitik bir güç mimarisine dönüştüğünü kaydetti.
Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüğe girdi
Raporda Türkiye’nin dijital egemenlik gündemi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile birlikte ele alındı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan’ın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi. Planın hazırlık sürecinde kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum temsilcilerinden yaklaşık 500 profesyonelle çalıştay gerçekleştirildiği ve iki binden fazla eylem önerisinin değerlendirildiği kaydedildi.
Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört eksen altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimini kapsıyor. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına dahil edilmesi; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. En az 2 bin kamu veri setinin de Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir biçimde erişime açılması öngörülüyor.
Dışa bağımlılık uyarısı
Enstitünün Türkiye’ye yönelik en önemli uyarılarından biri, dijital ekonomideki büyümenin yabancı platform ve altyapılara olan bağımlılığı da artırması oldu. Raporda, We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfla Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise nüfusun yüzde 88,3’üne ulaştığı belirtildi. Buna karşılık arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital reklam altyapılarının büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu kaydedildi.
Enstitü, bu nedenle Türkiye’de dijital ekonominin büyümesiyle stratejik dış bağımlılığın da paralel biçimde derinleştiğine dikkat çekti. Raporda ayrıca Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaştığı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve Türkiye’nin yüzde 39,4’lük büyüme oranıyla en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu bilgisine yer verildi. Enstitü, bu gelirlerin önemli bölümünün küresel platformlara aktarılmasının ekonomik etkilerinin yanı sıra kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesini de bu şirketlerin elinde yoğunlaştırdığına dikkat çekti.
1 GW altyapı ve 10 milyar dolarlık yatırım hedefi
Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hacmine, en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ve omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişime ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite için ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık oluşmaması amacıyla çoklu tedarikçi yaklaşımı da planın hedefleri arasında bulunuyor.
Yalnızca teknoloji üretmek yetmez
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin dijital egemenlik politikasının yalnızca yerli teknoloji ve yapay zekâ geliştirilmesine dayanmasının yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. Raporda büyük dijital platformlara yönelik ihlal ortaya çıkmadan önce devreye giren ex ante düzenlemelerin, veri taşınabilirliği ve birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin, platform verilerinin belirli koşullarda paylaşılmasına yönelik mekanizmaların ve Dijital Hizmet Vergisi’nin denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Enstitü, Avrupa Birliği Dijital Piyasalar Yasası kapsamında “kapı bekçisi” olarak tanımlanan büyük platformların AB pazarında daha ağır yükümlülüklere tabi olduğunu, aynı şirketler için Türkiye’de benzer kapsamda bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu durumu düzenleyici asimetri olarak değerlendirdi.
“Bağımlılıkları sıfırlamak değil, stratejik riskleri yönetmek”
Enstitü, dijital egemenliğin bütün yabancı teknolojilerden vazgeçilmesi veya Türkiye’nin tüm teknoloji katmanlarında kendi kendine yeterli hale gelmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Rapora göre yarı iletkenlerden bulut altyapılarına, telekom ekipmanlarından büyük dil modellerine kadar teknoloji değer zinciri küresel ölçekte dağılmış durumda. Bu nedenle temel mesele bütün dış bağımlılıkları ortadan kaldırmak değil; hangi bağımlılıkların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin stratejik risk oluşturduğunu belirlemek ve kritik bağımlılıkları yönetilebilir hale getirmek.
Temel soru: Türkiye kullanıcı mı olacak, kural koyucu mu?
Enstitünün sonuç bölümünde Türkiye’nin önündeki temel yol ayrımı, dijital teknolojilerin pasif tüketicisi olmak ile dijital geleceğin kurallarını şekillendiren ülkeler arasında yer almak şeklinde ortaya konuldu.
Enstitü, dijital çağda egemenliğin artık yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini; verinin korunması, algoritmaların denetlenmesi, kritik altyapıların yönetilmesi ve teknolojik bağımlılıkların stratejik biçimde kontrol edilmesinin de egemenliğin parçası olduğunu belirtti.
Raporda, dijital çağın egemen devletlerinin en fazla teknoloji satın alan değil; teknolojiyi yöneten, düzenleyen, denetleyen ve gerektiğinde alternatiflerini geliştirebilen ülkeler olacağı vurgulandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın yalnızca ekonomik değil; devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından da ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Raporda veri işleme kapasitesinin artması, bulut bilişim altyapılarının yaygınlaşması, yapay zekâ sistemlerinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesi ve dijital platformların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi nedeniyle klasik egemenlik anlayışının değiştiği belirtildi. Enstitüye göre devletlerin egemenlik kapasitesi artık yalnızca fiziksel sınırları koruyabilmesiyle değil; veri akışlarını, kritik dijital altyapıları ve algoritmik karar mekanizmalarını ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ölçülüyor.
