Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

Dijital Haber | İş Dünyasının Haber Merkezi - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yapay zekada deney devri bitiyor: Kurumsal kimliğin merkezi olacak Haber

Yapay zekada deney devri bitiyor: Kurumsal kimliğin merkezi olacak

Yapay Zeka ve Teknoloji Derneği (YZTD) Başkanı Barış Karakullukçu, iş dünyasının yapay zeka (AI) yolculuğunda kritik bir eşiğe geldiğini açıkladı. Karakullukçu’ya göre 2026 yılı, yapay zekanın basit bir "deney alanı" olmaktan çıkıp, şirketlerin kurumsal kimliğinin ve operasyonel süreçlerinin merkezine yerleştiği büyük kırılma yılı olacak. Barış Karakullukçu, başkanı olduğu YZTD'nin internet sayfasında şu açıklamalarda bulundu: 2026, yapay zekanın (AI) bir “deney alanı” olmaktan çıkıp kurumsal kimliğin merkezine yerleştiği kırılma yılı olacak. Bugün kuruluşların yüzde 88’i AI kullanıyor olsa da yalnızca yüzde 6’sı ölçeklenebilir ve somut ticari değer üretebiliyor; bunun nedeni teknolojiden çok stratejik iş modeli ve uygulama eksikliği. Başarılı kurumlar AI’ı mevcut yapılara eklemek yerine, iş akışlarını “AI-First” bakış açısıyla yeniden tasarlıyor ve veri kalitesi ile süreç mimarisini donanım yatırımlarının önüne koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, CEO ve Yönetim Kurulu’nun AI’ı doğrudan P&L sorumluluğu olarak sahiplenmesine, sonuç odaklı gösterge panelleriyle verimlilik, hız ve maliyet etkilerinin düzenli ölçülmesine bağlıdır. Performans kadar kritik olan diğer boyut ise güven ve yönetişimdir. Önyargı yönetimi, açıklanabilirlik ve insan denetimi tasarımın başında kurgulanmadıkça, otonom AI sistemleri sürdürülebilir değer üretemez; bu konu bir BT başlığı değil, kurumsal risk ve liderlik meselesidir. Aynı zamanda çalışanlarla kurulan açık ve dürüst iletişim belirleyici olacaktır: AI’ın rolünü netleştiren, reskilling’i stratejik yatırım olarak gören ve dönüşümü insan hikâyeleriyle anlatan markalar öne çıkacaktır. Türkiye’nin insan merkezli AI liderliğiyle bölgesel bir örnek haline gelmesi mümkündür; bunun için AI’ı bir araç değil, yeni bir yönetim kültürü olarak konumlandırmak ve yönetim kurullarından sadece onay değil, sonuç sorumluluğu talep etmek gerekir. Barış Karakullukçu kimdir? Lise eğitimini İzmir Fen Lisesinde tamamladıktan sonra Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Karakullukçu, Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Programını ve Koç Üniversitesi Executive MBA programını tamamlamıştır. Eğitimini Harvard Business School, Harvard University ve INSEAD'daki ileri düzey liderlik ve dijital strateji programlarıyla derinleştirmiştir. Kariyerine 1996 yılında IBM-Sabancı ortak girişimi I-Bimsa'da SAP Danışmanı olarak başlayan Karakullukçu, 1997 yılında PwC'de Yönetim Danışmanı pozisyonuna geçmiştir. 