Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 14:48
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 14:53
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın yalnızca ekonomik değil; devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından da ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Raporda veri işleme kapasitesinin artması, bulut bilişim altyapılarının yaygınlaşması, yapay zekâ sistemlerinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesi ve dijital platformların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi nedeniyle klasik egemenlik anlayışının değiştiği belirtildi. Enstitüye göre devletlerin egemenlik kapasitesi artık yalnızca fiziksel sınırları koruyabilmesiyle değil; veri akışlarını, kritik dijital altyapıları ve algoritmik karar mekanizmalarını ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ölçülüyor.
Dijital hegemonya artık jeopolitik bir güç mimarisi
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, dijital hegemonyanın üç temel katman üzerinden işlediğini belirledi. İlk katmanda ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü; ikinci katmanda Palantir, Microsoft ve Anduril gibi şirketler üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji bütünleşmesi; üçüncü katmanda ise CLOUD Act benzeri düzenlemelerle ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması bulunuyor. Enstitü, bu üç unsurun birlikte değerlendirildiğinde dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma olarak görülemeyeceğini, bunun jeopolitik bir güç mimarisine dönüştüğünü kaydetti.
Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüğe girdi
Raporda Türkiye’nin dijital egemenlik gündemi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile birlikte ele alındı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan’ın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi. Planın hazırlık sürecinde kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum temsilcilerinden yaklaşık 500 profesyonelle çalıştay gerçekleştirildiği ve iki binden fazla eylem önerisinin değerlendirildiği kaydedildi.
Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört eksen altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimini kapsıyor. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına dahil edilmesi; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. En az 2 bin kamu veri setinin de Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir biçimde erişime açılması öngörülüyor.
Dışa bağımlılık uyarısı
Enstitünün Türkiye’ye yönelik en önemli uyarılarından biri, dijital ekonomideki büyümenin yabancı platform ve altyapılara olan bağımlılığı da artırması oldu. Raporda, We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfla Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise nüfusun yüzde 88,3’üne ulaştığı belirtildi. Buna karşılık arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital reklam altyapılarının büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu kaydedildi.
Enstitü, bu nedenle Türkiye’de dijital ekonominin büyümesiyle stratejik dış bağımlılığın da paralel biçimde derinleştiğine dikkat çekti. Raporda ayrıca Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaştığı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve Türkiye’nin yüzde 39,4’lük büyüme oranıyla en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu bilgisine yer verildi. Enstitü, bu gelirlerin önemli bölümünün küresel platformlara aktarılmasının ekonomik etkilerinin yanı sıra kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesini de bu şirketlerin elinde yoğunlaştırdığına dikkat çekti.
1 GW altyapı ve 10 milyar dolarlık yatırım hedefi
Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hacmine, en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ve omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişime ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite için ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık oluşmaması amacıyla çoklu tedarikçi yaklaşımı da planın hedefleri arasında bulunuyor.
Yalnızca teknoloji üretmek yetmez
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin dijital egemenlik politikasının yalnızca yerli teknoloji ve yapay zekâ geliştirilmesine dayanmasının yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. Raporda büyük dijital platformlara yönelik ihlal ortaya çıkmadan önce devreye giren ex ante düzenlemelerin, veri taşınabilirliği ve birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin, platform verilerinin belirli koşullarda paylaşılmasına yönelik mekanizmaların ve Dijital Hizmet Vergisi’nin denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Enstitü, Avrupa Birliği Dijital Piyasalar Yasası kapsamında “kapı bekçisi” olarak tanımlanan büyük platformların AB pazarında daha ağır yükümlülüklere tabi olduğunu, aynı şirketler için Türkiye’de benzer kapsamda bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu durumu düzenleyici asimetri olarak değerlendirdi.
“Bağımlılıkları sıfırlamak değil, stratejik riskleri yönetmek”
Enstitü, dijital egemenliğin bütün yabancı teknolojilerden vazgeçilmesi veya Türkiye’nin tüm teknoloji katmanlarında kendi kendine yeterli hale gelmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Rapora göre yarı iletkenlerden bulut altyapılarına, telekom ekipmanlarından büyük dil modellerine kadar teknoloji değer zinciri küresel ölçekte dağılmış durumda. Bu nedenle temel mesele bütün dış bağımlılıkları ortadan kaldırmak değil; hangi bağımlılıkların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin stratejik risk oluşturduğunu belirlemek ve kritik bağımlılıkları yönetilebilir hale getirmek.