Dijital hegemonya artık jeopolitik bir güç mimarisi
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, dijital hegemonyanın üç temel katman üzerinden işlediğini belirledi. İlk katmanda ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü; ikinci katmanda Palantir, Microsoft ve Anduril gibi şirketler üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji bütünleşmesi; üçüncü katmanda ise CLOUD Act benzeri düzenlemelerle ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması bulunuyor. Enstitü, bu üç unsurun birlikte değerlendirildiğinde dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma olarak görülemeyeceğini, bunun jeopolitik bir güç mimarisine dönüştüğünü kaydetti.
Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüğe girdi
Raporda Türkiye’nin dijital egemenlik gündemi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile birlikte ele alındı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan’ın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi. Planın hazırlık sürecinde kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum temsilcilerinden yaklaşık 500 profesyonelle çalıştay gerçekleştirildiği ve iki binden fazla eylem önerisinin değerlendirildiği kaydedildi.
Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört eksen altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimini kapsıyor. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına dahil edilmesi; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. En az 2 bin kamu veri setinin de Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir biçimde erişime açılması öngörülüyor.
Dışa bağımlılık uyarısı
Enstitünün Türkiye’ye yönelik en önemli uyarılarından biri, dijital ekonomideki büyümenin yabancı platform ve altyapılara olan bağımlılığı da artırması oldu. Raporda, We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfla Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise nüfusun yüzde 88,3’üne ulaştığı belirtildi. Buna karşılık arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital reklam altyapılarının büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu kaydedildi.
Enstitü, bu nedenle Türkiye’de dijital ekonominin büyümesiyle stratejik dış bağımlılığın da paralel biçimde derinleştiğine dikkat çekti. Raporda ayrıca Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaştığı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve Türkiye’nin yüzde 39,4’lük büyüme oranıyla en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu bilgisine yer verildi. Enstitü, bu gelirlerin önemli bölümünün küresel platformlara aktarılmasının ekonomik etkilerinin yanı sıra kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesini de bu şirketlerin elinde yoğunlaştırdığına dikkat çekti.
1 GW altyapı ve 10 milyar dolarlık yatırım hedefi
Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hacmine, en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ve omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişime ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite için ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık oluşmaması amacıyla çoklu tedarikçi yaklaşımı da planın hedefleri arasında bulunuyor.
Yalnızca teknoloji üretmek yetmez
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin dijital egemenlik politikasının yalnızca yerli teknoloji ve yapay zekâ geliştirilmesine dayanmasının yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. Raporda büyük dijital platformlara yönelik ihlal ortaya çıkmadan önce devreye giren ex ante düzenlemelerin, veri taşınabilirliği ve birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin, platform verilerinin belirli koşullarda paylaşılmasına yönelik mekanizmaların ve Dijital Hizmet Vergisi’nin denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Enstitü, Avrupa Birliği Dijital Piyasalar Yasası kapsamında “kapı bekçisi” olarak tanımlanan büyük platformların AB pazarında daha ağır yükümlülüklere tabi olduğunu, aynı şirketler için Türkiye’de benzer kapsamda bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu durumu düzenleyici asimetri olarak değerlendirdi.
“Bağımlılıkları sıfırlamak değil, stratejik riskleri yönetmek”
Enstitü, dijital egemenliğin bütün yabancı teknolojilerden vazgeçilmesi veya Türkiye’nin tüm teknoloji katmanlarında kendi kendine yeterli hale gelmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Rapora göre yarı iletkenlerden bulut altyapılarına, telekom ekipmanlarından büyük dil modellerine kadar teknoloji değer zinciri küresel ölçekte dağılmış durumda. Bu nedenle temel mesele bütün dış bağımlılıkları ortadan kaldırmak değil; hangi bağımlılıkların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin stratejik risk oluşturduğunu belirlemek ve kritik bağımlılıkları yönetilebilir hale getirmek.
Temel soru: Türkiye kullanıcı mı olacak, kural koyucu mu?
Enstitünün sonuç bölümünde Türkiye’nin önündeki temel yol ayrımı, dijital teknolojilerin pasif tüketicisi olmak ile dijital geleceğin kurallarını şekillendiren ülkeler arasında yer almak şeklinde ortaya konuldu.
Enstitü, dijital çağda egemenliğin artık yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini; verinin korunması, algoritmaların denetlenmesi, kritik altyapıların yönetilmesi ve teknolojik bağımlılıkların stratejik biçimde kontrol edilmesinin de egemenliğin parçası olduğunu belirtti.