2001-2005 yılları arasında Accenture Global Business Services bünyesinde 25'ten fazla ülkede çalışmış; 2005 yılında Accenture Türkiye'de Partner seviyesine yükselmiştir. 2012-2016 yılları arasında Mudo'nun CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Karakullukçu, şirketin kurumsallaşma ve dijital dönüşüm sürecine liderlik etmiştir. Bu dönüşüm süreci, Harvard Business School müfredatında başarılı liderlik vakası olarak yer almıştır. 2017-2018 yılları arasında Turkcell'de Veri ve Analitik İş Birimi'ni yöneten Karakullukçu, Türkiye'nin ilk gerçek zamanlı müşteri etkileşim yönetim platformlarından birini hayata geçirmiştir. 2019 yılında IBM Türkiye'de Global Business Services Ülke Müdürü olarak görev üstlenmiştir. Ocak 2020'de Türk Telekom Grubu'nda Strateji, Planlama, İş Geliştirme ve Dijital'den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Deputy CEO) görevine atanmış; bu dönemde grup genelindeki tüm stratejik ve dijital dönüşüm programlarını yönetmiştir. Mart 2022'de Türkiye İş Bankası Grubu Yeni Nesil Girişimcilik İş Kolu Başkanı olarak göreve başlayan Karakullukçu, Mart 2023 - Mart 2025 tarihleri arasında 100. Yıl Teknoloji Girişimleri A.Ş.'de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüştür. Nisan 2025 itibarıyla, yapay zekâ odaklı stratejik danışmanlık ve girişim geliştirme şirketi Aionire'nin Kurucu Ortağı olarak faaliyet göstermektedir. Aionire; kurumlar, girişimler ve yatırımcılar için GenAI stratejisi, LLM kullanım senaryosu tasarımı ve sorumlu yapay zekâ ekosistemi kurulumu konularında hizmet sunmaktadır. Mayıs 2022'den bu yana Arena Bilgisayar'da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olan Karakullukçu; Erken Risk Tespit, Denetim, Kurumsal Yönetim komitelerinde yer almakta, Ücret ve Aday Gösterme Komitesi'nin ise Başkanlığını yürütmektedir. Aynı zamanda TÜBİSAD (Bilişim Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapmaktadır. 2013'ten bu yana 150'den fazla girişime yatırım kararı veren ve 200'den fazla girişime büyüme danışmanlığı sağlayan Karakullukçu, Bilkent Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde MBA programlarında ders vermiş; YASED Teknoloji ve İnovasyon Çalışma Grubu Başkanlığını üstlenmiştir. IDC tarafından "En İyi Dijital Dönüşüm Lideri" seçilen Karakullukçu, CDO Magazine'in 2020 ve 2021 Global Data Power Women listelerine girmiş; Fortune Türkiye tarafından defalarca "Türkiye'nin En Güçlü 50 İş Kadını" arasında gösterilmiştir.

