Sorun kargo değil: Sistemler neden baş ağrısını gizler?
Sorun kargo değil: Sistemler neden baş ağrısını gizler?
İş dünyası profesyoneli Samih Yedievli, işletme körlüklerini, karar alma süreçlerindeki hataları ve sistem arızalarını Dijital Haber okuyucuları için kaleme aldı.
Haber Giriş Tarihi: 09.04.2026 19:54
Haber Güncellenme Tarihi: 09.04.2026 20:11
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.dijitalhaber.com.tr
Bazen organizasyonlar bir problemi çözmez; onu görünmez kılar. Çünkü bazı problemler gerçekten ele alındığında iş büyür, süreç açılır, sorumluluklar görünür hale gelir. Oysa görünmez kılındığında, sanki ortadan kalkmış gibi hissedilir. Çoğu zaman tercih edilen de budur: problemi çözmek değil, baş ağrısını ertelemek.
15.000 Euro değerinde bir kargo kayboluyor. Üç ay boyunca kimse fark etmiyor. Müşteri arıyor, “Ürün gelmedi” diyor. Gönderen, “Gönderdim” cevabını veriyor. Kargo şirketi ise “Teslim ettim” diyor. Ama imza yok. Yani teslim yok. Buna rağmen süreçte herkes kendi işini yapmış görünüyor. Üç ay boyunca kimse konunun peşine düşmüyor; çünkü sorun görünür değil. Ancak şikâyet gelince klasik refleks devreye giriyor: “Başımız ağrımasın, kapatalım.” Yeni ürün gönderiliyor, şirket para kaybediyor, ama sistem sorunsuz çalışıyor gibi görünmeye devam ediyor.
Asıl kayıp 15.000 Euro değil. Asıl kayıp, problemin hiç gerçekten konuşulmamış olması. Kimse dönüp şu soruları sormuyor: Bu nasıl oldu? Nerede koptu? Neden üç ay boyunca görünmedi? Çünkü bu sorular sorulduğunda mesele yalnızca bir kargo kaybı olmaktan çıkar; süreç tasarımı, takip disiplini, sorumluluk alanları ve kurum refleksi tartışılmaya başlanır. Sistemler ise çoğu zaman tam bu noktada zorlanır. Bu olay bana bir kez daha şunu düşündürüyor: Kurumlar çoğu zaman hatalar yüzünden değil, hataları konuşmaktan kaçındıkları için zayıflar.
Bu durum yalnızca operasyonel bir örnek değil. Tarihte de benzer örüntüler görüyoruz. Endülüs çoğu zaman Granada’nın düşüşüyle hatırlanır. Oysa asıl kırılma çok daha önce başlamıştı. Sistem, yıkılmadan önce tükenmişti. Eleştiri alanı daralmış, farklı sesler riskli hale gelmiş, sorular yerini kabullere bırakmıştı. Yapı dışarıdan bakıldığında hâlâ ayakta görünüyordu; ama içeride kendini yenileme kapasitesi zayıflamıştı. Bir sistemin çöküşü çoğu zaman dışarıdan gelen darbe ile değil, içeride azalan seslerle başlar.
Bu yüzden Toyota’nın yaklaşımı bana her zaman önemli görünmüştür. Klasik üretim anlayışında asıl hedef akışın sürmesidir; hata olsa bile sistemin durması istenmez. Toyota ise farklı bir varsayımla hareket etti: Eğer ortada bir problem varsa ve sistem buna rağmen durmuyorsa, asıl problem budur. Çünkü amaç yalnızca üretmek değil, hatayı görünür kılmaktır. Problemi saklamak değil, ortaya çıkarmak; akışı ne pahasına olursa olsun sürdürmek değil, gerektiğinde durdurmak; hızlı görünmek değil, doğruyu öğrenmek. Bu nedenle üretim hattında bir çalışan hata gördüğünde sistemi durdurma hakkına sahiptir. Çünkü öğrenmeyen akış, bir süre sonra yalnızca tekrar eden hataları daha hızlı üretir.
Bugün birçok organizasyonda asıl mesele tam da burada düğümleniyor. Sistemler gerçekten problemleri görünür kılacak şekilde mi tasarlanıyor, yoksa akışı bozmamak adına onları sessizce emen yapılara mı dönüşüyor? Çünkü sistemler bir anda körleşmez. Önce küçük bir şey olur: problemler konuşulmamaya başlar. Sonra sorular azalır. Ardından her şey çalışıyor gibi görünür. En tehlikeli eşik ise şudur: Artık kimse gerçekten ne olduğunu sormaz.