Raporda, dijital çağın egemen devletlerinin en fazla teknoloji satın alan değil; teknolojiyi yöneten, düzenleyen, denetleyen ve gerektiğinde alternatiflerini geliştirebilen ülkeler olacağı vurgulandı.
Haftanın popüler haberleri
EKK'dan enflasyonla mücadeleye devam
Ekonomi Koordinasyon Kurulu: Mali disiplinden taviz vermeden enflasyonla mücadeleyi sürdüreceğiz.
Ulutek Teknopark Ar-Ge firmalarını TEYDEB projelerine hazırlıyor
ULUTEK Teknopark, bünyesindeki Ar-Ge ve teknoloji firmalarına yönelik “TEYDEB 1501/1507 Programları Proje Önerisi Hazırlama Eğitimi” düzenledi.
Profesyonel e-ticaretçi Nilhan Önal Gökçetekin Arden Üniversitesi'nde
En son Hepsiburada'da CEO görevini yürüten Nilhan Önal Gökçetekin bundan böyle Arden Üniversitesinde kariyerini devam ettireceğini duyurdu.
Gamze Baykal'a ISS Türkiye'de bölüm başkanlığı görevi
ISS Türkiye’de Hukuk, İnsan ve Kültür Başkanlığı görevine Gamze Baykal getirildi.
Muharrem Yılmaz: Sütaş, Pakistan'daki yatırımlarını büyütüyor
Sütaş, Pakistan'daki ortağı Nishat'ın hisselerini satın alıyor.
THY Teknik'ten yeni hangar
THY Teknik, Atatürk Havalimanı'nda yedinci hangarını hizmete açtı.
Rekabet Kurulundan Teva İlaç'a soruşturma
Rekabet Kurulu, TEVA’nın rakiplerin pazara girişini zorlaştırmayı hedefleyebilecek nitelikteki çeşitli davranışları nedeniyle soruşturma açılmasına karar verdi.
40 yıldır terörle mücadeleye harcanan parayla neler yapılabilirdi?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu 40 yıldır terörle mücadeleye harcanan parayla neler yapılabilirdi? sorusunu örneklerle cevaplamaya devam ediyor.
Samsung, profesyoneller için Galaxy Ultra 2’yi tasarladı
Samsung, Gemini işlemcili ilk akıllı saatleri piyasaya sürdükten bir yıl sonra Galaxy Watch Ultra2 ve Galaxy Watch9 ile Galaxy Watch serisini daha da ileriye taşıyor.
Alex Cruz, Pegasus'a Bağımsız YKÜ olarak katıldı
Pegasus, David Vismans'ın ayrılmasıyla boşalan Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevine Alex Cruz'un atandığını duyurdu.
Horoz Lojistik CFO'su Murat Kaplan görevinden istifa etti
Horoz Lojistik, şirkette CFO olarak görev yapmakta olan Murat Kaplan'ın görevinden istifa ettiğini duyurdu.
ÖSYM'den 22 ve 23 Ağustos'ta 3 önemli sınav
ÖSYM'nin duyurduğu takvime göre: e-YDS 2026/9 İngilizce yarın, 2026-TUS ve 2026-STS Tıp Doktorluğu sınavlarını 23 Ağustos Pazar günü yapılacak.
Kapeks Kimya, Borsa'da KPEKS koduyla işlem görmeye başladı
Şirket, düzenlenen gong töreniyle “KPEKS” işlem koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da ve BİST Katılım Endeksinde işlem görmeye başladı.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Yapay Zeka'da 2030'a doğru yükselen nitelikler -1
"Yapay Zeka Döneminde Yükselen Nitelikler" araştırması sahada işveren, çalışanlarla yapıldı. Sonuçlar riskleri, fırsatları, iyileştirmeye açık alanları gözler önüne seriyor.
Gurbetçilerden duygusal veda
İzinlerini tamamlayan gurbetçiler, Avrupa'ya açılan sınır kapılarına gelerek gümrük ve pasaport işlemlerinin ardından çalıştıkları ülkelerin yolunu tutuyor.
Kütahya'nın ihracatı 1 milyar dolar sınırına dayandı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Kütahya'nın ihracatı 1 milyar dolar sınırına dayandı. Geçen sene 975 milyon dolardı, bu yıl 1 milyar doları aşacak.
Arçelik'ten yatırım dolandırıcılığı uyarısı
Arçelik A.Ş., markası ve yöneticilerinin adı kullanılarak yapılan yatırım çağrılarına itibar edilmemesi ve resmi kanalların takip edilmesi uyarısında bulundu.
Tarım Kredi Grubu, İSO 500 ve Capital 500'de yer aldı
Tarım Kredi Grubu şirketleri hem İSO 500'de, hem Capital 500'de yer alarak Türkiye'nin büyük şirketleri listelerine girdi.
