Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası yaptığı konuşmada üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldıklarını belirtti.
Haber Giriş Tarihi: 30.07.2026 09:34
Haber Güncellenme Tarihi: 30.07.2026 09:39
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'ye hizmet mücadelesini yoğun bir mesaiyle sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurum ve imkânlarla koşturduklarını söyledi.
"Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü hâline getirmeye çalışıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma, milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk, hız kesmeden devam ediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da kendileriyle olduğunun idrakinde olduklarını dile getirerek, kendisine, iktidarlarına ve ittifaklarına yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.
"Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır"
Vatandaşların, kendileri için insanın, siyasetlerinin de icraatlarının da özü olduğunu çok iyi bilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyil etmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek, yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz." diye konuştu.
Kabine'nin 69. toplantısını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken, enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleri ile bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria'da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir.
Örneğin, bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrol kimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz."
"İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 5 milyar liraya yükselttik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üreticiyi, ihracatçıyı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmediklerini vurgulayarak, "İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkânı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık." ifadelerini kullandı.
Çiftçi ve esnafı da yalnız bırakmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi hâline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz." diye konuştu.
Önlerinde yoğun bir çalışma dönemi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Program'ımızı hazırlarken, diğer yandan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir."
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihî bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle millî dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hayata geçirilmesinde, tarihî sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekâtı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yâd etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusuolamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihî gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükûnet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
İklim krizinin olumsuz etkilerinin başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 855 hektar büyüklüğünde bir alanın yandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaybın geçen yılın aynı dönemine göre 2 katın üzerinde artış gösterdiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Her sene dünya genelinde 7 milyon hektarlık bir alan orman yangınlarında maalesef yok oluyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. 5 sene önce Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınları hâlen hatırlıyoruz. Devlet olarak her yangında olduğu gibi o yangınlardan sonra da hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlıklarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Hükûmetimiz aleyhine yürütülen yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik."
Yanan alanların tamamının yeniden tohum ve fidanla buluştuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı, tohum atıldı. Oralarda oteller değil, fidanlar yükseldi." dedi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadıklarını, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini daha da güçlendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunu tüm halkımızın çok iyi bilmesini isterim, 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bini aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bu günlerde 7/24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yıl başından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2 bin 873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81'i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracıyla 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum."
"Bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiklerini, şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya 2'şer adet yangın söndürme uçağını, destek amaçlı gönderdiklerini dile getirerek, başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla boğuşan bütün ülkelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özellikle ağustos ve eylül aylarında çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabb'im ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası millete seslendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrası yaptığı konuşmada üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'ye hizmet mücadelesini yoğun bir mesaiyle sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurum ve imkânlarla koşturduklarını söyledi.
"Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü hâline getirmeye çalışıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma, milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk, hız kesmeden devam ediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da kendileriyle olduğunun idrakinde olduklarını dile getirerek, kendisine, iktidarlarına ve ittifaklarına yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.
"Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır"
Vatandaşların, kendileri için insanın, siyasetlerinin de icraatlarının da özü olduğunu çok iyi bilmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyil etmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek, yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz." diye konuştu.
Kabine'nin 69. toplantısını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken, enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleri ile bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria'da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir.
Örneğin, bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrol kimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz."
"İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 5 milyar liraya yükselttik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üreticiyi, ihracatçıyı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmediklerini vurgulayarak, "İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkânı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık." ifadelerini kullandı.
Çiftçi ve esnafı da yalnız bırakmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi hâline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz." diye konuştu.
Önlerinde yoğun bir çalışma dönemi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Program'ımızı hazırlarken, diğer yandan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir."
Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşadığını, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir." ifadelerini kullandı.
Bazı çarpıcı rakamları paylaşmak istediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışmada, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Buna göre, terörün faturasının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'da 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstihdamdaki kayıp, 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Şurası da oldukça dikkat çekicidir; terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı, bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım ve güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.
Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkes de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır."
"Türkiye, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir"
Terör engelinin ortadan kalkacağına yürekten inandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde, bir süredir üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacaklarını belirtti.
"Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu da her fırsatta vurguladığı gibi devletin nitelikleriyle, milletin değerlerine halel getirmeden yapacaklarını kaydetti.
Geçen hafta, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünün, Kıbrıs Türkü vatandaşlarla, yine büyük bir gururla idrak edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan, tarihî bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan, garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde, Kıbrıs Türkü'nün maruz kaldığı zulme son vermiş, Ada'da barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir." ifadelerini kullandı.
Bundan 52 sene önce, Mehmetçikle mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuştuğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle millî dava uğruna canlarını feda eden aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hayata geçirilmesinde, tarihî sorumluluk üstlenen dönemin başbakanı Bülent Ecevit'i, başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, harekâtı sevk ve idare eden komutanları ile emeği geçen devlet büyüklerini şükranla yâd etti.
"Kıbrıs Türkü'nün meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz"
Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihî gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kıbrıs'taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü'nün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra Ada'ya giden ilk Genel Sekreter olması, kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir.
Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabii bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada'da sükûnet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs'ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı, dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara, şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir."
"Farklı projeleri hayata geçirmeye, devam edeceğiz"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yüksek öğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğini yıldan yıla güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." dedi.
İklim krizinin olumsuz etkilerinin başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 855 hektar büyüklüğünde bir alanın yandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaybın geçen yılın aynı dönemine göre 2 katın üzerinde artış gösterdiğini aktararak, şunları kaydetti:
"Her sene dünya genelinde 7 milyon hektarlık bir alan orman yangınlarında maalesef yok oluyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. 5 sene önce Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınları hâlen hatırlıyoruz. Devlet olarak her yangında olduğu gibi o yangınlardan sonra da hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlıklarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Hükûmetimiz aleyhine yürütülen yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik."
Yanan alanların tamamının yeniden tohum ve fidanla buluştuğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı, tohum atıldı. Oralarda oteller değil, fidanlar yükseldi." dedi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadıklarını, orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini daha da güçlendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şunu tüm halkımızın çok iyi bilmesini isterim, 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bini aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bu günlerde 7/24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yıl başından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2 bin 873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81'i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracıyla 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum."
"Bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiklerini, şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya 2'şer adet yangın söndürme uçağını, destek amaçlı gönderdiklerini dile getirerek, başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla boğuşan bütün ülkelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özellikle ağustos ve eylül aylarında çok daha dikkatli olunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım.
Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabb'im ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
Haftanın popüler haberleri
BDDK'dan aradığını söyleyip isteklerde bulunanlara itibar etmeyin
BDDK, kurumdan yapılan telefon aramalarıyla çeşitli taleplerde bulunulduğuna dair bilgi edinildiğini, itibar edilmemesini rica etti.
Şişecam'dan Amerika'da yeni şirket: Sisecam USA Trading
Şişecam, Amerika'da 100 bin dolar sermayeli Sisecam USA Trading şirketi kurduğunu duyurdu.
Yandex'te en çok arananlar
Yandex'te yerli ve yabancı yapımlar, eğlence içerikleri, üniversite ve sınav tercihleri ile Dünya Kupası ve Avrupa kupası maçları en çok arananlar oldu.
Limak Çimento'dan yeni yatırım
Limak Çimento’dan ihracat altyapısına dev yatırım: Düşük karbonlu Çimento Akdeniz Terminali faaliyete geçti.
Araç kaskolarında yeni kalem: Batarya ve şarj riski
Elektrikli araç sayısı hızla artarken kaskoda yeni dönem batarya ve şarj riskleriyle şekilleniyor.
Apple, Houston'da Mac Mini üretim merkezi açtı
Apple CEO'su Tim Cook, Houston'da açtıkları üretim merkezinde Mac mini üreteceklerini duyurdu.
