Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Haberler

Dijital Haber | İş Dünyasının Haber Merkezi - Haberler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haberler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol Ofisi akaryakıt sektörünün en değerli markası oldu Haber

Petrol Ofisi akaryakıt sektörünün en değerli markası oldu

Petrol Ofisi Grubu, uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan “TÜRKİYE 125 – Türkiye'nin En Güçlü ve En Değerli Markaları” 2026 yılı araştırmasında üst üste dördüncü kez akaryakıt sektörünün en değerli markası oldu. Dünyanın önde gelen bağımsız marka değerlendirme ve danışmanlık şirketi Brand Finance, “TÜRKİYE 125 – Türkiye'nin En Güçlü ve En Değerli Markaları” 2026 yılı raporunu açıkladı. Türkiye'nin enerji altyapı grubu Petrol Ofisi, akaryakıt sektörünün en değerli markası ünvanını üst üste dördüncü yıla taşıdı. Brand Finance'in değerlendirmesine göre Petrol Ofisi Grubu'nun marka değeri 2026 yılında bir önceki yıla göre %14,6 artış sağladı. Rapora göre, Petrol Ofisi'nin bp istasyonlarını bünyesine katması ve dönüşüm sürecini hızla gerçekleştirmesi, markanın görünürlüğünü ve büyüme ivmesini destekleyen temel faktörlerden biri oldu. Bu stratejik birleşme ile Petrol Ofisi, 2.700'ü aşkın istasyondan oluşan ağıyla Türkiye'nin açık ara en yaygın akaryakıt istasyon ağına sahip markası konumunu daha da güçlendirdi. Ülkenin dört bir yanına yayılan bu benzersiz erişim gücü, markanın görünürlüğünü artırırken müşterilerine daha yüksek standartlarda hizmet sunma kapasitesini de artırdı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Petrol Ofisi Grubu CMO'su Murat Zengin, “Brand Finance tarafından üst üste dördüncü kez Türkiye'nin marka değeri sıralamasında akaryakıt sektörünün en değerli markası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, uzun vadeli büyüme stratejimizin, güçlü finansal performansımızın ve Türkiye'nin enerji altyapısına yaptığımız yatırımların somut bir göstergesi. bp satın almasıyla yalnızca istasyon ağımızı genişletmekle kalmadık, "Siz Ne İsterseniz O" vizyonuyla istasyonlarımızı yaşam alanına dönüştürerek müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerimizi daha zenginleştirdik ve sektöre kattığımız değeri artırdık. Bugün geldiğimiz noktada markamızın değerindeki artış da ekosistemimize kattığımız gücün ve müşterilerimizin bize duyduğu güvenin bir sonucu. Türkiye'nin enerji geleceğine yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda sektörümüze öncülük etmeye devam edeceğiz.” dedi.

37 kast ve menajerlik şirketine rekor ceza! Kimler var? Haber

37 kast ve menajerlik şirketine rekor ceza! Kimler var?

