Hamza Aytaç Doğanay'dan iddialı siber hizmet: KA'OS
Hamza Aytaç Doğanay'dan iddialı siber hizmet: KA'OS
Hamza Aytaç Doğanay, KA'OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) sistemiyle siber güvenlik yazılımları konusunda iddialı.
Haber Giriş Tarihi: 06.08.2026 11:57
Haber Güncellenme Tarihi: 06.08.2026 12:08
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Türkiye'de geliştirilen yapay zeka modellerinin oluşturduğu siber güvenlik ajan ekosistemi KA'OS, kurumların dijital sistemlerindeki güvenlik açıklarını kötü niyetli aktörlerden önce tespit etmek amacıyla göreve başladı. Kurumların farkında olmadıkları güvenlik açıklarını otonom olarak araştırabilen, analiz edebilen ve kontrollü testlerle doğrulayabilen KA'OS, siber güvenlikte “yapay zekâya karşı yapay zekâ” döneminin dünyadaki öncü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yapay zekânın kullanım alanlarının hızla genişlemesi, siber güvenlik dünyasında da yeni bir dönemin kapısını açtı. Siber saldırılarda yapay zekâ destekli yöntemlerin giderek daha fazla kullanılması, kurumların savunma sistemlerinde de benzer teknolojilerden yararlanmasını zorunlu hale getiriyor.
Geleneksel güvenlik sistemleri çoğunlukla bilinen tehditleri ve güvenlik açıklarını tespit etmeye odaklanırken, yeni nesil yapay zekâ ajanları sistemleri analiz edebiliyor, olası güvenlik açıklarını araştırabiliyor ve güvenlik uzmanlarının gerçekleştirdiği birçok işlemi otonom hatasız olarak yürütebiliyor.
Türkiye'de geliştirilen yapay zeka modellerinin oluşturduğu siber güvenlik ajan ekosistemi KA'OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) da kurumların dijital altyapılarındaki hayati güvenlik zafiyetlerini saldırganlardan önce tespit etmek amacıyla geliştirildi.
Artık saldıran da yapay zekâ, savunan da
KA'OS'u geliştiren Doğanay Siber Emniyet Teknolojileri'nin Kurucusu Hamza Aytaç Doğanay, yapay zekânın siber güvenlik dünyasındaki dengeleri değiştirdiğine dikkati çekerek, önümüzdeki dönemde kurumların yalnızca insan kaynağı ve geleneksel güvenlik araçlarıyla giderek karmaşıklaşan siber tehditlere karşı mücadele etmesinin zorlaşacağını söyledi.
Akademik çalışmalarının yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Siber Suçlarla Mücadele alanında yöneticilik ve saha tecrübesi bulunan Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Doğanay, KA'OS'un da siber güvenlik, adli bilişim ve yapay zekâ alanlarında uzun yıllara dayanan, çok ciddi alan tecrübesine sahip bir ekip tarafından geliştirildiğini belirtti. Türkiye'nin siber güvenlik alanında önemli bir bilgi birikimine ve yetişmiş insan kaynağına sahip olduğuna dikkati çeken Doğanay, yapay zekânın ilham verdiği yeni nesil teknolojilerle bu gücün hem savunma hem de ofansif güvenlik alanında daha ileri bir seviyeye taşınabileceğini ifade etti.
Doğanay, “Yapay zekâ artık yalnızca analiz yapan veya sorulara cevap veren bir teknoloji değil. Kendi başına görevleri planlayabilen, farklı araçları kullanabilen ve belirlenen hedefler doğrultusunda hareket edebilen yapay zekâ ajanlarının dönemine girdik. Siber saldırılarda da buteknolojiler kullanılmaya başlandı. Türkiye olarak siber güvenlik alanında güçlü bir bilgi birikimine ve önemli bir saha tecrübesine sahibiz. KA'OS'u da bu tecrübeyi yapay zekânın gücüyle bir araya getirerek geliştirdik. Günümüzün siber tehdit ortamında yalnızca savunma yapmak yeterli değil; kurumların kendi zafiyetlerini saldırganlardan önce bulabilecek ofansif güvenlik kabiliyetlerine de sahip olması gerekiyor. Saldıran yapay zekâ olunca, savunanın da yapay zekâ olması kaçınılmaz hale geliyor.” dedi.