Bu bir operasyon hatası değil. Bu, fark etmeme problemidir.
Bir kuruma bakarken belki de şu soruyu sormak gerekir: Aynı problemi ifade etmek için içeride kaç farklı ses var? Eğer cevap çok az ise, sorun yalnızca problem değildir. Sorun, problemin konuşulamamasıdır. Konuşulamayan problem ise zamanla kurum tarafından yok sayılır.
Belki de mesele tam olarak şudur: Kurumlar hatalar yüzünden değil, sorular azaldığında sessizce çözülür. Ve bazen asıl risk, sistemin çalışmaması değil; sistem çalışırken neyin kaybolduğunun artık fark edilememesidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sorun kargo değil: Sistemler neden baş ağrısını gizler?
İş dünyası profesyoneli Samih Yedievli, işletme körlüklerini, karar alma süreçlerindeki hataları ve sistem arızalarını Dijital Haber okuyucuları için kaleme aldı.
Bazen organizasyonlar bir problemi çözmez; onu görünmez kılar. Çünkü bazı problemler gerçekten ele alındığında iş büyür, süreç açılır, sorumluluklar görünür hale gelir. Oysa görünmez kılındığında, sanki ortadan kalkmış gibi hissedilir. Çoğu zaman tercih edilen de budur: problemi çözmek değil, baş ağrısını ertelemek.
15.000 Euro değerinde bir kargo kayboluyor. Üç ay boyunca kimse fark etmiyor. Müşteri arıyor, “Ürün gelmedi” diyor. Gönderen, “Gönderdim” cevabını veriyor. Kargo şirketi ise “Teslim ettim” diyor. Ama imza yok. Yani teslim yok. Buna rağmen süreçte herkes kendi işini yapmış görünüyor. Üç ay boyunca kimse konunun peşine düşmüyor; çünkü sorun görünür değil. Ancak şikâyet gelince klasik refleks devreye giriyor: “Başımız ağrımasın, kapatalım.” Yeni ürün gönderiliyor, şirket para kaybediyor, ama sistem sorunsuz çalışıyor gibi görünmeye devam ediyor.
Asıl kayıp 15.000 Euro değil. Asıl kayıp, problemin hiç gerçekten konuşulmamış olması. Kimse dönüp şu soruları sormuyor: Bu nasıl oldu? Nerede koptu? Neden üç ay boyunca görünmedi? Çünkü bu sorular sorulduğunda mesele yalnızca bir kargo kaybı olmaktan çıkar; süreç tasarımı, takip disiplini, sorumluluk alanları ve kurum refleksi tartışılmaya başlanır. Sistemler ise çoğu zaman tam bu noktada zorlanır. Bu olay bana bir kez daha şunu düşündürüyor: Kurumlar çoğu zaman hatalar yüzünden değil, hataları konuşmaktan kaçındıkları için zayıflar.
Bu durum yalnızca operasyonel bir örnek değil. Tarihte de benzer örüntüler görüyoruz. Endülüs çoğu zaman Granada’nın düşüşüyle hatırlanır. Oysa asıl kırılma çok daha önce başlamıştı. Sistem, yıkılmadan önce tükenmişti. Eleştiri alanı daralmış, farklı sesler riskli hale gelmiş, sorular yerini kabullere bırakmıştı. Yapı dışarıdan bakıldığında hâlâ ayakta görünüyordu; ama içeride kendini yenileme kapasitesi zayıflamıştı. Bir sistemin çöküşü çoğu zaman dışarıdan gelen darbe ile değil, içeride azalan seslerle başlar.
Bu yüzden Toyota’nın yaklaşımı bana her zaman önemli görünmüştür. Klasik üretim anlayışında asıl hedef akışın sürmesidir; hata olsa bile sistemin durması istenmez. Toyota ise farklı bir varsayımla hareket etti: Eğer ortada bir problem varsa ve sistem buna rağmen durmuyorsa, asıl problem budur. Çünkü amaç yalnızca üretmek değil, hatayı görünür kılmaktır. Problemi saklamak değil, ortaya çıkarmak; akışı ne pahasına olursa olsun sürdürmek değil, gerektiğinde durdurmak; hızlı görünmek değil, doğruyu öğrenmek. Bu nedenle üretim hattında bir çalışan hata gördüğünde sistemi durdurma hakkına sahiptir. Çünkü öğrenmeyen akış, bir süre sonra yalnızca tekrar eden hataları daha hızlı üretir.