Popovskiy: Arama, gezinme ve yapay zekayı biraraya getirdik Haber

Popovskiy: Arama, gezinme ve yapay zekayı biraraya getirdik

Yandex Türkiye ve Veri Enstitüsü araştırmasına göre yapay zekâ Türkiye'de hızla yaygınlaşıp günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline geldi. Kullanım arttıkça, kullanıcılar daha entegre ve özellikle Türkçe ile yerel kültüre uyumlu çözümlere yöneliyor. Bu da Yandex AI gibi yerel dinamiklere uygun geliştirilen uygulamaların yükselişini destekliyor. Pek çok kişi için yapay zekâ halihazırda değer yaratıyor; katılımcıların yüzde 79'u, teknolojinin günlük işleri basitleştirmeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Veri Enstitüsü ve Yandex Türkiye tarafından yürütülen araştırmaya göre, yapay zekâ Türkiye'de ana akım haline geldi. 1.500 katılımcıyla yürütülen anketin sonuçları, yapay zekânın iş, eğitim ve gündelik görevler başta olmak üzere hayatın pek çok alanına entegre olduğunu ve kullanıcıların bu teknolojiden düzenli olarak yararlandığını ortaya koyuyor. Bir dönem sınırlı bir kesimin ilgisini çeken bu teknoloji, bugün geniş kitlelerin rutin olarak kullandığı bir araç haline gelmiş durumda. Aynı zamanda, yapay zekâ kullanımı yaygınlaştıkça kullanıcı beklentileri de değişiyor. Yerel şartların kritik önemine dikkat çeken kullanıcılar; Türkçe dilini, Türk kültürünü ve gündelik hayatın gerçeklerini daha doğru yansıtan yapay zekâ çözümlerine belirgin bir şekilde yöneliyor. Bu durum, daha ilgili ve yerel ihtiyaçlara uyumlu çözümlere yönelik talebin giderek güçlendiğine işaret ediyor. Yandex AI'ın hızlı yükselişi, artık Türkiye'de en çok bilinen üç yapay zekâ uygulamasından biri olması ve kullanıcıların yüzde 58'i tarafından tanınması, kullanıcıların yerel dinamiklere uyum sağlayan çözümlere yöneldiğini gösteriyor. Yapay zekâ ana akıma dönüşüyor. Türkiye'de yapay zekâ kullanımı, başlangıç aşamasını geride bırakarak geniş kitlelere yayılmış durumda. Araştırmaya göre, yetişkinlerin yüzde 61'i son altı ayda en az bir yapay zekâ aracı ya da hizmetinden yararlandığını belirtirken, yüzde 81'i yapay zekâyı bir yıl öncesine kıyasla daha sık kullandığını ifade ediyor. Yapay zekâ kullanımı giderek alışkanlığa da dönüşüyor: Kullanıcıların yüzde 40'ı haftada birkaç kez, yüzde 27'si ise her gün yapay zekadan yararlanıyor. Mobil cihazlar bu teknolojiye başlıca erişim noktası haline gelmiş durumda; kullanıcıların yüzde 67'si yapay zekâya uygulamalar üzerinden ulaşıyor. Çoğu kullanıcı için yapay zekâ hâlihazırda değer yaratıyor, katılımcıların yüzde 79'u bu teknolojinin günlük işleri kolaylaştırdığını belirtiyor. Yapay zekâ günlük yaşamın her alanında: Yapay zekâ araçları, günlük yaşamın farklı alanlarına giderek daha fazla entegre oluyor. En yaygın kullanım alanları arasında iş veya okul desteği (yüzde 56), yeni beceriler öğrenme (yüzde 54) ve bilgi ile haberlere erişim (yüzde 50) öne çıkıyor. Bunun yanı sıra yazma ve düzenleme (yüzde 36), planlama (yüzde 30) ile finans ve bütçe yönetimi (yüzde 22) gibi alanlarda da kullanım giderek artıyor. Buna ek olarak kullanıcıların yüzde 36'sı özellikle giyim, elektronik ve kozmetik gibi kategorilerde alışveriş süreçlerinde yapay zekâdan yararlanıyor. Aynı zamanda kullanıcıların yüzde 59'u fiyatların daha uygun olması, yüzde 43'ü tekliflerin daha kişiselleştirilmesi ve yüzde 34'ü daha geniş ürün ve hizmet seçeneklerine