"Made in Europe'un Türkiye'yi de kapsaması gerekiyor"

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu Türkiye-Belçika Ekonomi Forumunda konuştu. "Made in Europe'un Türkiye'yi de kapsaması gerekiyor"

Haber Giriş Tarihi: 14.05.2026 10:38
Haber Güncellenme Tarihi: 14.05.2026 10:38
https://www.dijitalhaber.com.tr

Türkiye-Belçika Ekonomi Forumu, ⁠Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot'un katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB İkiz Kuleler'de gerçekleştirildi.​

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, TOBB'un faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi. Türkiye-Belçika ilişkilerinin köklü bir tarihe dayandığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "İkili ticaret hacmimiz 10 milyar dolara yaklaşmıştır ama hedef 15 milyar dolarlık ticaret hacmi. Bunu yapabilecek potansiyel hem bizde hem sizde var. Belçikalı firmaların Türkiye'deki yatırımları yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde. Türkiye'de faaliyet gösteren 700 Belçikalı firma aynı zamanda bizim üyemizdir. Bu firmaların hak ve menfaatlerini korumak, bizim üyemiz olduğu için benim de görevimdir." diye konuştu.

Memleketi Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesi olan Türklerin Belçika iş hayatındaki aktifliklerine işaret eden Hisarcıklıoğlu, bu ülkedeki Türklerin siyasette, akademide ve farklı alanlarda elde ettiği başarılarla gurur duyduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, söz konusu başarıların iki ülke arasındaki dostluğu ve ortak değerleri gösterdiğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Majestelerinin kalabalık bir iş dünyası heyetiyle ülkemizi ziyaret etmesinden dolayı Türk iş dünyası olarak büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ziyaretin Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde sonuç odaklı işbirliği projelerine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle savunma sanayisi, teknoloji, lojistik, enerji, sanayi alanlarında güçlü işbirliği fırsatları görüyoruz."

Hisarcıklıoğlu, Belçika ile ikili işbirliğinin yanı sıra Türkiye-Belçika ortaklığıyla 3. ülkelere yapılabilecek işbirliğinin önem taşıdığını anlattı. Özellikle Orta Doğu'da ve Kuzey Afrika ülkelerinde Belçika ile işbirliği yapılabileceğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu'nun "Bizde cesaret, tecrübe var. Para da sizde, bir araya gelip beraber yapalım bunları." şeklindeki ifadeleri salondakileri güldürdü.

- "Made in Europe" hassasiyeti: Söz konusu işbirliğinin Avrupa rekabetçiliğine de katkı sağlayacağını belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Made in Europe yaklaşımı her zamankinden daha fazla tartışmaya açıktır ve çok da önemlidir. Bunun muhakkak devreye girmesi lazım. Bu süreçte Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi stratejik bir değer taşımaktadır. Bu, Türkiye'de yatırım yapmış Belçikalı firmalar açısından da çok önemlidir. Made in Europe'un Türkiye'yi de kapsaması gerekiyor."

Hisarcıklıoğlu, Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde'nin, iki ülke iş dünyaları arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Türkiye yalnızca Belçikalı firmalar için değil, tüm AB ülkelerinin tedarik zincirleri açısından güçlü ve güvenilir bir ortaktır. Belçika ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyorum. Belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin arttığı günümüz dünyasında iş dünyaları arasındaki güçlü işbirliği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Belçika'nın Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine ve Gümrük Birliği'nin modernizasyonuna verdiği desteği son derece kıymetli buluyoruz. Bu sürecin her iki taraf için de yeni fırsatlar oluşturacağına inanıyorum."

-Belçika Başbakan Yardımcısı Prevot

Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot da Belçika'da güçlü bir Türk camiasının olduğuna dikkati çekerek, çok iyi entegre yaklaşık 270 bin kişinin bulunduğunu söyledi.

Prevot, bazı Türk vatandaşlarının milletvekili ve vali olarak görev yaptıklarını, iki ülke arasında çok sıkı bağların bulunduğunu ifade etti.

Türk makamlarıyla bir araya geldiklerinde ziyaretlerinin, yurt dışından Türkiye'ye gelmiş en büyük ekonomik misyon olarak nitelendirildiğini dile getiren Prevot, "Bu, bizim için gerçekten çok önemli. Bu, elbette rastgele olmuş bir şey de değil. Gerçekten Belçika'nın Türkiye'ye verdiği önemi gösteriyor." dedi.

Prevot, amaçlarının sadece iş yapmak olmadığına, iki ülkenin de köklü tarihi geçmişinin bulunduğuna işaret ederek, Belçika ile Osmanlı Devleti arasında ilk defa 1838'de ticaret anlaşmasının imzalandığını anlattı.

Bu tarihin üzerine yeni şeyler inşa ettiklerini ve geleceği de bu temeller üzerinde birlikte şekillendirmek istediklerini vurgulayan Prevot, İstanbul'da çok başarılı başlangıç yaptıklarına, şimdi de Belçika Ekonomik Misyonu'nun başkent Ankara'da devam ettiğine dikkati çekti.