Eski BJK Başkanı Serdar Bilgili'nin şirketine BDDK'dan iptal
BDDK, BLG Varlık Yönetim A.Ş.'nin faaliyet izninin iptal edildiğini duyurdu.
Türkiye'nin vergi şampiyonları
2025 vergilendirme dönemine ilişkin yıllık gelir ve kurumlar vergisi şampiyonları haberimizde...
Işıl Sağlam Balaban’a Haleon'da bölüm liderliği görevi
Işıl Sağlam Balaban, Haleon Türkiye'de Ağız Sağlığı Kategorisi Lideri olarak atandı.
Ağustos'un kalanında motorinde ÖTV sıfırlandı
Motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için Ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV sıfırlandı.
TCMB/Karahan: 2028 sonunda orta vadede enflasyon hedefi yüzde 5
TCMB Başkanı Fatih Karahan, üçüncü çeyrek ekonomi verilerini değerlendirdi. Jeopolitik risklere karşı enflasyonu küçük darbelerle koruduklarını ifade etti.
İMA'dan London College of Fashion'da eğitim fırsatı
İMA ve London College of Fashion’dan moda alanında dev iş birliği: İstanbul’dan Londra’ya uzanan lisans eğitimi fırsatı! Başvurular istanbulmodaakademisi.com'dan yapılıyor.
Japonya'nın teknoloji ve inovasyon vizyonu
TTGV Yenilikçi Teknoloji Programları Direktörü Serdar Gökpınar, Japonya'da katıldıkları SusHi Tech 2026 etkinliği izlenimlerini kaleme aldı.
252 genç yetenek kariyerlerine ilk adımı Turkcell’de attı
Turkcell’in işe alım programı GNÇYTNK 2026 tamamlandı. Başvurular arasından seçilen 252 genç kariyerine ilk adımı attı.
DS Automobiles, özel altın tasarımlı araçla Formula E'ye katılıyor
DS Automobiles, dünyanın ilk tamamen elektrikli yarış serisi olan ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası'na son kez katılacak.
Hizmet ihracatında yeni dönem stratejisi başlıyor
Türkiye hizmet ihracatında küresel büyüme için düğmeye basıyor
BT Haber/Özlem Unan: Bilişimde finans sektörü lokomotif
BThaber Başkan Yardımcısı Özlem Unan, Türkiye bilişim sektörünün itici gücünün hâlâ finans sektörü olduğunu vurguladı.
Feveran, İDA üyeleri arasına katıldı
İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği’nin (İDA) yeni üyesi Entegre marka iletişim çalışmalarını PRFEVER mottosu ile yürüten Feveran oldu.
Emlak Katılım, aktif büyüklüğünü 464 milyar TL’ye çıkardı
Emlak Katılım, aktif büyüklüğünü yüzde 56 artışla 464 milyar TL’ye çıkardı, net kârı ise 8,9 milyar TL oldu.
TEHLİKE ÇANLARI: Sanal kumar bağımlılığı meslek ayırt etmiyor
Bağımsız Yaşam Derneğinden Regaip Bostan, sanal kumarın toplumun her kesimini etkileyen bir sorun haline geldiğini, her meslekten insanın kumara bulaşabildiğini belirtti.
Ankara Hazır Giyim ve Moda Fuarı 2 Eylül'de başlıyor
CAPITAL OF FASHION'26 Ankara Moda Fuarı hakkında detaylı bilgi ve kayıt işlemleri https://cof.org.tr linkinden yapılabiliyor.
İSO/Bahçıvan: “Finansman zinciri kırılırsa üretim zinciri de durur”
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: “Geçici kredi paketleri sanayicimize nefes aldırır ancak kalıcı çözüm; Türkiye’nin sanayi finansman mimarisini yeniden kurmaktır.”