erişmeleri durumunda yapay zekâ üzerinden daha fazla alışveriş yapabileceklerini belirtiyor. Bu bulgular, şirketler için önemli fırsatlar sunuyor: Yapay zekâ keşif ve karar alma süreçlerinde giderek daha etkili bir rol üstlenirken, bu kanallarda daha geniş ürün yelpazesi ve daha cazip teklifler ile yer almak, talebi karşılamak için kritik önem taşıyacak. Parçalı kullanıcı deneyimi: Artan kullanıma rağmen kullanıcı deneyimi hâlâ parçalı bir yapıda. Kullanıcılar, günlük görevlerini tamamlamak için ortalama 5 farklı uygulamaya başvururken, bu sayı teknoloji sektöründe çalışanlar arasında 8'e kadar çıkıyor. Bu dağınık yapı, günlük kullanımda zorluklara yol açıyor. Kullanıcıların yaklaşık yüzde 50'si arama, gezinme, içerik ve yapay zekâyı tek bir arayüzde birleştiren “hepsi bir arada” çözümlere sıcak baktıklarını belirtiyor. Aynı zamanda kullanıcılar, sistem seviyesinde farklı yapay zekâ seçenekleri arasında tercih yapmaya açık olduklarını da söylüyor. Katılımcıların yüzde 67'si, telefon kurulumu sırasında istedikleri yapay zekâ uygulamasını varsayılan olarak seçebilmek istiyor. Bu durum, kullanıcıların cihazlarında varsayılan yapay zekâ hizmetini seçme konusunda daha fazla seçeneğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Entegre ve yerel çözümlere yönelik talep: Araştırma, daha entegre ve yerel şartlara uygun yapay zekâ çözümlerine güçlü bir talep olduğunu gösteriyor. Kullanıcıların büyük bölümü (yüzde 89), mevcut yapay zekâ yanıtlarının yeterince yerel bağlam içermediğini belirtirken, yüzde 61'i Türk kültürüne uyumlu şekilde eğitilmiş sistemleri tercih edeceklerini ifade ediyor. Türkçeye ve Türk kültürüne uygun şekilde geliştirilen ve bu yılın başlarında Türkiye'de kullanıma sunulan Yandex AI, yalnızca iki ay içinde yüzde 58 bilinirlik ve yüzde 16 kullanım oranına ulaştı. Özellikle KOBİ sahipleri ve öğretmenler arasında uygulamanın kullanımı oldukça yüksek; her iki grupta da yüzde 30'un üzerine çıkıyor. Bulgulara dair değerlendirmeler: Araştırma hakkında açıklama yapan Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, “Türkiye'de yapay zekâ artık bir yenilik olmaktan çıkıp günlük bir gereklilik haline geldi. Ancak kullanıcılar sadece Türkçeyi akıcı şekilde konuşabilen bir sistemden daha fazlasını bekliyor; kültürlerini anlayan ve günlük yaşamdaki ihtiyaçlarına cevap veren sistemler istiyorlar. Yandex AI'yı, yerel bağlamı göz önünde bulundurarak bir süper uygulama olacak şekilde geliştirdik; arama, gezinme ve yapay zekayı tek bir deneyimde bir araya getirdik. Böylece birden fazla uygulama arasında geçiş yapma ihtiyacını azaltmayı amaçladık. İlk geri dönüşler, pazardaki gerçek bir boşluğa yanıt verdiğimizi gösteriyor.” dedi. Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır ise araştırma hakkında şunları söyledi: “Yerel bağlam, yapay zekâ kullanımında belirleyici bir faktör haline geliyor. Kullanıcılar günlük yaşamlarında yapay zekâya giderek daha fazla güvense de çoğu dil desteği ve kültürü gerçekten anlama konusunda eksiklikler olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda, birden fazla uygulama arasında geçiş yapma ihtiyacı verimliliği düşürüyor. Bu durum, daha basit ve daha entegre çözümlere yönelik net bir talep yaratıyor. İşlevselliği güçlü bir yerel bağlamla birleştiren yaklaşımlar, Türkiye'de yapay zekânın geleceğini şekillendirecek gibi görünüyor.”