Prevot, Ankara'nın İstanbul'dan biraz farklı olduğunu çünkü karar alıcıların başkentte yer aldıklarını belirterek, Türkiye'nin siyasi kalbinin Ankara'da attığını ve bu nedenle bu şehirde olduklarını söyledi.

TOBB'a gösterdikleri yakın işbirliğinden dolayı teşekkür eden Prevot, Belçika ile Avrupa Birliği (AB) için çok önemli bir ortak olduğunu vurguladı.

Prevot, TOBB'un iş camialarını bir araya getirdiğini ve diyalogla da somut ticaret, yatırım ve yenilik sonuçları elde ettiğini belirterek, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun Türkiye ile ekonomik diyaloğu ayakta tuttuğunu dile getirdi.

Türkiye'nin ikinci en büyük ekonomi merkezi Ankara'nın bu diyaloğun daha da derinleştirilmesi için çok önemli fırsat sunduğuna dikkati çeken Prevot, İstanbul'daki ekonomik faaliyetlerin, Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 30'una tekabül ettiğini ancak bunun aynı zamanda Türkiye'deki ekonomik hayatın yüzde 70'inin Anadolu'da yer aldığını gösterdiğini anlattı.

Prevot, TOBB'un, Türkiye'deki çeşitli iş kurumları ve ticaret toplumlarının kendileriyle bir araya gelmelerini sağladığını ve bu kapıyı Belçika'ya açtığı için TOBB'a teşekkür ettiklerini söyledi.

Geleceğin Türkiye'sinin yalnızca "İstanbul Boğazı'nda" kurulmadığını, Ege Denizi'nde, Anadolu'da, Karadeniz'de ve Güneydoğu'da inşa edildiğini vurgulayan Prevot, "Belçika da tüm ülkenin aslında bir ortağı olmak istiyor. Bu misyon, bunun için mükemmel bir fırsat sunuyor. Bu sayede uzun soluklu ve güçlü işbirliği kurabileceğimizi umuyoruz." ifadelerini kullandı.

Prevot, Türkiye ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve pek çok bakanla bir araya geldiğini ve ortak önceliklerden, Belçikalı şirketlerin neler yapabileceğinden bahsettiklerini anlattı.

Düzenlenen seminerlerin ve etkinliklerin gerçekten çok önemli olduğuna işaret eden Prevot, "Yüksek düzeyli diyalogların aynı zamanda sahada iş camiasıyla desteklenmesi gerekiyor. Birisi olmaksızın diğeri eksik kalacaktır." dedi.

- "Gümrük Birliği'nin yenilenmesini savunuyoruz"

Prevot, Gümrük Birliği'nin yenilenmesinin zamanının geldiğini Türk yetkililerle temaslarında her zaman dile getirdiğini belirterek, "2026'daki iş yapma şeklimizi, 30 yıl önce hazırlanmış olan bir çerçeveyle yürütmemiz mümkün değil. Dünya, çok değişti. Tüm bu dönem içerisinde dünya, belki 12 defa değişti. Bu yüzden de biz, kesinlikle Gümrük Birliği'nin yenilenmesini savunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın yenilenmesi konusunda bazı ikili hususların bulunduğunu bildiklerini, öte yandan herkes ve iki taraf için de Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin faydasının olacağını dillendirmek istediklerini ifade eden Prevot, "Çünkü Gümrük Birliği, bu zamana kadar yalnızca sınai mallara odaklandı. Hizmetleri ve tarımı kapsamıyor. Bu yüzden de güncellenmesi gerçekten çok önemli." diye konuştu.

Prevot, Avrupa'nın "Made in Europe" yaklaşımına ilişkin, "Belçika hükümeti için şunu söyleyebilirim: Biz, aslında Avrupa'yla üretilmiş 'Made with Europe' gibi bir yaklaşımı savunuyoruz. Bu şekilde sürecin kapsayıcı ve kazan-kazan şeklinde olmasını istiyoruz. Bunun içerisinde aynı zamanda Türkiye'nin de içinde olduğu ülkelerle daha yakın işbirliğinin de bulunmasını istiyoruz. Belçika'nın bu konudaki bakış açısı bu." ifadelerini kullandı.

Belçika ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2025'te yaklaşık 12 milyar avro olduğu bilgisini paylaşan Prevot, bunun iki katına çıkarılmasını hedeflemeleri gerektiğini söyledi.

Prevot, bunun iddialı ancak ulaşılabilir ve başarılabilir bir hedef olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: "Belçika, Lüksemburg ve Türkiye yatırımcı anlaşmasını da güncellememiz lazım. Bu, 40 sene önce, 1986'da imzalandı. Bunun kesinlikle güncellenmesi lazım. Bununla ilgili siyasi bir mesaj verildi aslında. Belçika'da biz bu süreci lanse edeceğiz ve bunu kolaylaştırmaya çalışacağız. Bununla beraber Belçika ve Lüksemburg'da ve aynı zamanda Türkiye'de sanayinin kolaylaştırılmasına yardımcı olmaya çalışacağız."