Haber: Hakan Kavurmacı Rekabet Kurulu, kast ajansları ve menajerlik sektörüne yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturmayı tamamladı. Soruşturma sonucunda sektörde faaliyet gösteren 37 teşebbüs ile Kast Ajansları Derneği'ne toplam 42 milyon 163 bin 586 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Rekabet Kurulunun 21 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, kast ajansları ve menajerlik şirketlerinin ajans komisyon oranlarını ve hizmet koşullarını birlikte belirledikleri, ayrıca rekabete hassas bilgi paylaşımında bulundukları tespit edildi. Kurul, bu uygulamaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Soruşturma kapsamında en yüksek cezalar İcon Talent'e 6,53 milyon TL, People Fotomodel Prodüksiyon'a 6,28 milyon TL, İD İletişim Danışmanlık'a 5,33 milyon TL, Vodvil Prodüksiyon ve Menajerlik'e 3,49 milyon TL ve Renda Güner Film Yapım'a 3,10 milyon TL olarak uygulandı. Abdullah Bulut Menajerlik İletişim Dan. Ltd. Şti.’ye 2.958.167,68 TL Alkış Yapım Reklam Bilişim İnşaat Turizm ve Organizasyon Hiz. Ltd. Şti.’ye 143,68 TL Ali Sabuncugil Menajerlik Oyunculuk ve Seslendirme Hiz. Ltd. Şti.’ye 149.709,53 TLA yça Kardeş Menajerlik ve İletişim Hiz. Ltd. Şti.’ye 2.988.507,86–TL Black Lıstt Menajerlik Halkla İlişkiler ve Org. Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ye 1.806.595,39 TL Deniz Tüney Tanıtım Turizm ve Halkla İlişkiler Pazarlama Ltd. Şti.’ye 3.567,47 TL Ebru Acar Menajerlik Ltd. Şti.’ye 3861,88 TL En Teknik Elektrik İnşaat Taah. Bilg. Ajans Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 59.206,74 TL Esra Akkoyunlu Menajerlik Prodüksiyon Ltd. Şti.’ye 190.869,55 TL Gülay Çiko Yapım Org. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 126.369,84 TL İcon Talent Org. Yap. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 6.534.130,21 TL İD İletişim Danışmanlık AŞ’ye 5.331.932,37 TL Kahraman Özden’e 297.925,26 TL Medyatek Film Yapım Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ye 60.037,21 TL Neslihan Uzer Kast Danışmanlığı Film Prodüksiyon Yapım Ltd. Şti.’ye 610,00 TL Nimet Atasoy Menajerlik AŞ’ye 245.194,00 TL Önem Günal Ajans ve Menajerlik AŞ’ye 234.226,07 TL Özlem Duran’a (Özlem Duran Menejerlik) 65.003,57 TL Özlem Oğuz Oyuncu Danışmanlığı San. Tic. Ltd. Şti.’ye 298.807,59 TL Pamuk Karakoç’a (Sofita Menajerlik) 66.469,33 TL People Fotomodel Prodüksiyon ve Tic. Ltd. Şti.’ye 6.284.184,80 TL Perama Görsel Sanatlar Org. Yapım ve Tic. Ltd. Şti.’ye 5041,85 TL Persona Sanat İletişim Hiz. Ltd. Şti.’ye 1.758.850,07 TL Renda Güner Film Yapım Tanıtım Hiz. Tic. Ltd. Şti.’ye 3.104.708,65 TL Rezzan Çankır Film Yapım Rek. Halkla İlişk. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 459.605,44 TL RSD Yapım ve Kast Hizmetleri Ltd. Şti.’ye 272.258,50 TL Sahne Güzeli Menajerlik Oyun. Hiz. Tan. Rek. ve Dan. Ltd. Şti.’ye 115.083,59 TL SM Menajerlik Tic. Ltd. Şti.’ye 68.163,98 TL Sökmen Ajans Reklamcılık ve Turizm Ltd. Şti.’ye 290.582,43 TL Şogen Film Müzik Prd. Org. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 4.160,81 TL Talento Menajerlik Tic. Ltd. Şti.’ye 2.546.252,05 TL TB Sanatsal Yetenek Yön. ve Dan. Ltd. Şti.’ye 31.158,99 TL Tümay Özokur Film-Reklam Tic. ve San. Ltd. Şti.’ye 631.114,80 TL Uğurcan Keleş’e 945.161,10 TL Vodvil Prodüksiyon ve Menajerlik Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’ye 3.488.207,78 TL Yüzde Yüz Oyunculuk Seslendirme ve Prodüksiyon Ltd. Şti.’ye 168.080,64 TL Kast Ajansları Derneği’ne 1.635,99 TL Kurul ayrıca sektörde rekabetin yeniden tesis edilmesi amacıyla önemli yapısal yükümlülükler getirdi. Buna göre kast direktörlüğü ile kast ajanslığı/menajerlik faaliyetleri aynı ekonomik bütünlük içinde birlikte yürütülemeyecek. Benzer şekilde yapımcılık ve menajerlik faaliyetlerinin de aynı yapı altında sürdürülmesine son verilmesi gerekecek. Kararla birlikte kast ajansları ve yapımcılar arasındaki görüşmelerde bir oyuncunun projede yer almasının başka oyuncuların da projeye dahil edilmesi şartına bağlanması uygulaması da yasaklandı. Kast Ajansları Derneği'ne de çeşitli yükümlülükler getiren Kurul, dernek yapısının yalnızca kast ajansı ve menajerlik faaliyeti yürüten teşebbüslerin üye olabileceği şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Derneğin ayrıca rekabet hukukuna ilişkin bilgilendirme faaliyetleri yürütmesi ve internet sitesinde kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar yayımlaması kararlaştırıldı. Toplam 42,1 milyon TL'yi aşan ceza, son yıllarda oyuncu menajerliği ve kast ajanslığı sektörüne yönelik verilen en kapsamlı rekabet hukuku yaptırımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Rekabet Kurulu, kast ajansları ceza, menajerlik şirketleri ceza, oyuncu menajerleri soruşturma, Kast Ajansları Derneği, İD İletişim ceza, İcon Talent ceza, People Ajans ceza, oyuncu ajansları rekabet soruşturması, Rekabet Kurulu para cezası, kast ajansı haberleri, menajerlik sektörü, oyunculuk sektörü, televizyon ve dizi sektörü, rekabet ihlali, 42 milyon TL ceza, kast direktörlüğü, yapımcılık ve menajerlik faaliyetleri.