MIXX Awards Türkiye’de en iyiler ödüllendirildi Haber

MIXX Awards Türkiye’de en iyiler ödüllendirildi

Dijital pazarlama ve reklamcılık sektörünün önde gelen organizasyonlarından MIXX Awards Türkiye, 16’ncı yılında 862 başvuru arasından seçilen projeleri ödüllendirdi. “Doğal Zeka” temasıyla 26 Mart’ta Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen tören, reklamverenlerden ajanslara, teknoloji şirketlerinden yayıncılara kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Netcom Medya Kurucu Ortağı Zeynep Taptık Bilgen’in jüri başkanlığında yürütülen değerlendirme sürecinde, 50 kategoride yarışan toplam 862 başvuru; strateji, uygulama ve ölçülebilir iş sonuçları kriterlerine göre incelendi. Ön eleme ve ana jüri değerlendirmelerinin ardından 135 proje ödüle layık görüldü. Interactive Advertising Bureau Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cüneyt Devrim törende yaptığı konuşmada, “Bu yıl 16. kez bir araya geldiğimiz MIXX Awards Türkiye’de, dijitalin teknik gücünü ‘Doğal Zeka’ dediğimiz o eşsiz insan yaratıcılığıyla birleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Teknoloji ne kadar hızlı dönüşürse dönüşsün, aslında tüm bu yapay zeka araçları, bizim hikaye anlatma kabiliyetimizi zenginleştiren birer enstrüman. Bugün burada sadece başarılı kampanyaları değil, dijitalin ruhuna dokunan ve toplumsal fayda yaratan vizyoner bakış açılarını ödüllendiriyoruz” ifadelerine yer verdi. Yılın En İyisi ödülü sahibini buldu Gecenin en prestijli ödülü olan “Yılın En İyisi”, “Arabama Yapar Mı?” projesiyle sigortam.net’e verildi. Proje ayrıca “Teknoloji Kullanımında Deneysel ve Yenilikçi Kampanyalar” ile “Veriden Doğan Kampanyalar” kategorilerinde de Altın MIXX ödülünün sahibi oldu. Öte yandan üniversite öğrencileri ve yeni mezunların katıldığı Genç MIXX’te bu yıl “Hatay İçin Üretiyor” mottosuyla Hatay Valiliği bünyesinde yürütülen ve depremden etkilenen çocukların eğitim, sağlık vb. ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan “Yüreğimizdeki Işık” projesi üzerine çalışmalar hazırlandı. Proje kapsamında geliştirilen fikirler arasından seçilen dört ekip ödüllendirildi. MIXX Awards Türkiye Jürisi tarafından yapılan değerlendirme sonrasında; Hilal Pala ve Selcan Şahin Altın MIXX; Azra Baş, İlayda Tosun ve Yaren Karadeniz Gümüş MIXX; Dilara Çelik, Fadime Patat, İlknur Birsen Aydın, İrem Oruk ve İsmail Taş Bronz MIXX ödüllerinin sahibi oldu. MIXX Awards Türkiye, markalarının sponsorluğunda hayata geçti. Sahibinden.com’un Platin Sponsor, Portuma ve Sözcü’nün Lider Sponsorlar, BlackC Media’nın Teknoloji Sponsoru, TVEkstra’nın İnovasyon Sponsoru, ETİ’nin Mutluluk Sponsoru, Adlab, Mediazone, Nabulu, The Mediology, Tooplay ve WPP Media’nın Kategori Sponsorları olduğu organizasyonun Protokol Sponsorları ise Admatic, Aleph, Boosmart, Demirören Medya, Neodigital, N Kolay, NTV, Publicis Groupe Türkiye ve The Magnum Ice Cream Company oldu. Organizasyona Karbonat Tanıtım Destekçisi olarak destek verirken, Karnaval ise Dijital Ses Partneri olarak katkı sağladı.