Güvenlik açıklarını saldırganlardan önce tespit ediyor
Konvansiyonel güvenlik araçlarının büyük bölümünün bilinen zafiyetleri ve tehditleri tespit etmeye odaklandığını belirten Doğanay, yapay zekâ ajanlarının ise siber güvenlik süreçlerinde farklı bir yaklaşım ortaya koyduğunu ifade etti.
KA'OS'un yalnızca bilinen güvenlik açıklarını listeleyen klasik bir tarama sistemi olmadığını vurgulayan Doğanay, sistemin yetkilendirilmiş dijital ortamlarda güvenlik uzmanlarının yürüttüğü birçok işlemi daha gelişmiş ve otonom şekilde bilinenin ötesinde olarak gerçekleştirebildiğini söyledi.
Doğanay, “KA'OS; kendileri tarafından geliştirilen farklı yapay zekâ modellerini, ileri seviye güvenlik araçlarını, saha ve kolluk tecrübesi olan siber güvenlik uzmanlarının tecrübelerini ve kurumsal bilgi kaynaklarını belirli görevler doğrultusunda bir araya getiren ofansif bir siber güvenlik odaklı yapay zekâ ajan ekosistemi ve orkestrasyon platformudur. Sistemleri bitlerine kadar analiz edebiliyor, olası ve bilinmeyen güvenlik açıklarını klasik yöntemlere nazaran ciddi şekilde daha kısa zaman içerisinde tespit edebiliyor, tespit ettiği zafiyetleri kontrollü testlerle doğrulayabiliyor ve güvenlik ekiplerinin riskleri daha hızlı değerlendirmesine yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.
Bilinmeyen güvenlik açıklarının peşinde
Siber saldırganların artık yalnızca bilinen güvenlik açıklarını kullanmadığına dikkat çeken Doğanay, kurumlar açısından en büyük risklerden birinin henüz keşfedilmemiş güvenlik açıkları olduğunu belirtti.
KA'OS'un yetkilendirilmiş sistemlerde çalışmak kaydıyla, henüz keşfedilmemiş “zero-day” olarak adlandırılan güvenlik açıklarını araştırabildiğini belirten Doğanay, sistemin tespit ettiği zafiyetleri kontrollü PoC (Proof of Concept) çalışmalarıyla doğrulayabildiğini ifade etti.
Doğanay, “Bir güvenlik açığının yalnızca var olabileceğini söylemek ile gerçekten istismar edilip edilemeyeceğini kontrollü bir ortamda göstermek arasında önemli bir fark bulunuyor. Yapay zekâ güvenlik ajanlarının en önemli avantajlarından biri, çok sayıda ihtimali kısa sürede analiz ederek güvenlik ekiplerinin gözden kaçırabileceği riskleri araştırabilmesi.” değerlendirmesinde bulundu.
7 gün 24 saat görev başında
Siber güvenlik alanında yetişmiş insan kaynağı ihtiyacının tüm dünyada önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirten Doğanay, yapay zekâ ajanlarının güvenlik uzmanlarının yerini almak yerine ekiplerin kapasitesini artıran yeni bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
KA'OS'un web sistemleri, kritik alt yapılar, mobil uygulamalar, bulut altyapıları, ağ sistemleri, kaynak kodları, yapay zekâ sistemleri ve Web3 altyapıları üzerinde başarılı güvenlik testleri gerçekleştirebildiğini ifade eden Doğanay, yapay zekâ ajanlarının en önemli avantajlarından birinin çok sayıda işlemi eş zamanlı ve kesintisiz biçimde gerçekleştirebilmesi olduğunu belirtti.
“Bugün bir kurumun sahip olduğu dijital varlıkların tamamını sürekli olarak insan gücüyle test etmek oldukça zor. Yeni bir yazılım, güncelleme veya sistem değişikliği yeni güvenlik riskleri oluşturabiliyor. Yapay zekâ ajanları ise dijital sistemleri sürekli analiz ederek güvenlik ekiplerinin daha hızlı hareket etmesine yardımcı olabilir.” dedi.
4 milyondan fazla güvenlik dokümanından yararlanıldı
Ofansif özellikli yapay zeka model ve özelliklerinin tamamı Türkiye'de geliştirilen KA'OS'un eğitim ve bilgi altyapısında yararlanılan güvenlik dokümanı sayısı, lansmanının ardından gerçekleştirilen kapsamlı tarama ve geliştirme çalışmalarıyla birkaç kat arttı. İlk aşamada 1 milyon 700 binden fazla güvenlik dokümanından yararlanan KA'OS'un bilgi altyapısı, yürütülen çalışmalar sonucunda 4.1 milyondan fazla güvenlik dokümanına ulaşarak eğitim korpusunda da benzersiz hale geldi. Sistemin geliştirilmesinde ayrıca 17 binden fazla GitHub deposundan yararlanıldı.