Temel soru: Türkiye kullanıcı mı olacak, kural koyucu mu?
Enstitünün sonuç bölümünde Türkiye’nin önündeki temel yol ayrımı, dijital teknolojilerin pasif tüketicisi olmak ile dijital geleceğin kurallarını şekillendiren ülkeler arasında yer almak şeklinde ortaya konuldu.
Enstitü, dijital çağda egemenliğin artık yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini; verinin korunması, algoritmaların denetlenmesi, kritik altyapıların yönetilmesi ve teknolojik bağımlılıkların stratejik biçimde kontrol edilmesinin de egemenliğin parçası olduğunu belirtti.
Raporda, dijital çağın egemen devletlerinin en fazla teknoloji satın alan değil; teknolojiyi yöneten, düzenleyen, denetleyen ve gerektiğinde alternatiflerini geliştirebilen ülkeler olacağı vurgulandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nden dijital egemenlik uyarısı
TÇE’den dijital egemenlik uyarısı: Türkiye kritik bağımlılıkları yönetemezse karar alma kapasitesi zayıflayabilir.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü (TÇE), “Yeni Güç Mimarisi: Dijital Hegemonya” başlıklı raporunda dijital teknolojilerde artan dış bağımlılığın yalnızca ekonomik değil; devlet kapasitesi, veri egemenliği, ulusal güvenlik ve bağımsız karar alma süreçleri açısından da ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Raporda veri işleme kapasitesinin artması, bulut bilişim altyapılarının yaygınlaşması, yapay zekâ sistemlerinin günlük yaşamın merkezine yerleşmesi ve dijital platformların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisi nedeniyle klasik egemenlik anlayışının değiştiği belirtildi. Enstitüye göre devletlerin egemenlik kapasitesi artık yalnızca fiziksel sınırları koruyabilmesiyle değil; veri akışlarını, kritik dijital altyapıları ve algoritmik karar mekanizmalarını ne ölçüde denetleyebildiğiyle de ölçülüyor.
Dijital hegemonya artık jeopolitik bir güç mimarisi
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, dijital hegemonyanın üç temel katman üzerinden işlediğini belirledi. İlk katmanda ağ etkileri, veri yoğunlaşması ve ekosistem bağımlılığı üzerinden oluşan piyasa gücü; ikinci katmanda Palantir, Microsoft ve Anduril gibi şirketler üzerinden örneklendirilen devlet-teknoloji bütünleşmesi; üçüncü katmanda ise CLOUD Act benzeri düzenlemelerle ulusal hukuk sistemlerinin fiziksel sınırların ötesine taşınması bulunuyor. Enstitü, bu üç unsurun birlikte değerlendirildiğinde dijital platformların gücünün yalnızca ekonomik yoğunlaşma olarak görülemeyeceğini, bunun jeopolitik bir güç mimarisine dönüştüğünü kaydetti.
Yapay Zekâ Eylem Planı yürürlüğe girdi
Raporda Türkiye’nin dijital egemenlik gündemi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile birlikte ele alındı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan’ın, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi üzerine inşa edildiği; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerini temel aldığı belirtildi. Planın hazırlık sürecinde kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum temsilcilerinden yaklaşık 500 profesyonelle çalıştay gerçekleştirildiği ve iki binden fazla eylem önerisinin değerlendirildiği kaydedildi.
Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört eksen altında insan kaynağı, veri altyapısı, hesaplama kapasitesi, yerli model geliştirme ve yapay zekâ yönetişimini kapsıyor. İlk 12 ayda en az 1,5 milyon, 24 ay sonunda ise toplam 5 milyon vatandaşın yapay zekâ okuryazarlığı programlarına dahil edilmesi; 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor. En az 2 bin kamu veri setinin de Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine okunabilir biçimde erişime açılması öngörülüyor.
Dışa bağımlılık uyarısı
Enstitünün Türkiye’ye yönelik en önemli uyarılarından biri, dijital ekonomideki büyümenin yabancı platform ve altyapılara olan bağımlılığı da artırması oldu. Raporda, We Are Social ve Meltwater’ın Dijital 2025 Türkiye Raporu’na atıfla Türkiye’de aktif internet kullanıcısı sayısının 77,3 milyona, internet kullanım oranının ise nüfusun yüzde 88,3’üne ulaştığı belirtildi. Buna karşılık arama motorları, sosyal medya platformları, mobil işletim sistemleri, uygulama mağazaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital reklam altyapılarının büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolünde olduğu kaydedildi.
