Laboratuvarda çalışan savunma elektroniği sahada neden bozuluyor?
Laboratuvarda çalışan savunma elektroniği sahada neden bozuluyor?
Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Haber Giriş Tarihi: 06.10.2026 10:55
Haber Güncellenme Tarihi: 06.10.2026 11:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Savunma sanayiinde geliştirilen bir elektronik sistemin laboratuvarda kusursuz çalışması, sahada aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor. Sıcaklık, titreşim, mekanik şok, toz, yağmur ve elektromanyetik etkiler, aylar süren mühendislik çalışmalarını birkaç dakika içinde sınayabiliyor. STG Mühendislik Program Direktörü Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Savunma teknolojilerinde yapay zekâ, otonom sistemler ve yeni nesil elektronikler konuşulurken, geliştirilen sistemlerin sahaya çıkmadan önce geçtiği test ve doğrulama süreçleri çoğu zaman görünür olmuyor.
Oysa bir görev bilgisayarı, kontrol sistemi veya kritik elektronik birim; laboratuvar ortamından çıktığı anda çok farklı fiziksel koşullarla karşı karşıya kalabiliyor. Ani sıcaklık değişimleri, sürekli titreşim, darbe, kum, toz, nem veya yüksek irtifa gibi etkiler, sistemin elektronik ve mekanik yapısını doğrudan etkileyebiliyor.
STG Mühendislik Program Direktörü Nazlı Ebru Muslu, bu nedenle savunma sanayiinde “çalışan ürün” ile “sahaya hazır ürün” arasında önemli bir fark bulunduğunu söylüyor.
“Bir sistemin ilk kez çalışması mühendislik sürecinin sonu değil. Tam tersine asıl sorular bundan sonra başlıyor. Hangi sıcaklıkta çalışacak? Ne kadar titreşime maruz kalacak? Ani bir darbede görevini sürdürebilecek mi? Aynı performansı uzun süre koruyabilecek mi? Kritik sistemlerde bu soruların cevabının varsayıma değil, ölçülebilir sonuçlara dayanması gerekiyor.”
Sahadaki hata tasarım masasında başlıyor
Test süreçlerinin yalnızca tamamlanmış ürünlere uygulanan son bir kontrol olarak görülmesinin önemli bir hata olduğunu belirten Muslu, test sonuçlarının doğrudan tasarım sürecini yönlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bir elektronik kartın titreşim altında bağlantı problemi yaşaması, yüksek sıcaklıkta soğutma performansının düşmesi veya bir muhafazanın toz ve suya karşı beklenen korumayı sağlayamaması; yalnızca üretim problemi olarak değerlendirilmiyor. Bu sonuçlar, sistemin yeniden tasarlanmasını gerektirebiliyor.
Muslu, “Testin asıl değeri ürünü geçer ya da kalır diye sınıflandırmak değildir. Eğer doğru uygulanıyorsa test size tasarımınızın zayıf noktasını gösterir. Sorunu sahada gördüğünüzde artık maliyet çok daha büyüktür. Mühendisliğin amacı o problemi kullanıcıyla karşılaşmadan önce ortaya çıkarmaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle savunma ve havacılık sektöründe çevresel testler, ürün geliştirme sürecinin ayrı bir aşaması olmaktan çıkarak tasarımın sürekli geri bildirim aldığı bir doğrulama mekanizmasına dönüşüyor.
Aynı cihaz, farklı koşullarda farklı davranıyor
Sahadaki çevresel koşulların her biri sistem üzerinde farklı bir etki yaratıyor.
Titreşim ve mekanik şok özellikle elektronik kartlar, bağlantılar ve mekanik bileşenler üzerinde risk oluştururken; sıcaklık değişimleri elektronik bileşenlerin performansını ve kullanım ömrünü etkileyebiliyor. Toz ve nem sızdırmazlık açısından, elektromanyetik etkiler ise sistemlerin birbirini etkilemeden çalışabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bu nedenle kritik görev sistemlerinde tek bir dayanıklılık testinden söz etmek mümkün değil. Ürünün kullanılacağı platform, görev profili ve çevresel şartlara göre farklı senaryoların oluşturulması gerekiyor.
Muslu’ya göre burada belirleyici olan bir başka unsur da test sonuçlarının izlenebilir ve tekrar edilebilir olması.
“Bir sistemin dayanıklı olduğunu söylemek kolay. Mühendislik açısından önemli olan bunu hangi şartlarda, hangi ölçümle ve hangi sonuçla gösterdiğinizdir. Aynı test tekrarlandığında karşılaştırılabilir bir sonuç üretemiyorsanız güvenilirlikten söz etmek zorlaşır.”
Savunma teknolojilerinde yeni rekabet: Güvenilirlik
Savunma teknolojileri geliştikçe elektronik sistemlerin platformlardaki ağırlığı da artıyor. Görev bilgisayarları, ekranlar, haberleşme altyapıları ve veri ağlarının daha karmaşık hale gelmesi, tek bir bileşendeki sorunun sistemin tamamına etkisini de büyütüyor.
Bu durum, teknoloji geliştiren şirketler açısından test ve doğrulama kabiliyetini yalnızca kalite kontrol meselesi olmaktan çıkararak doğrudan mühendislik yetkinliğinin bir parçası haline getiriyor.
Muslu, önümüzdeki dönemde teknolojik rekabetin yalnızca daha gelişmiş fonksiyonlar geliştirmek üzerinden ilerlemeyeceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir sisteme çok fazla kabiliyet kazandırabilirsiniz. Fakat ihtiyaç duyulduğu anda bunları kullanamıyorsanız o teknolojinin değeri ciddi biçimde azalır. Savunma teknolojilerinde başarıyı belirleyen temel konulardan biri, sistemin vaat ettiği performansı gerçek görev koşullarında da sürdürebilmesidir.”
Giderek daha fazla elektronik ve yazılım barındıran yeni nesil savunma sistemlerinde bu nedenle soru artık yalnızca “Ne yapabiliyor?” değil.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Laboratuvarda çalışan savunma elektroniği sahada neden bozuluyor?
Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Savunma sanayiinde geliştirilen bir elektronik sistemin laboratuvarda kusursuz çalışması, sahada aynı performansı göstereceği anlamına gelmiyor. Sıcaklık, titreşim, mekanik şok, toz, yağmur ve elektromanyetik etkiler, aylar süren mühendislik çalışmalarını birkaç dakika içinde sınayabiliyor. STG Mühendislik Program Direktörü Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Savunma teknolojilerinde yapay zekâ, otonom sistemler ve yeni nesil elektronikler konuşulurken, geliştirilen sistemlerin sahaya çıkmadan önce geçtiği test ve doğrulama süreçleri çoğu zaman görünür olmuyor.
Oysa bir görev bilgisayarı, kontrol sistemi veya kritik elektronik birim; laboratuvar ortamından çıktığı anda çok farklı fiziksel koşullarla karşı karşıya kalabiliyor. Ani sıcaklık değişimleri, sürekli titreşim, darbe, kum, toz, nem veya yüksek irtifa gibi etkiler, sistemin elektronik ve mekanik yapısını doğrudan etkileyebiliyor.
STG Mühendislik Program Direktörü Nazlı Ebru Muslu, bu nedenle savunma sanayiinde “çalışan ürün” ile “sahaya hazır ürün” arasında önemli bir fark bulunduğunu söylüyor.
“Bir sistemin ilk kez çalışması mühendislik sürecinin sonu değil. Tam tersine asıl sorular bundan sonra başlıyor. Hangi sıcaklıkta çalışacak? Ne kadar titreşime maruz kalacak? Ani bir darbede görevini sürdürebilecek mi? Aynı performansı uzun süre koruyabilecek mi? Kritik sistemlerde bu soruların cevabının varsayıma değil, ölçülebilir sonuçlara dayanması gerekiyor.”
Sahadaki hata tasarım masasında başlıyor
Test süreçlerinin yalnızca tamamlanmış ürünlere uygulanan son bir kontrol olarak görülmesinin önemli bir hata olduğunu belirten Muslu, test sonuçlarının doğrudan tasarım sürecini yönlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bir elektronik kartın titreşim altında bağlantı problemi yaşaması, yüksek sıcaklıkta soğutma performansının düşmesi veya bir muhafazanın toz ve suya karşı beklenen korumayı sağlayamaması; yalnızca üretim problemi olarak değerlendirilmiyor. Bu sonuçlar, sistemin yeniden tasarlanmasını gerektirebiliyor.
Muslu, “Testin asıl değeri ürünü geçer ya da kalır diye sınıflandırmak değildir. Eğer doğru uygulanıyorsa test size tasarımınızın zayıf noktasını gösterir. Sorunu sahada gördüğünüzde artık maliyet çok daha büyüktür. Mühendisliğin amacı o problemi kullanıcıyla karşılaşmadan önce ortaya çıkarmaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Bu nedenle savunma ve havacılık sektöründe çevresel testler, ürün geliştirme sürecinin ayrı bir aşaması olmaktan çıkarak tasarımın sürekli geri bildirim aldığı bir doğrulama mekanizmasına dönüşüyor.
Aynı cihaz, farklı koşullarda farklı davranıyor
Sahadaki çevresel koşulların her biri sistem üzerinde farklı bir etki yaratıyor.
Titreşim ve mekanik şok özellikle elektronik kartlar, bağlantılar ve mekanik bileşenler üzerinde risk oluştururken; sıcaklık değişimleri elektronik bileşenlerin performansını ve kullanım ömrünü etkileyebiliyor. Toz ve nem sızdırmazlık açısından, elektromanyetik etkiler ise sistemlerin birbirini etkilemeden çalışabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bu nedenle kritik görev sistemlerinde tek bir dayanıklılık testinden söz etmek mümkün değil. Ürünün kullanılacağı platform, görev profili ve çevresel şartlara göre farklı senaryoların oluşturulması gerekiyor.
Muslu’ya göre burada belirleyici olan bir başka unsur da test sonuçlarının izlenebilir ve tekrar edilebilir olması.
“Bir sistemin dayanıklı olduğunu söylemek kolay. Mühendislik açısından önemli olan bunu hangi şartlarda, hangi ölçümle ve hangi sonuçla gösterdiğinizdir. Aynı test tekrarlandığında karşılaştırılabilir bir sonuç üretemiyorsanız güvenilirlikten söz etmek zorlaşır.”
Savunma teknolojilerinde yeni rekabet: Güvenilirlik
Savunma teknolojileri geliştikçe elektronik sistemlerin platformlardaki ağırlığı da artıyor. Görev bilgisayarları, ekranlar, haberleşme altyapıları ve veri ağlarının daha karmaşık hale gelmesi, tek bir bileşendeki sorunun sistemin tamamına etkisini de büyütüyor.
Bu durum, teknoloji geliştiren şirketler açısından test ve doğrulama kabiliyetini yalnızca kalite kontrol meselesi olmaktan çıkararak doğrudan mühendislik yetkinliğinin bir parçası haline getiriyor.
Muslu, önümüzdeki dönemde teknolojik rekabetin yalnızca daha gelişmiş fonksiyonlar geliştirmek üzerinden ilerlemeyeceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir sisteme çok fazla kabiliyet kazandırabilirsiniz. Fakat ihtiyaç duyulduğu anda bunları kullanamıyorsanız o teknolojinin değeri ciddi biçimde azalır. Savunma teknolojilerinde başarıyı belirleyen temel konulardan biri, sistemin vaat ettiği performansı gerçek görev koşullarında da sürdürebilmesidir.”
Giderek daha fazla elektronik ve yazılım barındıran yeni nesil savunma sistemlerinde bu nedenle soru artık yalnızca “Ne yapabiliyor?” değil.
Asıl soru giderek daha fazla şu oluyor:
“Bunu en zor koşullarda da yapabiliyor mu?”
Haftanın popüler haberleri
GSK Türkiye Finans Direktörü Rahul Deshpande oldu
Rahul Deshpande, Global biyofarma şirketi GSK’nın Türkiye Finans Direktörü olarak yeni görevine başladı.
Laboratuvarda çalışan savunma elektroniği sahada neden bozuluyor?
Nazlı Ebru Muslu’ya göre kritik teknolojilerde asıl mesele sistemi çalıştırmak değil, en zor koşullarda çalışmaya devam edeceğini kanıtlamak.
Ticaret Bakanlığı'ndan 9 ayda 2,6 milyar TL ceza
Ticaret Bakanlığı, 2026'nın ilk 9 ayında 360 bini aşkın firmayı denetleyerek haksız ticari uygulama ve fahiş fiyat nedeniyle 2,6 milyar TL ceza kesti.
"Hospitality Intelligence" temalı fuar 26 Ekim'de başlıyor
8. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26), 26-28 Ekim tarihlerinde "Hospitality Intelligence" temasıyla dünya turizm profesyonellerini buluşturacak.
Kerem Çeteci, Saatchi Istanbul’un Kreatif Direktörü oldu
Kerem Çeteci, Saatchi Istanbul’un yeni Kreatif Direktörü oldu.
Serkan Kaplan, Doğanlar Mobilya Pazarlama Direktörü oldu
Doğanlar Mobilya Grubu’nda Serkan Kaplan Pazarlama Direktörlüğüne getirildi.
Melih Şahiner, Ekici Peynir’de Bölüm Direktörü olarak atandı
Melih Şahiner, Ekici Peynir’de Fabrika Direktörü olarak göreve başladı.
Funda Yıldırım'a La Lorraine’de küresel görev
La Lorraine’de Funda Yıldırım, Türkiye ve Orta Doğu Satın Alma Direktörü oldu.
Siemens Healthineers Türkiye’nin CFO’su Onur Şansal oldu
Siemens Healthineers Türkiye’nin yeni CFO’su Onur Şansal oldu.
JERA, Dell ve RHAELM Japonya'da Yapay Zeka Merkezi kuracak
JERA, Dell Technologies ve RHAELM, Japonya'da ulusal ölçekte yapay zeka altyapısı gelişimini hızlandırmak için mutabakat anlaşması imzaladı.
Eylül ihracatı 25,9 ithalat ise 31,2 milyar dolar
Ticaret Bakanlığı dış ticaret verilerini yayımladı. Buna göre 9 aylık ihracat 210 milyar 973 milyon dolar, 281 milyar 998 milyon dolar olarak gerçekleşti.
TCMB'den NXT'e faaliyet izni
NXT Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri şirketine TCMB'den faaliyet izni
BAŞARI HİKAYESİ: Aradığı ürünü bulamadı kendi markasını yarattı
Göz Doktoru Şeyda Atabay, gerçekleştirdiği operasyonların ardından cildin iyileşmesini destekleyecek özellikteki ürünü bulamayınca kendi markasını yarattı.
EBSO Başkan adayı Hakan Ürün: KOBİ'lerimiz önceliğimiz
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, EBSO'daki birikimini sanayici için kullanacağını belirtti.
İşte "Filiz Makarna"nın yeni logosu
Filiz, marka kimliğini yeniledi. Yeni logosu ve ambalajı için “Olur mu Dersin?” söylemi etrafında şekillenen yeni iletişim kampanyasının tanıtımı yapıldı.
Gemini 4 Argon kullanıma sunuldu
Google, uzun ve karmaşık görevlerde derin akıl yürütme yeteneğine odaklanan yeni yapay zekâ modeli Gemini 4 Argon’u duyurdu.
Fon Kurulunda SPK hesapları görüşüldü
Fon Kurulunda SPK'nın hesaplara ilişkin ödeme takvimi değerlendirildi.
Peakup, Deloıtte Teknoloji Fast 50’de yer aldı
Peakup, büyüme performansıyla Deloıtte Teknoloji Fast 50’de yer aldı.
Oyak Beton, faaliyetlerini CIMPOR adıyla sürdürecek
Suat Çalbıyık, OYAK Beton'un 1 Ekim 2026 itibarıyla faaliyetlerini CIMPOR Yapı Malzemeleri adıyla sürdüreceğini duyurdu.
ScaleX yeni vizyonunu ‘Built for what’s next’ mottosuyla duyurdu
‘Built for what’s next’ mesajını merkeze alan ScaleX, yatırım felsefesindeki dönüşümü ve yeni dönem vizyonunu yenilenen görsel kimliğiyle ortaya koyuyor.
KPMG Türkiye Ülke Başkanı İsmail Önder Ünal oldu
KPMG Türkiye'de 30 yılı aşkın süredir üst düzey görevleri başarıyla üstlenen İsmail Önder Ünal, 1 Ekim 2026 itibarıyla ülke başkanlığı bayrağını devraldı.
Bursa MEX 2026 Fuarı 25 Kasım'da başlıyor
MEX Machine Excellence Expo, sektörün lider firmalarını ve profesyonellerini 25-28 Kasım 2026 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi'nde bir araya getiriyor.
Canon Avrasya’nın yeni Ülke Direktörü Saso Lukic oldu
25 yılı aşkın ticari liderlik deneyimine sahip Saso Lukic, Canon Avrasya Ülke Direktörü olarak atandı. Lukic, markanın Türkiye’deki büyümesine liderlik edecek.
Aselsan ile SSB arasında dev sözleşme
ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında 1 milyar avroluk sözleşmeler imzalandı.
KOBİ kredilerinde büyüme sınırı yüzde 4,5'ten 5'e yükseltildi
Bakan Şimşek duyurdu: KOBİ kredilerinde büyüme sınırı yüzde 4,5'ten 5'e yükseltildi. TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları düşürüldü.
Tüketici yorumlarını sansürleyen Amazon'a dev ceza
Reklam Kurulu, reklamlarında aşırılık tespit ettiği şirketlere ceza yazdı. Ayrıca, tüketici yorumunu sansürleyen Amazon'a da ceza kesildi.
Metro Türkiye’nin yeni CEO’su Nadir Kadji oldu
Metro Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. David Antunes, CEO’luk koltuğunu Nadir Kadji’e devretti.
Li Feifei: Alibaba Cloud Türkiye'de veri merkezi açacak
Alibaba Group Holding'in bulut bilişim birimi Alibaba Cloud, önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye, Finlandiya ve Hollanda'da veri merkezleri açmaya hazırlanıyor.
TESK Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanlığa Mehmet Yiğiner seçildi.
Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada
Türkiye İstatistik Kurumu, Ağustos ayı dış ticaret verilerini yayınladı.
Yapay zeka şirketleri batan şirketlerin verilerinin peşinde
Yapay zeka şirketleri iflas başvurusunda bulunan Spirit Airlines'ın dahili iletişim ve yolcu verilerini satın almak için milyonlarca dolarlık teklif verdi.
TeklifimGelsin ekibinde "ilkler" mutluluğu
TeklifimGelsin, Deloitte Technology Fast 50'de ikinci kez ilk 10'da!
ROKETSAN, TEKNOFEST Güneydoğu’da gençleri unutmadı
ROKETSAN, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında TEKNOFEST Güneydoğu’da gençleri savunma ve uzay teknolojileriyle buluşturacak.
Anadolu’nun En İyi İşverenleri açıklandı
Liste kapsamında Great Place To Work Sertifikasyonu standardını karşılayan ve Anadolu Bölgesi’nde faaliyet gösteren organizasyonlar değerlendirildi.
HDI Sigorta, milli tenisçi Zeynep Sönmez’in ana sponsoru oldu
HDI Sigorta, Türk tenisini uluslararası alanda başarıyla temsil eden milli tenisçi Zeynep Sönmez’in üç yıl boyunca ana sponsorluğunu üstlendi.
Toughbook 34, mobil kullanıcılar için esnekliği artırıyor
Toughbook 34'ün büyük ekranı kullanıcıların daha fazla bilgi görmesine, daha rahat etkileşime girmesine ve uygulamaları daha iyi kullanmasına yardımcı oluyor.
Mersinli Markala.com.tr'den matbaa hizmetlerinde devrim!
Mersinli Markala.com.tr 790'ı aşkın ürünü anlık fiyatla satıyor. Böylelikle iki taraf için de süreç hızlı ve verimli geçiyor.
İDA Sergi, Urla’da Işık temasıyla sanatseverlerle buluşacak
Sanatın farklı disiplinlerinde İDA Sergi 14-29 Kasım’da “Işık” temasında buluşacak.
EGİAD’dan iş dünyasına AI ve veri odaklı dönüşüm çağrısı
EGİAD’dan Şirketlere Yapay Zekâ Mesajı: Dönüşümü Yönet, Rekabette Öne Geç!
GES yatırımlarında hatalı projelendirmeye dikkat!
GES yatırımlarında; tüketim profili, çatı ve saha koşulları ile elektrik altyapısının doğru analiz edilmemesi; enerji üretiminde kayıplara neden olabiliyor.