
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 16-17 Temmuz 2026 tarihlerinde Brüksel’e gerçekleştirdiği kritik çalışma ziyaretiyle, Avrupa Birliği’nin (AB) yeni korumacı sanayi kalkanı olan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağına karşı tarihi bir diplomasi hamlesi başlattı. AB'nin "Made in EU" (Avrupa'da Üretilmiştir) hamlesine karşı Türkiye, köklü Gümrük Birliği ortaklığını masaya koyarak, sürecin dışlanma değil "Made with Europe" (Avrupa ile Birlikte Üretilmiştir) vizyonuyla kurgulanması gerektiğini muhataplarına net bir dille aktardı.
Avrupa Parlamentosu ve Komisyonu ile Çetin Pazarlık
Bakan Bolat, Brüksel temaslarına yasa taslağı üzerinde çalışan Avrupa Parlamentosu (AP) Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA) Başkan Yardımcısı Iuliu Winkler ve Gölge Raportör Dirk Gotink ile başladı. Görüşmelerde, 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığı hatırlatılarak Türkiye'nin yasadaki "AB ile eş değer" konumunun korunması gerektiği vurgulandı.
Avrupa Komisyonu kanadında ise adeta bir diplomasi trafiği yaşandı:
Maroš Šefčovič (Ticaret ve Ekonomik Güvenlik): Çelik önlemleri ve e-ticaretteki ilerlemeler selamlanırken, Türkiye'nin otomotiv sektöründe "Avrupa'da üretilmiştir" prensibinin dışına itilme riskine karşı ortak anlayış birliği arandı. Ekim ayındaki Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu öncesi kamu alımları ve dijital ticaret için somut adımlar kararlaştırıldı.
Valdis Dombrovskis (Ekonomi): Küresel risklere karşı tedarik zincirlerinin güvenliği teyit edildi. Yeni yatırım ve ticaret politikalarında Türkiye-AB ortaklık hukukunun korunması beklentisi iletildi.
Marta Kos (Genişleme): Gümrük Birliği'nin etkinliği ve bağlantısallığın artırılması üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.
Otomotiv Devleri Türkiye’nin Yanında Saf Tuttu
Ziyaretin en kritik duraklarından biri, Avrupa otomotiv sanayisinin çatı kuruluşu ACEA ve küresel otomotiv üreticilerinin üst düzey yöneticileriyle yapılan yuvarlak masa toplantısı oldu. ACEA Genel Direktörü Sigrid de Vries ile yapılan görüşmede, Avrupalı devlerin Türkiye’deki devasa yatırımları masaya yatırıldı. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin "Made in EU" politikasına tam ve koşulsuz olarak dahil edilmesi gerektiği konusunda Bakan Bolat ile tam bir görüş birliğine vardı.
Ayrıca Türkiye otomotiv sektörünün güçlü temsilcileri OİB, OSD ve TAYSAD, AB üye ülkelerinin Daimi Temsilcileri ile bir araya gelerek Türk sanayisinin Avrupa ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu verilerle ortaya koydu.
İş Dünyasından Tam Destek, Lobicilikte Vites Artırma
Avrupa iş dünyasının en büyük çatı kuruluşu Business Europe Genel Direktörü Markus J. Beyrer de Türkiye’ye yeşil ışık yaktı. Beyrer, Türkiye’nin ilave hiçbir koşul aranmaksızın AB menşeine eş değer kabul edilmesi gerektiği yönündeki desteklerini yineledi.
Bakan Bolat, Brüksel'deki Türk STK temsilcileri (TİM, DEİK, TOBB, TÜSİAD, TÜRKONFED, KAGİDER) ve medya mensuplarıyla da bir araya gelerek bu dönüşüm sürecinde Avrupalı ortaklarla yakın iş birliği içinde, sahada topyekûn bir lobi faaliyeti yürütülmesinin önemini belirtti.
Ziyaretin ardından yapılan genel değerlendirmede, hem AB kurumlarında hem de özel sektörde Türkiye'nin yasa kapsamında kısıtlamasız yer alması gerektiğine dair güçlü bir konsensüs oluştuğu gözlendi. Ticaret Bakanlığı, taslak yasalaşana kadar Brüksel'deki diplomatik taarruzuna hız kesmeden devam edeceğini ilan etti.