Sistemin yalnızca mevcut bilgileri kullanan bir yapı olmadığını belirten Doğanay, KA'OS'un operasyon sırasında karşılaştığı problemleri analiz ederken ve farklı güvenlik araçlarını kullanırken ihtiyaç duyduğu görevler için gereken kodları kendisi geliştirebilen bir mimariye sahip olduğunu söyledi. Ayrıca Doğanay, “KA’OS, görev esnasında bir honeypot ile karşılaştığında, derhal durumu analiz ederek honeypot’u geçebilecek şekilde kendisini şekillendiriyor ve geliştiriyor.” eklemelerinde bulundur.
Doğanay, “Siber güvenlikte her sistem ve her güvenlik problemi birbirinden farklı olabiliyor. Bu nedenle yeni nesil güvenlik teknolojilerinin yalnızca önceden tanımlanmış kurallarla hareket etmesi yeterli değil. Karşılaştığı sistemi analiz edebilen, farklı yöntemleri değerlendirebilen ve görev doğrultusunda hareket edebilen ajan mimarileri önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecek. KA’OS bu açıdan kendi kurallarını yazacak kadar otonom ve kullanıcısına bağlı kalacak kadar etik ilkelere sahip bir ofansif sistem haline geldi.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası güvenlik testlerini başarıyla tamamladı
KA'OS'un geliştirme sürecinde gerçek ortamlarda farklı güvenlik testleri ve senaryoları üzerinde çalışmalar gerçekleştirildi. Bu şekilde geliştirilen yetenekleri, alanda bilinen çok ciddi test ortamlarındaki başarısı ile kanıtlanmış durumdadır.
Sistem, web uygulamalarındaki güvenlik açıklarını tespit etmek amacıyla kullanılan OWASP Juice Shop ortamında gerçekleştirilen testlerde yüzde 100 otonom başarı oranına ulaştı.
KA'OS ayrıca otonom siber güvenlik ajanlarının gerçek web zafiyetlerini tespit etme ve istismar etme kabiliyetlerini ölçmek amacıyla kullanılan XBOW Validation Benchmark setinde yer alan 104 senaryonun tamamını başarıyla tamamlayarak 104/104 sonuç elde etti.
Doğanay, elde edilen sonuçların yapay zekâ ajanlarının siber güvenlik alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri artık yalnızca açıkları listeleyen araçlardan, güvenlik uzmanları gibi analiz yapabilen ve belirlenen görevler doğrultusunda hareket edebilen operasyonel yapılara dönüşüyor.” dedi.
Kritik sistemlerde kontrollü erişim modeli uygulanacak
Yapay zekâ destekli siber güvenlik teknolojilerinin sahip olduğu kabiliyetlerin beraberinde önemli sorumluluklar da getirdiğine dikkat çeken Doğanay, KA'OS için kontrollü erişim modelinin benimsendiğini söyledi.
Doğanay, “Güçlü teknolojilerin nasıl ve kimler tarafından kullanıldığı büyük önem taşıyor. Bu nedenle KA'OS'u herkese açık bir sistem olarak konumlandırmıyoruz. İlk aşamada kritik altyapılar, yüksek güvenlik ihtiyacı bulunan kurumlar ve yetkilendirilmiş sistemlerde kontrollü kullanım modelini benimsiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ ajanlarının önümüzdeki dönemde siber güvenlik dünyasının en önemli unsurlarından biri haline geleceğini belirten Doğanay, Türkiye'nin bu alanda kendi teknolojilerini geliştirmesinin stratejik önem taşıdığını söyledi.
Doğanay sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay zekâ çağında ülkelerin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, kendi teknolojisini geliştiren tarafta olması gerekiyor. KA'OS'u geliştirirken birinci amacımız kurumlarımızın farkında olmadığı güvenlik açıklarını kötü niyetli aktörlerden önce tespit edebilmesini sağlamak ve dijital vatanın siber dayanıklılığını artırmak oldu. Siber güvenlikte yeni bir dönem başladı. Saldıran yapay zekâysa, savunanın da yapay zekâ olması gerekiyor. Kritik alt yapılarımızda ve kamu kurumlarımızda KA’OS’un çok ciddi başarılarını görmeye başladık.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hamza Aytaç Doğanay'dan iddialı siber hizmet: KA'OS
Hamza Aytaç Doğanay, KA'OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) sistemiyle siber güvenlik yazılımları konusunda iddialı.