Esiad Başkanı Sibel Zorlu, Ege'nin AI potansiyelini değerlendirdi Haber

Esiad Başkanı Sibel Zorlu, Ege'nin AI potansiyelini değerlendirdi

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Ege ekonomisini yapay zeka dönüşümüne hazırlamak üzere çalışmalara hız verdiklerini, belirlenen yol haritasında sağlık turizmi, lojistik ve sürdürülebilir mobilite teknolojilerine odaklanan çalışmaların ön plana çıktığını ifade etti. Zorlu, yapay zekanın sadece bir teknoloji değil hayatın tüm alanlarını etkileyecek bir dönüşüm olduğunu, bu değişime yönelik farkındalık oluşturmak ve hazırlıkları hızlandırmak üzere iş dünyası örgütleri olarak yoğun çaba gösterdiklerini bildirdi. Dünya genelinde şirketlerin yapay zeka teknolojilerine çok ciddi yatırımlarının bulunduğunu, bu alana yatırım yapan şirketlerin rekabet güçlerini hızlı şekilde artırdığını ve rakipleriyle arayı açtığını gördüklerini dile getiren Zorlu, Ege Genç İş İnsanları Derneği ile birlikte bu yıl "Dönüştüren Güç" temasıyla düzenledikleri Yapay Zeka Zirvesi'nde konunun paydaşlarıyla bir yol haritasının tartışıldığını aktardı. Zirvede yapay zeka dönüşümüne ilişkin son gelişmeler ve gelecek tahminleriyle ilgili kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını, bu alandaki yatırımlarıyla dünya çapında ses getiren İzmirli firmaların hikayelerine tanıklık ettiklerini aktaran Zorlu, İzmir'i yapay zeka dönüşümünde öncü kent haline getirme hedefinin tüm katılımcılarca kabul gördüğünü dile getirdi. Yapay zekanın işgücü piyasasında önemli değişimler getireceğini, bu dönüşüme kent olarak hazırlanmak üzere start-up’lar, KOBİ'ler, OSB’ler ve üniversitelerin dahil olacağı bir yapay zeka ağı kurulmasını gündeme aldıklarını dile getiren Zorlu, İzmir'de atılması gereken adımların da ortaya konduğuna işaret etti. Zorlu, şunları kaydetti: "Yapay zeka dönüşümü konusunda hükümetin attığı belli adımlar var. Bizim İzmir olarak da bir stratejimizin olması, ihtisas bölgesi olmamız lazım. Mesela İzmir, sağlıkta yapay zeka konusunu önceliklendirip hastanelerin kümelendiği bir alan üzerinde ilerleyebilir. Özellikle kentteki güçlü hastane altyapısı ve akademik bilgi birikimi, yapay zeka destekli tanı, tedavi ve hasta takip sistemlerinin geliştirilmesi için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca sağlık turizmi açısından da yüksek katma değer yaratabilecek uygulamalarla uluslararası hastaların İzmir’i tercih etmesini sağlayabiliriz. İzmir'in temel başlıkları arasında Manisa'da kurulacak elektrikli otomobil fabrikası da olmalı. Çinli BYD firması tarafından yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik bir AR-GE merkezi kurma çalışmaları sürüyor. Sürdürülebilir mobiliteyle ilgili burada önemli bir talep oluşacak. Pil teknolojileri, mobilite sistemleri, elektrikli araçlar, otonom sistemler gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerine odaklanmalıyız. Bu tesisin ve AR-GE merkezinin ihtiyaçlarının bu bölgeden karşılanması önemli bir hedef olacak. Manisa'da kurulacak otomobil üretim tesisi, yapay zeka yapılanmamız için çok önemli, bu konuda üniversiteler ve yatırım fonlarıyla ortak çalışmalara başlanması gerekiyor." - Limanlar için otonom sistemler İzmir'in yapay zeka dönüşümünde lojistik sektöründeki gücü ve kabiliyetlerinin de etkili olacağını ifade eden Zorlu, girişimcilerin limanlarda uygulamaya geçirilebilecek insansız sistemlere ağılık vermesi gerektiğini, bu teknolojilerin yine İzmir limanlarında kullanılmasının en önemli hedef noktaları arasında yer aldığını kaydetti. Öte yandan yenilenebilir enerji noktasında da dağıtım sistemlerine yönelik otonom yapıları oluşturmak üzere rol alınabileceğini bildiren Zorlu, "Tarımda yapay zeka dönüşümü adına başarılı girişimlerimiz var. Tarımda su kullanımını düşürme, verimliliği artırma adına da öncü teknolojiler geliştiren bir merkez olabiliriz." ifadelerini kullandı. Bu başlıkları önceleyen bakış açısıyla kurulacak altyapının, yapay zeka teknolojilerine finansal destek veren yatırım fonlarını da bölgeye çekebileceğini dile getiren Zorlu, bu adımların İzmir'in verdiği beyin göçünün de önüne geçeceğine işaret etti. Kentteki üniversitelerde Yapay Zeka Mühendisliği bölümlerinin açılmaya başladığını, startup tarafında da hevesli bir kitlenin bulunduğunu sözlerine ekleyen Zorlu, yatırımcı firmalar ve OSB'lerin desteğiyle bu alanda bir başarı hikayesi yazmak istediklerini sözlerine ekledi. Ege Genç İş İnsanları Derneği ve Ege Sanayicileri İş İnsanları Derneği iş birliğinde bu yıl "Dönüştüren Güç" temasıyla düzenlenen Yapay Zeka Zirvesi'nde farklı sektörlerden 8 firma ile 6 start-up girişimcinin dönüşüm uygulamaları ele alındı. Global Teknoloji Lideri Ayşegül İldeniz, Türkiye Yapay Zeka Platformu Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır. Next Akademi Kurucusu Levent Erden’in ana konuşmacı olduğu zirvede, İzmir'in yapay zeka vizyonuna ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Ahmet Rasim Çağın soruyor: Yapay zeka neden şimdi moda oldu? Haber