Bugün birçok organizasyonda asıl mesele tam da burada düğümleniyor. Sistemler gerçekten problemleri görünür kılacak şekilde mi tasarlanıyor, yoksa akışı bozmamak adına onları sessizce emen yapılara mı dönüşüyor? Çünkü sistemler bir anda körleşmez. Önce küçük bir şey olur: problemler konuşulmamaya başlar. Sonra sorular azalır. Ardından her şey çalışıyor gibi görünür. En tehlikeli eşik ise şudur: Artık kimse gerçekten ne olduğunu sormaz.
Bu bir operasyon hatası değil. Bu, fark etmeme problemidir.
Bir kuruma bakarken belki de şu soruyu sormak gerekir: Aynı problemi ifade etmek için içeride kaç farklı ses var? Eğer cevap çok az ise, sorun yalnızca problem değildir. Sorun, problemin konuşulamamasıdır. Konuşulamayan problem ise zamanla kurum tarafından yok sayılır.
Belki de mesele tam olarak şudur: Kurumlar hatalar yüzünden değil, sorular azaldığında sessizce çözülür. Ve bazen asıl risk, sistemin çalışmaması değil; sistem çalışırken neyin kaybolduğunun artık fark edilememesidir.
Samih Yedievli, Çağrışım Atlası, 09.04.2026
---
Samih Yedievli'nin köşe yazılarını https://www.dijitalhaber.com.tr/yazarlar/samih-yedievli linkinden okuyabilirsiniz.
Haftanın popüler haberleri
"Erken Sanayisizleşme" tehlikesi kapıda mı?
İSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı “Türkiye’yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme” Ana Gündemi ile Yapıldı.
Wistron, yapay zeka sistemleri üretimi için Teksas'ta fabrika açtı
Nvidia'nın tedarikçisi Wistron, yapay zeka sistemleri üretimi için Teksas'ta 700 milyon dolarlık bir fabrika açtı.
vivo, X300 Ultra’yı Türkiye’de satışa sundu
vivo, profesyonel içerik üreticilerine yönelik güçlü özelliklere sahip X300 Ultra’yı Türkiye’de kaçırılmayacak fırsatlarla satışa sundu.
Prof. Dr. Hotamışlıgil, NAS üyeliğine seçildi
Prof. Dr. Gökhan S. Hotamışlıgil ABD Ulusal Bilimler Akademisi (NAS) üyeliğine seçildi.
Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisini hizmete açtı
Matlı Şirketler Grubu, Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı.
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.
Egeli ihracatçıların rotası Çin pazarı
Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıları Çin pazarına hazırlıyor.
TÜİK duyurdu: Tüketici güven endeksi Temmuz'da 89,8 oldu
Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Haziran'da 87,9 iken bu ay yüzde 2,2 yükselerek 89,8 oldu.
Hisarcıklıoğlu: Türkiye, Suriye'nin en önemli ticaret ortaklarından
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: 911 kilometrelik ortak sınırımız var. Türkiye her zaman Suriye'nin en önemli ticaret ortaklarından birisi olmuştur.
Yüklü miktarda uyuşturucu ve kaçak malzeme ele geçirildi
Gümrükler Muhafaza Ekiplerinden kaçakçılığa büyük darbe. Yılın ilk yarısında 62,7 milyar liralık uyuşturucu ve kaçak ürün ele geçirildi.
Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı 2026 sonuna kadar açılacak
Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın yıl sonuna kadar açılması hedefleniyor.
ABD ve Çin, Eylül'de Yapay Zekayı görüşecek
ABD ile Çin gelişmiş yapay zeka modellerinin oluşturduğu risklerin yönetilmesine yönelik ilk resmi yapay zeka görüşmelerini eylül ayında planlıyor.
YÖK üyeliklerine ve Rektörlüklere atamalar Resmi Gazete'de
Yükseköğretim Kurulu ve Üniversite Rektörlüklerine yapılan atamalar 23 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlandı.
Zülfü Tunç, Adel Kalemcilik Genel Müdürü olarak atandı
Adel Kalemcilik Tedarik Zinciri Direktörü Zülfü Tunç, 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren Genel Müdür olarak görev yapacak.
Biofarma'da yeni CEO’su Ecz. Gözde Terkan oldu
Biofarma İlaç’ın yeni CEO’su Ecz. Gözde Terkan oldu.
Samsung'tan dev işten çıkarma hazırlığı
Samsung Electronics, ABD operasyonlarında 700’ü aşkın pozisyonu etkileyen bir yeniden yapılanma süreci başlattı.
Zeynep Alptekin Basa, Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü oldu
Zeynep Alptekin Basa, Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü oldu.