Türkiye'de geliştirilen yapay zeka modellerinin oluşturduğu siber güvenlik ajan ekosistemi KA'OS, kurumların dijital sistemlerindeki güvenlik açıklarını kötü niyetli aktörlerden önce tespit etmek amacıyla göreve başladı. Kurumların farkında olmadıkları güvenlik açıklarını otonom olarak araştırabilen, analiz edebilen ve kontrollü testlerle doğrulayabilen KA'OS, siber güvenlikte “yapay zekâya karşı yapay zekâ” döneminin dünyadaki öncü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yapay zekânın kullanım alanlarının hızla genişlemesi, siber güvenlik dünyasında da yeni bir dönemin kapısını açtı. Siber saldırılarda yapay zekâ destekli yöntemlerin giderek daha fazla kullanılması, kurumların savunma sistemlerinde de benzer teknolojilerden yararlanmasını zorunlu hale getiriyor.
Geleneksel güvenlik sistemleri çoğunlukla bilinen tehditleri ve güvenlik açıklarını tespit etmeye odaklanırken, yeni nesil yapay zekâ ajanları sistemleri analiz edebiliyor, olası güvenlik açıklarını araştırabiliyor ve güvenlik uzmanlarının gerçekleştirdiği birçok işlemi otonom hatasız olarak yürütebiliyor.
Türkiye'de geliştirilen yapay zeka modellerinin oluşturduğu siber güvenlik ajan ekosistemi KA'OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) da kurumların dijital altyapılarındaki hayati güvenlik zafiyetlerini saldırganlardan önce tespit etmek amacıyla geliştirildi.
Artık saldıran da yapay zekâ, savunan da
KA'OS'u geliştiren Doğanay Siber Emniyet Teknolojileri'nin Kurucusu Hamza Aytaç Doğanay, yapay zekânın siber güvenlik dünyasındaki dengeleri değiştirdiğine dikkati çekerek, önümüzdeki dönemde kurumların yalnızca insan kaynağı ve geleneksel güvenlik araçlarıyla giderek karmaşıklaşan siber tehditlere karşı mücadele etmesinin zorlaşacağını söyledi.
Akademik çalışmalarının yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Siber Suçlarla Mücadele alanında yöneticilik ve saha tecrübesi bulunan Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Doğanay, KA'OS'un da siber güvenlik, adli bilişim ve yapay zekâ alanlarında uzun yıllara dayanan, çok ciddi alan tecrübesine sahip bir ekip tarafından geliştirildiğini belirtti. Türkiye'nin siber güvenlik alanında önemli bir bilgi birikimine ve yetişmiş insan kaynağına sahip olduğuna dikkati çeken Doğanay, yapay zekânın ilham verdiği yeni nesil teknolojilerle bu gücün hem savunma hem de ofansif güvenlik alanında daha ileri bir seviyeye taşınabileceğini ifade etti.
Doğanay, “Yapay zekâ artık yalnızca analiz yapan veya sorulara cevap veren bir teknoloji değil. Kendi başına görevleri planlayabilen, farklı araçları kullanabilen ve belirlenen hedefler doğrultusunda hareket edebilen yapay zekâ ajanlarının dönemine girdik. Siber saldırılarda da buteknolojiler kullanılmaya başlandı. Türkiye olarak siber güvenlik alanında güçlü bir bilgi birikimine ve önemli bir saha tecrübesine sahibiz. KA'OS'u da bu tecrübeyi yapay zekânın gücüyle bir araya getirerek geliştirdik. Günümüzün siber tehdit ortamında yalnızca savunma yapmak yeterli değil; kurumların kendi zafiyetlerini saldırganlardan önce bulabilecek ofansif güvenlik kabiliyetlerine de sahip olması gerekiyor. Saldıran yapay zekâ olunca, savunanın da yapay zekâ olması kaçınılmaz hale geliyor.” dedi.
Güvenlik açıklarını saldırganlardan önce tespit ediyor
Konvansiyonel güvenlik araçlarının büyük bölümünün bilinen zafiyetleri ve tehditleri tespit etmeye odaklandığını belirten Doğanay, yapay zekâ ajanlarının ise siber güvenlik süreçlerinde farklı bir yaklaşım ortaya koyduğunu ifade etti.
