"Yapay Zeka Döneminde Yükselen Nitelikler" araştırması sahada işveren, çalışanlarla yapıldı. Sonuçlar riskleri, fırsatları, iyileştirmeye açık alanları gözler önüne seriyor.
Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 12:03
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 17:15
https://www.dijitalhaber.com.tr
Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği GYİAD
Derleyen: Hakan Kavurmacı
Türkiye’de yapay zekânın iş yerinde kullanımı henüz düşük düzeyde olmakla birlikte, “benimsenme” süreci sektör, firma ölçeği ve kurumsal kapasiteye göre farklılaştığı bir gerçek.
1986 yılında kurulan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği GYİAD, "Yapay Zeka Döneminde Yükselen Nitelikler - Türkiye'de İşgücü, Beceri Dönüşümü ve Kurumsal Uyum" araştırması sonuçlarını yayımladı.
Bu araştırma, 2025 –2030 döneminde Türkiye işgücü piyasasında öne çıkması beklenen yetkinlikleri; yapay zekâ merkezli dijital dönüşüm ile yeşil ve toplumsal dönüşümün kesişiminde inceledi. Çalışmanın temel varsayımı, yapay zekânın işgücü üzerindeki etkisinin tek bir göstergeye, özellikle “kaç iş kaybolacak?” sorusuna indirgenemeyeceği oldu. Bu nedenle araştırmada işin içeriğinin nasıl değişmeye başladığı; hangi görevlerin yeniden tanımlandığı, firmaların çalışanlardan hangi nitelik ve becerileri talep etmeye başladığı ve bu dönüşümün farklı çalışan grupları için ne tür fırsat ve riskler doğurduğu bütünsel olarak ele alınmış.
Araştırma yönteminde bulgular dört veri katmanının değerlendirilmesine dayanmmış: 1) uluslararası yazın taraması; 2) işveren ve yöneticilerle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler; 3) çalışan ve işsizlerle yürütülen odak gruplar; 4) Türkiye işgücü nüfusuyla uyumlu bir örneklem ile saha çalışması.
Araştırma bulguları işgücü talebindeki dönüşümün yapay zekâ kullanımının ötesine geçtiğini; çalışanlardan beklenen yetkinlikler, görev tanımları ve çalışma pratikleri üzerinden daha geniş bir “iş yapma biçimi” değişimine işaret ettiğini gösteriyor.
İşte geniş saha çalışmasında tespit edilen 10 temel bulgu:
- Çalışanların yüzde 62’si iş yerinde yapay zekâ araçlarını hiç kullanmadığını belirtmektedir.
- İş yerinde yapay zekâ araçlarını kullananların yüzde 93’ü bilgi edinme veya araştırma amacıyla kullandığını belirtmektedir.
- Çalışanların yüzde 57’si kurumunda belirli bir yapay zekâ politikası olmadığını veya böyle bir politika olup olmadığını bilmediğini söylemektedir.
- Çalışanların yaklaşık yarısı, günlük işlerinin önemli bir kısmının otomatize edilebilir görevlerden oluştuğunu düşünmektedir. “İşim ortadan kalksa kurumum etkilenmezdi” diyen çalışanların oranı ise yüzde 38’dir.
- Kişisel amaçla yapay zekâ kullanan çalışanların oranı yüzde 54’tür; bu oran iş amaçlı kullanımın yaklaşık 16 puan üzerindedir.
- Mesleki açıdan beceri edinme/geliştirme isteği olan katılımcıların oranı yüzde 48’dir.
- Eğitim düzeyi yapay zekâ kullanımında belirleyici bir ayrım yaratmaktadır. Yüksekokul ve üzeri mezunların yüzde 24’ü yapay zekâyı yoğun kullandığını belirtirken, bu oran ilköğretim düzeyinde yüzde 3’te kalmaktadır.
