Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ege Ihracatçı Birlikleri

Dijital Haber | İş Dünyasının Haber Merkezi - Ege Ihracatçı Birlikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Ihracatçı Birlikleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çinliler Türk stantlarına akın etti Haber

Çinliler Türk stantlarına akın etti

Ege İhracatçı Birlikleri'nin 25-29 Haziran 2026 tarihleri arasında Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de milli katılım organizasyonunu gerçekleştirdiği China-Eurasia Expo 2026 (Çin Avrasya Expo 2026), Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından verimli temaslara sahne oldu. Çin'in Batı’ya açılan kapısı olarak görülen Urumçi'de gerçekleştirilen fuarda, Türk firmaları Çinli alıcıların yanı sıra Orta Asya ülkelerinden gelen ithalatçılar, yatırımcılar ve kamu temsilcileriyle çok sayıda iş görüşmesi gerçekleştirdi. Fuara Pekin Büyükelçimiz Selçuk Ünal ve Pekin Ticaret Müşavirimiz Kerem Erol’da katılım sağlayıp firmalarımızla bir araya geldi. Fuarın açılış törenine Çin’in gelecekteki lider adaylarından biri olan Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Daimi Komitesi Üyesi ve Başbakan Yardımcısı Ding Xuexiang yanında Kazakistan ve Kırgızistan Başbakan Yardımcıları, Pakistan Ulusal Meclis Başkan Vekili Sayed Ghulam Mustafa katılım sağladı. Kuşak ve Yol Girişimi'nin önemli merkezlerinden biri olan ve Çin’in batıya açılan kapısı olarak konumlandırılan Sincan’ın, sahip olduğu güçlü kara yolu, demir yolu ve lojistik altyapısıyla Avrasya ticaretinin stratejik merkezlerinden biri olma konumunu bir kez daha ortaya koydu. Expo, 49 ülke ve bölgeden katılım alırken, yatırım, yeşil dönüşüm ve ileri teknoloji odaklı iş birlikleri ön plana çıktı. Fuarı değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin pazarının yalnızca ihracat açısından değil, yatırım ve ortak üretim modelleri bakımından da Türk firmalarına önemli fırsatlar sunduğunu belirterek şunları söyledi: "Urumçi'de gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Çin pazarında kalıcı olmanın yolunun yalnızca ürün satmaktan değil, stratejik ortaklıklar geliştirmekten geçtiğini gösterdi. Çin'de şirket kurulması, yerel ortaklarla birlikte çalışılması ve üretim süreçlerine entegre olunması, firmalarımıza hem Çin iç pazarına hem de Avrasya coğrafyasına erişim açısından önemli avantajlar sağlayacaktır. Çin'in yabancı yatırımcılar için sunduğu finansman, yatırım ve bölgesel teşvik mekanizmalarının Türk firmalarımız tarafından daha yakından takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz." Çin hükümetinin son yıllarda Sincan Bölgesi'ne ulaştırma, lojistik, sanayi ve sınır ticaret altyapısına yönelik gerçekleştirdiği büyük ölçekli yatırımlar, bölgeyi Çin'in Avrasya'ya açılan stratejik üretim ve ticaret üssü haline getirmeyi hedeflediğini söyleyen Öztürk, Urumçi ve çevresinin, önümüzdeki dönemde, özellikle Orta Asya ülkelerini hedefleyen Türk ihracatçıları tarafından yakından takip edilmesi gereken önemli bir ticaret merkezi olduğunu ifade etti. Başkan Öztürk, Çin ekonomisinde son dönemde gözlenen gelişmelerin de bu yaklaşımı desteklediğini vurgulayarak, Çin'de faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlerin dış ticaret hacminin 2026 yılının ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15, 7 artış göstermesinin, Çin'de yatırım yapan uluslararası şirketlerin küresel tedarik zincirlerindeki etkinliğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu verinin, Çin'de üretim ve yatırım yapan firmaların dış ticaret faaliyetlerini büyütmeye devam ettiğine işaret ettiğini belirten Öztürk, Türk şirketlerinin de bu ekosistemin bir parçası olmasının rekabet güçlerini artıracağını söyledi. Öztürk, "Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni dönemde yalnızca ithalat ve ihracat ekseninde değil, karşılıklı yatırımlar, teknoloji iş birlikleri ve ortak üretim modelleriyle daha da güçleneceğine inanıyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak üyelerimizin Çin pazarındaki etkinliğini artırmak, yatırım fırsatlarını yakından takip etmek ve firmalarımızı doğru iş ortaklarıyla buluşturmak amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz." dedi. Urumçi’de gerçekleştirilen organizasyona, Mehmet Türkel Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., Balizza Giyim ve Karafırın firmalarının yanı sıra, tüm tekstil ihracatçı birliklerinin ortak katılımıyla Tekstil Birliğimiz tarafından organize edilen Turkish Textile standı ve Ege İhracatçı Birlikleri gıda sektörlerinin ortak katılımıyla oluşturulan EİB Tarım standı da yer aldı. Kaynak: EİB

