
TTGV Yenilikçi Teknoloji Programları Direktörü Serdar Gökpınar'ın Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı internet sayfasında yayımlanan yazısında Japonya SusHi Tech 2026 etkinliklerindeki gözlemlerini paylaştı.
Yapay zekanın her anlamda gündeme oturduğu son yıllarda uluslararası arenada bu yeni paradigmayı doğru kullanmaya çalışan şirketler işlerini birere birer gösterme gayretine düştü. Türkiye’nin yakalamaya, adapte olmaya güç harcadığı bu yeni yapıyı, sağlık, eğitim, savunma, tarım, ekonomi gibi aklınıza gelebilecek har alanda uzun yıllardır yetkin kullanan Japonya’da gözlemlemek ise başka bir deneyim oldu.
Bu alandaki son gelişmeleri yerinde gözlemlemek üzere SusHi Tech 2026’da TTGV Yönetim Kurulu Üyeleri Ş. Yaman Tunaoğlu ve Onur Özcan ile Tokyo’daydık.
Japonya’nın güncel inovasyon politikalarını, Tokyo’nun girişimler ve şehir teknolojileri eksenindeki stratejik yönelimini ve Türkiye-Japonya arasında geliştirilebilecek teknoloji işbirliği alanlarını yerinde gördük.
Japonya’nın Teknoloji ve İnovasyon Stratejisi
SusHi Tech 2026’da gözlemlenen yaklaşımı daha doğru konumlandırabilmek için, önce Japonya’nın teknoloji ve inovasyon stratejisine kısaca değinmek yararlı olup Japonya’nın teknolojik inovasyon sistemi; devletin stratejik yön verdiği, büyük sanayi grupları, üniversiteler, kamu araştırma kurumları ve bölgesel ekosistemlerin birlikte çalıştığı koordineli bir model olarak özetlenebilir. Bu sistemin belirgin unsurlarını şöyle sıralamak doğru olur:
Toplum 5.0: Japonya’nın temel vizyonu; yapay zeka, robotik, IoT, veri ve siber-fiziksel sistemlerle yaşlanan nüfus, sağlık, afet, ulaşım ve üretkenlik gibi alanlardaki sorunlara çözüm geliştirmek. Bu yaklaşımda inovasyon yalnızca ekonomik büyüme değil, toplumsal dönüşüm aracı olarak konumlanıyor.
Entegre İnovasyon Stratejisi: Her yıl güncellenen Entegre İnovasyon Stratejisi, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Temel Planı doğrultusunda öncelikli politika ve yatırım alanlarını belirlerken, bu strateji, kamu politikaları ile teknoloji geliştirme alanları arasında koordinasyon sağlayan ana çerçevelerden biri olarak öne çıkıyor.
Yapay Zeka, Yarı İletken ve Robotik Hamlesi: Japonya’nın güncel stratejilerinde yüksek performanslı/düşük güç tüketimli yapay zeka çipleri, çok modlu temel modeller, fiziksel yapay zeka ve genel amaçlı yapay zeka robotları kritik alanlar arasında konumlanıyor. SusHi Tech 2026’da sunulan ürün ve çözümler de bu önceliklerle uyumlu bir görünüm sunuyor.
Yeşil Dönüşüm / GX: Japonya, inovasyonu karbonsuzlaşma ve enerji güvenliği hedefleriyle birlikte ele alıyor. GX2040 Vizyonu; temiz enerji, ileri üretim, batarya, hidrojen, nükleer ve füzyon gibi alanlarda hem sanayi rekabetçiliği hem de emisyon azaltımı hedeflerini bir araya getiriyor.
Girişimcilik Ekosistemini Büyütme: Geleneksel olarak büyük şirket merkezli olan Japon inovasyon sistemi, son yıllarda girişimcilik tarafını güçlendirmeye çalışırken, 2022’de başlatılan Beş Yıllık Girişimcilik Planı ile 100.000 girişim ve 100 unicorn hedefini önlerine koymuşlar.
Dayanıklılık ve Ekonomik güvenlik: Afetlere dirençli toplum, tedarik zinciri güvenliği, kritik teknolojilerde bağımsızlık, savunma-teknoloji kesişimi ve standart belirleme kapasitesi Japonya’nın inovasyon stratejisinde giderek daha merkezi hale gelmiş.
Özetle Japonya’nın modeli, serbest piyasa ağırlıklı bir girişimcilik ekosisteminden çok; misyon odaklı, sanayi politikasıyla entegre, toplumsal sorun çözmeye dönük ve stratejik teknolojilerde yetkinlik arayan bir inovasyon sistemi olarak değerlendirilebilir. En güçlü tarafı uzun vadeli koordinasyon ve derin mühendislik kapasitesi; gelişmeye açık tarafı ise risk sermayesi, hızlı ölçeklenme, girişimcilik kültürü ve uluslararası yetenek çekimi.
SusHi Tech: Sürdürülebilir Şehir Teknolojileri İçin Küresel Bir Buluşma Platformu
SusHi Tech Tokyo, “Sustainable High City Tech Tokyo” ifadesinden hareketle kurgulanan ve Tokyo Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen küresel bir inovasyon etkinliği. Etkinlik, bir yandan sürdürülebilir şehir teknolojilerine odaklanan stratejik bir teknoloji platformu olarak konumlanırken, diğer yandan Japon kültürünün uluslararası ölçekte en bilinen sembollerinden biri olan “sushi” üzerinden akılda kalıcı bir marka kimliği oluşturuyor.