- Yapay Zekâ Döneminde Yükselen Nitelikler 0 8 Sektörel olarak eğitim yüzde 44 aktif kullanımla öne çıkmakta; “hiç kullanmıyorum” oranlarının en yüksek olduğu sektörler ise inşaat (yüzde 71), sağlık (yüzde 68) ve sanayi (yüzde 67) olarak ayrışmaktadır.
- Beyaz yakalı olmak, diğer değişkenler sabitken yapay zekâ araçlarının iş yerinde kullanım olasılığını mavi yakalılara kıyasla yaklaşık 2,7 kat artırmaktadır.
- Gençlerde kişisel yapay zekâ kullanımı kurumsal erişimden bağımsız bir kuşak davranışı niteliği taşımaktadır: 18 –24 yaş grubunun kişisel YZ araçlarını kullanım olasılığı 25 –34 yaş grubunun yaklaşık iki katıdır.
Peki, yapay zeka hakkında ne düşünüyor?
"Çalışanlar için yapay zekâ ne bütünüyle bir tehdit ne de salt bir araç olarak konumlanmaktadır. Daha çok kendini yenilemeyi zorunlu kılan bir dönüşüm gücü olarak algılanmaktadır. Aynı zamanda bu araçlara erişim, kullanım ve beceri geliştirme niyeti çalışan grupları arasında belirgin biçimde ayrışmaktadır."
Araştırma sonuçlarında beceri geliştirme isteği yaşla birlikte düşüyor: 18 –34 yaş grubunda yüzde 58 olan oran, 45 – 54 yaşta yüzde 34’e, 55 –64 yaşta yüzde 26’ya iniyor.
“Yaka” farkı belirgin: Masa başı çalışanların yüzde 57’si beceri geliştirmek isterken, fiziksel işlerde bu oran yüzde 41.
Hem işverenler, hem çalışanlar aşağıdaki riskleri belirtiyorlar:
- Yapay zeka kullanımı arttıkça yazma, analitik düşünme ve muhakeme gibi temel becerilerin zayıflama ihtimali ortaya çıkar. Bu risk geleceğe bırakılacak bir mesele değil, bugünden yönetilmesi gereken bir kullanım disiplini konusudur.
- Rol sınırlarının belirsizleşmesi ve görünmez öğrenme yükü Kurumsal destek sağlanmadığında rol kapsamı sessizce genişlemekte, yeni beceri edinme yükü mesai dışına ve bireysel kaynaklara kaymaktadır.
- Kariyer basamaklarının zayıflaması Giriş seviyesi ve standart üretim adımlarının otomasyonu, bugünkü fırsatların yanında gelecekte uzman yetiştiren deneyim hatlarını da zayıflatabilir.
- Altyapı hazır değilken yapay zekâ entegrasyonu “Manuel” veri girişi, dağınık dosyalar ve standartlaşmamış süreçler devam ederken yapay zekâ mevcut karmaşayı çözmek yerine büyütebilir. Bu nedenle süreç standardizasyonu ve veri düzeni entegrasyondan önce ele alınmalıdır.
- Kurumsal kullanım çerçevesi eksikliği Açık yönlendirme olmadığında kullanım ortadan kalkmamakta; kişisel hesaplar ve gayriresmî pratikler üzerinden görünmez biçimde yayılmaktadır. Bu durum veri güvenliği, çıktı doğruluğu ve eşit erişim açısından risk üretmektedir.
2030’ a Doğru Yükselen Nitelikler neler olacak?
Raporda Literatür dört temel yetkinlik ailesi tanımlıyor: Çekirdek teknik kapasite, yapay zekâ okuryazarlığı (araçları eleştirel kullanan), geçiş ve uyum kapasitesi (yeni rollere taşınabilen) ve üst düzey bilişsel ve örgütsel yetkinlikler (yorumlama, koordinasyon, denetim).
İşveren görüşmeleri ve çalışan/aday odak gruplarından çıkan 10 yetkinlik aşağıda haritalanmıştır. Sıralama hem talep yoğunluğu hem de Türkiye işgücü piyasası için stratejik önem temel alınarak yapılmıştır.