Sosyal medya paylaşımları turiste referans oluyor Haber

Sosyal medya paylaşımları turiste referans oluyor

AKTOB'un aylık geleneksel buluşması, Antalya'nın Kemer ilçesi Göynük Mahallesi'ndeki bir otelde gerçekleştirildi. Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Büşra Özdemir, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş ve sektör temsilcilerinin de katıldığı toplantıda, turizm verileri ele alındı, sektörün sorunları değerlendirildi. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, yaptığı konuşmada, turizmi 12 aya yaymanın önemli olduğunu belirterek, sektördeki başarının yüksek sezon doluluklarıyla değil, yıl boyu hareketlilik, istihdam sürekliliği, yerel katkı ve sürdürülebilir büyüme göstergeleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Küresel turizmin artık farklı bir aşamaya geçtiğini anlatan Kavaloğlu, yüksek sezon ziyaretçileri çoğunlukla hızlı tüketim, yoğun aktivite ve kısa süreli deneyim ararken, ara sezon misafirlerinin daha çok kültürel, yerel yaşamla temas, gastronomi, doğa, sağlık ve wellness, yavaş seyahat gibi deneyimler arayışında olduğunu vurguladı. Turistik tatil alışkanlıklarının değiştiğine işaret eden Kavaloğlu, şunları kaydetti: "Yeni nesil turist artık yalnızca destinasyon seçmiyor, yaşamak istediği deneyimi seçiyor. Hatta çoğu zaman destinasyon kararı deneyimden sonra geliyor. Sosyal medya paylaşımları, yayınlanan videolar turistin tatil tercihlerini etkiliyor. Sosyal platformlarda yapılan paylaşımlar, pazarlamada çok etkili oluyor. Tatil tercihleri de deneyimlere göre şekilleniyor. Geçmişte turistler önce destinasyonu seçip daha sonra ne yapacaklarına karar verirken, bugün deneyimler seyahat planlamanın üstüne çıkıyor ve destinasyon seçimini yönlendirmeye başlıyor. Eskiden seyahat destinasyondu, bugün seyahat deneyim oluyor." Turizmde yeni dönemde rekabetin yalnızca destinasyonlar arasında değil, deneyimler arasında yaşandığını bildiren Kavaloğlu, "Yeni nesil gezginler artık tek ürün değil, farklı deneyimleri aynı yolculuk içinde bir araya getiriyor. Antalya'nın gastronomi, spor, sağlık, kültür, golf ve kongre alanlarındaki güçlü çeşitliliği Travel Mixology yaklaşımı açısından önemli avantaj sunuyor. Bu yapı aynı zamanda 12 ay turizm vizyonunu destekleyen güçlü araçlardan biri olabilir." diye konuştu. Kavaloğlu, yeni nesil bir gezginin önce sosyal medyada karşılaştığı seyahat videosundan ilham aldığını, sonrasında yapay zeka üzerinden araştırma yaptığını ancak paylaşılan deneyimlerden daha çok etkilendiğini söyledi. Romanya'nın Antalya için çok önemli bir pazar olduğuna işaret eden Kavaloğlu, çocuklu ailelerin tercihini Antalya'dan yana kullandığını sözlerine ekledi.