Ahmet Rasim Çağın soruyor: Yapay zeka neden şimdi moda oldu?

Yapay zeka, insan zekasını taklit eden bilgisayar sistemleri veya yazılımlarını geliştirme bilimi ve mühendisliği olarak tanımlanıyor. Öğrenme, problem çözme, karar verme ve dil anlama gibi insan benzeri bilişsel yetenekleri gerçekleştirebilen bu sistemler, son yıllarda adeta bir devrim yarattı. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın, yapay zekanın neden günümüzde bu denli popüler hale geldiğini ve yaşamımızın hangi alanlarında etkili olduğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. “Yapay Zeka Geleceğin Değil, Günümüzün Teknolojisi” Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın, yapay zekanın yalnızca akademik bir araştırma alanı olmaktan çıkıp gerçek dünyada devrim yaratan bir teknolojiye dönüştüğünü vurguladı. "Bu teknoloji, 1950’lerden beri üzerinde çalışılan bir alan olsa da, son yıllarda yaşanan gelişmelerle birlikte gündemin en üst sıralarına yerleşti. Yapay zeka, aslında yeni bir kavram değil. Ancak son yıllarda çok fazla ilgi toplamasının arkasında birkaç temel sebep var, günümüzün ekonomik ve toplumsal dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor." diyen Ahmet Rasim Çağın, bu teknolojinin yükselişinin arkasında birkaç temel dinamik olduğunu belirtti. “Yapay Zekanın Yakıtı: Büyük Veri Patlaması” Yapay zekanın, öğrenebilmek ve tahmin yapabilmek için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çağın, “İnternet, sosyal medya, e-ticaret platformları, sensörler ve sağlık hizmetleri aracılığıyla her geçen saniye milyarlarca veri üretiliyor. Bu veri patlaması, yapay zekanın gelişimini hızlandıran en önemli faktörlerden biri” diye konuştu. “GPU ve TPU Teknolojileriyle Hesaplama Gücü Zirvede” Yapay zekanın ilerlemesinde artan işlemci gücünün de belirleyici olduğunu söyleyen Çağın, özellikle NVIDIA gibi şirketlerin geliştirdiği grafik işlemcileri (GPU’lar) ve özel yapay zeka çipleri (TPU’lar) sayesinde eğitim süreçlerinin büyük ölçüde hızlandığını vurguladı. “Eskiden yıllar süren hesaplamalar, bugün saatler içinde tamamlanabiliyor. Bulut bilişim teknolojileri de bu gücü herkesin erişimine açtı,” dedi. “Derin Öğrenme ile Sıçrama” Çağın’a göre, yapay zekanın uygulamalarda etkinliğini artıran bir diğer önemli gelişme ise derin öğrenme (deep learning) algoritmalarının olgunlaşması oldu. Çağın, “Görüntü işleme, ses tanıma, doğal dil işleme gibi alanlarda yapay sinir ağları devrim yarattı. Bu da yapay zekanın sadece akademik değil, ticari ve endüstriyel anlamda da güçlü bir araç haline gelmesini sağladı,” dedi. “Erişilebilirlik Arttı, Maliyetler Azaldı” Geçmişte yapay zeka projelerinin yalnızca büyük bütçelere sahip kurumlar tarafından yürütülebildiğini hatırlatan Çağın, “Bugün artık bulut tabanlı altyapılar sayesinde çok daha düşük maliyetlerle herkes yapay zeka projeleri geliştirebiliyor. Büyük teknoloji firmalarının açık kaynaklı araçlar sunması da bu dönüşümü hızlandırdı” ifadelerini kullandı. “Yapay Zeka: Yeni Endüstri Devrimi” Çağın, yapay zekayı “yeni bir endüstri devrimi” olarak tanımlıyor: “Yapay zeka, tıpkı sanayi devrimi ya da elektriğin icadı gibi, tüm sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip. Otonom araçlardan sağlık teşhis sistemlerine, üretim otomasyonundan müşteri hizmetlerine kadar her alanda büyük verimlilik artışı ve tasarruf sağlıyor.” “Türkiye İçin Bir Fırsat Penceresi” Çağın, yapay zekanın tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yapay zeka, endüstri devrimi veya elektriğin bulunması gibi büyük bir dönüşümü temsil ediyor. İstisnasız tüm endüstrileri etkileyecek olan bu teknoloji, insan yaşam biçimini temelden değiştirme potansiyeline sahip. Türkiye, endüstri devrimini kaçırmış bir ülke olarak, yapay zeka gibi bir fırsatı iyi değerlendirmek zorunda. Bu teknoloji, refah seviyesini artırmak ve küresel rekabette öne çıkmak için büyük bir şans sunuyor.” “Yapay Zeka Her Yerde” Ahmet Rasim Çağın, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Yapay zeka artık hayatımızın her alanında. Eğitimden sağlığa, üretimden eğlenceye kadar tüm sektörlerde kullanılıyor. Bu teknoloji bir moda değil, geleceğin ta kendisi. Onu anlamak ve doğru kullanmak, hem bireyler hem de ülkeler için artık bir zorunluluk.” “Kim Korkar Yapay Zekadan” Akademisyen Ahmet Rasim Çağın’ın, yapay zekanın çalışma şeklimizi ve yöntemlerimizi nasıl dönüştürdüğünü yalın bir dille ve ilgi çekici bir anlatımla ele aldığı rehber niteliğindeki yeni kitabı “Kim Korkar Yapay Zekadan–İş Hayatında Yapay Zeka”, önümüzdeki günlerde okuyucuyla buluşacak. Ahmet Rasim Çağın, San Francisco ve Silikon Vadisi'nde 25 yılı aşkın bu alanda deneyim kazanan Akademisyen Ahmet Rasim Çağın, özellikle çalışma hayatında yapay zeka uygulamaları üzerine çalışmalar yapıyor ve son dönemde Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsünde “uygulamaya yönelik yapay zeka dersleri” veriyor.