Enstitü, bu nedenle Türkiye’de dijital ekonominin büyümesiyle stratejik dış bağımlılığın da paralel biçimde derinleştiğine dikkat çekti. Raporda ayrıca Türkiye’de toplam medya ve reklam yatırımlarının 2024 yılında 253,6 milyar TL’ye ulaştığı, medya yatırımlarının yüzde 74,2’sinin dijital mecralara yöneldiği ve Türkiye’nin yüzde 39,4’lük büyüme oranıyla en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğu bilgisine yer verildi. Enstitü, bu gelirlerin önemli bölümünün küresel platformlara aktarılmasının ekonomik etkilerinin yanı sıra kullanıcı profilleme, içerik görünürlüğü ve davranışsal yönlendirme kapasitesini de bu şirketlerin elinde yoğunlaştırdığına dikkat çekti.
1 GW altyapı ve 10 milyar dolarlık yatırım hedefi
Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar Türkiye’nin en az 1 GW yapay zekâ ve veri merkezi kurulu gücüne, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması hacmine, en az 1 eksabayt depolama kapasitesine ve omurga bağlantılarında en az 100 Tb/sn erişime ulaşması hedefleniyor. Bu kapasite için ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin hesaplama kapasitesine erişiminin artırılması ve tek bir sağlayıcıya bağımlılık oluşmaması amacıyla çoklu tedarikçi yaklaşımı da planın hedefleri arasında bulunuyor.
Yalnızca teknoloji üretmek yetmez
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, Türkiye’nin dijital egemenlik politikasının yalnızca yerli teknoloji ve yapay zekâ geliştirilmesine dayanmasının yeterli olmayacağı uyarısında bulundu. Raporda büyük dijital platformlara yönelik ihlal ortaya çıkmadan önce devreye giren ex ante düzenlemelerin, veri taşınabilirliği ve birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin, platform verilerinin belirli koşullarda paylaşılmasına yönelik mekanizmaların ve Dijital Hizmet Vergisi’nin denetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Enstitü, Avrupa Birliği Dijital Piyasalar Yasası kapsamında “kapı bekçisi” olarak tanımlanan büyük platformların AB pazarında daha ağır yükümlülüklere tabi olduğunu, aynı şirketler için Türkiye’de benzer kapsamda bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu durumu düzenleyici asimetri olarak değerlendirdi.
“Bağımlılıkları sıfırlamak değil, stratejik riskleri yönetmek”
Enstitü, dijital egemenliğin bütün yabancı teknolojilerden vazgeçilmesi veya Türkiye’nin tüm teknoloji katmanlarında kendi kendine yeterli hale gelmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
Rapora göre yarı iletkenlerden bulut altyapılarına, telekom ekipmanlarından büyük dil modellerine kadar teknoloji değer zinciri küresel ölçekte dağılmış durumda. Bu nedenle temel mesele bütün dış bağımlılıkları ortadan kaldırmak değil; hangi bağımlılıkların kabul edilebilir olduğunu, hangilerinin stratejik risk oluşturduğunu belirlemek ve kritik bağımlılıkları yönetilebilir hale getirmek.
Temel soru: Türkiye kullanıcı mı olacak, kural koyucu mu?
Enstitünün sonuç bölümünde Türkiye’nin önündeki temel yol ayrımı, dijital teknolojilerin pasif tüketicisi olmak ile dijital geleceğin kurallarını şekillendiren ülkeler arasında yer almak şeklinde ortaya konuldu.
Enstitü, dijital çağda egemenliğin artık yalnızca sınırların korunması anlamına gelmediğini; verinin korunması, algoritmaların denetlenmesi, kritik altyapıların yönetilmesi ve teknolojik bağımlılıkların stratejik biçimde kontrol edilmesinin de egemenliğin parçası olduğunu belirtti.
Raporda, dijital çağın egemen devletlerinin en fazla teknoloji satın alan değil; teknolojiyi yöneten, düzenleyen, denetleyen ve gerektiğinde alternatiflerini geliştirebilen ülkeler olacağı vurgulandı.
Haftanın popüler haberleri
Jacob Coxon'dan itiraf: Yapay Zekâ hepimizi öldürebilir!
OpenAI ve Anthropic’te çalıştıktan sonra istifa eden araştırmacı Jacob Coxon uyardı: Dev şirketler süper zekâ yarışında insanlığın kaderiyle kumar oynuyor.