SusHi Tech 2026: Ölçek, Temalar ve 10×10×10 Stratejisi
SusHi Tech 2026, Tokyo Valisi Yuriko Koike’nin açılış konuşmasıyla başlamış; etkinliğin ana temaları yapay zeka, robotik, dayanıklılık ve eğlence teknolojileri etrafında şekillenmiştir. Etkinlikte öne çıkan en önemli stratejik çerçevelerden biri ise Tokyo’nun 10×10×10 hedefi. Bu yaklaşım, girişim sayısının, küresel unicorn sayısının ve kamu-özel ortak proje sayısının 10 katına çıkarılmasını hedefleyen iddialı bir ekosistem büyütme stratejisi. 2023 yılında ortaya konulan dört yılda 1 milyar ABD doları kümülatif girişimcilik bütçesi hedefinin 2026 itibarıyla aşılarak yaklaşık 1,3 milyar ABD doları seviyesine ulaşmış olması da bu stratejik yönelimin finansal karşılığını göstermesi açısından dikkat çekici.
Etkinliğin ölçeği de Tokyo’nun inovasyon alanındaki iddiasını destekler nitelikte. SusHi Tech 2026’da yaklaşık 60.000 katılımcı, 770 civarında stand açan kuruluş ve 55 farklı şehirden uluslararası katılım olduğu belirtilmiş. Bu rakamlar, etkinliğin Asya-Pasifik teknoloji ekosistemi içinde giderek daha görünür bir buluşma platformuna dönüştüğünü gösteriyor.
Etkinlikte Öne Çıkan Teknoloji ve Sektör Alanları
SusHi Tech 2026’da çok farklı teknoloji ve sektör alanlarının bir araya geldiğini gözlemledik. Özellikle insansı robotlar, fiziksel yapay zeka ve robotik sistemler öne çıkarken, yapay zeka altyapısı, yarı iletkenler, edge computing, karbon yönetimi, sürdürülebilir malzemeler, su ve atık yönetimi, dirençlilik çözümleri, akıllı tarım, gıda ve fermantasyon teknolojileri, sağlık, sağlıklı yaşam (wellness) ve biyoteknoloji alanlarında çok sayıda girişim ve çözüm sergilendi.
Akıllı şehir, dijital ikiz, mobilite, eğlence ve tüketici teknolojileri de etkinliğin önemli bileşenleri arasındaydı. Enerji tarafında ise füzyon, hidrojen ve enerji depolama gibi alanların görünür şekilde temsil edilirken, yatırım kuruluşları, kamu kurumları, ekosistem destek yapıları ve akademik/araştırma ortaklıkları da etkinliğin yalnızca teknoloji sergileme değil, aynı zamanda işbirliği geliştirme ve ekosistem inşa etme boyutunu güçlendirmişti.
Bir not olarak: Etkinlik kapsamında düzenlenen SusHi Tech Challenge 2026 yarışmasının kazananı ise QarboTech firması oldu. Qarbotech’in birinci seçilmesinin nedeni, bitkilerde fotosentezi hızlandıran kimyasal çözümüyle tarımsal verimde +yüzde 30 (Pakistan pamuğunda +yüzde 85'e varan) artışı 12 ülkede üçüncü taraf doğrulamalı saha verisiyle kanıtlayarak, iklim-tarım kesişiminde küresel ölçekte taşınabilir ve ölçek-kanıtlı bir çözüm sunması olmuştur.
SusHi Tech 2026’ya İlişkin Genel Değerlendirmeler
SusHi Tech 2026, ürünleşmiş teknolojiler ile erken aşama prototipleri aynı platformda buluşturarak teknoloji geliştirme, pazar doğrulama, kamu-özel işbirliği ve uluslararasılaşmayı destekleyen bütüncül bir ekosistemin sunulduğunu gözlemledik. Etkinlikte sürdürülebilirlik, robotik/fiziksel yapay zeka ve şehir dayanıklılığı öne çıkarken, yapay zekanın sektörler arası dönüşümü sağlayan temel bir teknoloji olarak konumlandırıldığı, bunun yanı sıra karbon yönetimi, döngüsel ekonomi ve ileri malzeme teknolojileri Japonya’nın sürdürülebilirliği yeni nesil sanayi ve şehir çözümlerinin merkezine yerleştirdiğini gösterdi. Tokyo, şehri teknolojilerin test edilip ölçeklendirildiği bir inovasyon laboratuvarı olarak konumlandırırken, etkinlik aynı zamanda yapay zeka alanındaki fırsatların yalnızca büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, niş alanlarda faaliyet gösteren küçük ölçekli şirketler için de önemli potansiyeller bulunduğunu ortaya koydu.
Türkiye-Japonya Teknoloji İşbirliği Açısından Potansiyel Taşıyan Alanlar
SusHi Tech 2026 gözlemleri, Türkiye ve Japonya arasında yapay zeka, robotik, dijitalleşme, karbon yönetimi, döngüsel ekonomi, ileri malzemeler, sağlık, tarım, biyoteknoloji, enerji, su ve yapılı çevre teknolojileri gibi alanlarda güçlü işbirliği potansiyeli bulunduğunu gösterdi. Her iki ülkedeki teknoloji geliştirme kapasitesi, işbirliğinin karşılıklı öğrenme, ortak teknoloji geliştirme ve üçüncü pazarlara birlikte açılma perspektifiyle ele alınabileceğine işaret ederken, ortak hızlandırıcı programlar, soft-landing mekanizmaları, tematik eşleştirme faaliyetleri, yatırımcı-girişimci buluşmaları ve ortak pilot projelerin öne çıkan işbirliği araçları olarak değerlendirilmesini önemli görüyoruz.
---
Kaynak: ttgv.org.tr