KA'OS'un yalnızca bilinen güvenlik açıklarını listeleyen klasik bir tarama sistemi olmadığını vurgulayan Doğanay, sistemin yetkilendirilmiş dijital ortamlarda güvenlik uzmanlarının yürüttüğü birçok işlemi daha gelişmiş ve otonom şekilde bilinenin ötesinde olarak gerçekleştirebildiğini söyledi.
Doğanay, “KA'OS; kendileri tarafından geliştirilen farklı yapay zekâ modellerini, ileri seviye güvenlik araçlarını, saha ve kolluk tecrübesi olan siber güvenlik uzmanlarının tecrübelerini ve kurumsal bilgi kaynaklarını belirli görevler doğrultusunda bir araya getiren ofansif bir siber güvenlik odaklı yapay zekâ ajan ekosistemi ve orkestrasyon platformudur. Sistemleri bitlerine kadar analiz edebiliyor, olası ve bilinmeyen güvenlik açıklarını klasik yöntemlere nazaran ciddi şekilde daha kısa zaman içerisinde tespit edebiliyor, tespit ettiği zafiyetleri kontrollü testlerle doğrulayabiliyor ve güvenlik ekiplerinin riskleri daha hızlı değerlendirmesine yardımcı oluyor.” ifadelerini kullandı.
Bilinmeyen güvenlik açıklarının peşinde
Siber saldırganların artık yalnızca bilinen güvenlik açıklarını kullanmadığına dikkat çeken Doğanay, kurumlar açısından en büyük risklerden birinin henüz keşfedilmemiş güvenlik açıkları olduğunu belirtti.
KA'OS'un yetkilendirilmiş sistemlerde çalışmak kaydıyla, henüz keşfedilmemiş “zero-day” olarak adlandırılan güvenlik açıklarını araştırabildiğini belirten Doğanay, sistemin tespit ettiği zafiyetleri kontrollü PoC (Proof of Concept) çalışmalarıyla doğrulayabildiğini ifade etti.
Doğanay, “Bir güvenlik açığının yalnızca var olabileceğini söylemek ile gerçekten istismar edilip edilemeyeceğini kontrollü bir ortamda göstermek arasında önemli bir fark bulunuyor. Yapay zekâ güvenlik ajanlarının en önemli avantajlarından biri, çok sayıda ihtimali kısa sürede analiz ederek güvenlik ekiplerinin gözden kaçırabileceği riskleri araştırabilmesi.” değerlendirmesinde bulundu.
7 gün 24 saat görev başında
Siber güvenlik alanında yetişmiş insan kaynağı ihtiyacının tüm dünyada önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirten Doğanay, yapay zekâ ajanlarının güvenlik uzmanlarının yerini almak yerine ekiplerin kapasitesini artıran yeni bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
KA'OS'un web sistemleri, kritik alt yapılar, mobil uygulamalar, bulut altyapıları, ağ sistemleri, kaynak kodları, yapay zekâ sistemleri ve Web3 altyapıları üzerinde başarılı güvenlik testleri gerçekleştirebildiğini ifade eden Doğanay, yapay zekâ ajanlarının en önemli avantajlarından birinin çok sayıda işlemi eş zamanlı ve kesintisiz biçimde gerçekleştirebilmesi olduğunu belirtti.
“Bugün bir kurumun sahip olduğu dijital varlıkların tamamını sürekli olarak insan gücüyle test etmek oldukça zor. Yeni bir yazılım, güncelleme veya sistem değişikliği yeni güvenlik riskleri oluşturabiliyor. Yapay zekâ ajanları ise dijital sistemleri sürekli analiz ederek güvenlik ekiplerinin daha hızlı hareket etmesine yardımcı olabilir.” dedi.
4 milyondan fazla güvenlik dokümanından yararlanıldı
Ofansif özellikli yapay zeka model ve özelliklerinin tamamı Türkiye'de geliştirilen KA'OS'un eğitim ve bilgi altyapısında yararlanılan güvenlik dokümanı sayısı, lansmanının ardından gerçekleştirilen kapsamlı tarama ve geliştirme çalışmalarıyla birkaç kat arttı. İlk aşamada 1 milyon 700 binden fazla güvenlik dokümanından yararlanan KA'OS'un bilgi altyapısı, yürütülen çalışmalar sonucunda 4.1 milyondan fazla güvenlik dokümanına ulaşarak eğitim korpusunda da benzersiz hale geldi. Sistemin geliştirilmesinde ayrıca 17 binden fazla GitHub deposundan yararlanıldı.