THY ile HAVELSAN arasında simülatör anlaşması
THY ile HAVELSAN arasında 12 uçuş simülatörü için anlaşma
Haziran'da 2,9 trilyon TL tutarında kartlı ödeme yapıldı
BKM Haziran 2026 verilerini açıkladı. Verilere göre Haziran'da 2 trilyon 867,7 milyar TL'lık kartlı ödeme yapıldı.
GUHEM'den havacılık ve uzay teknoloji öğrencilerine eğitim
GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi Milli Teknoloji Hamlesi’nin Liderlerini Yetiştirecek.
Taklit ürün riski e-ticarette büyüyor
ideasoft CEO’su Sinan Akdal'dan uyarı: Ucuz ürün tuzağına dikkat!
Intel, İrlanda'ya yapay zekâ odaklı yatırım yapacak
Intel, İrlanda'ya yapay zekâ odaklı 5 milyar avroluk sermaye yatırımı yapacağını duyurdu.
İngiltere Kralı 3. Charles'ten Cami ziyareti
İngiltere Kralı 3. Charles, Cambridge Merkez Camisi'ni ziyaret ederek Müslüman toplumun temsilcileriyle bir araya geldi.
ÖSYM, 2026-YKS sonuçlarını açıkladı
2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçları "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldı.
HP cevapladı: Uzaktan erişimin kontrolü kimin elinde?
HP araştırması: Uzaktan erişimin kontrolü kimin elinde? Saldırganlar meşru uzaktan erişim araçlarını arka kapılara dönüştürüyor.
Türkiye'nin en büyükleri hangi şirketler
İstanbul Sanayi Odası geçtiğimiz ay başı açıkladığı Türkiye'nin en büyük 500 sanayi şirketinden sonra bugün İkinci 500 Büyük Şirket verilerini açıkladı.
Bakan Şimşek, Türkiye'nin bütçe açığını açıkladı
Bakan Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye'nin bütçe performansını değerlendirdi.
Bursalı sebze ve meyve ihracatçıları yeni dış pazarlara yelken açıyor
Uludağ Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yeni UR-GE projesiyle dış pazarlarda rekabet gücünü artıracak.
Adli tatil bugün başladı
Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen adli tatil 31 Ağustos'ta sona erecek.
Fitch, Türkiye'nin kredi notunu teyit etti
Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "durağan" olarak korudu.
İndirim oyunlarına yakın takip!
Ticaret Bakanlığı, indirimli satış reklamlarında artan ihlalleri ve tüketici şikayetleri üzerine saha denetimlerini sıklaştırdı.
2026 FIFA Dünya Kupası İspanya'nın! Kupayı Trump verdi
2026 FIFA Dünya Kupası finalinde Arjantin’i uzatmalarda 1-0 mağlup eden İspanya şampiyon oldu.
Ticaret Bakanlığından Haziran'da rekor belge
Ticaret Bakanlığı haziranda 608 firmaya dahilde işleme izin belgesi verdi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın yeni hizmet binası hizmete açıldı
İzmir protokolü ve Türk iş dünyasının lider kadrosu açılışta buluştu; EBSO, "Ben değil, biz" diyerek sanayinin geleceğine yeni bir mühür vurdu.
Ardahan Valisi Fatih Çiçekli görevden alındı
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Ardahan Valisi Fatih Çiçekli görevden alındı. Yerine Gaziantep Şehitkamil ilçesi Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı atandı.
Büyükelçi atamaları Resmi Gazete'de
Büyükelçi atamaları18 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
TESK yeni adresine taşınıyor: Palandöken "Heyecanlıyım"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları (TESK) devlet kurumlarının yeni adresi olan Eskişehir yolu bölgesine taşınıyor. Palandöken: Dev proje heyecanlandırdı.
Avrupalı otomotiv devlerinden Türkiye'ye destek
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB'nin korumacı "Made in EU" duvarını yıkmak için Brüksel’de adeta çıkarma yaptı; Avrupa devleri Türkiye'nin safında yer aldı.
Ela Aydoğan Keskineğe: Her uygun proje, doğru yatırım anlamına gelmiyor
Yunanistan’ın 2013 yılında yabancı yatırımcıları çekmek amacıyla başlattığı Golden Visa programı, AB dışındaki vatandaşlara belirli bir yatırım karşılığında oturum hakkı sunuyor.
ŞA-RA Enerji, Borsa İstanbul'da işlem görmeye başladı
ŞA-RA Enerji payları ‘SARAE’ hisse koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı.