Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası yaptığı konuşmada üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldıklarını belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 30.07.2026 09:34
Haber Güncellenme Tarihi: 30.07.2026 09:39
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'ye hizmet mücadelesini yoğun bir mesaiyle sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurum ve imkânlarla koşturduklarını söyledi.
"Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü hâline getirmeye çalışıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma, milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk, hız kesmeden devam ediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da kendileriyle olduğunun idrakinde olduklarını dile getirerek, kendisine, iktidarlarına ve ittifaklarına yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.
"Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır"
Vatandaşların, kendileri için insanın, siyasetlerinin de icraatlarının da özü olduğunu çok iyi bilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyil etmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek, yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz." diye konuştu.
Kabine'nin 69. toplantısını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken, enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleri ile bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria'da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir.
Örneğin, bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrol kimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz."
"İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 5 milyar liraya yükselttik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üreticiyi, ihracatçıyı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmediklerini vurgulayarak, "İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkânı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık." ifadelerini kullandı.
Çiftçi ve esnafı da yalnız bırakmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi hâline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz." diye konuştu.
Önlerinde yoğun bir çalışma dönemi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Program'ımızı hazırlarken, diğer yandan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir."
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihî bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle millî dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hayata geçirilmesinde, tarihî sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekâtı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yâd etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusuolamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihî gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükûnet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
İklim krizinin olumsuz etkilerinin başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 855 hektar büyüklüğünde bir alanın yandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaybın geçen yılın aynı dönemine göre 2 katın üzerinde artış gösterdiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Her sene dünya genelinde 7 milyon hektarlık bir alan orman yangınlarında maalesef yok oluyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. 5 sene önce Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınları hâlen hatırlıyoruz. Devlet olarak her yangında olduğu gibi o yangınlardan sonra da hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlıklarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Hükûmetimiz aleyhine yürütülen yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik."
Yanan alanların tamamının yeniden tohum ve fidanla buluştuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı, tohum atıldı. Oralarda oteller değil, fidanlar yükseldi." dedi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadıklarını, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini daha da güçlendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunu tüm halkımızın çok iyi bilmesini isterim, 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bini aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bu günlerde 7/24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yıl başından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2 bin 873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81'i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracıyla 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum."
"Bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiklerini, şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya 2'şer adet yangın söndürme uçağını, destek amaçlı gönderdiklerini dile getirerek, başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla boğuşan bütün ülkelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özellikle ağustos ve eylül aylarında çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabb'im ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası yaptığı konuşmada üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'ye hizmet mücadelesini yoğun bir mesaiyle sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurum ve imkânlarla koşturduklarını söyledi.
"Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü hâline getirmeye çalışıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma, milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk, hız kesmeden devam ediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da kendileriyle olduğunun idrakinde olduklarını dile getirerek, kendisine, iktidarlarına ve ittifaklarına yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.
"Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır"
Vatandaşların, kendileri için insanın, siyasetlerinin de icraatlarının da özü olduğunu çok iyi bilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyil etmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek, yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz." diye konuştu.
Kabine'nin 69. toplantısını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken, enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleri ile bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria'da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir.
Örneğin, bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrol kimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz."
"İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 5 milyar liraya yükselttik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üreticiyi, ihracatçıyı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmediklerini vurgulayarak, "İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkânı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık." ifadelerini kullandı.
Çiftçi ve esnafı da yalnız bırakmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi hâline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz." diye konuştu.
Önlerinde yoğun bir çalışma dönemi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Program'ımızı hazırlarken, diğer yandan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir."
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihî bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle millî dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hayata geçirilmesinde, tarihî sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekâtı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yâd etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihî gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükûnet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
İklim krizinin olumsuz etkilerinin başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 855 hektar büyüklüğünde bir alanın yandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaybın geçen yılın aynı dönemine göre 2 katın üzerinde artış gösterdiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Her sene dünya genelinde 7 milyon hektarlık bir alan orman yangınlarında maalesef yok oluyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. 5 sene önce Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınları hâlen hatırlıyoruz. Devlet olarak her yangında olduğu gibi o yangınlardan sonra da hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlıklarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Hükûmetimiz aleyhine yürütülen yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik."
Yanan alanların tamamının yeniden tohum ve fidanla buluştuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı, tohum atıldı. Oralarda oteller değil, fidanlar yükseldi." dedi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadıklarını, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini daha da güçlendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunu tüm halkımızın çok iyi bilmesini isterim, 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bini aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bu günlerde 7/24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yıl başından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2 bin 873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81'i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracıyla 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum."
"Bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiklerini, şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya 2'şer adet yangın söndürme uçağını, destek amaçlı gönderdiklerini dile getirerek, başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla boğuşan bütün ülkelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özellikle ağustos ve eylül aylarında çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabb'im ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
Haftanın popüler haberleri
İş Sanat'ın yeni Genel Müdürü Defne Turaç
İş Sanat’ın Kurucu Genel Müdürü Zuhal Üreten emekli oluyor. Zuhal Üreten bayrağı ekip arkadaşı Defne Turaç’a devrediyor.
Roketsan AI Hackathonu başvuruları açıldı!
ROKETSAN, geleceğin savunma teknolojilerini geliştirmek isteyen gençler için 48 saatlik kesintisiz Yapay Zekâ Hackathonu başvurularını açtı.
Roketsan'dan dev kutlama!
ROKETSAN, 38. kuruluş yıl dönümünü Lalahan Yerleşkesi’nde çalışanları ve ailelerinin katıldığı kapsamlı bir festival atmosferiyle kutladı.
Masfen, Borsa Yıldız Pazar'da MASFN koduyla işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul’da gong Masfen Enerji için çaldı.
TÜİK, Haziran ayı işsizlik verilerini paylaştı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.
Dimitris Manikis: Wyndham, Türkiye'de ilk yarıda 7 otel açtı
Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis: Wyndham'ın ilk yarıda EMEA'da açtığı 13 otelin yedisi Türkiye'de!
Yağız Aksu ve Ryan Flanagan’in Hatching Time Inc. 5000 başarısı
Türkiye'den global pazara uzanan niş e-ticaret modeli: Hatching Time'ın Inc. 5000 başarısı!
HP, OpenAI ile Frontier stratejik ortaklığını başlatıyor
HP, müşteri deneyimini iyileştirmek ve iç operasyonlarını dönüştürmek amacıyla OpenAI ile Frontier stratejik ortaklığını başlatıyor.
Ertan Barut: Yazılım sektörüyle dönüşüme öncülük etmek istiyoruz
TOBB Türkiye Yazılım Meclis Başkanı Ertan Barut TOBB ekosisteminde, Türkiye'nin yazılımla dönüşümüne destek vermeye çalıştıklarını söyledi.
Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemelerinde son gün bugün
2026 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi 2. taksit ödemelerinde son gün 31 Temmuz 2026. Ödemesini yapmayan mükellefler için gecikme faizi uygulanacak.
Çin ve ABD'den karşılıklı AI modelleri hırsızlığı suçlaması
Pekin, ABD firmalarını yapay zeka modellerini Çin örnekleri üzerinden eğitmekle suçluyor.
Bakan Şimşek: Enflasyon beklentileri iyileşiyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten enflasyon değerlendirmesi: Hanehalkının ve reel sektörün enflasyon beklentileri iyileşiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası yaptığı konuşmada üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldıklarını belirtti.
TAV Havalimanları, Almaty Airport'un tek hissedarı oluyor
TAV Havalimanları, Almaty International Airport'un tek hissedarı oluyor.
Aygaz'dan Osmaniye'de dev tesis!
Aygaz, Osmaniye’de 25 milyon doları aşan yatırımla hayata geçirdiği yeni üretim tesisinde deneme üretimine başladı. Tesis gelecek ay ihracata geçecek.
Türkiye'de faaliyette olan Ödeme Kuruluşları listesi
Merkez Bankası, vatandaşların hangi ödeme kuruluşlarında hesabı olduğunu e-Devlet üzerinden sorgulayabileceği yeni hizmetini devreye aldı. Liste haberimizde...
Türkiye'de faaliyette olan Elektronik Para Kuruluşları listesi
Merkez Bankası, vatandaşların hangi elektronik para kuruluşlarında hesabı olduğunu e-Devlet üzerinden sorgulayabileceği yeni hizmetini devreye aldı. Liste haberimizde...
E-Devlet’ten yeni hizmet!
Merkez Bankası, vatandaşların hangi ödeme ve elektronik para kuruluşlarında hesabı olduğunu e-Devlet üzerinden sorgulayabileceği yeni hizmetini devreye aldı.
Alman basınında yer aldı: BMW 8 bin kişi işten çıkarıyor
Alman otomobil üreticisi BMW, zayıflayan Çin pazarı ve artan maliyet baskıları nedeniyle çoğu Almanya'da olmak üzere yaklaşık 8 bin kişilik istihdam azaltımına gidecek.