Arçelik Global'den Shanghai Jiao Tong Üniversitesi ile işbirliği
Arçelik Global, Çin’de Shanghai Jiao Tong Üniversitesi Global Institute of Future Technology - GIFT ile stratejik bir iş birliğine imza attı.
Antalya Havalimanı Ağustos'ta 6 milyona yakın yolcuya hizmet verdi
Antalya Havalimanı Ağustos'ta 5 milyon 893 bin 602 yolcuya hizmet verdi.
Muzaffer Çilek yeniden Bosna Hersek Fahri Konsolosu olarak atandı
Çilek Mobilya’nın kurucusu Muzaffer Çilek, 16 yıldır başarıyla sürdürdüğü Bosna Hersek Bursa F. Konsolosluğu görevinde yeni döneme adım attı.
Bakan Şimşek'ten cari açık, ihracatla kapatılacak açıklaması
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Temmuz ayı cari açık verilerini ve çözüm yollarını değerlendirdi.
Bursa'nın köklü gazetesi Bursa Hakimiyet 53 yaşında
Dijital Haber olarak biz de Bursa'nın Hafızası Bursa Hakimiyet Gazetesi'nin 53. yaşgününü tebrik ediyoruz.
JYSK, Türkiye'deki 15'inci mağazasını açtı
JYSK, Starcity Outlet’te açtığı yeni mağazasıyla Türkiye genelindeki mağaza sayısını 15’e yükseltti.
Roche Diagnostik Hukuk Direktörü Ayşegül Durmuş oldu
Roche Diagnostik Türkiye'nin yeni Hukuk Direktörü Ayşegül Durmuş oldu. Ayşegül Durmuş kimdir? Özgeçmişi haberimizde...
Kadın kooperatiflerine e-ticarette 5 yıl boyunca destek
Ticaret Bakanlığı kadın kooperatiflerine 5 yıl boyunca E-ticaret desteği verecek. Desteğe dair detaylar haberimizde...
Tech Istanbul Kadın Girişimcilik Okulu 2 Ekim'de başlıyor
Tech Istanbul Girişimcilik Okulu Kadın Programı 2 Ekim 2026'da başlıyor. Programa son başvuru 25 Eylül'de. Okul müfredatında hangi dersler var? Haberimizde...
CargoX şirketinde Genel Müdür ataması
Selçuk Semih Yüksel, CargoX şirketinde Genel Müdür olarak atandığını duyurdu.
Politika faizi sabit kaldı
TCMB'den yapılan yazılı açıklamada politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verilmiştir denildi.
Üretimden teknolojiye tarımın tüm paydaşları Erzurum'da
Uluslararası Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Türkiye ve 11 ülkeden sektör temsilcilerini Erzurum’da bir araya getirdi.
Manpower araştırması: İşverenlerin işe alım iştahı arttı
ManpowerGroup'un İstihdam Araştırması, ticari ve jeopolitik risklere rağmen dördüncü çeyrek için işverenlerin işe alım iştahının arttığını ortaya koydu.
Otomotiv ihracatçıları Automechanika Frankfurt Fuarı’nda
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İB (OİB), Automechanika Frankfurt Fuarı’nda, milli katılım organizasyonu kapsamında 58 Türk firmasıyla ülkemizi temsil ediyor.
Yandex Maps ve Navi'ye popüler AVM'lerin mekân içi rotaları eklendi
Yandex Maps ve Navi'ye, İstanbul ve Ankara'daki popüler alışveriş merkezlerinin mekân içi rotaları eklendi.
Bursa Gesiad'ın 35. yıl hizmet gururu
Bursa Genç Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD), kuruluşunun 35. Yılı nedeniyle Atatürk Anıtı’nda bir tören düzenledi.
Assa Abloy, veri merkezlerinde erişim güvenliği sağlıyor
ASSA ABLOY, veri merkezlerinde erişimin güvenli ve kontrollü şekilde yönetilmesi için farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor.
Erdal Bahçıvan İSO Başkan adayı Ender Yılmaz'ı destekleyecek
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, seçimlerde başkanlığa aday olmayacağını, Ender Yılmaz'ı destekleyeceklerini duyurdu.
Okula dönüş sezonunda bilgisayar satışı 2,5 kat arttı
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde öğrencilerin eğitim süreçlerini destekleyecek teknolojik ürünlere olan talep artmaya devam ediyor.
Gaziantep iş dünyası yapay zekâ ve yeni nesil ticaret için buluşuyor!