Viking Kağıt Genel Müdürlüğüne Ahmet Abdullah Akçasız atandı
Viking Kağıt, Genel Müdürlük görevine Ahmet Abdullah Akçasız'ın atandığını duyurdu.
IGEXX 2026 Küresel E-İhracat Zirvesi 3-5 Eylül'de yapılacak
İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026) 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.
TBMM 1 Ekim'e kadar tatile girdi
TBMM, 10 Ağustos itibarıyla tatile girdi. Karar Resmî Gazete'de yayımlandı. Meclis, yeni yasama yılına 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yeniden başlayacak.
100 binin üzerinde kruvaziyer seçeneği tek platformda buluştu
CruiseScanner, 50'den fazla uluslararası kruvaziyer şirketine ait 100 bini aşkın sefer ve tatil seçeneğini tek platformda buluşturuyor.
Sinan Akdal: Tüketici e-ticarette bilinçlendi
Tüketiciler kargo maliyetini düşürmek, kampanyalardan daha fazla yararlanmak ve zamandan tasarruf etmek amacıyla daha planlı hareket ediyor.
Petrol Ofisi'nin hediye kampanyası başladı
Petrol Ofisi’nin 2.500 TL ve üzeri yakıt alımına 1 aylık TOD Trendyol Süper Lig paketi hediye kampanyası başladı.
NIO, 73 günde ES9 teslimatında 20 bin barajını aşarak rekor kırdı
NIO, amiral gemisi modeli ES9'un 20 bininci teslimatını 73 gün gibi kısa bir sürede gerçekleştirerek lüks elektrikli araç segmentinde yeni bir rekor kırdı.
8. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması başladı
UTİB öncülüğünde düzenlenen 8. TechXtile Challenge Tasarım Yarışması için son başvuru tarihi 9 Ekim 2026 olarak açıklandı.
Levent Kafkaslı, Tekfen Holding CEO'su oldu
Tekfen Holding Yönetim Kurulu, Levent Kafkaslı'nın Tekfen Grup Şirketler Başkanı (CEO) olarak görevlendirilmesine karar verdi.
İstanbul Havalimanından yolcu rekoru
İstanbul Havalimanı, 9 Ağustos'ta hizmet verdiği 289 bin 732 yolcuyla Türkiye ve Avrupa'da tüm zamanların en yüksek günlük yolcu rekorunu kırdı.
Akdenizli ihracatçılardan Vietnam ve Filipinler çıkarması
AKİB üyesi ihracatçılar Vietnam ve Filipinler'de gerçekleştirdikleri sektörel ticaret heyeti programıyla yeni iş birliklerinin kapısını araladı.
Yapay zekâ destekli dijital asistanı EiBoT'a Teşekkürname
Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'nda, EİB yapay zekâ destekli dijital asistanı EiBoT – EİB Yapay Zekâ Asistanı ile Teşekkür Sertifikası almaya hak kazandı.
Geleceğin mühendislerinden üstün başarı
PARS Roket Grubu, MKE desteğiyle geliştirdiği Sıvı Yakıtlı Roket Motoru’nun ateşleme testini başarıyla gerçekleştirdi.
Polonya, AB'nin en büyük altıncı ekonomisi konumuna geldi
Polonya, İsviçre ve Belçika'yı geride bırakarak AB'nin en büyük altıncı ekonomisi konumuna geldi.
Mustafa Güneş'e BNP Paribas Cardif Türkiye'de bölüm direktörlüğü
BNP Paribas Cardif Türkiye'nin İç Denetim Direktörlüğü görevine, 13 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Mustafa Güneş atandı.
"Terörsüz Türkiye" kanun teklifi yasalaştı
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Şimşek'ten zorlu küresel koşullara rağmen sanayi büyüdü mesajı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorlu koşullara rağmen sanayi üretiminin büyüdüğünü verilerle duyurdu.
Şişecam'a uluslararası ödül
Şişecam’a World Finance 2026’dan “Kurumsal Yönetim” ödülü.