Albayrak Hazır Beton, Borsa'da işlem görmeye başladı
Borsa İstanbul'da gong Albayrak Hazır Beton Sanayi ve Ticaret AŞ için çaldı. Şirket "ALBTN" koduyla işlem görecek.
Şirketlerde sürdürülebilirlik var, finansal etki ölçümü yok
KPMG raporu: yöneticilerin sadece yüzde 19'u finansal etkiyi ölçüyor
Yandex Go'nun yapay zekâ destekli teknolojisi yolculuk dostu oldu
Yandex Go'nun yapay zekâ destekli teknolojisi, Türkiye'deki yolculara 29 yıl zaman kazandırdı.
TCL monitör serisini satışa sundu
TCL, 2026 monitör portföyünü tanıtarak Türkiye monitör pazarına giriş yaptığını duyurdu.
2026-KPSS Ön Lisans başvuruları başladı
ÖSYM ön lisans düzeyinde uygulanacak 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (2026-KPSS Ön Lisans) başvuruları başladı. Başvurular ais.osym.gov.tr'den yapılabilecek.
TPAO küresel bir şirketin hisselerini aldı
TPAO, BP'nin Kerkük merkezli şirketinin yüzde 15 hissesini aldı.
Türkiye ile Irak arasında 5 anlaşma imzalandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin huzurunda, iki ülke arasında 5 anlaşma imzalandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni medyanın tehlikelerine dikkat
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Şurasında yeni medya araçlarının tehlikelerinden korunmanın önemine dikkat çekti.
Anthropic, yeni modeli Opus 5’ı kullanıma sundu
Şirket, modelin Fable 5’e kıyasla daha düşük maliyetli, daha az kısıtlayıcı ve birçok kıyaslama testinde daha başarılı performans sergilediğini açıkladı.
Karaca'nın AIDA'sı artık ChatGPT’de
Karaca’nın yapay zeka destekli alışveriş asistanı AIDA artık ChatGPT’de!
Bihter Atıl'a AbbVie Avusturya'da bölüm direktörlüğü görevi
Bihter Atıl, AbbVie Avusturya Medikal Direktörü olarak atandı.
TOBB'dan BTSO'nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı tescil
BTSO, TOBB'un yenilenen Akreditasyon Sistemi kapsamında en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazandı.
UNESCO Dünya Miras Komitesi 2027'de Türkiye'de toplanacak
Güney Kore'nin Busan kentinde yapılan UNESCO Dünya Miras Komitesi Oturumu'nda, Türkiye'nin 2027'de düzenlenecek 49. Oturuma ev sahipliği yapması kabul edildi.
Ahbap Derneği'ne kayyum atandı
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturmada Ahbap Derneği'ne TMSF kayyum olarak atandı.
Metgün, Borsa İstanbul'da METEN koduyla işleme başladı
Metgün Enerji Yatırımları AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "METEN" koduyla işlem görmeye başladı
TPF Başkanı Düzgün'den yeni tanım: Mağaza Enflasyonu
TPF Başkanı Düzgün: Aynı caddeye, aynı mahalleye veya aynı ticaret aksına kısa süre içerisinde çok sayıda mağaza açılması... Biz bunu 'mağaza enflasyonu' olarak tanımlıyoruz.
Banu Mengi: LC Waikiki Grow Global staj projesi başladı
LC Waikiki, Grow Global Yaz Staj Programı ile 13 bini aşkın başvuru arasından seçilen 300 genç yeteneğe geleceğin lideri olma yolunda kapılarını açtı.
Togg Balıkesir Altıeylül servis ve deneyim merkezi açıldı
Togg, 54. Servis ve Deneyim Merkezini Balıkesir Altıeylül’de açtı. Marka, 2026 sonuna kadar toplam 64 lokasyonla kesintisiz hizmet sunmayı hedefliyor.
Türk öğrenciler Uluslararası Matematik Olimpiyatından madalyalarla döndü
Çin’in Şangay şehrinde düzenlenen ve 117 ülkeden 666 öğrencinin yarıştığı olimpiyatta ülkemiz öğrencileri 1 altın madalya, 3 gümüş madalya, 2 bronz madalya kazandı.
Akademisyenlerden Bandırma sanayisine ziyaret
Bandırma Ticaret Odası, üyelerinin gelişimi için Üniversite-Sanayi işbirliği projesi başlattı. Bu kapsamda ilk ziyaret Yağmur Makine'ye yapıldı.
Egeli madenciler 2030'a dek yol haritasını belirledi
Ege Maden İhracatçıları Birliği yönetimi üyeleriyle stratejik planlama sürecini ortak akıl prensibiyle belirledi.