Daha fazla anlaşma imzalamak için temasları güçlendirmeleri gerektiğini vurgulayan Prevot, "Ortaksak, müttefiksek bu, aynı zamanda bazen birbirimize rakip olduğumuz anlamına da geliyor. O yüzden en iyi futbol takımı umuyorum ki Dünya Kupası'nı kazanır." dedi.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet ise Türkiye ile Belçika arasında çok köklü ilişkiler bulunduğunu söyledi.

Heybet, 2023 yılında Belçika ile ilişkilerin 185'inci, 2024 yılında ise Türkiye-Belçika İş gücü anlaşmasının 60'ıncı yıl dönümü olduğunu hatırlattı.

Tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin siyasi, ekonomik, askeri, ticari, kültürel ve teknolojik alanlarda gelişerek yüksek seviyeli işbirliği kazanıldığını söyleyen Heybet, "Avrupa'nın en güzide ülkelerinden biri olan Belçika ile karşılıklı saygı ve ortak menfaatler temelinde şekillenen ilişkilerimizi daha ileri seviyelere taşımaya büyük önem veriyoruz." diye konuştu.

Heybet, son dönemde artan temaslar sonucu ülkeler arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesine önemli katkılar sağlandığını belirtti.

Belçika'nın her yıl başka ülkelerle ekonomik yatırım imkanlarını geliştirmek amacıyla düzenlediği programlar kapsamında bu yıl Türkiye'yi tercih etmesinin Türkiye'ye duyulan güvenin somut göstergesi olduğunu vurgulayan Heybet, "Bu ziyaretin ekonomik ilişkilerimize yeni bir ivme kazandıracağına, yeni ortaklıklar ve yatırım fırsatlarının önünü açacağına yürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Belçika'nın ticari ilişkilerden savunma sanayine kadar geniş bir alanda ciddi bir işbirliği potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Heybet, şunları kaydetti: "Bunun etkin şekilde değerlendirilmesi ülkelerimizin ekonomik kalkınmasıyla birlikte Avrupa'nın güvenlik ve istikrarına da önemli katkılar sunacaktır. Belçika ile askeri ilişkilerimiz de NATO müttefikliği ve ortak güvenlik anlayışı temelinde güçlü şekilde sürdürülmelidir. Geçtiğimiz yıl Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler'in Belçikalı mevkidaşı ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ikili askeri ilişkiler ile savunma sanayi alanındaki işbirliğinin daha ileri taşınmasına yönelik ortak irade açık biçimde ortaya konulmuştur."

Heybet, Türkiye'nin NATO'nun kolektif güvenlik anlayışı çerçevesinde Belçika ile yakın koordinasyon içinde olmaya devam edeceklerine işaret etti.

Bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin, jeopolitik önemini açık şekilde ortaya koyduğuna değinen Heybet, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Avrupa'nın güvenliği, enerji arz güvenliği, düzensiz göç, savunma sanayi, kritik teknolojiler ve bölgesel istikrar gibi birçok başlıkta Türkiye ve Avrupa'nın birbirini tamamlayan stratejik ortaklar olduğu görülmektedir. Avrupa'nın savunma ve güvenlik ilişkilerinde Türkiye'nin daha etkin yer alması, ortak güvenliğimiz bakımından stratejik bir gereklilik olduğuna inanıyoruz. Bu ziyaret çok olumlu bir katkı sağlayacaktır. Şu bir gerçektir ki Türkiye stratejik konumu, yatırımcı dostu yaklaşımı, sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi altyapısı ve kriz yönetim tecrübesiyle Avrupa için pek çok açıdan güçlü ve değerli bir ortaktır."

Flanders Investment&Trade Üst Yöneticisi (CEO) Piet Demunter, forumda yaptığı konuşmada, TOBB'un uluslararası şirketleri çeşitli fırsatlarla Türkiye'de bir araya getirme imkanının önem taşıdığını söyledi.

Demunter, "Belçikalı şirketler tarafından bugüne kadar Türkiye'de 8 milyar avrodan fazla yatırım yapıldı. Burada kalmak, daha fazla yatırım yapmak ve Türk ortaklarıyla birlikte büyümek istiyorlar." dedi.

Demunter, iki ülkenin yalnızca ticari ortak olmadığını, değer oluşturan stratejik ortak niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.

Voka Limburg Ticaret ve Sanayi Odası CEO'su Johann J.L. Leten de Belçika ve Türkiye arasında güçlü bir ekonomik ilişki olduğunu belirterek, "Bunun gibi forumlar bağları daha güçlendirmemizi sağlıyor. Yeni fırsatlar oluşturmak, sürdürülebilir büyümeyi yakalamak ve işbirliği yapmak istiyoruz. Uluslararası olarak baktığımızda belirsizliklerin olduğu bu dönemde birbirimize ihtiyacımız var ve umuyorum ki bu akşam yapacağımız görüşmeler ilham verici olacak." diye konuştu.

Konuşmaların ardından Hisarcıklıoğlu, Belçika Başbakan Yardımcısı Prevot'a hediye takdiminde bulundu.