Sezin Erken, ING Türkiye Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı Haber

Sezin Erken, ING Türkiye Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı

ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılıkve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. Erken, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. Sezin Erken kimdir? Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003–2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.

Egeli ihracatçılardan yeni rota: Çin Haber

Egeli ihracatçılardan yeni rota: Çin

Ege İhracatçı Birlikleri ev sahipliğinde ve Çin Endüstri ve Ticaret Bankası (ICBC) ortaklığında düzenlenen “Pazarları Birleştirmek, Fırsatlar Yaratmak Ticaret ve Finansal İş Birliği Toplantısı”nda Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesi, ihracatçıların finansmana erişimi, yerel para birimleriyle ticaret ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB’nin 12 farklı tarım ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren 8 bini aşkın üyeyle 2025 yılı sonunda 18, 5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını söyledi. Tarımdan sanayiye, doğal taştan tekstile, gıdadan su ürünlerine kadar geniş bir üretim ve ihracat altyapısına sahip olduklarını belirten Öztürk, Türkiye genelinde Çin’e yapılan ihracatın Ocak-Nisan döneminde yüzde 35 artışla 1 milyar 212 milyon dolara ulaştığını, aynı dönemde EİB’den Çin’e gerçekleştirilen ihracatın ise yüzde 24 artışla 209 milyon dolar olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, EİB olarak Çin’e 1 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda uzun yıllardır yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “2019 yılını Ege İhracatçı Birlikleri için ‘Çin Yılı’ ilan ettik. Aynı dönemde bünyemizde Çin pazarına odaklanan özel bir Çin Ekibi oluşturduk. Üyelerimize yönelik ‘Hedef Pazar: Çin’ seminerleri ve eğitim programları düzenledik. Kasım 2022’de gerçekleştirdiğimiz Çin Mini MBA Programı ile firmalarımızın Çin iş kültürü ve ticaret yapısına yönelik bilgi altyapısını güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaçla, Çin’de düzenlenen fuarlara önem verdik, ülkede üç fuara milli katılım yapan tek Birlik biziz.” dedi. China International Import Expo ve Xiamen Fuarı vurgusu Öztürk, 2019 yılından bu yana China International Import Expo milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirterek, 2025 yılında düzenlenen fuarda kuru meyveler, süt ürünleri, hububat-bakliyat, yağlı tohumlar, zeytinyağı ve kozmetik sektörlerinden firmaların Çinli alıcılarla bir araya geldiklerine değindi. Doğal taş sektöründe ise her yıl Xiamen International Stone Fair fuarına milli katılım organizasyonu düzenlediklerini ifade eden Başkan Öztürk, son gerçekleştirilen Xiamen organizasyonunun sektör temsilcileri açısından oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Ayrıca Urumçi fuarlarına katılım sağladıklarını, Çinli ithalatçılar ile Türk ihracatçıları arasında doğrudan bağlantılar kurulabilmesi amacıyla alım heyetleri ve B2B görüşmeleri organize ettiklerini aktardı. Çin ile iş birliği fırsatlarını yalnızca belirli sektörlerle sınırlı görmediklerini belirten Öztürk, EİB bünyesindeki tüm sektörlerin Çin pazarıyla iş geliştirme potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade etti. “Yerel para birimleriyle ticaret daha önemli hale geliyor” Çin pazarına yönelik dijital tanıtım çalışmalarına da değinen Başkan Öztürk, WeChat gibi platformlarda bölge ürünlerinin tanıtımına yönelik faaliyetler yürüttüklerini, Çin merkezli fuar organizatörlerini, belediye temsilcilerini ve kardeş şehir heyetlerini EİB’de ağırlayarak iş birliği fırsatlarını değerlendirdiklerini söyledi. Finansal iş birliklerine büyük önem verdiklerini belirten Öztürk, ICBC Turkey Bank ile yerel para birimleri üzerinden ticareti geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün ihracatçıları doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçılarımız yalnızca üretim maliyetleriyle değil; finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve uluslararası ödeme süreçlerinde yaşanan belirsizliklerle de mücadele ediyor. Bu nedenle sınır ötesi ödeme sistemleri, dış ticaret finansmanı, yerel para birimleriyle ticaret ve alternatif finansman modelleri ihracatçılarımız için her geçen gün daha önemli hale geliyor.” diye konuştu. Türkiye’nin Çin’e yıllık 3, 3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken yaklaşık 50 milyar dolarlık ithalat yaptığını hatırlatan Muhammet Öztürk, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, doğal taş, sürdürülebilir üretim ve yenilikçi sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları gördüklerini dile getirdi. “Çin-Türkiye ticareti olumlu ivmesini sürdürüyor” Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, ise konuşmasında Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümüne dikkat çekerek, toplantının iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirecek fikir ve uygulamaları değerlendirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Dünyada tek taraflılık ve korumacılığın yükseldiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Li Bin, buna rağmen Çin-Türkiye ekonomik ve ticari iş birliğinin olumlu bir ivme gösterdiğini ve ikili ticaret hacminin 2025 yılında 44, 62 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını belirtti. Çin ile Türkiye arasındaki ticaret dengesizliğinin sıkça gündeme geldiğini ifade eden Li Bin, değerlendirmelerin yalnızca mal ticaretiyle değil, hizmet ticaretiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları ve bankacılık faaliyetlerinin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkı sunduğunu belirten Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’deki yatırımlarının 160 milyon dolar artarak toplamda 3, 23 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Çin’in Türkiye’den ithalatını artırmaya önem verdiğini belirten Li Bin, EİB’nin her yıl Şanghay Uluslararası İthalat Fuarı’na firmaların katılımını organize ederek Çin pazarına daha fazla kaliteli Türk ürününün tanıtılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Li Bin ayrıca, ticaret, kültür ve turizm gibi geleneksel alanların yanı sıra yeşil kalkınma, dijital ekonomi ve sağlık alanlarında da yeni iş birliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı. ICBC Turkey’den RMB ve finansman vurgusu: ICBC Turkey Bank Yönetim Kurulu Başkanı Qian Hou ise Ege Bölgesi’nin incir, zeytinyağı, kuruyemiş ve birçok tarımsal üründe Çin pazarı açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti. Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin Çin’e yönelik tarımsal ihracatında ön sıralarda yer aldığını ifade eden Hou, geçen yıl yalnızca sebze, meyve ve kuruyemiş ihracatının 53, 7 milyon dolara ulaştığını söyledi. Sınır ötesi ticarette uzun ödeme süreleri, döviz kuru dalgalanmaları ve finansman maliyetlerinin önemli sorunlar oluşturduğunu ifade eden Hou, ICBC Turkey’in bu noktada finansman, doğrudan pazar erişimi ve RMB hizmetleriyle destek sunduğunu belirtti. Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Hou, ICBC Turkey’in RMB takas bankası olarak Çin-Türkiye ticaretinde RMB kullanım alanlarını genişletmeye devam edeceğini söyledi. Türk ihracat kredi sigorta kuruluşlarıyla iş birliği imkanlarını araştırdıklarını kaydeden Hou, amaçlarının Türk Lirası ile RMB arasındaki kur hareketlerini ticaret için bir engel olmaktan çıkarıp kolaylaştırıcı bir unsur haline getirmek olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından ICBC Küresel İşler Bölümü Kıdemli Genel Müdürü Tang Yongmin “Müşteri ve Finansal İhtiyaçlara Yönelik Çözümler” başlıklı bir sunum gerçekleştirirken, Zhang Jung ise “Finansal Piyasa Ürünleri ve RMB Hizmetleri” konusunda ihracatçılara bilgi verdi.