Sistemin yalnızca mevcut bilgileri kullanan bir yapı olmadığını belirten Doğanay, KA'OS'un operasyon sırasında karşılaştığı problemleri analiz ederken ve farklı güvenlik araçlarını kullanırken ihtiyaç duyduğu görevler için gereken kodları kendisi geliştirebilen bir mimariye sahip olduğunu söyledi. Ayrıca Doğanay, “KA’OS, görev esnasında bir honeypot ile karşılaştığında, derhal durumu analiz ederek honeypot’u geçebilecek şekilde kendisini şekillendiriyor ve geliştiriyor.” eklemelerinde bulundur.
Doğanay, “Siber güvenlikte her sistem ve her güvenlik problemi birbirinden farklı olabiliyor. Bu nedenle yeni nesil güvenlik teknolojilerinin yalnızca önceden tanımlanmış kurallarla hareket etmesi yeterli değil. Karşılaştığı sistemi analiz edebilen, farklı yöntemleri değerlendirebilen ve görev doğrultusunda hareket edebilen ajan mimarileri önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecek. KA’OS bu açıdan kendi kurallarını yazacak kadar otonom ve kullanıcısına bağlı kalacak kadar etik ilkelere sahip bir ofansif sistem haline geldi.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası güvenlik testlerini başarıyla tamamladı
KA'OS'un geliştirme sürecinde gerçek ortamlarda farklı güvenlik testleri ve senaryoları üzerinde çalışmalar gerçekleştirildi. Bu şekilde geliştirilen yetenekleri, alanda bilinen çok ciddi test ortamlarındaki başarısı ile kanıtlanmış durumdadır.
Sistem, web uygulamalarındaki güvenlik açıklarını tespit etmek amacıyla kullanılan OWASP Juice Shop ortamında gerçekleştirilen testlerde yüzde 100 otonom başarı oranına ulaştı.
KA'OS ayrıca otonom siber güvenlik ajanlarının gerçek web zafiyetlerini tespit etme ve istismar etme kabiliyetlerini ölçmek amacıyla kullanılan XBOW Validation Benchmark setinde yer alan 104 senaryonun tamamını başarıyla tamamlayarak 104/104 sonuç elde etti.
Doğanay, elde edilen sonuçların yapay zekâ ajanlarının siber güvenlik alanında ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri artık yalnızca açıkları listeleyen araçlardan, güvenlik uzmanları gibi analiz yapabilen ve belirlenen görevler doğrultusunda hareket edebilen operasyonel yapılara dönüşüyor.” dedi.
Kritik sistemlerde kontrollü erişim modeli uygulanacak
Yapay zekâ destekli siber güvenlik teknolojilerinin sahip olduğu kabiliyetlerin beraberinde önemli sorumluluklar da getirdiğine dikkat çeken Doğanay, KA'OS için kontrollü erişim modelinin benimsendiğini söyledi.
Doğanay, “Güçlü teknolojilerin nasıl ve kimler tarafından kullanıldığı büyük önem taşıyor. Bu nedenle KA'OS'u herkese açık bir sistem olarak konumlandırmıyoruz. İlk aşamada kritik altyapılar, yüksek güvenlik ihtiyacı bulunan kurumlar ve yetkilendirilmiş sistemlerde kontrollü kullanım modelini benimsiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ ajanlarının önümüzdeki dönemde siber güvenlik dünyasının en önemli unsurlarından biri haline geleceğini belirten Doğanay, Türkiye'nin bu alanda kendi teknolojilerini geliştirmesinin stratejik önem taşıdığını söyledi.
Doğanay sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay zekâ çağında ülkelerin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, kendi teknolojisini geliştiren tarafta olması gerekiyor. KA'OS'u geliştirirken birinci amacımız kurumlarımızın farkında olmadığı güvenlik açıklarını kötü niyetli aktörlerden önce tespit edebilmesini sağlamak ve dijital vatanın siber dayanıklılığını artırmak oldu. Siber güvenlikte yeni bir dönem başladı. Saldıran yapay zekâysa, savunanın da yapay zekâ olması gerekiyor. Kritik alt yapılarımızda ve kamu kurumlarımızda KA’OS’un çok ciddi başarılarını görmeye başladık.”