EGİAD: Yapay zekâyı benimsemek rekabet avantajı sağlar Haber

EGİAD: Yapay zekâyı benimsemek rekabet avantajı sağlar

EGİAD: Yapay zekâyı benimsemek rekabet avantajı sağlar Yapay Zekâ, iş dünyasını derinden etkileyen ve dönüştüren bir güç haline geldi. Sadece otomasyon ve verimlilik artışı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda karar alma süreçlerinden müşteri deneyimine, işe alım süreçlerinden eğitime kadar pek çok alanda köklü değişikliklere yol açtı. Bu dönüşüm, şirketlerin rekabet avantajı elde etmeleri, daha iyi kararlar almaları ve müşterilerine daha kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için yeni fırsatlar yarattı. Ancak, bu yeni çağ beraberinde siber güvenlik, veri gizliliği ve etiklik gibi önemli zorlukları da getirdi. Yapay zekânın iş dünyasındaki bu çok yönlü etkilerini ve beraberinde getirdiği fırsatları ve zorlukları, güncel örneklerle inceleyen Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasında köklü bir dönüşüme neden olan yapay zekâ teknolojilerini mercek altına aldı. İş Dünyasında Dönüşümün Teorisi ve Pratiği “İş Dünyası’nın Yapay Zekâ Dönüşümü” başlıklı seminer, yapay zekânın ekonomik hayattaki etkilerine ışık tuttu. Etkinlikte, Bahçeşehir Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yücel Batu Salman konuşmacı olarak yer aldı. Akademik kariyerinde Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanlığı ve Mühendislik Fakültesi Dekanlığı görevlerinde bulunan Salman, yapay zekânın karar alma süreçlerinden müşteri deneyimine, üretimden stratejik planlamaya kadar iş dünyasında nasıl bir dönüşüm yarattığını hem teorik hem de uygulamalı örneklerle ele aldı. Veriye Dayalı Karar Almak Yeni Rekabet Kriteri Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın iş dünyasında oluşturduğu paradigma değişimine dikkat çekerek, “Geçmişte şirketlerin karar alma süreçlerinde yöneticilerin sezgilerine ve deneyimlerine güvenilirdi. Bugün ise yapay zekâ destekli veri analitiği sayesinde, kararlar daha hızlı ve kesin şekilde alınabiliyor” dedi. Yapay Zekâyı Doğru Zaman ve Hızla Benimsemek Şart Özhelvacı, dönüşümün sadece teknoloji kullanımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Bu dönüşümde kritik olan sadece teknolojiyi kullanmak değil; onu doğru zamanda, doğru hızla benimsemek” ifadelerini kullandı. Bu sürece ayak uyduran şirketlerin sadece verimliliklerini değil, aynı zamanda stratejik pozisyonlarını da güçlendirdiklerini vurguladı. Erken Uyum Sağlayanların Avantajı Konuşmasında teknolojiyi erken benimseyen şirketlerin avantajlarına dikkat çeken Özhelvacı, “Yapay zekâ konusunda hızlı hareket etmek artık bir tercih değil, kritik bir rekabet avantajı haline gelmiştir” diyerek, değişime ayak uyduramayan şirketlerin ise ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Yapay Zekâ Global Güç Dengelerinde Belirleyici Rolde Global ölçekteki gelişmelere de değinen Özhelvacı, “Geleceğin ekonomik ve siyasi liderleri, bugün teknolojiye yatırım yapanlardır” diyerek, yapay zekâ teknolojilerinde söz sahibi olmanın yalnızca şirketler için değil, ülkeler için de stratejik bir gereklilik olduğuna vurgu yaptı. Etik İlkeler ve İnsan Odaklı Yaklaşım Vurgusu Yapay zekânın kullanımında etik ve toplumsal etkilerin önemine değinen Özhelvacı, “Bizi farklılaştıracak olan şey, teknoloji kullanımında etik ilkeleri, sosyal faydayı ve sürdürülebilirliği önceliklendirebilmemizdir” sözleriyle, bu dönüşümün yalnızca teknik değil, aynı zamanda insani boyutlarının da bulunduğunu ifade etti. EGİAD, “Liderlik Okulu” Misyonunu Sürdürüyor EGİAD’ın vizyonuna da değinen Özhelvacı, “Derneğimizi bir liderlik okulu olarak konumlandırıyor, üyelerimizin kişisel ve profesyonel gelişimlerine en üst düzeyde katkı sağlamaya çalışıyoruz” diyerek, bu yaklaşımın İzmir iş dünyasında yetişen birçok başarılı ismin temellerini oluşturduğunu ifade etti. Seminerin Amacı: İlham, Bilgi, Vizyon Konuşmasını şu sözlerle sürdüren Özhelvacı, “Bugün burada edineceğiniz bilgilerin, iş hayatınızda atacağınız adımlarda sizlere ışık tutacağına inanıyor ve sizlerden ‘EGİAD sayesinde yapay zekâ yatırımlarımı hızlandırdım ve rekabette öne geçtim’ sözlerini duymayı umut ediyoruz” dedi. Konuşmasıyla katkı sunan Bahçeşehir Üniversitesi’ne ve Doç. Dr. Yücel Batu Salman’a teşekkürlerini ileten Özhelvacı, geleceğin lider iş insanlarını yetiştirme yolculuğunda değerli bilgi ve tecrübeleriyle katkı sağlayan Doç. Dr. Yücel Batu Salman’a teşekkür plaketi takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.