EKK toplantısında kira enflasyonu ön plana çıktı Haber

EKK toplantısında kira enflasyonu ön plana çıktı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ve bazı bakan yardımcıları ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. İhracatta rekabetçilik analizi, enerjide genel görünüm, konut ve kira fiyatlarındaki son dönem gelişmeler ve özel istihdam bürolarının etki değerlendirme analizi gündem başlıklarıyla gerçekleştirilen toplantının ardından yazılı açıklama yapıldı. Toplantının ardından yazılı açıklama yapıldı Açıklamada, küresel ticarette korumacılığın ve belirsizliklerin arttığı bu dönemde, Türkiye'nin jeostratejik konumu ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde ortaya çıkan fırsatları değerlendirme açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu belirtildi. "Kira enflasyonundaki yavaşlamanın sürmesi beklenmekte" "Yaklaşık iki yıldır uyguladığımız ekonomi programının kazanımları sayesinde makroekonomik temellerimiz güçlenmiş, ekonomimizin dayanıklılığı ve dinamizmi artmıştır." değerlendirmesine yer verilen açıklamada, temel öncelik olan enflasyonla mücadelede önemli ilerleme katedildiği bildirildi. 2024 yılının haziran ayında başlayan dezenflasyon sürecinin kesintisiz devam ettiği, yıllık enflasyonun son bir yılda 40 puan azalarak mayıs ayında yüzde 35,4'e gerilediğinin anımsatıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Enflasyonla mücadelede talep yönlü politikalarla birlikte arz yönlü politikalar da uygulanmakta, konut, gıda ve enerji gibi alanlarda yapısal adımlar atılmaktadır. Talepteki dengelenme ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmeyle kademeli olarak azalan kira enflasyonu halen istenilen seviyede değildir. Bu kapsamda konut arzını artırmak, konut stokundaki deprem kaynaklı kayıpları telafi etmek ve konuta erişimi kolaylaştırmak amacıyla kapsamlı politikalar hayata geçirilmektedir. Önümüzdeki dönemde konut arz ve talebinin dengelenmesi ve dezenflasyon sürecinin devam etmesiyle kira enflasyonundaki yavaşlamanın sürmesi beklenmektedir." "Rekabet gücümüzü artıracak politikalar ve tedbir önerileri görüşüldü" Açıklamada, küresel riskler ve jeopolitik gelişmelerin, enerjide arz güvenliğinin stratejik önemini daha da artırdığı, bu doğrultuda, enerji arz güvenliğini ve verimliliğini artırmak, yerli ve yenilenebilir enerji üretim kapasitesini güçlendirmek ile yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı. EKK toplantısında ele alınan temel konulara ilişkin, şu bilgilere yer verildi: "Küresel ticarette artan belirsizlikler ve korumacılığın ekonomimize etkilerini azaltmak, dijital ve yeşil dönüşüm, tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma ve bölgesel ticaret eğilimlerinden oluşan fırsatları değerlendirmek amacıyla, ihracatta rekabet gücümüzü artıracak politikalar ve tedbir önerileri görüşülmüştür. Cari açıkta önemli paya sahip olan enerjide genel durum değerlendirilerek, dışa bağımlılığı azaltacak ve arz güvenliğini artıracak politikalar ele alınmıştır. Kira ve konut fiyatlarındaki gelişmeler ile konut arzını artırmaya yönelik atılacak adımlar ve izlenecek politikalar değerlendirilmiştir. İş arayanların uygun işlere yönlendirilmesi ve geçici iş ilişkileri kurulmasını sağlayan özel istihdam bürolarının mevcut durumu gözden geçirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda tespit edilen sorunlara yönelik çözüm önerileri görüşülmüştür." Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda geçen günlerde hayata geçirilen yeni Yatırım Teşvik Sistemi ile katma değerli yatırıma ve bölgesel kalkınmaya yönelik seçici, odaklı ve etkin desteklerin artırılarak devam ettirildiğinin vurgulandığı açıklamada, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmek için koordinasyon içinde gerekli tüm adımların atıldığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.