Gaziantep Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenecek dev etkinlik, bölgedeki KOBİ ve girişimcileri yapay zekâ entegrasyonu ve e-ihracatla buluşturuyor.
Züccaciye sektöründen 2,6 milyar dolar dış ticaret fazlası
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin ev ve mutfak eşyaları sektörünün 2,6 milyar dolar net dış ticaret fazlası sağladığını belirtti.
AI şantiyelere indi! Zuckerberg'den dev mavi yaka yatırımı
Yapay zeka çağında yeni trend: Teknoloji devleri mavi yakalı işçilere yöneldi. Meta CEO'su Mark Zuckerberg'ten 115 milyon dolarlık dev yatırım!
Alarko ve Gotion’un genç profesyonelleri İstanbul’da buluştu
Alarko Holding, enerji depolama ve batarya teknolojileri alanında faaliyet gösteren Gotion Group’un İstanbul’u ziyaret eden genç profesyonellerini ağırladı.
Stephanie Hartgrove, Stellantis'te bölüm direktörü oldu
Stellantis’te üst düzey atama: Stephanie Hartgrove hangi göreve atandı? Kimdir? Başarıları ve özgeçmişi haberimizde...
Mine Mavi Arıkan, PepsiCo İçecek Grubu’nun CMO’su oldu
Mine Mavi Arıkan, PepsiCo İçecek Grubu’nun Chief Marketing Officer’ı (CMO) olarak göreve başladı. Peki, Mine Mavi Arıkan kimdir? Özgeçmişi haberimizde...
Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da
Matlı Şirketler Grubu, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla yer aldı.
Burkay: Bursa fuar ve kongre turizminde merkez olmalı
BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Fuar ve kongre faaliyetleri şehrin hizmet sektörüne ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlıyor.
Bursa Junioshow Fuarı kapılarını açtı
Bu yıl 22’ncisi düzenlenen Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı, Bursa'da kapılarını açtı.
Aselsan, AMZ Kutno ile ortak proje sözleşmesine imza attı
Aselsan, MSPO 2026’da Polonyalı AMZ Kutno ile ilave ARSUS Keşif ve Gözetleme Sistemleri konusunda ortak proje için sözleşme imzaladı.
TCMB, Trpos'un faaliyet iznini iptal etti
Resmi Gazete'nin 9 Eylül 2026 tarihli sayısında yayımlanan TCMB kararında Trpos Ödeme Kuruluşu A.Ş.'nin faaliyet izninin iptal edildiği duyuruldu.
Türk hazır giyim sektörü Paris’te podyuma çıktı
EHKİB, Paris’teki Premiere Vision Fuarı’na milli katılım sağladı. 19 Türk firması, sürdürülebilir ve katma değerli koleksiyonlarını alıcılarla buluşturdu.
Sabiha Gökçen'de yolcu rekoru
Sabiha Gökçen Havalimanı 8 ayda 33,5 milyon yolcu ağırladı.
PwC: CEO'lar için en önemli rekabet avantajı öğrenme hızı
PwC’nin “Küresel CEO Araştırması – 2026” çalışması yayımlandı. Zorlu faaliyet koşullarına rağmen CEO’ların geleceğe yönelik iyimserliği devam ediyor.
Mobilya ihracatında Fransa ivmesi
Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında en önemli pazarlar Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD oldu.
Elaris'ten elektrikli araç şarj soketi atılımı
Elaris, 2026’nın ilk yarısında aktif AC/DC şarj soketi sayısını yüzde 58 artırarak 112’ye çıkardı.
Hande Ereke, Sandoz Türkiye'de bölüm direktörü oldu
Sandoz Türkiye'de üst düzey atama: Hande Ereke, Reçeteli İlaçlar İş Birimi direktörü oldu. Hande Ereke kimdir? Detaylar haberimizde...
Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa Türkiye güçlü olur
Hisarcıklıoğlu: Orta Vadeli Program’ın enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirme, mali disiplini koruma ve üretim odaklı büyüme hedeflerini çok önemsiyoruz.
TESK Başkanı Palandöken: "Yeni OVP ile esnaf korunsun"
TESK Başkanı Bendevi Palandöken, açıklanan yeni Orta Vadeli Program'dan esnafın korunmasını, finansmana kolay erişimini istediklerini belirtti.
İsa Demirci: CRM yapay zekâyla birlikte yeni bir evreye girdi
Eksenium Kurucusu İsa Demirci, CRM’in yapay zekâyla birlikte yeni bir evreye girdiğini belirtti.