Haftanın popüler haberleri
Fon skandalında son durum: 5 kişi iade etti
Adalet Bakanı Akın Gürlek: TMSF'de bir iade hesabı açıldı, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş.
Nobel Fizik ödülü Francis Halzen'in
Francis Halzen IceCube Nötrino Gözlemevi'ne yaptığı belirleyici katkılar ve astrofiziksel kökenli yüksek enerjili nötrinoların keşfi nedeniyle NOBEL fizik ödülüne layık görüldü.
Türk Eximbank'ta yeni model: Dijitalleşme ve veri odağı
Türk Eximbank dijitalleşme ve veri odaklı yeni iş modeline hazırlanıyor.
Aygaz, Youth Awards 2026'da gençlerin tercihi oldu
Youthall tarafından düzenlenen Youth Awards 2026’da Aygaz, genç yeteneklerin oylarıyla "En Çok Çalışılmak İstenen Enerji Şirketleri" arasında yer aldı.
Taysad Yetenek Yönetimi Konferansı 8 Ekim'de
TAYSAD IX. Yetenek Yönetimi Konferansı, "İnsanı Yeniden Konumlandırmak" temasıyla 8 Ekim 2026'da Crowne Plaza İstanbul - Asia'da yapılacak.
GSK Türkiye Finans Direktörü Rahul Deshpande oldu
Rahul Deshpande, Global biyofarma şirketi GSK’nın Türkiye Finans Direktörü olarak yeni görevine başladı.
Laboratuvarda çalışan savunma elektroniği sahada neden bozuluyor?
Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Ticaret Bakanlığı'ndan 9 ayda 2,6 milyar TL ceza
Ticaret Bakanlığı, 2026'nın ilk 9 ayında 360 bini aşkın firmayı denetleyerek haksız ticari uygulama ve fahiş fiyat nedeniyle 2,6 milyar TL ceza kesti.
"Hospitality Intelligence" temalı fuar 26 Ekim'de başlıyor
8. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26), 26-28 Ekim tarihlerinde "Hospitality Intelligence" temasıyla dünya turizm profesyonellerini buluşturacak.
Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30’un altına geriledi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Yıllık enflasyon 57 ay sonra (Kasım 2021) yüzde 30’un altına geriledi.
Kerem Çeteci, Saatchi Istanbul’un Kreatif Direktörü oldu
Kerem Çeteci, Saatchi Istanbul’un yeni Kreatif Direktörü oldu.
Serkan Kaplan, Doğanlar Mobilya Pazarlama Direktörü oldu
Doğanlar Mobilya Grubu’nda Serkan Kaplan Pazarlama Direktörlüğüne getirildi.
Melih Şahiner, Ekici Peynir’de Bölüm Direktörü olarak atandı
Melih Şahiner, Ekici Peynir’de Fabrika Direktörü olarak göreve başladı.
Funda Yıldırım'a La Lorraine’de küresel görev
La Lorraine’de Funda Yıldırım, Türkiye ve Orta Doğu Satın Alma Direktörü oldu.
Siemens Healthineers Türkiye’nin CFO’su Onur Şansal oldu
Siemens Healthineers Türkiye’nin yeni CFO’su Onur Şansal oldu.
JERA, Dell ve RHAELM Japonya'da Yapay Zeka Merkezi kuracak
JERA, Dell Technologies ve RHAELM, Japonya'da ulusal ölçekte yapay zeka altyapısı gelişimini hızlandırmak için mutabakat anlaşması imzaladı.
Eylül ihracatı 25,9 ithalat ise 31,2 milyar dolar
Ticaret Bakanlığı dış ticaret verilerini yayımladı. Buna göre 9 aylık ihracat 210 milyar 973 milyon dolar, 281 milyar 998 milyon dolar olarak gerçekleşti.
TCMB'den NXT'e faaliyet izni
NXT Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri şirketine TCMB'den faaliyet izni
BAŞARI HİKAYESİ: Aradığı ürünü bulamadı kendi markasını yarattı
Göz Doktoru Şeyda Atabay, gerçekleştirdiği operasyonların ardından cildin iyileşmesini destekleyecek özellikteki ürünü bulamayınca kendi markasını yarattı.
EBSO Başkan adayı Hakan Ürün: KOBİ'lerimiz önceliğimiz
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, EBSO'daki birikimini sanayici için kullanacağını belirtti.