TUSAŞ'a büyük ilgi
TUSAŞ, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı 2026’da büyük ilgi gördü.
Türker Veyaş, Borsa'da işlem görmeye başladı
Türker VEYAŞ payları VEYAS koduyla Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem işlem görmeye başladı.
Türkiye'de kadın ve erkek nüfusu başa baş
TÜİK'in paylaştığı verilere göre: Türkiye'de erkek nüfusu 43 milyon 170 bin 975 kişi, kadın nüfusu 43 milyon 149 bin 627 kişi olarak kaydedildi.
Bakan Şimşek, mazotta küresel şoka yönelik önlemleri duyurdu
Bakan Mehmet Şimşek, olağanüstü küresel piyasalara rağmen mazot şokunu piyasalarda sınırlandıracaklarını, bütçe disiplinini koruyacaklarını duyurdu.
Ken Xie: Fortinet, inovatif projelerle finansal rekora ulaştı
Fortinet CEO'su Ken Xie "Yapay zeka çağındaki inovasyonumuzun farklılaştırıcı değerini yansıtan mükemmel ikinci çeyrek sonuçlarımızdan son derece memnunuz."
Teknofest Mavi Vatan'da büyük coşku
TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda başladı.
F İstanbul Gıda Fuarı, 26–29 Ağustos 2026 tarihlerinde
F İstanbul Gıda Fuarı, 26–29 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturuyor.
Yandex'ten müşterilerine “Maksimum Kâr” desteği
Yandex Ads, beta test sürecinin tamamlanmasının ardından Maksimum Kâr stratejisinin gelişmiş özelliklerini reklamverenlerin kullanımına sunuyor.
Matlı, güneş ve rüzgâr enerjisine yatırımlarını büyütüyor
Matlı Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisine yönelik yatırımlarını 160 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
İşsizlik oranı ikinci çeyrekte yüzde 7,9 oldu
TÜİK açıkladı: Türkiye'de işsizlik oranı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalışla yüzde 7,9 oldu.
İnternetten hava temizleyici aramaları yüzde 62 arttı
E-ticaret verilerine göre, "hava temizleyici" aramaları son dönemde yüzde 62 oranında rekor bir artış gösterdi.
Finans, Sigorta, Teknoloji, Sağlık, Farma'nın en iyi işverenleri
Great Place To Work; Finansal Hizmetler - Sigortacılık, Üretim - İmalat, Teknoloji ve Sağlık Hizmetleri - Farma sektörlerindeki en iyi işverenleri açıkladı.
Hakan Çınar: Türkiye olmadan Avrupa'nın tedarik zinciri eksik kalır
Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar: “Avrupa Çin’e karşı sanayi duvarı örerken Türkiye’yi o duvarın dışında bırakırsa, yalnızca Türkiye’yi değil kendi rekabet gücünü de cezalandırır.”
Koruma Klor Alkali Ar-Ge Merkezi'nden başarı
Koruma Klor Alkali Ar-Ge Merkezinin FLEX-CIRC-CO₂ projesi, Avrupa Komisyonu tarafından 15/15 tam puanla değerlendirildi.
Deepfake dolandırıcılığı 2 yılda 50 kat arttı
Dijital kimlik doğrulama şirketi Shufti'nin 2026 Identity Fraud Index raporuna göre, deepfake video kaynaklı dolandırıcılık girişimleri 2 yılda 50 kat arttı.
Erhan Çiçek, Jimmy Key Genel Müdürü oldu
Daha önce Jimmy Key Ürün Yönetimi Direktörü ve son olarak Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Erhan Çiçek, şirketin yeni Genel Müdürü oldu.
Küresel oyun arenasının yıldızları 18 Eylül'de GİST'te buluşuyor
Oyun teknolojilerinden yatırım ekosistemine, yapay zekadan marka iş birliklerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren isimler, 18-20 Eylül'de GIST 2026'da buluşuyor.
Temmuz'da 3 trilyon liraya yakın kartlı ödeme yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla temmuz ayında yapılan ödemelerin toplam tutarı 2 trilyon 974,9 milyar liraya ulaştı.
Çitlekçi, Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul’da gong Çitlekçi Mağazacılık Gıda A.Ş. için çaldı. Şirket, “CITAS” işlem koduyla Borsa İstanbul’da işlem görecek.
Sermaye ve finansmana erişim girişimci adaylarını zorluyor
EY Girişimcilik Barometresi 2026 sonuçları açıklandı. Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde iştah güçlü olurken, sermayeye erişim ve finansman zorlukları devam ediyor.
Electrolux’ten 45 dakikada tam kapasite yıkama
Electrolux’ten 45 dakikada tam kapasite yıkama