Kenevir yeşil dönüşümde Türkiye için stratejik bir fırsat sunuyor Haber

Kenevir yeşil dönüşümde Türkiye için stratejik bir fırsat sunuyor

Ege İhracatçı Birlikleri ve Tekstil Mühendisleri Odası (TMO) İzmir Şubesi tarafından EİB hizmet binasında gerçekleştirilen Sürdürülebilir Gelecek İçin Kenevir Çalıştayında, 2050 yılı itibarıyla 100 milyar dolara ulaşması beklenen küresel kenevir pazarında Türkiye’nin önemli bir aktör olabileceği vurgulandı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Çağlar Bağcı, “Uzun yıllar ihmal edilmiş olsa da, kenevir; düşük su ihtiyacı, toprağı zenginleştirme özelliği, geri dönüştürülebilir yapısı ve ekolojik dengeye katkısıyla yalnızca çevreci değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik anlamda da yüksek potansiyele sahip bir üründür. Aynı zamanda kenevir; hafifliği, dayanıklılığı ve yanmaya karşı dirençli yapısıyla sadece tekstilde değil, otomotivden yapı malzemelerine, kağıt endüstrisinden kompozit ürünlere kadar birçok sektörde de tercih edilebilecek niteliktedir. Kenevir, kullanım çeşitliliği ve çevreci özellikleri sayesinde geleceğin parlayan hammaddelerinden biri olmaya adaydır. Bu yönüyle sadece bir ürün değil, aynı zamanda sürdürülebilir sanayi politikalarının yapı taşlarından biri olma potansiyeli taşımaktadır. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olarak artık sürdürülebilirlik yalnızca bir tercih değil, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Özellikle 2026 yılında yürürlüğe girecek Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı regülasyonları, sektörümüzün doğal elyaflara yönelmesini kaçınılmaz hale getirmektedir. Bu bağlamda kenevir, yalnızca çevre dostu bir alternatif değil, aynı zamanda yeni regülasyonlara uyum sürecinde de sektörümüz için kritik bir çözüm olacaktır.” dedi. Sektörümüz için ve sürdürülebilirlik için önemli bir hammadde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Muzaffer Kayhan, “Kenevir, çok yönlü kullanımı, çevre dostu üretim özellikleri ve yüksek ekonomik potansiyeli ile öne çıkan bir bitkidir. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinde ise dayanıklı ve uzun ömürlü olması, UV ışınlarına karşı yüksek direnç, geri dönüştürülebilir ve biyolojik olarak parçalanabilir ve doğal antibakteriyel özelliği sayesinde tercih edilmektedir. Sektörümüz için ve sürdürülebilirlik için önemli bir hammadde olan kenevirin yaygınlaşması amacıyla Birliğimiz desteğine devam edeceğiz. Kenevirin başlıca çevreci özellikleri; pamuk gibi geleneksel liflere kıyasla %50–70 daha az suyla büyür. Doğal olarak zararlılara karşı dayanıklı olup, pestisit ve herbisit kullanımını en aza indirir. Yılda birden fazla hasat imkânı sunarak toprağı verimli kullanır. Fitoremediasyon özelliği sayesinde kirli toprakları temizler, organik madde birikimini arttırır. En önemlisi, karbon yutak özelliğiyle atmosferdeki CO₂’yi emerek iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlaması, fotosentez yoluyla atmosfere salınan karbondioksiti hızla bünyesinde depolamasıdır. Bu özellikler, keneviri sadece ekonomik değil, ekolojik açıdan da stratejik bir ürün haline getiriyor.” diye konuştu. Biobozunur özelliği ile çevre dostu bir alternatif Tekstil Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Tuğrul Tamtürk, “Sürdürülebilirlik kavramı da tüm sektörler için vazgeçilmez bir pusula haline geldi. Tekstil sektörü de bu dönüşümün bir parçası olmak zorunda. Geleceğin lifi olarak adlandırılan kenevirde potansiyel çok fazla. Hızlı büyümesi sayesinde atmosferden önemli miktarda karbondioksit emen bu bitki, aynı zamanda biobozunur özelliği ile çevre dostu bir alternatif. Kenevirden elde edilen lifler dayanıklılığı ve doğal yapısıyla tekstil ürünlerine üstün nitelikler kazandırıyor. Tohumları da gıda ve kozmetik sanayinde, sapları ise biyokompozit malzeme ve enerji üretiminde değerlendiriliyor. Bu özellikleri keneviri döngüsel ekonomiye mükemmel şekilde uyum sağlayan bir hammadde haline getiriyor” dedi. 100 milyar doları aşacak Marka Tekstil Danışmanlık Şirketi Firma Kurucusu Nebahat Kılıç, “Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2050’ye kadar kenevirin dahil olduğu ürün pazarının büyüklüğü 100 milyar doları aşacak. Şu an bu pazarda Çin ve Fransa en etkili ülkeler olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin bundan pay alma potansiyeli büyük. Kenevir, biyoplastik, tekstil, yapı malzemeleri, gıda, kağıt, kompost, enerji sektörlerine entegre edilebilecek bir ürün. Bu konudaki farkındalığı artırmamız lazım” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.