İşte "Filiz Makarna"nın yeni logosu
Filiz, marka kimliğini yeniledi. Yeni logosu ve ambalajı için “Olur mu Dersin?” söylemi etrafında şekillenen yeni iletişim kampanyasının tanıtımı yapıldı.
Gemini 4 Argon kullanıma sunuldu
Google, uzun ve karmaşık görevlerde derin akıl yürütme yeteneğine odaklanan yeni yapay zekâ modeli Gemini 4 Argon’u duyurdu.
Fon Kurulunda SPK hesapları görüşüldü
Fon Kurulunda SPK'nın hesaplara ilişkin ödeme takvimi değerlendirildi.
Peakup, Deloıtte Teknoloji Fast 50’de yer aldı
Peakup, büyüme performansıyla Deloıtte Teknoloji Fast 50’de yer aldı.
Oyak Beton, faaliyetlerini CIMPOR adıyla sürdürecek
Suat Çalbıyık, OYAK Beton'un 1 Ekim 2026 itibarıyla faaliyetlerini CIMPOR Yapı Malzemeleri adıyla sürdüreceğini duyurdu.
ScaleX yeni vizyonunu ‘Built for what’s next’ mottosuyla duyurdu
‘Built for what’s next’ mesajını merkeze alan ScaleX, yatırım felsefesindeki dönüşümü ve yeni dönem vizyonunu yenilenen görsel kimliğiyle ortaya koyuyor.
KPMG Türkiye Ülke Başkanı İsmail Önder Ünal oldu
KPMG Türkiye'de 30 yılı aşkın süredir üst düzey görevleri başarıyla üstlenen İsmail Önder Ünal, 1 Ekim 2026 itibarıyla ülke başkanlığı bayrağını devraldı.
Bursa MEX 2026 Fuarı 25 Kasım'da başlıyor
MEX Machine Excellence Expo, sektörün lider firmalarını ve profesyonellerini 25-28 Kasım 2026 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi'nde bir araya getiriyor.
Canon Avrasya’nın yeni Ülke Direktörü Saso Lukic oldu
25 yılı aşkın ticari liderlik deneyimine sahip Saso Lukic, Canon Avrasya Ülke Direktörü olarak atandı. Lukic, markanın Türkiye’deki büyümesine liderlik edecek.
Aselsan ile SSB arasında dev sözleşme
ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında 1 milyar avroluk sözleşmeler imzalandı.
KOBİ kredilerinde büyüme sınırı yüzde 4,5'ten 5'e yükseltildi
Bakan Şimşek duyurdu: KOBİ kredilerinde büyüme sınırı yüzde 4,5'ten 5'e yükseltildi. TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları düşürüldü.
Tüketici yorumlarını sansürleyen Amazon'a dev ceza
Reklam Kurulu, reklamlarında aşırılık tespit ettiği şirketlere ceza yazdı. Ayrıca, tüketici yorumunu sansürleyen Amazon'a da ceza kesildi.
Metro Türkiye’nin yeni CEO’su Nadir Kadji oldu
Metro Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. David Antunes, CEO’luk koltuğunu Nadir Kadji’e devretti.
Li Feifei: Alibaba Cloud Türkiye'de veri merkezi açacak
Alibaba Group Holding'in bulut bilişim birimi Alibaba Cloud, önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye, Finlandiya ve Hollanda'da veri merkezleri açmaya hazırlanıyor.
TESK Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanlığa Mehmet Yiğiner seçildi.
Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada
Türkiye İstatistik Kurumu, Ağustos ayı dış ticaret verilerini yayınladı.
Yapay zeka şirketleri batan şirketlerin verilerinin peşinde
Yapay zeka şirketleri iflas başvurusunda bulunan Spirit Airlines'ın dahili iletişim ve yolcu verilerini satın almak için milyonlarca dolarlık teklif verdi.
TeklifimGelsin ekibinde "ilkler" mutluluğu
TeklifimGelsin, Deloitte Technology Fast 50'de ikinci kez ilk 10'da!
ROKETSAN, TEKNOFEST Güneydoğu’da gençleri unutmadı
ROKETSAN, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında TEKNOFEST Güneydoğu’da gençleri savunma ve uzay teknolojileriyle buluşturacak.
Anadolu’nun En İyi İşverenleri açıklandı
Liste kapsamında Great Place To Work Sertifikasyonu standardını karşılayan ve Anadolu Bölgesi’nde faaliyet gösteren organizasyonlar değerlendirildi.